Büyük İskender’in ele geçiremediği kent: Sillyon!

16.05.2018 - 07:41 | Güncelleme:

Türkiye’de pek çok antik kenti gezdiğimde aşina olduğum keyifsiz anlardan birini yaşadım yine Sillyon’da. Öyle ya tarihin önemli fetihçilerinden Büyük İskender’e bile direnen Sillyon, maalesef günümüz insanlarına karşı koyamamış. Yolunuz Antalya taraflarına düşerse en azından bir akşam üzerini ayırıp bir göz atın... Helenistik döneme ait yapıları, Selçuklu camisi ve sarnıçlarıyla yeni bir turizm merkezi olmaya aday Sillyon, benzersiz günbatımı manzarasıyla da görülmeyi hak ediyor

Levent Özçelik, HT Cumartesi'de Sillyon'u kaleme aldı. Günümüzün bahtsız yerlerinden biri Sillyon, haritalarda bile lütfen yer alıyor sanki. Planım Aspendos’ta sessizliğin içinde bir gün batımıydı. Ancak Perge’yi geçip Sillyon tabelasını görünce direksiyonu kırdım, aklımın bir köşesinde kalan antik kenti ziyaret etmenin zamanı gelmişti.

Klasik Anadolu köylerini andıran kıvrımlı yollardan bir sürprize doğru yol alıyordum. Önce motosikletli iki teyzeyle lafladım. Sonra iki küçük çocuğa sordum Sillyon’u. “Ağabey ilerde demirciden sağa dön. Bir meydan kahvesi var işte tam orada tepede” dediler. “Kahve” dedikleri Sillyon’da soluklanabileceğiniz tek mekân “Sillyon Cafe”. Ana yoldan 5 kilometre içeride, 80-90 metre yüksekliğiyle Antalya Ovası’na hâkim, 160-200 rakımlar arasında değişen genişçe bir platoya yerleşmiş Sillyon Antik Kenti. Kahveden ya da çevredeki evlerden bir rehber almakta yarar var. Sillyon gezisine benim gibi gün batımından 2-3 saat önce başlarsanız, dünyanın en güzel günbatımlarından birinin tanığı olursunuz

Sillyon, Pamfilya bölgesinin önemli kentlerinden biri. Diğer tüm Pamfilya şehirleri gibi Truva Savaşı’ndan sonra, Mopsos ve Calchas isimli kahramanlar tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Antik kaynaklarda ise Sillyon’a MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender’in bölgeden geçişi sırasında rastlanıyor. Tarihte kentin ismine, Arrianos’un Büyük İskender’in seferleri hakkındaki notlarına kadar neredeyse hiç rastlanmamış. Bu notlar, Perge halkının aksine Sillyon halkının Büyük İskender’e karşı düşmanca davrandığını belirtir. Askerlerin yanı sıra paralı askerlerden de destek alarak kendilerini iyi müdafaa etmişler. Helenistik, Roma, Bizans ve Selçuklu çağlarından kalan harabeler ve surlar şehrin askeri kimliğini uzun süre koruduğunu gösteriyor.

Büyük İskender kenti istila etmiş ama kesin olarak teslim alamamış. Helenistik döneme ait aşağı kapı, solunda stadyum ve saray, biraz yukarıda iyi durumdaki gözetleme kulesi ve surlar, kente çıkışta göze ilk çarpan kalıntılar. Şehrin tepedeki giriş kapısına iki ayrı patika yoldan çıkılabiliyor. Kapıyı geçtikten hemen sonra güneybatı yönünde üç yapı kalıntısı göze çarpıyor. Büyük olan Bizans, diğeri Helenistik döneme ait. Helenistik yapının yanında MÖ. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan ve Pamfilya dilinde kaleme alınmış bir kitabe var. Bu yapıların önünden geçip devam ettiğinizde tiyatro ve odeonla karşılaşacaksınız. Tiyatronun basamaklarının büyük bölümüyle sahne ve orkestra kısmı heyelan sonucu aşağı uçmuş. Tepedeki eserler arasında bir de Selçuklu camisi var. Kentin ayakta duran binaları arasında büyük bir kule ve bazı Bizans yapıları da dikkate değer. Batı tarafının sonunda bir tiyatro ve bir odeon yer alıyor. Ancak tiyatronun büyük bir kısmı tepeden kopan kayalarla yıkılmış.

TAŞI TOPRAĞI SANAT: FLORANSA!

GİZEMİNİ KORUYAN ŞEHİR DİYARBAKIR!

SİLLYON’LA YAŞIT SU KAYNAĞI

Sillyon Antik Kenti eteklerinden çıkan su kaynağı 100 yıllardan beri insanlar tarafından kullanılıyor. Sillyon adı verilen suyun kentle aynı yaşta olduğu tahmin ediliyor. Selçuklular ve Osmanlılar da çıkış noktasına bir çeşme yaparak suyu kullanmaya devam etmiş.

Arkeologlara göre, Antalya’daki antik kent ve ören yerleri arasındaki en ilginç yerleşimlerden biri Sillyon antik kenti. Truva Savaşı’ndan sonra göçlerin başladığı dönemde kurulduğu belirlenen şehir, Antalya Ovası’nın tam ortasında olduğu için günümüze kadar korunabilmiş. Zamanın ve doğal afetlerin verdiği tahribatla antik kentin bazı bölümleri ciddi hasara uğramış. Kültür değerlerinin göz göre göre yok olmasına üzülen bölge halkı, Sillyon’un koruma altına alınması konusunda yetkililerden yardım bekliyor. Anlatılanlara göre geçtiğimiz yıl kültür bakanı ve beraberindeki “heyet” ziyaret etmiş ve Sillyonlulara, altyapı, otopark gibi düzenlemelerin hızla yapılacağı sözünü vermiş. Tabii beklendiği gibi olmuş, Sillyon’un makus talihi değişmeyecek gibi. Misafirperver Sillyonlular sabırla o iyi haberi bekliyor. Şartlar düzelmezse benim gibi keçilerin arasından sahipsiz, korunaksız, bakımsız taşlı topraklı patikalardan tırmanarak ulaşırsınız Sillyon’a. Başta dediğim gibi Sillyon bu haliyle bile güzel. Keşfedilmeye hazır antik kent, dünyanın en güzel günbatımlarından birine davet ediyor sizi.

ORTADOĞU’DAKİ EN ÖNEMLİ ROMA KALINTISI: BAALBEK!

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