26 NİSAN 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

5 bin kişi, 3 yılık kuşatma kâbusundan uyanmak üzereydi. Gazete Habertürk'ten Nalan Koçak'ın haberine göre çocuklar dağıtılan cips ve şekerlerden alabilmek için koşuşturuyordu. Gazeteci ve aktivist Abdülkadir Habak’sa kamerasıyla olanları kayda geçiriyordu. Bir anda patlama sesi duyuldu, Habak yere düştü. Yaralanmamıştı, hemen ayağa kalktı. Etraf mahşer yeri gibiydi, onlarca ölü ve yaralı öylece yatıyordu. Koşmaya başladı, bir çocuk gözüne çarptı. Öldüğünü düşündüğü çocuğu bir umut kucağına aldı, koşmaya başladı. Hemen yardım görevlilerine teslim etti. Diğerlerine yardım etmek için döndü ama daha fazla gücü kalmamıştı. Bir cansız bedenin yanına çöktü ve haykı- rarak ağlamaya başladı... O anları meslektaşı ölümsüzleştirdi.

2 KATLİAM, 1 GAZETECİ

Dünya pek çok olaya 23 yaşındaki Habak’ın kamerasından tanıklık etti. Halep kuşatmasını yaşadı. 4 Nisan’da, Han Şeyhun kasabasındaki kimyasal saldı- rıyı da gördü. O dehşetten 10 gün sonra yeni görev yeri belli oldu. Adres Fua ve Kefraya’dan tahliye edilenlerin götürüldüğü Raşidin kasabasıydı. Anlaşma gereğince bu Şii kasabalarındaki siviller karşılığında ordunun kuşatması altındaki Madaya ve Zabadani’deki Sünniler bırakılacaktı. Bir anda bomba yüklü bir araç kalabalığın arasına daldı ve infilak etti. Radikal grupların düzenlediği düşünülen saldırıda 120’den fazla kişi hayatını kaybetti, 70’i çocuktu. Habak, hedef alınan çocuklardan birini hayata döndürmeyi başardı. Hikâyesini kendisinden dinleyelim...

‘AĞLAYARAK AMBULANSA KOŞTUM’

“Pek çok kişi can çekişiyordu. O an gazeteciliği bir kenara bırakıp o insanlara yardım etmem gerektiğine karar verdim. Çaresizlik içinde ağlayarak koşmaya başladım. Bir çocuğun yanına gittim ama ölmüştü, bir diğerine doğru yöneldim. Arkadaşlarım 6-7 yaşlarındaki çocuğun öldüğünü söyledi ama emin olmak istedim. Kucağıma aldım, zar zor nefes aldığını fark ettim. Hemen koşmaya başladım.

Çocuğu ambulansa götürdüm, görevlilere teslim ettim. Diğerlerine yardım etmek için geri döndüm, bir çocuğun çıplak cansız bedenini gördüm. Daha fazla dayanamadım, çöktüm, ağlamaya başladım.”

‘KADER BENİ NEDEN BURAYA GETİRDİ?’

Habak, çocuğu kucağına aldığında Han Şeyhun’daki kimyasal saldırı ve oradaki kurbanları anımsamış: “O nefes almaya çalıştıkça aklıma kimyasal saldırı sonrasında nefes almaya çalışan bir çocuk geldi. ‘Kader beni neden buraya getirdi?’ diye düşündüm... Sadece onlar değil son 6 senede acı çekerken gördüğüm pek çok çocuk aklıma geldi. Halep’teki hastanede yaralı bir çocuğun, yaralı kardeşini teskin ettiği anlar mesela..”

İNSANLIĞI KEMİREN ŞÜPHE: O ÇOCUK BELKİ İLERİDE SİLAH DOĞRULTACAK

Abdülkadir Habak’a göre “Gazetecilik nerede bitiyor, hayat kurtarmak nerede başlıyor?” Verdiği cevap savaş kanunlarının hüküm sürdüğü bir ülkede şüphenin insani duyguları nasıl kemirebildiğini gösteriyor. “Bir yerde haber yaparken, insani duygularım çocukların ölmesini izlememe izin vermiyor. Belki o çocuk büyüyecek, ileride benim çocuklarıma, kardeşlerime silah doğrultacak. Ama o an, bu ihtimali düşünmemeye karar verdim. Dünyada gazeteciliğin en tehlikeli olduğu yerde işimi yapıyorum. Pek çok kez ölüm tehlikesi atlattım, bombardıman altında görüntü kaydettim. Yani gördüğünüz fotoğraflardaki durumu ilk kez yaşamadım.” Kurtardığı çocuğun durumuna gelince... Habak’ın edindiği bilgiye göre çocuk neyse ki hayata tutundu, durumu iyi. Nerede olduğunu öğrenir öğrenmez çocukla görüşmek istiyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 16:57
    Helal olsun kahraman! Böyle insanlar lazım dünyua
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 12:34
    Dünyada insanlık YÖK olmuş artık robot şeklinde insanlar olacak insan denirse
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 12:05
    Artık orta yolu bulmalılar. Daha nereye kadar savaşacaklar. Doğru değil mi?
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 12:05
    Rezil dünya
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 11:41
    insansın sen be insan.. helal olsun.
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 11:34
    bütün suriyeliler türkiyeye gelsin biz bakarız
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 11:03
    Savasin bile kurallari vardir cocuk kadin ve yaslilara dokunulmaz bu nedir ya dunya dunya olmaktan cikmis her turlu ihanet hainlik pislik mubah olmus bu cocuklarin masumlarin ahi elbet alinir eizden
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 10:28
    delikanli
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 09:30
    Ben Osmaniye'de yaşıyorum bu yaşananlar birkaç saat uzağımızda. Allah'ım bu ne büyük bir acı bu ne büyük bir zalimlik. Allah buna vesile olanların, neden olanların, göz yumanlar belasını versin.
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:59
    şimdi daha iyi anladım masum sivilleri çocukları neden acımasızca bombaladıklarını,onları terörist olma ihtimali üzerinden vuruyorlar..insanlığın kendisi de Halep de terörist muamelesi görüyor maalesef!!!
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:56
    diyorsunuzya bu suriyelilerin vatanımızda ne işi var vatanlarını savunsunlar diye işte orda kalanlar ölüyorlar,orada orantısız bir savaş var uçaklar tanklar saldırıyor,halkın elinde ne var hiç...
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:51
    nereden biliyorsunuz belki sizin çocuğunuz ona silah doğrultacak,ufacık bir çocuğun terörist olma ihtimalini bugünden onaylar gibi konuşmak bana doğru gelmiyor..
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:50
    bu zulümün sebebi olanları Allah tez zamanda Kahhar ismiyle kahreylesin
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:43
    Allah yar ve yardimcin olsun.
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:33
    Olması gereken zaten bu...hey gidi dünya.Ne hale geldik. kahramanlık hikayesi gibi görünmeye başladı.
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:57
    sana belki hafif geldi ama inan bana orada bırak hayat kurtarmayı görevini yapmaya çalışması bile kahramanlıktır...
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 08:02
    İnsanin ici acıyo
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 06:21
    Adamsın adam
  • Misafir 20 Nisan 2017 Perşembe 05:46
    adamsın
Kalan karakter : 2000