Öne Çıkanlar
Son Dakika

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, ABD'nin müdahalesi sayesinde Kıbrıs'ta ilerleme kaydedilmeye başlandığını belirterek, "ABD Kıbrıs'taki çıkarları gördü ve ABD'nin müdahalesi sayesinde Kıbrıs'ta ilerleme kaydedilmeye başlandı. AB'nin yapamadığını, yapmak istemediğini ABD yapıyor" dedi.

Anadolu Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Volkan Bozkır, şu açıklamalarda bulundu:

"Türk insanı belli bir refah seviyesine ulaştı. AB'nin zannettiği gibi AB kapıları açınca, vizeyi kaldırınca milyonlarca insanın Avrupa'ya gidecek, iş piyasasını ve şehirleri işgal edecek hali yok. Türkiye bugün altyapısını, birçok Avrupa şehrinden daha geliştirdi. Türkiye'de iş dolu. Belçika'da bir yılda 10 bin firma iflas etti, işsizlik had safhada; Fransa'da öyle, İtalya'da öyle. İspanya'da yüzde 20 işsizlik, Yunanistan'da yüzde 25 işsizlik var. Vizeleri kaldırsalar, böyle bir niyet olsa insanlarımız gidip iş bulamayacak. Niye gitsinler? Bir tarafta ekonomik büyüme sıfır, eksi; Türkiye'de ise ekonomik refah artıyor. Oradan bu yana baskı olacaktır. Espri mahiyetinde söylüyorum; belki Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye doğru gelenleri önlemek için biz kapıları kapatacağız. Ben ona inanıyorum. AB'nin hiç bir endişe duymasına gerek yok, Türkiye'de iş çok."

"KIBRIS SORUNU KENDİ PARAMETRELERİ İÇİNDE KALMALI VE ÇÖZÜLMELİ"

"Kıbrıstaki müzakerelerin kendi parametreleri var. Kıbrıs sorununun çözümü için bazı unsurlar var, bunun içinde toprak ve limanlar unsuru da var. Adadaki sorunun çözümüne ilişkin müzakereler ve onun unsurlarıyla, Kıbrıs sorununun AB müzakere sürecine etkilerini hep ayrı tutmaya gayret ettik. Bir fasıl açmak için Magosa Limanı'nın açılması şartı geçersizdir, hiçbir şekilde uygulama kabiliyetine sahip değildir, fasıl açmak için de yeterli bir konu değildir. Maraş'ın ikamete açılması, bazı toprak değişimleri... Onların hepsi o sepette kalmalı ki Kıbrıs sorununu çözebilelim. O sepetin içindeki önemli unsurlardan birini bir tane fasıl açmak için, - üyelik için olsa neyse de - fasıl açmak için Türkiye'nin verebileceği hiçbir şey yok. Bunu izah ediyoruz. Kıbrıs sorunu kendi parametreleri içinde kalmalı ve çözülmeli."

"ABD buradaki çıkarları gördü ve eskisinde çok daha ağırlıklı olarak buraya müdahale ediyor. O müdahale sayesindedir ki Kıbrıs'ta ilerleme kaydedilmeye başlandı. AB'nin yapamadığını, yapmak istemediğini ABD yapıyor. Çünkü bu gelişmeler, ABD'nin çıkarlarına uygun gelişmeler. Almanya, Kıbrıs'ın bu blokajını kırabilecek güce ulaşmış vaziyette. İstese Kıbrıs'ı yarın 10 faslı açmaya razı edebilir ama bunu yapmıyor. Almanya'nın şu andaki yönetimi maalesef Türkiye'nin AB üyeliğine sıcak bakmayan bir yönetim. Ama bu olaylar kişilerle kaim değil. Fransa'da o kişi gitti, başka bir kişi geldi; Fransa bugün Türkiye'nin AB üyeliğine çok daha müzahir bakar hale geldi. Almanya, Kıbrıs sorunu çözüldüğü zaman, esas istemeyenin kim olduğunun ortaya çıkmasından belki de endişe ediyor. Ama bunda endişe edecek bir şey yok. Kıbrıs'ı çözün. Ne bölge için ne Avrupa için, Türkiye gibi bir ülkeyi dışarıda tutmanın yarar getireceğine inanmıyorum."

İLERLEME RAPORUYLA İLGİLİ TEDBİR ALIYORUZ

AB Bakanı Bozkır, 8 Ekim'de yayınlanacak AB İlerleme raporuna ilişkin, "İlerleme raporuyla ilgili tedbir alıyoruz, katkılarımızı gönderdik. Brüksel'de temaslarımız olacak" dedi.

