ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Çavuşoğlu'nun sözlerinden satırbaşları:

ABD ve Türkiye DEAŞ karşıtı koalisyondaki en etkili iki ülke. Ancak işbirliği için şartlarımız var. Biz doğru gruplar ve doğru stratejilerle hareket etmemiz gerektiğini söylüyoruz. 2012'de Türkiye'nin tavsiyelerini dinlemedikleri için hata yaptıklarını hatırlattık. Bizim gizli bir ajandamız yok. Bizim tavsiyelerimizi dinlemediğiniz için ileride üzüntü duyarsınız dedik. Rakka operasyonu için, içerisinde YPG'lilerin olduğu bir yerde biz olamayız. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çok net aktardı. YPG'ye karşı mücadele edeceğimizi, angajman kurallarını uygulayacağımızı ve vurabileceğimizi çok net ve sade bir şekilde ABD Başkanı ve heyetine aktardı. Yanıt olarak herhangi olumsuz bir şey söylemediler. Bunu anlayışla karşıladılar. Kendileri de YPG dahil hiçbir unsurun Türkiye'ye karşı tehdit oluşturmayacağını söylediler. Bu verilen silahların Rakka ve güneyinde kullanılacağını söylediler. 

"MCGURK DEĞİŞMELİ"

Trump yönetimi Obama yönetiminde farklı. Buradaki farkı biz görüyoruz. Ancak bölgedeki kişilere baktığımızda, bunlar Obama yönetimindeki kişiler. Dolayısıyla arazideki bu kişilerin yeni yönetimi zehirlememesi gerekiyor. Ama arazide bu kişiler oldukça bazı riskler oluşabilir.

McGurk (ABD'nin DEAŞ'la mücadele temsilcisi) daha önce ödül de aldı bu teröristlerden. Burada YPG ve PKK'ya net bir şekilde destek veren bir kişidir. Biz Tillerson'a dostane uyarıları yaptık. Bu kişi kesinlikle YPG ve PKK'ya destek vermektedir. Bu kişinin değişmesi gerekmektedir.

"SÖZLER TUTULMALI"

YPG ile yapılan işbirliğinin bir zorunluluk olduğunu söylediler. Ama biz bunun zorunluluk olmaması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduk. DEAŞ'a karşı mücadele için Rusya, Suudi Arabistan ve Katar'ın da dahil edilebileceğini söyledik. Diğer taraftan Türkiye'nin Fırat Kalkanı örneğini de gösterdik. Son derece titiz bir operasyonla, El Bab ve Dabık gibi şehirleri temizledik. Bunu sadece Türk ordusu ve ÖSO ile yaptık. Rakka'ya teröristlerle girmenin risklerini biz söyledik. Rakka'nın yönetimi kesinlikle Araplara bırakılacak denildi. Burası yüzde 99 sunni Araptır, burası bunlara bırakılacak teminatını verdiler. Müttefikler arasında bir söz verildiği tutulması gerekiyor. Münbiç örneğini hatırlarsak biz buna temkinli yaklaşıyoruz.

Sincar başta olmak üzere PKK ile mücadele, PKK elebaşlarının etkisiz hale getirilmesi dahil bir sorun yok. Bu konudaki mesajları bize verdiler. Silah konusunda bazı taleplerimiz var. Son zamanlarda alamadığımız bazı akıllı muhimmatlar var. Bu konudaki engeller tamamen kalkacak. Bundan sonraki süreçte, Türkiye'nin tüm taleplerini karşılayacağını söylediler.

GÜLEN'İN İADESİ

Bu yönetim bir önceki yönetime göre Gülen konusunda daha samimi. Trump, bu konudaki talepleri değerlendirdiklerini söyledi. Nihai beklentimiz iade edilmesi. Bu süreçte idari tedbirlerin alınabileceğini ve ABD'de bir soruşturma açılması gerektiğini söyledik. Tüm boyutlarıyla neler yapıldığını anlattık. İade edilinceye kadari geçici tutuklama dahil bazı tedbirler alınmasını istedik. 

FETÖ'DEN TUTUKLU ABD'Lİ PAPAZ

Andrew Brunson da göndeme geldi. Cumhurbaşkanımız soruşturmanın nedenini söyledi. Bu kişinin terör bağlantısı ve şikayetler nedeniyle tutuklandığını söyledi. Yargı süreci devam ediyor. Konsolosluk erişimi sağlanıyor. Ailesi ve avukatlarıyla görüşüyor. Ama yasal bir süreç işliyor. FETÖ ve PKK bağlantısı var. Bu konu açılınca sayın cumhurbaşkanımız bunları açıkladı.

İNCİRLİK KRİZİ

Almanya Dışişleri Bakanı bana karşı farklı, basına karşı farklı konuşuyor. Siz bizim bakanlarımızı engelleyeceksiniz, sonra bizi engellemeyin, sizin yaptığını şantaj diyin. Almanya, "Biz Türkiye'ye karşı istediğimizi yaparız" zihniyetinden vazgeçmeli. Bunun değiştiğini söyledik. Artık Türkiye'ye istediğiniz gibi muamele edemezsiniz. Bunu kabul etmeyiz. Sizin çifte standartlarınıza boyun eğmeyiz. Türkiye'ye bir patron gibi değil, dost gibi yaklaşacaksınız. Türkiye size ne yaptı ki siz Erdoğan düşmanlığını ön plana çıkarıyorsunuz. Diplomasi de böyle bir şey yok. Temel kural, karşılılıklılık esasıdır. Bir şey yapıyorsan bunun karşılığını göreceksin. Almanya bize karşı olumlu bir adım atarsa biz iki adım atarız. Almanya İncirlik'ten çıkmak isterse kendileri bilir, onlara yalvaracak değiliz. Gelmek istediler, yardımcı olduk. Ayrılmak isterlerse de güle güle deriz. 

