06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

ABD'de başkanlık seçimini, kayıt dışı göçmenleri sınır dışı etme ve Meksika sınırına duvar örme vaadinde bulunan Donald Trump'ın kazanması, ABD'de yaşayan 11 milyon kaçak göçmeni endişelendiriyor.

ABD'ye yasa dışı yollarla giren ve burada kendilerine yeni bir dünya kuran milyonlarca kayıt dışı göçmen, seçim kampanyası sırasında Donald Trump'ın azınlıklar, Müslümanlar, siyahilar, Meksikalılar gibi grupları hedef göstermesinden nasibini almıştı.

Trump'ın ırkçı söylemlerle seçimi kazanmasının ardından ülke genelinde özellikle Müslümanlara ve diğer azınlıklara yönelik nefret söylemlerinde ciddi artış söz konusu.

Seçimleri Trump'ın kazanmasıyla daha fazla görünür hale gelen beyazların üstünlüğüne inanan ırkçı "Alt-right" ve "Ku Klux Klan" gibi oluşumlar da göçmenlerin zaten zor olan hayat koşullarını daha da zorlaştırıyor.

Ülkede 2014 verilerine göre yaklaşık 11,1 milyon yasa dışı göçmen bulunuyor. Bunların yarıdan fazlası ise Meksikalılar. Tüm kaçak göçmenlerin yüzde 52'sini Meksika, yüzde 15'ini Orta Amerika, yüzde 12'sini Asya, yüzde 6'sını Güney Amerika, yüzde 5'ini Karayipler, yüzde 5'ini Avrupa ve Kanada, kalanlarını da diğer ülke ve bölgelerden gelenler oluşturuyor.

PEW araştırma şirketinin raporuna göre bu 11,1 milyon kişinin yaklaşık 8 milyonu aktif olarak iş gücü piyasasında yer alıyor ve toplam ABD iş gücünün yüzde 5'ini oluşturuyor.

California, Texas, Florida, New York, New Jersey ve Illinois en fazla kaçak göçmen bulunan eyaletler. Göçmenlerin yüzde 66'sı 10 yıldan fazla süredir ABD'de yaşıyor.

Bu göçmenlerin büyük çoğunluğu uzmanlık gerektirmeyen alanlarda çalışıyor. Özellikle restoranlarda bulaşıkçılık, paket dağıtımı, komilik ve inşaat işçiliği kaçak göçmenler için ulaşılabilir meslekler.

NEW YORK'TA 750 BİN KAÇAK GÖÇMEN

New York, kozmopolit yapısı ve polisin kaçak göçmenler konusunda yumuşak tutumu ile yaklaşık 750 bin kayıt dışı göçmene ev sahipliği yapıyor.

Manhattan'da birçok restoran özellikle Meksikalı kaçak göçmene iş kapısı olmuş durumda.

Bu göçmenlerden Francisco Castillo, eşini ve oğlunu geride bırakarak 2008 yılında sınırı geçip ABD'ye gelmiş.

Castillo AA'ya yaptığı açıklamada, Meksika'da mafyanın para karşılığında isteyen herkesi ABD'ye çeşitli yollarla geçirdiğini, kendisinin de bin 500 dolar ödeyerek mafya aracılığıyla ABD'ye geçtiğini söyledi.

Mafyanın ABD'ye geçmek isteyenleri sınıra yakın bir bölgeye kadar araçla getirdiğini, yaklaşık 1 kilometre yürüyerek sınırı geçtiklerini oradan da aynı ekibin diğer üyeleri tarafından karşılandıklarını anlatan Castillo, ücretin yarısını Meksika tarafında kalanını da sınırı geçtikten sonra ödediklerini söyledi.

Meksika'da ekonominin bozukluğu ve geçim sıkıntısı nedeniyle New York'a geldiğini anlatan Castillo, 4 odalı bir evde 7 Meksikalı birlikte kaldıklarını ve kirayı paylaştıklarını anlattı.

Son dönemde sınırdaki önlemlerin ve ekiplerin artırılmasının bu geçişleri etkilediğini de kaydeden Castillo, mafyaya ödenen geçiş ücretinin 8 bin dolara kadar çıktığını ama insanların hala gelmeye devam ettiğini belirtti.

"AYRIMCILIKTAN ENDİŞELİYİZ"

Donald Trump'ın seçilmesinin ardından özellikle güneydeki eyaletlerde ayrımcılığın arttığını vurgulayan Castillo, New York'ta çok yabancı olduğu için kendilerinin bugüne kadar bu sıkıntılarla daha az karşılaştıklarını söyledi.

Seçimin ardından artan ayrımcılık söylemleri nedeniyle endişeli olduklarını da kaydeden Castillo, "İnsanların bize ayrımcılık yapması nedeniyle endişeliyiz. Ayrımcılık Trump'ın seçilmesinin ardından daha da arttı." diye konuştu.