Türkiye'nin AB üyeliğinin sekteye uğradığı yönünde kamuoyunda yapılan yorumları değerlendiren Bozkır "Kamuoyundaki kanaatler ve oluşmuş algılar önemli. Bu algıların, gerek Türk insanının, gerek AB üyesi ülkelerin doğru fotoğraflara bakamadıklarından kaynaklandığını düşünüyorum. Öyle bir dönem yaşadık ki Türkiye'de fasılların açılamamış olması, bir anlamda sanki sürecin yavaşladığı, durma noktasına geldiği şeklinde Türk insanında kanaat oluşturdu. Ben buna kesinlikle inanmıyorum. Çünkü, siyasi kriterlerin yerine getirilmesi sırasında, siyasi reformlar, insanların çok daha ilgisini çekecek bir cazibe konusuydu. AB konularını, üyelik sürecini daha fazla içinde hissediyordu insanlar. Ama müzakereler başlayıp teknik konulara geçildiği zaman, bu cazibe ve ilgi kaybının olması, her zaman bütün dünya ülkelerinde görüldü. Fakat bizim görünmeyen işler, yani denizaltı faaliyetlerimiz son derece yoğun bir şekilde devam ediyor. 2006'da 8 faslı askıya aldığımızda, Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan iken Brüksel'e gelmişti bir vesileyle. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla biz bu fasılları Türkiye'de açtık. Türkiye'de de kapatmak üzere faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Yani 14 fasıl açıldı, bir fasıl kapandı, bu resmi tablodur. Ama eğer bu resmi tablo olmaksızın gerçek tabloya bakarsak, bugün 28 faslı açmış, 14 faslı da kapatmamız gerekirdi" ifadelerini kullandı.

İLK ZİYARET 11-12 EYLÜL'DE PORTEKİZ'E

Bakan Bozkır ilk ziyaretini Portekiz'e yapacağını açıkladı. Bozkır "İlk ziyaretimi 11-12 Eylül tarihlerinde Portekiz'e yapacağım. Portekiz AB sürecinde bize çok önemli destek vermiş bir ülke. Daha sonra bu ayın sonunda Strasbourg'a ve Brüksel'e gitmeyi planlıyorum" dedi.

8 Ekim'de yayınlanacak ilerleme raporuna ilişkin Bozkır "Raporun çıkana kadar ne olacağını tahmin etmek zor. Ama öyle olmasını temenni ediyorum. İlk rapor 2000 yılında yayımlandığı zaman, Genel sekreter yardımcısı idim. Çok kötü bir rapordu. Brüksel'e gittim ve 'bunu kim yazdı?' dedim. Beni bir odaya götürdüler, genç bir çocuk, 'sen mi yazdın?' dedim o da 'ben yazdım' dedi. 'Türkiye'ye hiç gittin mi?' dedim, 'hiç gitmedim' dedi. Ortaya çıktı ki bu rapor, öyle bir kötü ortamda yazılmış. Daha sonra biz bir sürü mekanizma kurduk. Biz bilgilendirme faslını düzgün yapıyoruz. Ama ona rağmen AB'nin sırf Türkiye'yi rencide ve aşırı derecede tenkit etmek için bir rapor yazmakta olduğu düşüncesinde değilim. Yaşanabilir bir belge ortaya koyacaklarını ümit ediyorum ve buna inanıyorum. Ama eğer şeytan doldurur derler ya; 2000 yılındaki gibi bir rapor çıkarsa da - o raporu layık olduğu yerde sakladığımı söylemiştim - bu raporu da onun yanına koyarız" değerlendirmesini yaptı.

"TÜRKİYE, BUGÜN ARTIK BAŞKA BİR ÜLKE"    

Türkiye'nin AB üyeliği, Türkiye için olmazsa olmaz olmadığını söyleyen Bakan Bozkır "Türkiye, bugün artık başka bir Türkiye. 1963 Ankara Anlaşması'nı imzalayan Türkiye'ye baktığımız zaman, kişi başına düşen milli gelir 320 dolar, 7 tane üniversite var, 8 milyon dolar turizm geliri, 1 milyar dolar ticaret hacmi var. Böyle bir Türkiye için AB üyeliği, ne pahasına olursa olsun, mutlaka üye olunması gereken bir üyelikti. Bugün aynı Türkiye'ye baktığınızda kişi başına düşen milli gelir 11 bin 500 dolar, Türkiye 820 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış vaziyette. Turizm gelirleri 50 milyara doğru gidiyor, ticaret hacmi 300 milyar dolar, üniversite sayısı 180'in üzerine çıktı. Bütün civarımızda iç savaşlar ve depremler yaşanırken Türkiye bir huzur adası, siyasi ve ekonomik istikrar adası olarak devam ediyor. Böyle bir Türkiye için olmazsa olmaz yok. Ama biz istiyoruz ki Türkiye AB müktesebatını özümsesin ve bu medeniyet seviyesine ulaşsın. Çok az bir mesafe kaldı. Ondan sonra, AB Türkiye'yi üye yapar mı yapmaz mı?... Yapmazlarsa hata yaparlar. Biz üye olamazsak bizi çok fazla rencide etmez ama üye olursak memnun oluruz, AB de bizi üye olarak alırsa memnun olacaktır. Böyle bir Türkiye'yi dışarıda bırakma lüksüne AB sahip değildir. Onun için ben karşılıklı çıkarlarımız olan AB'nin yanlış karar vermeyeceğini düşünüyorum, ümit ediyorum, vermemesini de temenni ediyorum" değerlendirmesini yaptı.

AA


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000