07 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisinin (AKPM) sonbahar oturumunda Genel Kurula hitabında FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL'e Türk halkının destek verdiğine işaret eden Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"15 Temmuz gecesini bir daha yaşamamak için gereken bütün tedbirleri alıyoruz. Milletimizin varlığını, devletimizin bekasını ve esasen ortak değerlerimizi hedef alan bu büyük tehdidi bertaraf etmek için anayasal yetkimizi kullanarak OHAL ilan ettik. Darbe girişimi öncesi PKK, PYD, YPG ve DEAŞ saldırılarının en yoğun olduğu dönem de dahi OHAL ilan etmekten kaçınmıştık. Çünkü geçmişte de OHAL vardı Türkiye'de ve biz bunların acılarını halen hatırlıyoruz. O kötü muameleleri unutmadık. Ama bugün vatandaşımızın OHAL’e desteği yüzde 80’nin üzerindedir. Fakat bu şer ittifakı karşısında bu sefer başka bir seçeneğimiz yoktu."

"HUKUK DEVLETİ SINIRLARI İÇİNDE HAREKET EDİYORUZ"

Devletteki FETÖ yapılanmasıyla hukuk çerçevesinde mücadele edildiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"FETÖ unsurlarının başta devlet kurumları olmak üzere sızdıkları yerden süratle temizlenmesi için ne gerekiyorsa yapmalıyız ve yapıyoruz. Bu mücadeleyi yürütürken hukuk devleti sınırları içinde hareket ediyoruz. Başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) olmak üzere, uluslararası yükümlülüklerimizle uyumlu şekilde hareket ediyoruz."

"EN KANLI ÖRNEĞİNİ 15 TEMMUZ GECESİ YAŞADIK"

Türkiye'nin yıllardır terörün her türlüsüyle mücadele ettiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bunun en kanlı örneğini 15 Temmuz gecesi yaşadık. O gece hepimiz için güzel bir yaz akşamının başlangıcıydı.O gece bir darbe girişimi yaşanacağını kimse aklına bile getirmezdi. Ama Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri hain darbe girişimiyle anayasal düzenimizi, tüm seçilmiş makamlarımızı, demokratik kurumlarımızı hedef aldı. Cumhurbaşkanımızı ve hükümetimizi devirmeye kalktılar. Cumhurbaşkanını, Başbakanı ve hepimizi öldürmek istediler. Savaş uçakları meclisimizi bombaladı."

"HALKIMIZ DESTAN YAZARAK DARBE GİRİŞİMİNE 'DUR' DEDİ"

Darbe girişimi karşısında Türk halkının destan yazdığını söyleyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Teröristler başarılı olsaydı bugün aramızda olan Türk delegasyonu üyesi milletvekillerimizin hiçbirisi bugün burada olmayacaktı. Türk halkı tanklarla ezildi, kurşunlandı, bombalandı, katledildi. Ama cesur halkımız bir destan yazarak darbe girişimine 'dur' dedi. Şehitlerimiz şükranla minnetle, rahmetle bir kere daha anıyoruz. Biz o gece bütün görüş farklılıklarımıza bir kenara bıraktık."

"OHAL'E DESTEK YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE"

Çavuşoğlu, 15 Temmuz gecesini tekrar yaşamamak için gereken bütün tedbirleri aldıklarını belirterek "Milletimizin varlığını, devletimizin bekasını ve esasen ortak değerlerimizi hedef alan bu büyük tehdidi bertaraf etmek için anayasal yetkimizi kullanarak OHAL ilan ettik." ifadesini kullandı.

Darbe girişimi öncesinde, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ saldırılarının en yoğun olduğu dönemde dahi, OHAL ilan etmekten kaçındıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, "Çünkü geçmişte de OHAL vardı Türkiye'de ve biz bunların acılarını halen hatırlıyoruz. O kötü muameleleri unutmadık. Ama bugün vatandaşlarımızın OHAL'e desteği yüzde 80'in üzerindedir. Fakat bu şer ittifakı karşısında başka bir seçeneğimiz yoktu. FETÖ unsurlarının, başta devlet kurumları olmak üzere, sızdıkları yerlerden süratle temizlenmesi için ne gerekiyorsa yapmalıyız ve yapıyoruz." dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu mücadeleyi yürütürken hukuk devleti sınırları içinde kaldığının altını çizerek başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu şekilde hareket ettiklerini söyledi.

