23 MART 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, askeri vesayetlerle hedeflerine ulaşamayanların, terör saldırılarıyla ulaşacaklarını zannettiğini belirterek, "Türkiye artık eski Türkiye değildir. Milletimiz, yaşam biçimleri, etnik ve inanç farklılıkları gibi nedenlerle ayrıştırılamaz, birbirine düşürülemez. Biz bütün farklılıklarımızla bir ve bütün olduğumuza inanıyoruz. Bu birliği güçlendirmek için de elimizden geleni yapacağız." dedi.

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 9. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye'de bulunan büyükelçi eşlerine öğle yemeği verdi. Erdoğan, buradaki konuşmasına, yeni yılın sağlık, mutluluk ve hayır getirmesi dileğinde bulunarak başladı.

Büyükelçi eşlerinin bulundukları ülkelerde eşlerinin yükünü alan, onlara destek olan, yeri geldiğinde Türkiye'nin temsili adına gayret sarfeden diplomasi neferleri olduğunu dile getiren Erdoğan, büyükelçi eşlerinin gerek sivil toplum çalışmaları gerekse bireysel gayretlerle önemli çalışmalar yaptığını söyledi.

Erdoğan, dışişleri teşkilatında kadın büyükelçilerin de bulunduğunu, böylesine önemli görevlerde kadınların olmasının gurur verici olduğunu ifade etti.

Erdoğan, 2016 yılının Türkiye için zor bir yıl olduğunu anımsatarak, 15 Temmuz darbe girişimi ve terör saldırılarıyla sıkıntılı bir yıl geçirildiğini söyledi. Bu yıl, bu yaraların sarılacağı bir yıl olması temennisinde bulunan Erdoğan, 15 Temmuz'da Türkiye'nin, tarihinde görülmeyen hain bir darbe girişimiyle yüz yüze kaldığını aktardı.

Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının, milletin kalbi olan Meclise bombalar yağdırdığını, halkın üzerine tanklar sürdüğünü belirten Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere kamu kurumlarına F-16'larla saldırı girişiminde bulunulduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişimi gerçekleştirildiğini anlatan Emine Erdoğan, böylesine hain bir girişimin, hayallerin dahi almadığı büyük bir alçaklık olduğunu vurguladı. Bu ihanet çetesinin, 248 vatan evladını şehit ettiğini, 2 bin 193 kişiyi yaraladığını aktaran Erdoğan, şehitleri rahmetle andı, gazileri minnetle yad etti.

Erdoğan, "Milletimizin engin feraseti ve güçlü devlet iradesi olmasaydı, bugün ülkemiz çok daha zor bir sürecin içinden geçecekti. Neyse ki, güçlü demokrasimiz sayesinde bu süreci atlattık.

Fakat Batılı müttefiklerimiz, Türk milletinin bu büyük demokrasi mücadelesini görmemeyi tercih etti. Söz konusu Türkiye olunca, askeri darbe girişimi, kasti olarak çarpıtıldı, üstelik failleri korundu." diye konuştu.

Batı'nın, demokrasiye dair kurduğu tüm cümleleri inkar edercesine, bu destansı mücadeleyi yok saydığına işaret eden Erdoğan, milletin, tüm fertleriyle bu iki yüzlülüğün ne anlama geldiğini çok iyi bildiğini fakat sağlam bir inançla kendi yolunu inşa etmeye de devam ettiğini söyledi.

"HAKİKATİN SÖZCÜSÜ OLALIM"

Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin mücadelesini görmek istemeyenler olduğu gibi bizim kendimizi anlatamadığımız durumlar da yok değil. Bu noktada diplomatik temsilcilerimize büyük vazifeler düşüyor. Yurt dışında yaşayan sizler, önemli sorumluluklar taşıyorsunuz.

Vatana hizmet, bazen sınırda nöbet tutmak, bazen darbeci bir generale karşı durmak, bazen de vatanı sözle müdafaa etmektir. Şehit Ömer Halisdemir'e, Fethi Sekin'e olan borcumuzu ancak böyle ödeyebiliriz.

Yeri geldiğinde Türkiye'nin haklılığını haykırarak, yeri geldiğinde Türkiye aleyhindeki algı operasyonlarına itiraz ederek.

Barışın dilini koruyarak, Türkiye'nin haklı mücadelesini lütfen tüm mecralarda hep birlikte anlatalım. Hakikatin sözcüsü olalım. Bu önce şehitlere, sonra bu vatana ve nihayetinde milletimize borcumuzdur. Türkiye'nin demokratikleşme ve ekonomik büyüme başta olmak üzere her alanda gösterdiği büyük değişimin en önemli şahitleri, sizlersiniz. 15 yılda hangi önemli adımları attığımızı sizler biliyorsunuz."

