Srebrenitsa'da Boşnaklar zor durumda!
Boşnaklar, Srebrenitsa'da yine yalnız bırakıldı. Etnik temizliğin ardından yerel yönetimin de Sırplara geçecek olmasına Srebrenitsalılar tepkili
Bosna-Hersek'te Ekim ayında yapılacak yerel seçimlerde, Bosna'daki savaşın sonlarına doğru Temmuz 1995 yılında 14 yaş üstü 8 bin erkeğin katledildiği Srebrenitsa'dan kaçan Boşnakların oy kullanamayacak olması büyük tartışmalara yol açtı.
Bosna savaşı öncesinde (1992-1995) ülkenin doğusunda yer alan Srebrenitsa kentinde çoğunluk olan Boşnaklar, 1995'te Birleşmiş Milletler kontrolünde olmasına rağmen işlenen soykırımda 8 bin kişinin katledilmesiyle etnik temizliğe uğradı. Kentin demografik yapısının tamamen değiştiği, bir zamanlar Srebrenitsa'da yaşayan insanların göç etmesiyle birlikte kent tamamen Sırp nüfusun hakim olduğu bir yerleşim birimi oldu.
Bosna'daki barışı sağlayan Dayton Antlaşması ve silahların susmasıyla birlikte, Srebrenitsa'dan kaçan Boşnakların bir kısmı her türlü zorluğu ve sıkıntıyı göze alarak doğdukları topraklara geri döndü.
Ancak geri dönüşlerin istenilen seviyede olmaması üzerine, özellikle ''belediye seçimlerinde'' soykırıma destek veren Sırp partilerin adaylarının seçimleri kazanma ihtimalini göz önünde bulunduran uluslararası toplum ve Bosna-Hersek parlamentosu, soykırımdan kaçan Srebrenitsalılara bulundukları yerlerde de doğum yerlerindeki yerel seçimler için oy kullanma hakkı tanıdı.
Bunun üzerine 2008 yılında yapılan yerel seçimlerde Srebrenitsa'da Belediye Başkanlığını Boşnaklar kazandı.
SREBRENİTSA'DA BOŞNAKLAR ZOR DURUMDA
Bosna-Hersek'te Sırp partilerin diretmesi ve uluslararası toplumun da destek vermesiyle birlikte bu yıl Ekim ayında yapılacak yerel seçimlerde Srebrenitsa'dan kaçan Boşnaklar, artık oy kullanamayacak.
ABD, Fransa, İngiltere ve Rusya'nın da aralarında bulunduğu çeşitli büyükelçilikler, Srebrenitsa'da artık seçimlerin diğer bölgelerde yapıldığı gibi yapılmasını ve bu yönde ''Boşnaklara bir ayrıcalık tanınmaması'' yönünde görüş bildirdi.
Uluslararası toplumdan sadece Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Ahmet Yıldız, Bosna-Hersek'te faaliyet gösteren Barış Sağlama Konseyi (PIC) toplantılarında Srebrenitsa'dan kaçan Boşnakların bulundukları yerde oy kullanmalarına destek verdi.
Uluslararası toplumun temsilcilerinin ise yerel seçimlerde Sırplara destek veren tutumları, Bosna-Hersek'teki Boşnaklar arasında ''infiale ve yeniden yalnızlığa terk edilme hissine kapılmaya'' yol açtı.
Srebrenitsa kurbanları yakınlarının kurduğu dernekler ve ülkedeki Boşnak partiler, yaptıkları açıklamalarla, uluslararası toplumun bu tutumunu eleştirdi.
Yaşanan soykırımdan ve etnik temizlikten dolayı Boşnakların Srebrenitsa'da azınlık durumuna düştüğünü belirten Boşnaklar, ''Yerel seçimlerde sadece Srebrenitsa'da yaşayan Boşnakların oy kullanması durumunda Sırplar, belediye başkanlığını kazanacak. Soykırımı destekleyen adayların seçilme oranı daha yüksek. Bunların seçimi kazanması halinde her yıl düzenlenen anma törenlerinin yapılması bile sorun olacak ve Boşnaklara yaşam hakkı verilmeyecek'' diye konuştular.
