İNSAN İSMİNİN İLK HARFİNİ SIRTINDA TAŞIR ALFABESİ

30 Ağustos 2011 Salı, 09:56:29Güncelleme: 31 Ağustos 2011 Çarşamba, 10:33:56
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
 İNSAN İSMİNİN İLK HARFİNİ SIRTINDA TAŞIR ALFABESİ Sonra Oku

Gözümün önünden geçenleri anlatmıştım size. İnsanlar harfler şeklinde görünüyordu. Biliyorum, insan isminin ilk harfini bir ömür sırtında taşıyor. Benim bildiğim harfler ve tanıdıklarımdan yola çıkarak bir alfabe ve harf açılımları hazırladım...

Buna göre...

A: İlk harf olduğunu bilir. Daha başlangıcında ikiye ayrılan bir ömürdür onunki ama tam ortasında öyle bir köprü kurar ki, gelmiş geçmiş bütün hayatları birleştirir.

B: Bir çizgiyi, bir hayatı ikiye bölmenin, ondan iki hayat çıkarmanın harfidir. Üstelik bu hayatı da birbiri ile besler, birinin bittiği yerde diğerini başlatır ve sapasağlam durur sırtını yaslamadan hiçbir yere.

C: Harflerin güzelidir C. Sakin, dingin bir koy gibi açar kalbini. Yapısı nedeniyle bazen bulutlara, bazen bir fırtınaya takılması olasıdır ama başka biri gibi başladığı hayatını, kendi ile bitirir.

Ç: Talihsizliktir biraz onunki. Harflerin güzeli olma şansını ona daha başlangıçta atılan bir çizgi ile kaybetmiştir. Ama çaresini yine o minik çizgiden bulması gerektiğini de er geç anlar.

D: Olgundur, bilir ki her sağlam omurganın bir rüyası bir kırılma payı vardır. Bütün kırılmalarını içinde saklar, olan biten ne varsa onun içerisinde olup biter.

E: Üç çeşidi vardır onun için dünya üzerindeki her durumun. Asla tek bir yol olmadığını bilir, o yolları bazen arayıp bulur, bazen de yoktan var eder.

F: Öylesine bir harf gibi görünse de yaralıdır o. Bir dener, ikiyi yine dener ama sonunda kendine döner. Sonunda kendine kalmak onun iyiliğinedir.

G: Aslında çok önce keşfettiği bir doğruya uzun bir yoldan, uzun bir dolaşmadan sonra da olsa varır, derinine varmak için biraz yol almak gerekir.

H: Dengelemeyi bilir, kalbi ve aklı kol koladır onun. Zarif bir bağ ile birleştirir bu ikisini.

I: Sade durur işte, ne ise odur. Giderler, gelirler, o hep orda durur.

İ: Bir inci gibi güzelliğini çok ama çok sonra anlarsınız onun. Çoğu zaman da siz fark edemeden o gözden kaybolur, bunu tercih eder.

J: Daha doğuştan başka yerlerindir o. Bizim baktığımız yerlere bakmaz ve bizim baktığımız gibi de bakmaz zaten.

K: Çok yol... Çok seçenek. Ama hayat onun için zor, göründüğü kadar zor işte, yine de çok katı keskin bir duruşla tamamlar yolunu.

L: Başladığı gibi bitmez onun için hayat. Nasıl desem, öyle bir dönemeçle karşılaşır ki bir gün, dönerse kendi, dönmezse hiçbir şey olacaktır. Kendi için yapar bunu, değişir, dönüşür, kendi olur.

M: Harflerin tuhafıdır. Hassasıdır. Kalbi atanıdır. Her işini hızla, içtenlikle ve bir zarafet içinde gerçekleştirir. Hayat onun heybesinde daha bir anlamlıdır.

N: Bir defada elinizi hiç kaldırmadan yazılabilen bu harf aynı zamanda üç solukla da meydana gelebilir. Her halükarda ona varırsınız ya da o kendine varmayı iyi bilir. Sizi yeraltından alıp göğe çıkarmayı iyi bilir.

O: Bir iç denizdir.  Bir gün bu denize ulaşabileceğiniz yolu bulursanız, cennet burasıymış dersiniz.

