ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Kalktım sabah kahvemi içiyorum. Denize bakıyorum. Sakin. Trafik henüz normal.

Sessizliği bölen tek bir şey var. Ritmik. Diyorum ki “Sabahın köründe çocuğunu salıncakta sallayan biri var herhalde”. Ne güzel.

Gidip duş alıyorum, oyalanıyorum filan. Derken sonra, fark ediyorum ki ses aynen devam ediyor. “Yok! Bir insan evladı bu kadar da sallanamaz ki! Helak olur çocuk. Bu belki de aç bir martının vik viki’dir.” Ama artık yavaştan tepe saçlarım dikilmeye başlıyor. Ses devam ediyor. Viyyk viiyyk viyyk viykk...

A-ha! Bu bir alarm. Aradan saatler geçti, susturan yok! Saçlarım çoktan Charlie Sheen kıvamına gelmiş. Dimdik dikilmiş. Çok fena küfürlerin hepsi dilimin ucunda. O şahane küfürleri sokağa doğru bağırarak haykırma isteğim had safhada!

O sırada susuyor “viyyyk viyyyk”. Sessizliği unutmuş kulaklarımla bir kez daha dinliyorum etrafı. Yok. Tamam. Emin olup saçlarımı elimle indirmeye çalışıyorum. Şşşt tamam geçti, sakin, sakiiin... Ohh neyse!

Hala sıklıkla elektriği kesilen, kedinin köpeğin kapıdan bacadan girdiği, insanların meraktan mağazaların camına yaslanıp içerilere bakabildiği bu şehirde ennnnnnn hassas alarmlar kurulur. Her fırsatta “viiyk viykk” başlayıveren bu alarmlar, “o alarmı kuran şimdi çoook uzaklarda” olduğu için bir türlü susturulamaz. Etraftakiler, çevrede oturanlar varsın delirsin. Aman canım ne var ki bunda! Güvenlik güvenlik!

Susturulamayan alarmların şehrinde, sinirlerini aldırma hayaliyle, yaşamaya çalışıp debelenen insanlar ordusuyuz. Maşallah hocam.

Olayın devamında ne olduğunu anlatayım: Alarm sustu maktap başladı, o daha susmadan biri duvar yıkmaya başladı. O bitti derken biri odun kesmeye karar verdi (ciddiyim, 4 saat odun kesti adam). O da bitti havai fişekler başladı. Aralıksız trafik gürültüsünü artık duymaz olmuştum. Kulaklık takıp müzik dinleyeyim dedim kafa iyice şişti. Evlenenler, sarhoş olanlar, şımaranların kornaları da oldu bitti. Evet onlar da bitti ama ben de bittim... Saat oldu 4! Sonra diyoruz ki “Neden uykumuzu alamadan kalkıyoruz? Neden sabahları hepimizin suratı asık?” İnsanda sinir mi kalır, huzur mu kalır?

İstanbul'da, bu şehirde herkes alarm veriyor! Duyan yok, duyup susturmaya çalışan yok ama. Nafile...

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000