İŞ-YAŞAM HABERLERİ

06 ARALIK 2016

 

Dünyada cam ev eşyasında 3, cam ambalajda 4, düzcamda ise 5’inci büyük üretici olan Şişecam, bu yılın ilk 9 ayında net satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11.5 artırarak 6 milyar TL’nin üzerine çıkardı. Satışlarının yüzde 52’sini yurtdışından elde eden Şişecam’ın Yönetim Kurulu Başkanvekili Ahmet Kırman, hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında yaşanan sıkıntıları hatırlatarak, kendi büyümelerinin sağlam bir portföyle mümkün olduğunu anlatıyor.
26’sı yurtdışında toplam 44 üretim tesisiyle faaliyet gösteren Şişecam’ı ve yakın dönem planlarını Kırman ile konuştuk:

‘DENGELİ PORTFÖY GEREK’

İhracat da iç pazar da sıkıntılı, hangisine daha çok mesai harcama stratejisini seçeceksiniz?

Bizim hedefimiz dengeli bir portföy dağılımı, şu an şahit olduğumuz dalgalanmalardan etkilenmeyeceğimiz bir gelir dağılımı yaratmak. Bunun için dışarıdaki etkinliğimizi daha da sağlamlaştırmamız lazım. Şu an ciromuzun yüzde 52’si yurtdışından geliyor. Türkiye bizim yerimiz, etkinliğimiz daha yüksek. Burada küçük ivmelerle daha iyi iş yapmamız mümkün ama yurtdışına daha çok odaklanmamız lazım. Bence bu dönem büyük şirketlerin yurtdışında etkinleşmek adına çalışması için büyük bir fırsat. Yani bütün dünyada ekonomi bozulurken sistemi oturmuş kuruluşların oldukları pazarlarda derinleşmesi gerek. Yurtdışı pazarlarda atak yapmamız daha doğru bir yaklaşım. Şu anda bu fırsatları bu şekilde değerlendirip oralarda daha kalıcı, daha büyük oyuncu haline gelmek bizim grup dengeleri açısından da daha doğru.

Satın almayla mı olur büyüme?

Şu anda planlarımızda yok. Ama şunu da gözden kaçırmayalım: bu konularda biz biraz tutucu konuşuyoruz. Ama geçenlerde İtalya’da olduğu gibi fırsat çıktığında da harekete geçiyoruz.

‘2 YIL TRUMP’IN YARI ÖMRÜ DEMEK’

İnorganik büyüme fırsatlarını, satın alma fırsatlarını daha yakından takip ediyoruz, daha çok fırsat arıyoruz. Organikte
de, ekonomik dengelerin daha stabil olması yönünde risk algımız yüksek. Yani bir fabrikayı yapmak 2 sene, dünyada 2 sene Trump’ın yarı ömrünün geçmesi demek. Dolayısıyla öngörüleri daha sağlıklı yapıyor olmak gerek organik büyüme için. Bu nedenle satın alma daha iyi fırsatlar yaratır. Bu görüşteyiz.

‘KRİZDE BİLE RUS ELÇİLİĞİ YARDIM ETTİ’

Rusya ile krizden sonra iş yapışlarınız normale döndü mü?

1.1 milyar dolarlık yatırım yaptık biz Rusya’ya. Biz Rusya’nın en büyük Türk yatırımcısıyız. Bizim hiç sorunumuz olmadı. Bu dönemde bize davranışlarında bir fark olmadı. İş yavaşlatma oldu, Rus Elçiliği bizzat yardımcı oldu, kamyonların çıkması için. Rusya’da biz tamamen Rus ekonomisine çalışan bir sistem kurmuşuz. Biz ne inşaatçıyız, ne de içecek satıyoruz. Fabrikamız orada, oranın kumuyla camını üretiyor, oranın işçisiyle çalışıyor. O işletme Rus aslında.

‘En iyi nakdi olan gruplardan biriyiz’

Kırman, grup olarak satın alma maliyetlerini düşürme çalışmaları yaptıklarını anlatırken, finansman açısından bir sorunları olmadığını söylüyor. Kırman, “Avrupalı bankalar bizimle çalışmak istiyor. Ayrıca bizde para var, Türkiye’nin en iyi nakdi olan gruplardan biriyiz. Ama tutumlu harcamak lazım tabii, parayı saçacağız anlamına gelmiyor” diye konuşuyor.

İçeride ve dışarıdaki tabloya bakınca üreticiye nasıl bir yol haritası çizmek gerek?

İçeride talep düşük. Türkiye bu oranda büyürse Türkiye’ye yetmez. Çevresel etkiler ve dünya ekonomik konjonktürü bizim büyümemizi kesinlikle etkileyecek, bizim beklentileri yakalamak için sanayiyi çok iyi yönlendirip strateji oluşturmamız lazım. İhracata çalışması lazım. Ama şuna da dikkat etmek lazım: İhracatta katmadeğeri anlıyorum ama ihracatın tamamını katmadeğere çevirmek gibi bir dünya gerçeği yok. Cama katmadeğer katabilmek
için alanlarım sınırlı. Paşabahçe’de şekilden, görünümden başka katmadeğer katabilme olasılığım az. Termo nitelikli boyalarla çocuk biberonu, antibakteriyel özellikle raf ömrünü uzatan kaplar vs. yapıyoruz tabii. Ama bu alanlar sınırlı. Her tarafta üretebilen malları üretiyorsan teknoloji farklılığı sınırlı oluyor. Cam bardağını Çinli de yapıyor. Yani demek istediğim, ihracat yeteneği olan alanlarda teşvik verme konusunu büyüklüklere, etkiye göre ayarlamalara tabi tutmak lazım. Sadece katmadeğerliye teşvik veririm dersen, diğer ihracatçıların esprisi kalmaz.

6.5 milyar liralık cam devi

Şisecam iştirakleri ile birlikte Borsa İstanbul’un en başarılı performans gösteren şirketleri arasında yer alırken piyasa değeri 6.5 milyar TL düzeyinde. Şirketin son 5 yıllık getirisi ise yüzde 70’leri bulmuş durumda. 9 aylık satış rakamı 6 milyar TL’ye ulaştıran şirketin 2015 yılı satış hasılatı ise 7.4 milyar TL.

MELTEM ERSOY / GAZETE HABERTURK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme