Katil Köpek Balığı

23 Aralık 2011 Cuma, 02:20:21Güncelleme: 26 Aralık 2011 Pazartesi, 16:03:37
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Katil Köpek Balığı Sonra Oku

23 ARALIK FİLMLERİ - KATİL KÖPEK BALIĞI

“Jaws: Denizin Dişleri” ile başlayan köpek balığı istilası filmlerinden bildiğimiz ‘kapalı alana sıkışma’, ‘denizin ortasında kalma’ gibi köşeye sıkıştırıcı stratejilerden arınan güncel bir alt-alt tür denemesi. “Katil Köpek Balığı”, Amerika’nın güneyinde yaşayan cahil toplumla ilgili eleştirel yapısını da ekleyince her cinayet sahnesini günümüz gençliğine göre ince ince örme becerisiyle sınıfı geçmiş. Efektsel bir sıkıntısı çekmemesi ve üç boyut teknolojisinde köpek balıklarını inandırıcı hale getirmesi ise filmin boyutsuz senaryosunu bertaraf etmiş.

Hiç kuşkusuz üç boyutlu “Piranha”nın (“Piranha”, 2010) tutup devam filmine açılmasının getirdiği ‘cüret’le üreyen bir proje. ‘Son Durak’ (‘Final Destination’) serisinden ‘tesadüf’ ve ‘kan’ sever mizacıyla bildiğimiz, ikinci ve dördüncü filmlerin yönetmeni David R. Ellis, “Katil Köpekbalığı”nda (“Shark Night 3D”, 2011) köpek balığı istilası filmi konseptini günümüze uyarlamış. Bunu yaparken bizleri “Anaconda” (1997) kadar trajik bir şeyle yüzleştirmediği kesin kendisinin.

Efektleri ve konsepti günümüze taşımakta sıkıntısı yok

Buna ulaşırken öncelikle Ellis’in yeni nesil öğelerden ‘ölüm sahnesi’ çıkartma zekası takdir edilmesi. Jetskiden farklı kamera çeşitlerine kadar gerçek anlamda bir teknolojik gelişmeye alan açarak izleyiciyi 2000’ler ruhuna adapte ettiği kesin. Üstüne üstlük korkuda gerçeklik, internet, üç boyut ve gençlerin hikayelerine uzanma gibi gelenekleri içinde bulundurduğu bir yapı da sunması sevindirici. Tüm bunları yaparken belli eksikleri olsa da korku izleyicisini yakalama açısından sıkıntı yaşamadığı kesin “Katil Köpek Balığı”nın.

Ana karakterlerin çizilmesi noktasında da bir samimiyet aşılıyor film şüphesiz. Ancak köpek balıklarının var olduğu gölün çevresinde yaşayan ‘güneyli yerel halk’ın, bir kişinin ‘köpek balığı diş’li çizilmesi başta olmak üzere fazlaca karton hale getirilmesi biraz düzeni irtifaya uğratmış. Bunun yanında köpek balığı efektlerinin fazla ‘gündüz’e kaymayıp şafak vaktine ve gece dönemine uyarlanınca çekici olduğu da bir gerçek.

Cinayet sahneleri korkutucu, sosyolojik metinler dikkat çekici

Bu da sadece karaya getirilen köpek balığı maketinde bir ‘yapay’lık hissiyatı getirmiş. Ellis bu duruma fazlaca dikkat edip hayvan türünü; seyircinin üstüne doğrudan yönlendirerek, ağaca kaçan Joel David Moore’a hücum ettirerek, yavrularına cinayet işlettirerek ve bakış açısı çekimleriyle yansıtarak bertaraf etmiş. Bunlardan sonuncusu ‘insan’ görüntüsüne yer verip ‘frikik’ seviyesinde kalsa da finalde bunun da mantıklı bir açıklaması yapılıyor.

Lafın özü Amerika’da bazı kesimlerin cahil büyütülmesinin ve her şeyi yanlış algılamasının topluma vereceği zararlar üzerine yürüyen son kısım bir söylem ve sosyolojik eleştiri depolamış. Bunun yanında ‘20 milyon kişinin izlediği “İmparatorun Yolculuğu” (“Le Marche de L’Empereur”, 2005) kamerası ile çekilmiş köpek balığı cinayetleri’ fikri günümüzün ‘Paranormal Activity’ geleneğindeki gerçekçi öğeleri bir an için de olsa harekete geçirerek projenin fikrini güncel hale getirmiş.

Köpek balığı istilası filminin çapsızlığını açığa çıkarmış

Ellis de belli ki genel çerçeve dışında özündeki ‘Son Durak’ etkisini kanıtlayarak cinayetlere odaklanmış. Onları da gençlerin aşkları, çekişmeleri ve frikiklerinin uzağında yerine getirmeyi becermiş.

Böylece “Katil Köpek Balığı”, “Jaws: Denizin Dişleri”nin ( “Jaws”, 1975) sahici halini günümüze uyarlamakta görsel anlamda olması gerektiği gibi hareket etmiş. Senaryo konusunda belli sıkıntılar çekmesi ise köpek balığı istilası filminin niye bir alt türe dönüşemediğini ispatlamaya yaramış. Son bir not olarak alt-alt türün kökünde olan ‘kapalı alan gerilimi’nin burada tercih edilmemesinin bir avantaja dönüştüğünü de ekleyelim.

FİLMİN NOTU: 4.7

KEREM AKÇA’NIN VİZYON FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU

Acı Tatlı Tesadüfler (Ma Part du Gateau / My Piece of the Pie): 6.1

Acımasız Tanrı (Carnage): 1.9

Alacarakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1 (The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part I): 7.1

Allah’ın Sadık Kulu: Barla: 3.5

Almanya’ya Hoşgeldiniz... (Almanya – Wilkommen in Deutschland): 5.5

Anadolu Kartalları: 2.2

Aşk ve Devrim: 3.9

Aşkın Formülü Yok (Simple Simon): 6

Ay Büyürken Uyuyamam: 0.8

Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm: 3

Beni Unutma: 4

Bendeyar: 1.8

Bir Gün (One Day): 6.3

Bir Zamanlar Anadolu’da: 7.7

Bisikletli Çocuk (Le Gamin au Vélo / The Kid with a Bike): 6.8

Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi: 7.5

Conan (Conan the Barbarian): 4.9

Çelik Yumruklar (Real Steel): 2.8

Çılgın Aptal Aşk (Crazy, Stupid, Love.): 6.1

Dedemin İnsanları: 5.5

Gelecek Uzun Sürer: 5.5

Görünmeyen: 5.5

Hayat Ağacı (The Tree of Life): 9.7

Hayat Sana Güzel (The Change-up): 3.8

Hediye Operasyonu (Arthur Christmas): 3.8

Hugo: 7.3

İkili Oyun (The Double): 4.1

İntikamın Bedeli (Seeking Justice): 6

İstanbul (Isztamboul): 4.2

İz (Reç): 4.8

Jane Eyre: 4

Johnny English’in Dönüşü (Johnny English Reborn): 4

Kazanma Sanatı (Moneyball): 6.1

Kule Soygunu (Tower Heist): 4.3

Mavi Pansiyon: 5

Mikrofon (Microphone): 0.6

Musallat 2: 5.3

Oyunun Sonu (Margin Call): 3.5

Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı (Immortals): 6.5

Paranormal Activity 3: 5

Paris’te Gece Yarısı (Midnight in Paris): 5.8

Salgın (Contagion): 7.4

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game of Shadows): 6.5

Şey (The Thing): 3

Tehlikeli İlişki (A Dangerous Method): 5.5

Tenten’in Maceraları (The Adventues of Tintin): 5

Üç Silahşörler (The Three Musketeers): 4.1

Yangın Var: 4.7

Zamana Karşı (In Time): 6.9

Zirveye Giden Yol (The Ides of March): 6.3

Not: Yıldızlar, 10 üzerinden verilmektedir.

 

Geniş Açı

Haftanın en iyisi: Polis

  • Yayın Tarihi: 27/07/12 11:42
  • [javascript protected email address]
William Wyler'ın 1951 tarihli "Karakolda"da yaptığını Fransa'daki 'Çocuk Koruma Ekibi' teşkilatının içine uygulayan "Polis", bir anlamda polisiyede çokça gördüğümüz meseleleri kalıpsal değişime uğratıyor. Maïwenn'in toplumsal çarpıklıkları kayıt altına alırken yüklendiği hafif...
Devamını Oku

Miss Bala

  • Yayın Tarihi: 19/07/12 23:28
  • [javascript protected email address]
"Tanrıkent" sonrasında Güney Amerika sinemasından çıkmasına alışık olduğumuz suç hikayelerinin bir yenisi, burada sınıfsal uçurumu eleştiren çarpıcı bir yapıtla karşımıza çıkıyor. "Miss Bala", güzellik kraliçesi olmak isteyen bir kadın ile onunla aynı sosyal statüden bir suçlunun...
Devamını Oku

Haftanın en iyisi: Barbara

  • Yayın Tarihi: 18/07/12 22:32
  • [javascript protected email address]
1980 yılı Doğu Almanya'sından bir kadının, Barbara'nın Batı'ya kaçıp 'rejim' değiştirme ya da özgür olma mücadelesi her zamanki gibi Christian Petzold'un sinemasına çok yakışmış. 2000'lerde yükselen 'Berlin Okulu' jenerasyonuna mensup isimlerden olan yönetmen, Yeni Alman...
Devamını Oku
Tüm Geniş Açı Yazıları