27 MART 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Almanya Başbakanı Angela Merkel, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi. Merkel saat 13.00'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir araya geldi. Erdoğan, Merkel'i Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti. 

Görüşmenin ardından Erdoğan'la Merkel ortak basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

"Türkiye-Almanya arasındaki ilişkileri değerlendirme imkanımız oldu. Siyasi ilişkilerde, gerek AB süreci olsun gerekse NATO'yla ilgili konuları görüşme imkanımız oldu. Ekonomik ilişkilerde de ticaret hacmimiz şu an 35 milyar dolar ve bunu daha ileri nasıl taşırız, bunları görüşme imkanımız oldu.

Ege'deki gelişmeleri değerlendirme fırsatımız oldu. Bölgesel olarak ağırlıklı oalrak Suriye-Irak konusunu ele aldık. Suriye'de ne gibi adımlar atabiliriz bunları konuştuk. Mülteci sorununu ele alma imkanımız oldu.

Terörle mücadelede birlikte neler yapabiliriz bunları da yine konuşma imkanımız oldu. Özellikle bu konudaki kararlılığımız Türkiye olarak bellidir. Bundan taviz vermemiz mümkün değil. Uluslararası terörizmle mücadele sadece bir ülkenin halledebileceği bir şey değil. Burada uluslararası bir dayanışmanın, bir mutabakatın olması söz konusudur. Şu anda Almanya üç milyona yakın soydaşımızın yaşadığı bir ülke. Bizim dayanışmamız çok büyük önem arz ediyor. Bu dayanışmayla bölgedeki terörizme iki NATO ülkesi olarak koalisyon güçleri içindeki Almanya'nın bizlerle dayanışması büyük önem arz ediyor. Bu dayanışmamızı gerek buralarda gerek Ukrayna'da bugüne kadar nasıl örneğini verdiysek bundan sonraki süreçte de devam ettirmemizin gereğine inanıyorum."

Merkel'in açıklamalarından satır başları şu şekilde;

"Çok yoğun ve detaylı görüşmelerimiz oldu. Bu benim darbe teşebbüsünden sornaki ilk ziyaretim. Bu olayı da ele aldık ve terörle mücadele konusunun çok önemli olduğunu ve bu darbe teşebbüsüne neden olanların cezalandırılması gerektiğini aynı zamanda suçun bireysel olarak tespit edilmesi gerektiğini ifade ettim. Bu darbe teşebbüsünde Türk halkının demokrasi ve demokratik ilkeler için nasıl kendini ortaya koyduğunu gördük. Bu önemli süreçte ifade özgürlüğüne saygı duyulmasının çok önemli olduğunu ifade ettim. Basın ve medya özgürlüğüne de işaret ettim. Alman gazeteciler için burada çalışmak için akreditasyonlarını almalarının önemini ifade ettim.

İkili ekonomik ilişkilerimizi de ele aldık. İslamist terör, her türlü terörle mücadelede yakın bir işbirliği içinde olmamız gerektiğini konutşuk. PKK da buna dahil. Özellikle yeni yılda İstanbul'da ve Türkiye'deki diğer terör saldırıları nedeniyle Türkiye'nin çok büyük zarara uğradığını konuştuk. Daha yakın işbirliği içinde olma sözü verdik. İki tarafın da önemsediği bölgesel konulara değindik. Mülteci konusu özellikle Türkiye için çok önemli bir konu. Suriye konusunda siyasi görüşmelerin sürdürülmesini arzu ediyoruz. Zannediyorum ki AB ile Türkiye arasındaki anlaşma her iki tarafın menfaatine sonuçlar getirdi. Benim için önemli olan görüşmeleri sürdürmemiz, çözümler bulmamız."

ERDOĞAN-MERKEL GÖRÜŞMESİNİN DETAYLARI

Habetürk TV'nin Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edindiği bilgilere göre Beştepe'de şu konular ele alındı;

• PKK, FETÖ ve DHKP-C terör örgütlerinin Almanya’daki faaliyetleri ve yapılanmaları hakkında endişelerimiz paylaşıldı. Örgüt faaliyetlerine göz yumulmasının müttefiklik ilişkisi ile bağdaşmadığı ifade edildi.
• Özellikle Alman medyasında DİTİB ile ilgili gündeme gelen ajanlık ithamının asılsız olduğu vurgulanarak, DİTİB’in Alman kanunlarına göre faaliyet gösteren bir kuruluş olduğu hatırlatıldı.
• Türk-Alman ekonomik ilişkilerinde 2016 yılının ikinci yarısında başlayan iyileşmenin sürdürülmesi amacıyla atılacak adımlar görüşüldü.
• Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının anayasa referandumunda oy verebilmeleri için gerekli kolaylığın sağlanması talebimiz dile getirildi.
• Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda Alman makamları tarafından zaman zaman yanlış, eksik ve yanlı bilgilere dayanan açıklamalar yapıldığına dikkat çekildi.
• Geri kabul anlaşması neticesinde Ege Denizi’nde yaşanan ölümlerin sona ermesinde Sn. Merkel’in katkılarının önemli bulunduğu ifade edildi ve Avrupa Birliği’nin bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği hatırlatıldı.

SORU-CEVAP

Merkel: (Referandumla ilgili) Ben kendi tarafımda şuna dikkat çektim. Özellikle bu kadar derin bir siyasi bir dönüşüm sürecinde güçlerin dağılımını teminat altına almak için çabaların sarf edilmesi gerektiğini ifade ettim. Referandum sırasında AGİT temsilcilerinin hazır bulunmasının iyi olacağını söyledim. Türk halkının savunduğu demokratik ilkelerin sağlanması gerektiği yeni siyasi sistemde de önemli olduğunu söyledim. Muhalefet her demokrasi için önemli.

