NEREDEN NEREYE?
Antiemperyalizmin kalesi Yeşil Meydan, emperyalizmin sembolleriyle doldu
HABERTURK.COM DIŞ HABERLER SERVİSİ
Antiemperyalist sloganlarla yerli diktatörlerin baskıcı politikaları mı?..
Yoksa NATO ordusunun bombaları ve batılı devlet liderlerinin posterleriyle geleceği iddia edilen özgürlükler mi?..
Bu yaman dilemma, bir süre daha Ortadoğu halklarının ve aydınlarının kafasını karıştırmaya devam edecek gibi görünüyor.
BİR KAREYE SIĞAN KOCA BİR AÇMAZ!
Libya'da Muammer Kaddafi'nin 42 yıllık demir yumruk iktidarının çökmesinin ardından antiemperyalizmin kalesi olarak bilinen Yeşil Meydan'da ölümsüzleştirilen bu kare, Ortadoğu coğrafyasında yaşanan bu açmazın belki de en çarpıcı karesi olarak kayıtlara geçiyor.
İTALYAN MEYDANI'NDAN YEŞİL MEYDANA
1969 yılında Libya Krallığı'nı kansız bir askeri darbeyle yıkarak iktidarı eline geçiren Muammer Kaddafi için, Yeşil Meydan aslında çok büyük bir önem taşıyor. Aslında İtalyan sömürgeci yöneticiler tarafından yaptırılan ve adına başlangıçta İtalyan Meydanı, monarşi döneminde ise Bağımsızlık Meydanı denilen bu meydan, Kaddafi'nin antiemperyalist sloganları eşliğinde gerçekleştirdiği darbeyle birlikte önemli bir sembol haline gelmiş ve Yeşil Meydan adını almıştı. Kaddafi'nin özellikle 1970 sonrasında Libya'ya biçtiği antiemperyalizmin bayraktarlığı rolünün de en önemli meydanlarından biri olmuştu Yeşil Meydan.
Kaddafi'nin 1970'te Libya'nın "özgür bir Arap demokratik cumhuriyeti" olduğunu belirten yeni bir anayasa oluşturarak, ABD'nin ve İngiltere'nin ülkedeki askeri üslerini kapatması, bütün yabancı bankaları ve petrol işletmelerini kamulaştırması ve İtalyanların mal varlığına el koyarak göçe zorlaması ve en son halk ayaklanmaları sırasında yandaşlarına seslenmesi sırasında da bu meydan önemli bir rol oynamıştı.
FANTASTİK DİLEMMA!
Baskıcı Kaddafi rejiminin yıkılmasının ardından Libyalı isyancılar da soluğu yine bu meydanda aldı. Fakat bu defa ortaya çıkan manzara oldukça ironikti.
Zafer sloganları atan isyancıların açtığı bu pankartta, Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, İngiliz Başbakanı David Cameron, ABD Büyükelçisi Susan Rice ve ABD Başkanı Barack Obama'nın resimleri ve altında da "God Bless You All, Thanks For All" yani "Tanrı Hepinizi Korusun, Herşey İçin Teşekkürler" yazıyordu. En ilginci ise açılan pankartta bu dörtlünün fotoğraflarının üzerinde ABD emperyalizminin en önemli kültürel silahlarından biri olan Hollwood'un "kurtarıcı karakterleri" olan Fantastic 4'un (Fantastik Dörtlü) yazıyor olmasıydı.
Yani Ortadoğu'nun en isyankar halklarından biri artık Fransa, İngiltere ve ABD'yi kurtarıcıları olarak benimsiyordu.
Antiemperyalizmin sembolü olarak kabul edilen Yeşil Meydan'da kameralara takılan bu kare, Ortadoğu dünyasının son dönemdeki en ciddi dilemmasını açıkça ortaya koyuyordu.
Yerli diktatörle kolkola antiemperyalist bir hayat mı? Yoksa emperyalizmin getirdiği iddia edilen özgür bir yaşam mı?