Milletin iradesiyle gerçekleşen bu özgün modernleşme hikayesinin, dünyaya iyi anlatılması gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz kendimizi anlatamadığımız sürece, onlar hakkımızda algı operasyonları yapmaya devam edecekler. Öte yandan, kendi ülkesine ihanet eden vatan hainlerini de dünyaya iyi tanıtmalıyız. 40 yıldır eğitim, yardımlaşma gibi masum görünümler altında Türkiye'nin maddi ve manevi birikimini sömüren FETÖ, yayıldığı coğrafyalar için de bir tehdittir.

Türkiye'de olduğu gibi, 116 ülkede sivil toplum kuruluşları ve okullar yoluyla kökleşmiştir.

Fakat devletimiz, 'Türk okulları' adı altında tehlikeli bir örgütün faaliyetlerde bulunmasına yönelik tedbirler almıştır. İnşallah Türkiye, tüm dost ülkelerle birlikte, bu tehditten arınacaktır."

"DEVLETİMİZ TÜM BUNLARIN HESABINI SORACAKTIR"

Terörün tüm dünya başkentlerini tehdit eden bir konu olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, "Gün geçmiyor ki, bir patlama haberi almayalım. Bu küresel tehdidin Türkiye'ye bakan yönü, ne yazık ki bölgesel sorunlarla daha da ağırlaşmaktadır.

Bölgesinde güçlü bir Türkiye, egemen güçlerin istemediği bir Türkiye'dir. Bu nedenle çevremiz terör örgütleriyle kuşatılmıştır. Yeni umutlarla yeni bir yıla girerken dahi masum insanlar katledilmiştir. Dünyanın neresinde olursa olsun, kim bir insanı haksız yere öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir. İnşallah devletimiz tüm bunların hesabını soracaktır." değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, Türkiye'nin, tarih boyunca bu özel coğrafyanın getirdiği zorlukları hep yaşadığını, geçmişte olduğu gibi bugün de bedeller ödediğini belirtti.

Türkiye'nin her demokrasi hamlesinin darbelerle kesildiğini vurgulayan Erdoğan, "Askeri vesayetlerle hedeflerine ulaşamayanlar, terör saldırıları ile ulaşacaklarını zannediyor. Fakat Türkiye artık eski Türkiye değildir.

Milletimiz, yaşam biçimleri, etnik ve inanç farklılıkları gibi nedenlerle ayrıştırılamaz, birbirine asla düşürülemez. Biz bütün farklılıklarımızla bir ve bütün olduğumuza inanıyoruz. Bu birliği güçlendirmek için de elimizden geleni yapacağız. Bir yandan teröre karşı mücadelemizi sürdürecek, bir yandan kardeşliğimizi büyütecek, bir yandan da Türkiye'yi güçlendireceğiz." ifadesini kullandı.

"BİZ VAR OLDUKÇA, MAZLUMLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Kadın dayanışmasının tüm bu süreçlerde çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, eğitimden sağlığa her alanda kadın sorunlarına birlikte eğilinmesi, güncel sorunlara beraber çare üretilmesi gerektiğinin altının çizdi.

Yeni kurumlar inşa ederek, güçlerin birleştirmesinin önemli olduğunu aktaran Erdoğan, bu çerçevede, geçen yıl, Afrikalı kadınların kalkınmasına destek amacıyla kurdukları merkeze değindi. Erdoğan, Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi'nin, Afrikalı kadınların el emeği ürünlerinin, kar amacı gütmeden Türkiye’de pazarlanması amacıyla kurulduğunu hatırlatarak, Dışişleri Bakanlığının koordinatörlüğünde yapılan projenin, Ankara'nın tarihi semti Hamamönü'ndeki Türk Evi'nde hayata geçirildiğini söyledi.

Erdoğan, 20'ye yakın Afrika ülkesinden getirilen ürünlerin satışından elde edilen gelirin, Afrikalı kadınlara geri döndüğünü aktararak, Afrika ülkelerinde bulunan büyükelçi eşlerine, katkıları dolayısıyla teşekkür etti.

Bu ve benzeri gayretlerle dünya kadınlarıyla dayanışmanın sürdürülmesini umut ettiğini dile getiren Erdoğan, yurt dışında, geniş bir coğrafyada TİKA, AFAD, Kızılay gibi kurumlar aracılığıyla birçok ülkeye kalkınma desteği verildiğini bildirdi.

Eşi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yurt dışı ziyaretlerine refakat ettiğinde, dünya kadınlarının ve çocukların sorunlarını dinleme imkanı bulduğunu ve katkı vermeye çalıştıklarını anlatan Erdoğan, aynı şekilde Türkiye'de misafir olarak bulunan 3 milyona yakın mülteci ile de yakından ilgilendiklerini kaydetti.

Tüm dünyanın ve uluslararası kurumların sessiz kaldığı bu konuda insani bir yaklaşım gösterdiklerini, insani ve vicdani diplomasinin, Türkiye'nin yurt dışına açılan yüreği olduğunu belirten Emine Erdoğan, "İnşallah, biz var oldukça, mazlumların ve mağdurların sesi olmaya devam edeceğiz." dedi.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300