Erdoğan: Bir defa muhalefetin özellikle güçler ayrılığıyla alakalı ileri sürmüş olduğu tezin şu anda yapılmakta olan başkanlık sistemine yönelik veya cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik, bir defa en ufak bir hakikat payı yok. Yasama organı yine var. Yürütme aynı şekilde var. Yargı yine var. Burada güçler ayrılığı noktasında bunların yok edilmesi gibi bir şey söz konusu değil. Bir defa yürütmenin çok daha seri çalışmasını sağlayacak imkanlar verilmiş, yasama organının çok daha seri karar alma imkanına kavuşmasının yolları açılmış, yargı aynı şekilde varlığını koruyor. O da işlevini aynı şekilde sürdürecektir. Muhalefetin şu anda bu konuyla ilgili hedef saptırmaya yönelik attığı adımlardan başka bir şey söz konusu değildir. Yapılan müzakereler neticesinde de parlamento referandumla ilgili kararını verdi. Nihai kararı verecek olan millettir. Kampanyayla birlikte zannediyorum ki Nisan ayı içerisinde sandık milletin önüne gelecektir.  

Merkel: (Almanya'daki FETÖ'cülerin iadesi) Biz terörle mücadele konusunda ve bu suçlara karşı mücadele konusunda kararlıyız. Bizim adım atmamız ve önlem almamız için elimizde kanıtların olması gerekiyor. Mahkemeler bu kanıtları değerlendiriyor. Almanya'da bazı mahkeme kararları var. Bazı koşullarda iadelerin yapılamayacağı yönünde. Adalet bakanlarımız bu konuda görüşmeler yapacak bundan sonra da. Mahkemelerin ve bağımsız incelemelerinin sonucuna saygı duymalıyız. Bizim için özellikle şimdi yanlış gelişmeler olmamalı.

Erdoğan: ('İslamist terör' ifadesi) İslamist terör ifadesi ki bunu aslında Sayın Şansölye'ye de anlattım, bakın İslamist terör ifadesi biz Müslümanları ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. İslam'la terör bir araya gelemez. İslam'ın kelime anlamı barıştır. Kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek, bu o dinin mensuplarını üzer. DEAŞ terör örgütünden dolayı 'İslamist terör'ü kullanırsak bu üzücü olur. Bunu lütfen kullanmayalım. Biz, bu kullanıldığı sürece bunun karşısında durmak durumundayız. Sessiz kalırsak bunun kabulü olur. Ben Müslüman bir Cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem. Şu anda dünyada DEAŞ'a karşı bizim verdiğimiz mücadeleyi veren bir ikinci ülke yok. Herkes işi lafında ama biz mücadelede kararlılığımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.

FETÖ ile alakalı da, PKK, PYD, YPG ne ise FETÖ de odur. Benim ülkemde devlete darbe yapacak ve bu kişi Almanya'ya kaçıyorsa, bunlara karşı Almanya yönetiminin de, haklısınız adalaet bakanları birbirileriyle ilişki kurarak belge bilgi bunlar gönderilir ama biz ABD'ye de 85 koli belge yolladık. Hala yargıdan çıkacak kararlar bekleniyor. Bu konularda çok daha seri karar almak suretiyle, geciken adalet adalet değildir anlayışını ters yüz edip, bir an önce neticeye varırsak isabetli olur diye düşünüyorum.

Merkel: Din özgürlüğü benim için çok önemli ve demokrasinin bir parçası olarak görüyorum. Almanya'da Müslümanların inançlarını özgürce yaşamaları için elimizden geleni yapıyoruz. İslam ve İslamist arasında bu terimler arasında bir fark var. Müslümanlara çok büyük takdir duyduklarını ve işbirliği içinde bu teröre karşı mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum.

TBMM'Yİ ZİYARET ETTİ

Merkel, daha sonra TBMM'ye giderek darbe girişimi sırasında bombalanan kısımları ziyaret etti.

Meclis ana binasında bombalara hedef olan bölgeyi gezen Merkel, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın rahatsızlığı nedeniyle katılamamasından dolayı TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'dan bilgi aldı.

Başbakan Binali Yıldırım ile de bir araya gelecek Angela Merkel'in gündeminde geçen yıl Türkiye’ye yaptığı üç ziyarette olduğu gibi sığınmacı krizinin çözümü yer alıyor.

Merkel’in Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye'ye ilk ziyareti, ayrı bir önem taşıyor.

Merkel, Türkiye'yi en son Kasım 2015'te ziyaret etmişti.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 19:07
    Türkleri Almanya'dan atmaları öyle kolay bir iş değil. Ayrıca atmaları işlerine gelmez.Doğum oranı az Almanya'da ...
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 18:56
    alin su Almanya'da sizin gibi düşünen vatandaslarinizi :)
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 18:55
    Az kaldı inşallah hayır çıkacak
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 16:53
    Almanyada 3.5 milyon vatandaşımız varsa...isterlerse haklarını verirler ve Türkiyeye gönderirler...
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 15:37
    Düşmanlarımızı daha sert bir yüz ifadesiyle karşılanmasını bekliyordum bir Gurbetci olarak
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 14:54
    merkel, dik oturuş sergilemek için çok çaba sarfetmiş. ama yinede eğik ve büzük oturmuş
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 14:34
    "Sen ne güzel adamsın" bakışı gene yüzünde :)
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 13:24
    meclisi bombalayanlar almanyada
  • Misafir 02 Şubat 2017 Perşembe 13:17
    neden sürekli geliyor ?
Kalan karakter : 300