ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Evet hoşumuza gitsin gitmesin; herkes birbirini aldatıyor. Herkes kendisini aldatıyor. Fiilen, kafasında, yüreğinde, rüyalarında... Bir şekilde. Ama peki aldatılan aldatıldığını hiç mi fark etmiyor? Aldatan, aldattığıyla mı kalıyor?

Sanmam.

Ne büyük yanılgıdır; erkekler karda yürüyüp iz bırakmadıklarını zannederler. Oysa o izleri kendileri görmeseler de; aslında kadınların başka bir boyutu görebilme yetenekleri vardır. Kadınlar, isteseler de istemeseler de “görürler”. Bu, kadınlar için berbat bir lanet gibidir. Sezerler, hissederler, çoğu zaman neredeyse görürler. Gördüklerini söylememeleri göremedikleri anlamına gelmez.

Oysa kadınların aldatanları az hata yapar. Çünkü onlar asla karda yürümezler. Gerekirse parmakuçlarında gezerler ve zaten zemini ustalıkla hazırlarlar. Her ne yapacaklarsa ince ince hesap ederler. Üstelik faka basma ihtimalini de gözönünde bulundurdukları için “Yok canım ne alakaaa!” numaraları ve “A aaa sen bana ne demek istiyorsun! Ne münasebet!” kartları da hazırdır. Kendi isimleri kadar inanana dek bu mavalları okuyan kadınlar tanıdım. Maalesef.

“Sen hayal görüyorsun. Kıskançlıktan gözün dönmüş, saçmalıyorsun” gibi klişeleri tekerlemeye dönüştürmüş erkekler de tanıdım. Maalesef.

Yalansız yaşamak ne derece mümkün, her şartta mümkün mü emin değilim. Ama Can Baba’nın dediği gibi: “Ne kadar yalansız yaşasak o kadar iyi”.

 

 

 

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000