POTOÇARİ MEZARLIĞI TÜRKİYE HARİÇ ULUSLARARASI TOPLUMA YASAKLANACAK
Srebrenitsa Anneleri Derneği Başkanı Hatica Mehmedoviç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, soykırımın utanç abidesi olan 7 binin üzerinde mezarın bulunduğu Potoçari Şehitliği ziyaretinin kurban yakınlarınca artık Türkiye hariç diğer uluslararası toplumun yetkililerine yasaklanacağını söyledi.
Türkiye dışında diğer ülkelerin büyükelçiliklerine ve Bosna-Hersek Federasyonu'nun en büyük partilerine mektup gönderdiklerini ifade eden Mehmedoviç, "Eğer 10 Mayıs'a kadar Srebrenitsa soykırım kurbanlarına oy hakkı tanımayan yasanın değiştirilmesine yönelik gerekli faaliyetlerde bulunmazlarsa, kurbanların yakınları olarak Potoçari Anıt Mezarlığı'na girmelerini yasaklayacağız'' dedi.
Yasanın değiştirilmesi için çaba göstermeyenlerin Potoçari'ye gelmeye hakları olmadığını da vurgulayan Mehmedoviç, ayrıca toplu cenaze törenlerinin geleneksel olarak düzenlendiği 11 Temmuz tarihinde de söz konusu liderleri ve diplomatları Srebrenitsa'da görmek istemediklerini kaydetti.
Mehmedoviç, soykırım kurbanlarına destek veren Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Ahmet Yıldız'ın ise Srebrenitsa'da hep en iyi şekilde karşılanacağını vurguladı.
"ULUSLARARASI TOPLUM BİZE YİNE İHANET EDİYOR"
Srebrenitsa'yı geçen hafta ziyaret eden ABD'nin Saraybosna Büyükelçisi Patrick Moon'a tepki gösterdiğini ve kurbanların yakınları olarak kendisinin Potoçari'yi ziyaret talebini geri çevirdiklerini dile getiren Mehmedovi, ''Uluslararası camia ve bazı yerli yetkililer, savaş sırasında işlenen soykırımın yasalaştırılmasına bir şekilde destek veriyor'' diye konuştu.
Srebrenitsa'nın Bosna-Hersek'i oluşturan iki entiteden biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde yer aldığını ve soykırım kurbanlarının yakınlarının sağlık hizmetleri ve şehit ailelerine desteğinden dolayı, kendilerinin diğer entite olan Bosna Hersek Federasyonu'nda kayıtlı olduğunu hatırlatan Hatice Mehmedoviç, ''Ben 10 yıldır Srebrenitsa'da yaşıyorum. Kendi belediye başkanımın seçimine katılamayacaksam, buraya geri dönmemin hiçbir anlamı yok'' dedi.
Srebrenitsa soykırımında eşini, 2 çocuğunu ve çok sayıda akrabasını kaybeden Mehmedoviç, ''İsmimin Hatica olması, Srebrenitsa doğumlu olmam ve çocuklarımın Müslüman olması suç muydu? Çocuklarım isimlerinden dolayı katledilmiş. Uluslararası camia bize o zaman ihanet etti, işte şimdi de ihanet ediyor'' dedi.
SAVAŞ DÖNEMİNİN DIŞİŞLERİ BAKANI
Bosna'daki savaş döneminde ülkenin Dışişleri Bakanı olan, bir dönem Birleşmiş Milletler'in Bosna-Hersek Büyükelçiliği görevi yürüten ve merhum Aliya İzzertbegoviç'in en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Muhammed Şaçirbegoviç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Srebrenitsa'dan Temmuz 1995'te işlenen soykırım nedeniyle ayrılan Boşnaklara yerel seçimlerde oy hakkı tanınmamasını, ''etnik temizliği tamamlamak için yapılan bir yol'' olarak nitelendirdi.
Şaçirbegoviç, "Bu sorunu etnik temizliği tamamlayan bir süreç olarak görmek gerekiyor. Buna izin verenler de aynı şekilde sorumludur. Ve aynı şekilde sadece 1995 yılında katliamı yapanlar hakkında konuşmak değil, şu anda bu işin devamını getirenler hakkında da konuşulmalıdır" dedi.
Srebrenitsa Belediye Başkanının Sırp olmasının sağlıklı bir ortam oluşturmayacağını belirten Şaçirbegoviç, böyle bir durumun hayata geçmesinin Sırplar için de iyi olmayacağını kaydetti.
Şaçirbegoviç, şunları kaydetti:
''Srebrenitsa Belediye Başkanının 'Bosna-Hersek devleti çerçevesinde Sırp olması' başka bir durum, 'Sırp Cumhuriyeti çerçevesi içinde olması çok ayrı bir şeydir'. Bu etnik açıdan 'temiz Sırp Cumhuriyeti' kavramının bir gerçeklik haline geldiğini gösterir. Eğer buna izin verilirse, katliamın amacı da gerçekleştirilmiş sayılacak."
Şaçirbegoviç, Boşnak ve Hırvatların yaşadıkları bölgelerden sürüldükten sonra tekrar geri dönüşlerini hemen beklemenin zor olduğunu söyleyerek, ''Ancak bu durum, katliam yapanları ödüllendirmek anlamına gelmiyor'' diye konuştu.
BOŞNAKLAR İÇİN ÖZ ELEŞTİRİ
Muhammede Şaçirbegoviç, Bosna-Hersek'te en büyük sorumluluğun Boşnaklarda olduğunu, bazı kararları değiştirebilecek durumdayken, bu haklarını kullanmadıklarını savunarak şunları kaydetti:
''Şu anda 15 yıl geriye baktığımızda, Dayton Anlaşması'nın, bizim için yararlı olduğunu söyleyebiliriz, çünkü kan dökülmesini durdurduk. Ama artık değişim zamanıdır. Srebrenitsa dışında, Brçko'da (uluslararası toplumun idaresindeki özerk bölge) neler yaşandığını görelim. Brçko bizim başarımızdı. Maçı nasıl alacağımızı bilmiyorum, fakat bazı temel özelliklerimizi nasıl kaybettiğimizi görüyorum" dedi.
Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinden Temmuz 1995'te işlenen soykırım nedeniyle ayrılan Boşnaklara yerel seçimlerde oy hakkını tanımayan yasa, Saraybosna'daki ABD'nin Büyükelçiliği binası önünde protesto edildi. Ayrıca, ülkedeki 4 önemli Boşnak partisinin lideri bir araya gelerek bu kararın uygulanacak olmasına tepki gösterirken seçimlerin boykotu gündeme gelmişti.
Srebrenitsa'da soykırım sanıklarının duruşması yapıldı
Bosna'daki savaş zamanında Temmuz 1995 yılında soykırımın işlendiği Srebrenitsa'da 850 Boşnakın katlinden sorumlu eski Sırp komutan ile 3 askerin duruşması yapıldı.
Bosna-Hersek Devlet Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu olarak yargılanan savaş dönemindeki Sırp ordusunun komutanlarından Frants Kos ile birliğindeki askerleri Stanko Koyiç, Zoran Goronya, Vlastimir Golyan katıldı.
Duruşma savcısı Dubravko Çampara, mahkemede sanıkların, 1995 yılının Temmuz ayında Srebrenitsa'dan Branyevo'daki okula getirilen 800 sivil Boşnak erkeği kurşuna dizerek katlettiği, ayrıca katliamdan sağ kurtulanları ise işkence yaparak "vahşi" bir şekilde öldürdüklerini ifade etti.
Sanıkların toplu katliam işlediklerini, öldürme sırasında "vahşet" yaptıklarını belirten savcı Çampara, "Katledilenlerin arasında bulunan bazı kişiler ilk ateşten sonra ağır yaralıydı ve öldürülmeleri için yalvarıyorlardı. Ancak onlar bu ağır yaralılara da işkence yaptılar. Daha sonra sağ kalanları da katliamın tanığı olmasınlar diye öldürdüler" dedi.
Savcı Çampara, sanıklardan Frants Kos ile birliğindeki askerlerden Stanko Koyiç ve Zoran Goronya için 45 yıl, tutuklandıktan sonra işlediği katliamları itiraf ettiği gerekçesiyle de Vlastimir Golyan için 25 yıl hapis cezası istedi.
Mahkeme, sanıkların son savunması için duruşmayı 15 Mayıs'a erteledi.
Bosna savaşı sırasında Birleşmiş Milletler tarafından "güvenli bölge" ilan edilen Srebrenitsa'yı 11 Temmuz 1995 yılında işgal eden Ratko Mladiç önderliğindeki Sırp birlikleri, kentteki 14 yaş üstü erkeklerden 8 binini katletti. Srebrenitsa'da yaşananlar Avrupa Parlamentosu ve Lahey'deki mahkeme tarafından "soykırım" olarak kabul edildi.
AA