"Trump'ın biz Meksikalılara niye bu kadar karşı olduğunu anlayamıyorum." diyen Castillo, "Bize uyuşturucu kaçakçısı, tecavüzcü gibi bir sürü şey söylüyor. Kısmen haklı. Bu işleri yapanlar var ancak bunu genellemesi yanlış. Bazı Meksikalılar uyuşturucu satıyorlar çünkü çok fazla Amerikalı bunu kullanıyor. Sistem bu insanları bağımlı hale getirmiş." ifadelerini kullandı.

Seçim sürecinde insanlar arasında ayrışmanın daha da arttığını söyleyen Castillo, "Trump'ın sözleri Amerikayı bölüyor. Toplum ayrışıyor. İnsanlar arasına korku salıyor." dedi.

"GİDERSEK BİRÇOK DÜKKAN KAPANIR"

Castillo, kaçak göçmenlerin ekonomide önemli bir boşluğu doldurduklarını da anlatarak, "Biz kimsenin yapamayacağı işleri yapıyoruz diyemem ama burada legal olarak bulunan kişiler aynı işleri bizim çalıştığımız ücrete yapmazlar. Sosyal haklar, sağlık sigortası gibi ekstra talepleri olur. Bizim sigortamız yok. Kolay kolay hastaneye gitmiyoruz ama mecbur kalırsak da kendi cebimizden ödüyoruz. Bizim yerimize yasal işçi çalıştırmaya kalksalar birçok dükkan kapanır." diye konuştu.

Polisin kaçak göçmenlere yönelik muamelesine de değinen Castillo, sokakta alkol almak gibi suçlardan iki kez yakalandığını ancak bir süre gözaltında tutulduktan sonra salıverildiğini söyledi.

Castillo, New York polisinin ciddi bir suça karışılmadığı sürece ülkede yasal ya da kaçak olarak bulunduğunla ilgilenmediğini ancak özellikle güneydeki bazı eyaletlerde polisin otobüslerde bile kimlik kontrolü yaparak kaçakları tutuklayıp sınır dışı ettiğini belirtti.

Idaho eyaletinde alkollü araç kullanırken kaza yapan bir arkadaşının ise bu suç nedeniyle sınır dışı edildiğini belirten Castilo, gülerek "O hak etmişti. Başkalarının hayatını tehlikeye attı." dedi.

"MEKSİKA'YA HAFTADA 200 DOLAR GÖNDERİYORUM"

Aynı restoranda paket servisinde çalışan ve arkadaşlarının "mafya" lakabını taktığı Agustin Celestino da 2004 yılında eşini ve 2 çocuğunu geride bırakarak para kazanabilmek için ABD'ye gelmiş.

12 yıldır sadece telefonla görüşebildiği ailesine haftada 200 dolar gönderdiğini anlatan Celestino, "Bu parayla orada rahatça yaşıyorlar. Ama ben bir gün yasal statüye kavuşup eşim ve çocuklarımı getirme umudu taşıyorum." dedi.

Komilik yapan 35 yaşındaki Jesus Flores de, 2001 yılında mafyaya bin 800 dolar ödeyerek ABD'ye gelmiş. 2005'te ailesini görmek için aynı yolla geri dönmüş ardından 2006'da tekrar sınırı geçmiş.

Meksika'ya dönmeyi düşünmediğini de anlatan Flores, gülerek "Trump hepimizi sınır dışı ederse ancak o zaman döneriz." ifadesini kullandı.

Geleceklerinin belirsiz olduğunu da anlatan Flores, "Okula gitmedim. Meksika'da iyi bir iş bulma ve para kazanma şansım yok. Tehlikeli belki ama burada kalmak zorundayım." dedi.

"BEKLEYİP GÖRECEĞİZ"

Bir markette kasiyer olarak çalışan Laura isimli Meksikalı kadın da seçim sonuçlarının ardından beklemeye geçtiklerini söyledi.

Markette saatte 11 dolar kazandığını, kendisi gibi kaçak göçmen olan eşinin de inşaatta çalıştığını anlatan Laura, "Günlük yaşıyoruz. Bekleyip görmekten başka çaremiz yok." diye konuştu.

Seçimin ertesi günü insanların kendilerine bakışının değiştiğini hissettiğini belirten Laura, "ABD halkı Trump'ı seçti, buna saygı duyuyoruz. Burası benim ülkem değil, Amerikalıların ülkesi. Onlar Trump'ı istiyorsa bizim bekleyip görmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok." dedi.

Trump'ın hem buradan Meksikalıları göndermeyi hem de ABD şirketlerinin Meksika'daki fabrikalarını ülkeye getirme vaadinde bulunmasına da tepki gösteren Laura, "Bizi gönderip fabrikaları buraya getirecekse bu fabrikalarda kim çalışacak? Amerikalılar mı? Zannetmiyorum. Çünkü onlar bu işe gerçekten ihtiyacı olan Meksikalılar gibi çalışmazlar. Beyazlar zor işleri yapmazlar zaten." ifadelerini kullandı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300