09 ŞUBAT 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Çellonun yaşayan efsanesi Mischa Maisky ve kızı başarılı piyanist Lily Maisky bir kere daha İstanbullularla buluşacak. 9 Şubat akşamı İş Sanat’ta gerçekleşecek konserleri öncesinde ikili ile konuştuk...

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN...

Son olarak, 2014’te İsveç Karolinska Institutet’ün araştırması ortaya koydu ki, müzik yeteneği genlerle taşınıyor. 9 Şubat akşamı İş Sanat sahnesinde dinleyeceğimiz efsane çellist Mischa Maisky ile genç kuşağın en yeteneklilerinden kızı piyanist Lily Maisky bunun en güzel kanıtı... Zira ailenin en büyük erkek çocuğu Sascha Maisky de yine kuşağının en yetenekli keman sanatçılarından... Mischa Maisky’nin çocuklarıyla birlikte bir trio kurma hayali gerçek olmanın çok ötesinde, onlar klasik müzik dinleyicisi için sınırları aşan, özel bir aile... İstanbul’da verecekleri konserde baba kız olarak sahne alacak Mischa ve Lili Maisky’ye öncelikle, ailece müzik yapmanın müzikal anlamdaki etkilerini soruyorum. “Çocuklarımla birlikte çalmak bir rüyanın gerçek olması. Lily ile aramızda doğal bir müzikal bağ var. Zaman zaman anlaşmazlık yaşadığımız oluyor ama müzikal uyumumuz sorunsuz” diyor. Lily Maisky de müzikle ilgilenmesindeki en büyük ilham kaynağının babası olduğunu söylüyor: “Evimizde müzik hepimiz için hayatın vazgeçilmez bir parçası. Kendi adıma müzik olmadan yaşayabileceğimi sanmıyorum...” 

‘SANAT, DÜNYAYI DAHA İYİ BİR YER YAPACAK’

Bugüne kadar 40’a yakın kayda imza atan; Viyana Filarmoni, Berlin Filarmoni, Londra Senfoni, İsrail Filarmoni, Paris Orkestrası gibi seçkin topluluklarla çalışan çellonun yaşayan efsanesi Mischa Maisky, İstanbul’da sağlam bir bağ kurabildiği bir dinleyici kitlesi olduğunu söylüyor. 

Çellonun duayenleri Mstislav Rostropovich ve Gregor Piatigorsky ile çalışan tek çellist olma ayrıcalığına sahipsiniz...

Dünyanın en şanslı çellistiyim! Yanı sıra ölümünden kısa bir süre önce efsane çellist Pablo Casals ile tanışma şansı yakalamak, şef Leonard Bernstein, piyanist Radu Lupu ve dostluğumuzun çok uzun yıllara dayandığı Martha Argerich gibi isimlerle çalışmak da ayrıcalıktı, tabii bundan 32 yıl önce İtalyan yapımı şahane çellomu bulmuş olmak da!

18. yüzyıl Montagnana çellonuzdan, aşkla bahsediyorsunuz... Dili olsa ve konuşsa, ilk ne söylerdi? 

Bunu hiç düşünmemiştim! Çello kelimesi İtalyanca ve Fransızca’da maskülen; İngilizce ve Almanca’da nötr Rusça’da ise feminen. Rusça’da feminen bir kelime olmasının belirli bir sembolizmi olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla ona güzel bir kadına olduğu gibi kibar, ilgiyle ve aşkla yaklaşılmalı. Enstrümanlar insanlardan çok daha sadık!

Bir zaman makineniz olsa; hangi döneme gidip kiminle tanışmak isterdiniz? 

Böyle bir seçim yapmak, 6 çocuğumdan en çok hangisini sevdiğimi seçmek kadar zor. Ama Mozart’la tanışmak isterdim, bunu biliyorum! Çünkü diğer tüm enstrümanlar için konçerto yazmışken, neden çello için yazmadığının gizemini öğrenmek, belki de becerebilirsem, ona bu konuda ilham vermek isterdim.

‘18 AY ESİRDİM’

Hayatınızda çellonuza dokunamadığımız bir dönem atlattınız ki bu bir müzisyen için en kötü deneyim olmalı...

Yaşadığım deneyim sadece çellomu çalamamak değildi: 18 ay boyunca çalışma kampında esir edildim ve ardından da 2 ay boyunca da akıl hastanesinde yattım, oldukça zor bir dönemdi. Ne var ki bu dönem sayesinde de sahip olduklarımın değerini bilmeyi öğrendim. Başta çocuklarım olmak üzere tüm gençlere de bunu öneriyorum, hiçbir şey olduğu gibi kalmayabilir. Onun için elimizdekinin değerini özellikle de sağlığın değerini bilmek çok önemli.  

Dünya bugünlerde biraz karanlık ve hatta kaotik. Klasik müzik şiddet ve karanlığa çare olabilir mi? 

Kesinlikle! Sadece klasik müziğin değil sanatın her türünün insanlığı olumlu yönde gelişmeye teşvik edip iyi ve güzeli takdir etmeye yönlendirdiğine inanıyorum. Sanat, dünyayı yaşanması daha iyi bir yer haline getirecektir.

Lily Maisky: ‘Maisky’ ismi her zaman orada olacak

4 yaşında piyano çalmaya başlayan Lily Maisky, babası Mischa Maisky ile duo konserlerinin yanı sıra solo performanslar da sergiliyor. 

Müzisyen bir aileden gelmeseydiniz hayatınız nasıl olurdu?

Hiç düşünmedim. Babam, her şeyden önce babam; o her zaman ilgili bir ebeveyndi. Ama dünyanın en başarılı müzisyenlerinden birinin kızı olup onunla büyümenin herkese kısmet olmayacağını da biliyorum tabii! 

Neden piyano çalmayı seçtiniz?

Piyano müziğe başlamak için çok iyi bir enstrüman. Başarılı sonuçlar için zaman harcamanız ve kendinizi adamanız gerekiyor. Ailem beni piyanoya yöneltti ve babamın da çocuklarıyla birlikte kurmak istediği bir trio hayali vardı, abim Sascha da keman çalıyor. 

Aynı zamanda caz piyano eğitimi aldınız, bu alana yönelmek gibi bir hayaliniz var mı?

Aslında bu benim hayalim ama ne yazık ki caz konusunda çok yetenekli değilim. Cazdan büyük keyif alıyor hatta klasik müzikten daha fazla dinliyorum. Caz müzisyenlerinin yaptığı kadar başarılı doğaçlama yapamıyorum. 

Peki ya pop müzik? 

Gençken pop dinlerdim ama duvara hiç popçuların posterlerini asmadım. Ailemin dert edeceğinden değil, pop dinlediğimi itiraf etmekten utanırdım! Evde Beatles dinlerdik; Stevie Wonder gibi isimlerden etkilendim...

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN...

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN...