Öne Çıkanlar
Son Dakika

LONDRA AYAKLANMASINA YAKINDAN BAKMAK

 

Londra'nın kuzeyindeki Tottenham semtinde başlayan ayaklanmayı, İngiliz polisinin bir genci (Mark Duggan) öldürmesinin tetiklediği söyleniyor. Polisin söylediğine göre Mark Duggan polisle girdiği bir çatışma sonucu ölmüş. Fakat Bağımsız Polis Şikayetleri Komisyonu'nun yürüttüğü soruşturmanın sonucunda ateşlenen iki merminin de polisin silahından çıktığı söylenirken, tanıklara göre, Duggan vurulduğunda silahı hala çorabında duruyordu. Silah üzerindeki incelemelerin sonuçları henüz belli değil. İlk etapta söylenenin aksine, burda ibreler polis şiddetini gösteriyor.

 

Burdan sonrasını adım adım takip edelim. İlk tepkiler cumartesi günü geliyor. Duggan'ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişilik kalabalık bir grup Tottenham Polis Karakolu'nun önüne geliyor. Protesto gösterisi esnasında atılan sloganlar, ve ailenin olaydan beri dile getirdiği talepler son derece net; Duggan'ın ölümünün adil ve tarafsız bir biçimde soruşturulması ve ailenin bu süreçten haberdar edilmesi. Buna ailenin çocuklarının ölümünü gazeteden duymalarını, bu tür olaylarda standart uygulama olduğu gibi polis tarafından haberdar edilip olaya dair bilgilendirilmedikleri gerçeğini de ekleyelim.

 

Gösteri esnasında polise yaklaşıp bazı sorular soran 16 yaşındaki genç bir kızın da bir düzineden fazla polis tarafından coplarla dövülmesi barışçıl başlayan gösterileri ateşleyip kolay yoldan şiddet sarmalına teslim eden ikinci hareket oluyor. Bunlar görünür ve anlık tetikleyiciler. Bir de işin arka planında adaletsiz sistemin yıllardan beri biriktirdiği haksızlıklar var. Tottenham bu anlamda çok sembolik bir bölge, genellikle azınlıklar, göçmenler ve siyah vatandaşların yaşadığı bir yer.

 

Tottenham'da vücut bulan bu kesimlerin medyada ve ortalama vatandaşın aklında uyuşturucu ve çete sarmalıyla bütünleşmiş bir temsili var. Bu temsile, ortalama siyahın zaten çalışmayı sevmediği önyargısını da ekleyince ortaya nahoş bir tablo çıkıyor. Bu önyargıları doğrular nitelikte örneklerin olabileceği bir gerçek, ancak bu örneklerin akıllarda bir temsil ve devamında ayrımcılık yarattığı da bir gerçek.

 

Burda gözlerden kaçırılmaması gereken nokta Tottenham kesimlerinin maruz kaldığı ekonomik sorunların kemikleşmiş olması. Bu kesimler İngiltere ekonomisinin derinlerine nüfuz etmiş yapısal bir işsizlikten muzdaripler. Bu yoksulluk, orta sınıfların faydalanabildiği hak ve ayrıcalıklardan mahrum olmayı ifade ediyor. Göçmen ve azınlık kesimlerin maruz kaldığı kurumsal ayrımcılığı da göz önünde bulundurmak lazım. Polis , bu ayrımcılığın ve ayrımcılıktan neşet eden ırkçı uygulamaların vücut bulduğu sembolik bir kurum haline gelmiş vaziyette. Duggan'ın ölümüne benzer olaylar İngiltere tarihinde bir ilk değil. Irkçılık ve gözaltında ölümler İngiltere'de önceden beri protesto edilen sorunlar.

 

Tüm bu arka plan göz önünde bulundurulunca birikmiş öfkenin temellerini anlamak mümkün. Buna bir de kapitalizmin son krizini ekleyin. Tottenham olaylarının esas olarak bütçe kesintilerinden kaynaklandığı da söylenenler arasında. Hükümetin finansal kriz karşısında kamu harcamalarında kesintiye gitmesinin faturası uzun bir süredir yoksul kesimlere, öğrencilere ve çalışanlara çıkıyor.

 

İlk etaptaki barışçıl gösteriler işte bu yüzden kısa sürede şiddet yüklü bir yangına dönüştü. Şehrin başka noktalarına da yayılan gösteriler bir ayaklanma şeklinde seyrediyor. Bu kesimlerin nicedir süren yoksulluğunu düşünecek olursak ayaklanmaların neden mala mülke yöneldiğini kestirmek güç değil. Bu şekilde birçok bina ve araba ateşe verilirken sayısız mağaza da yağmalanıyor. Bu noktada Türk ve Kürt göçmenlerin polisten ümidi kesip yaşadıkları mahallelerin güvenlik ihtiyacını bizzat karşılamaları medyada yer almış olgulardan biri.

 

Londra'daki gösterilerde göze çarpan ilk şey, yüksek dozda yağma ve vandalizm olabilir. Bunlara neden olan öfkenin temelinde ise çok daha derin ekonomik, sosyal ve kültürel yaralar var. Öfkeyi anlamak mümkün, şiddeti onaylamak asla. Biz anlama çabamızı sürdürelim.

Londra ayaklanmasını başlatan, Duggan'ın ailesi ve çevresinin haklı taleplerini unutmayalım. Amacımız polisle çatışmaya girme potansiyeli taşıyan Duggan'ı aklamak değil. Eğer polisin Duggan’ın ailesinin oğullarının ölümünden bihaber kalmasına neden olan sorumsuzluğu kurumsallaşmış bir ayrımcılığın dışavurumu ise, bunun hesabı verilmeli. Ayrıca, Londra ayaklanmasının, kronolojik olarak, sene başındaki öğrenci hareketlerinin devamı olabileceği ihtimalini de unutmamak lazım. Burada protesto edilen şey spesifik olarak bütçe kesintileri, genel olarak ise krizin faturasının kime çıktığı. Bu ayaklanmanın kazanındaki ateşte, birikmiş öfke kadar bu haklı talepler de var. Bu haklı talepler ve ardındaki adaletsizlikler bir gerçek, ayaklanmaya hakim olan genel vandalizm başka bir gerçek. Nitekim, vandalizm arttıkça, ayaklanmanın kökenindeki nedenler ve o nedenlerin izale edilmesine ilişkin haklı ve meşru talepler gölgeleniyor.

Meşru taban, ayaklanmaların mevcut seyrindeki göstericiler ve polis kuvvetleri arasında karşılıklı olarak tırmanan şiddet ortamının ‘ezilen çimen’i oluyor. Ne kadar tanıdık öyle değil mi?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000