"TERÖRLE İYİ-KÖTÜ AYRIMI YAPMADAN MÜCADELE ETMELİYİZ"

Türkiye’yi hedef alan terör tehdidinin tek yönlü olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye'nin PKK/PYD/YPG, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleriyle aynı anda mücadele ettiğini anımsattı.

Çavuşoğlu, "Güvenliğimizi, istikrarımızı ve ortak değerlerimizi hedef alan terörle baş edebilmek için, terör örgütleri arasında iyi-kötü diye ayrım yapmadan hep birlikte mücadele etmeliyiz." ifadesini kullandı.

Kendilerinin DEAŞ'ın İslam'ı temsil edemeyeceğini ve DEAŞ üyelerinin terörist olduğunu ve Müslüman olamayacağını belirttiğini ifade eden Çavuşoğlu, "Hepimiz güvende değilsek, hiçbirimiz güvende olamayız." diye konuştu.

Kıbrıs’ta da bu yıl içinde kalıcı bir çözüme ulaşmak istediklerini vurgulayan Çavuşoğlu, "Ada’daki liderlerin gayretlerini destekliyoruz. Bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğine inanıyoruz." dedi.

ÇAVUŞOĞLU SORULARI YANITLADI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Strasbourg’da Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde soruları yanıtladı.

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Çavuşoğlu: "(FETÖ liderinin iadesiyle ilgili) FETÖ'nün darbe girişiminin arkasında olduğuna dair hiçbir şüphe yok.

(Dokunulmazlıkla ilgili) Dokunulmazlığın kaldırılması genel bir durum değildir. Kürsü dokunulmazlığı devam ediyor. Sadece o milletvekillerinin, hangi partiden olursa olsun, bugüne kadar karıştığı ya da iddia edildiği suçlandığı dosyalarla ilgili dokunulmazlıkları kalktı. Yargı süreci bu kişilerle ilgili devam edecek. Terör örgütüne silah taşımak milletvekilliği dokunulmazlığı kapsamında olmamalıdır. Teröre hizmet eden kişilerin yargılanması gerekiyor. Burada hiçbir ayrım yapılmadı. Venedik Komisyonu'nun görüşü soruldu. Bunu da dikkate almalıyız.

(Başkanlık tartışması) İster başkanlık, yarı başkanlık, tam parlamenter sistem, demokrasinin tamamen işlemesidir. Yasama yürütme yargı arasındaki güçler ayrılığının tesis edilmesidir. Halkın doğrudan seçtiği milletvekillerinin de demokrasi ve ülke yönetimi içinde çok önemli rolü olur, olmalıdır. Bugünkü sistemde tam olarak güçler ayrılığı olduğunu düşünmüyorum. Yasa tasarılarının çoğu bakanlardan geliyor. Hükümet üyeleri meclisten seçiliyor. Uygulamada baktığınız zaman tam tesis edilmemiş.

(Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili) Böylesine bir travmayı atlatmak kolay bir şey değil. Bu duygusallık içinde vatandaşlarımızın idam konusunda talepleri oldu. Biz isterdik ki herkesin gerçek görüşümüzü öğrenmesini isterdik. O zorlu zamanda bu konuyu tartışmak istemedik. Sağduyu hakim olduğu zaman oturursunuz konuşursunuz. Demokraside halkın taleplerine tamamen kulak tıkamak doğru değil. Ama onlara doğruları anlatmak da siyasilerin görevidir. Maalesef AB'den özellikle bize tehditler geldi; idam gelirse asarız keseriz sizi atarız. Biz zor bir süreci yönetiyoruz zaten. Ben şahsen söylüyorum idam cezasına karşıyım."

HABERTURK.COM


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300