Ö: Bir iç denizden farkı, iki küçük adaya sahip olmasıdır. Bir rivayete göre bu adalar bir zamanlar kendine yapışıktır, bir parçasıdır, bir başka rivayete göre ise o adalar çok uzaklardan sürüklenerek getirilmiştir, zorla, yanı başına.

P: Ömrünün ilk yarısında ne yapmışsa yapmıştır, geri kalanı bunları düşünmekle geçer. İyi bakarsanız gözlerinde bir kambur gibi –ama iyi bir kambur- mazisinin diriliğini fark edersiniz. Anılar iyidir, yaşayanları daha iyi.

R: Kendinden bütün vazgeçmişlerin harfidir. Tam doğanın emrettiğine, içinden gelene boyun eğecekken bir el tutar ve onu dümdüz indirir, aşağılara.

S: Bu harf, bir sonsuzluğa tamamlanmak için yolun yarısını almıştır. Neresinden başlarsa başlasın hep aynı kendine varır.

Ş: Yaşlı ruhlarla doğanların harfidir, bu yaşlılığı kimi zaman bilgelik kimi zaman da yaşam enerjisinin eksikliği ile açıklar.

T: Bir servi gibi, yeraltındaki kökleri geniş ve sağlamdır. Ondan hiç beklenmeyen bir görkemle yükselmiştir ve yükseldiği yerde uzun kalacaktır.

U: Harflerin iç çekişidir. Onu Ay’ın ilk halinden ayıran şey derinliğidir. Nasıl desem, zaman onun yanında iyileştire iyileştire geçer.

Ü: Tutkulu ve fakat içine kapalıdır. Sözler onun gövdesini dolanırken daha da bir rahat eder, daha bir güzelleşir. Aslında bulunduğu yerden çok başka yerlere gitmek istese de o iki nokta, onu hep durdurur.

V: Sakindir. Görkemlidir. Bir kirpinin sırtındaki oklar gibi yeri geldiğinde batabilir ama bir kere onun yakınına düştünüz mü uzaklaşmanız imkansızdır.

Y: Harfler içinde çok sevdiğimdir. Bir hayata bu harfle başlamak tuhaftır, kimi zaman koca bir alfabenin içerisine girip onu talan etmeyi gerektirir, kimi zamansa hepsini kucaklayacak bir şefkate sahip olmayı.

Z: Herkesin bir çizgide vardığı bir yere o çok çeşitli yolları gezinerek varır. Harflerin zarifi ve güçlüsüdür. Onun bütün bu başına gelenler aslında dünyanın başına gelmiştir, dünya bunu çok sonra anlayacaktır.

O TARZ

En sevdiğin bardak

  • Yayın Tarihi: 10/06/12 23:29
  • [javascript protected email address]
Ne işe yarar ki aslında,en sevdiğin bardak.O hep kirlidir, sen kirletmişsindir zaten.Eve geldiğinde asla temiz olmaz, seni tertemiz beklemez,dünden kalmadır, evvelsi günden,çok güzel bir içeceğin tortusu dibinde,beklemekten kurumuş,belki donmuş.*Hiçbir işe yaramaz,çok sevdiğin bir...
Devamını Oku

KERTENKELE AİLESİ

  • Yayın Tarihi: 08/06/12 11:28
  • [javascript protected email address]
Ben değil, biz değil, onlardan bahsediyorum bugün size,onlar ki bütün bir gece kertenkelece konuştular.Başka dil bilmediklerinden.*Belli ki korkmuş, kaçmış,susmuş onca zaman.Belki bir kovukta gizlendi, gizlensin.Nasıl isterse öyle olsun.Yırtıcıların ağzında kalmış kim bilir kaç...
Devamını Oku

Frida'nın abortion'u

  • Yayın Tarihi: 29/05/12 22:28
  • [javascript protected email address]
Bu meseleyi daha uzun uzun anlatmak istiyorum ancak bir giriş yapayım istedim.Frida Kahlo'nun bir türlü bebek tutmayan karnı geliyor hep aklıma kaç gündür...Bir de keşke diyorum, şu memlekette, bazı... Neyse.
Devamını Oku
Tüm O TARZ Yazıları