NATO ZİRVESİ

Trump ve Erdoğan NATO zirvesinde Brüksel'de görüşecekler. AB liderlerinden talep geldi. Juncker ve Tusk, Cumhurbaşkanımızla görüşecekler. Merkel'den bir talep gelmedi. Gelirse de görüşürüz. Biz diyalogdan yanayız. Türkiye ile AB arasında sorunların sebebi Türkiye değil. Ama sorunların sebebi AB üyesi bazı ülkelerdir. Türkiye'nin üyeliğinin AB için kıymetini bilen ülkelerin sayısı çok. Bizim AB ile bir sorunumuz yok. Durup dururken niye bir sorunumuz olsun. Ama AB içindeki bazı kişilerin Türkiye ile sorunu var. 

Sadece DEAŞ değil, PKK dahil tüm konularda NATO'nun daha aktif olması lazım. NATO'nun bu dayanışmayı göstermesi gerekiyor. ABD de bu konuda bizim gibi düşünüyor. Diğer taraftan müttefiklerin korunması için tedbirlerin alınması gerekiyor. Biz kendi tedbirlerimizi üretiyoruz. Ama NATO'nun görevi tüm müttefikleri korumaktır. NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını yüzde 2'ye çıkarması gerekiyor. Bunu ABD gündeme getirecek. Üye ülkeler savunma konusunda üzerine düşeni yapmalılar. Ancak NATO zirvesinin esas amacı Trump'la müttefikleri tanıştırmak olacaktır. 

SURİYE'DE ÇATIŞMASIZLIK BÖLGELERİ

Bizim ABD'ye verdiğimiz mesajlardan bir tanesi sadece DEAŞ'a karşı mücadeleye odaklanmamak yönünde. Siyasi çözüme odaklanmalıyız. ABD ve müttefiklerimizi siyasi çözüme teşvik ediyoruz. Çatışmasızlık bölgesiyle ilgili Rusya'nın ve İran'ın da çalışmaları var. Burada hangi ülkelerin askerleri bulunması konusunda bazı öneriler var. BM çatısı altında buraya asker gönderilebilir. Başka ülkelerden de asker gelebilir. Bu konuda henüz alınmış bir karar yok.

KIBRIS

ABD'deyken KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüştük. İzlenebilecek yol haritası konusunda KKTC'de bir mutabakat olduğunu söylediler. Bunu telefonda birlikte değerlendirdik. 11 Şubat 2014 ilk açıklama, müzakerelerin temelidir. 6 tane ana konu var. 2 tanesi garantörlük ve güvenlik ile ilgili. Bu iki konu en son 5'li konferansta değerlendirilecek. En son yaptığımız toplantıda Rum tarafı hazırlıksız geldiği için bir sonuç elde edemedik. Anastasiadis'in ülke içerisinde çok güçlü desteği yok. Çözümü istese de bazen garip garip önerilerde bulunabiliyor. Ve seçim yaklaştığı için popülist çizgiye kaymaya başladı.

Dış politikada ilkelerimizden vazgeçmeyiz. Biz kendi içimizde hep özeleştiri yapıyoruz. Bakanlık içinde de arkadaşlarımızla oturup ne eksik veya ne yanlış var konuşuruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızla da bunu yapıyoruz. Stratejik Araştırmalar Merkezimizi geliştiriyoruz. Dış politikayla ilgili akademisyenler ve sivil toplum örgütleriyle daha sık bir araya geleceğiz. Dış politikada her konuyu gözden geçirmeye hazır olduğumuzu gösteriyoruz. Ama doğrularımızdan zorlansak da vazgeçmeyiz. Doğru yolda olduğunuzdan eminseniz, zor da olsa ordan ayrılmamak lazım. Eksiğiniz veya yanlışınız varsa onu da düzeltmek bir erdemdir.

AB İLE İLİŞKİLER

Biz AB'nin tüm çifte standartlarına ve adaletsizlikleriyle mücadele ediyoruz. Bir karar vermeleri gerekiyor. Herkeste bir bıkkınlık var. 60 yıllık sürecin verdiği bir bıkkınlık. Brüksel'de bu konuyu görüşeceğiz. Cumhurbaşkanımız bu mesajı verecek. Bir karar vermeleri gerektiğini söyleyecek.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 18 Mayıs 2017 Perşembe 17:47
    Dogruyu soyledigi icin Cavusoglunu cani gonulden tebrik ederim.
  • Misafir 18 Mayıs 2017 Perşembe 15:52
    siz cahil yorumcusınız artık dik duran sayılan bir RTE var saygı ve onunla dost olmak istiyorlar.
  • Misafir 18 Mayıs 2017 Perşembe 14:49
    BİRKAC ARAP ÜLKESİ HARİC DOSTUMUZ KALMADI KENDİMİZDE EKSİKLİK YOKMU
Tüm yorumları göster(59)
Kalan karakter : 2000