ABD'de, geçen kasımda yapılan başkanlık seçimlerini Trump'ın kazanmasının ardından önemli ölçüde güçlenen dolar, aralık ayı ortasında son 14 yılın zirvesine yükseldi.

Yatırımcıların dolara yönelmesinde, Trump'ın geniş kapsamlı vergi indirimleri ve altyapı yatırımlarının ülkedeki büyüme ve enflasyon hızını yükselteceği beklentisi etkili olmuştu. Buna karşın yatırımcıların dolar iştahı uzun sürmedi.

Son 10 yılın en kötü ocak ayını yaşayan dolar, kademeli bir şekilde düşerek seçim sonrası gelen kazançlarının tümünü geri verdi. Söz konusu düşüş eğiliminde, Trump ve ekonomi takımının doların aşırı değerli olduğuna yönelik açıklamaları önemli rol oynadı.

"DOLARIN GÜÇLÜ OLMASI BİZİ ÖLDÜRÜYOR"

Hayatının büyük bölümünü iş adamı olarak geçiren Donald Trump, 17 Ocak'ta Wall Street Journal'a verdiği mülakatta, "Para birimimiz çok güçlü. Bu bizi öldürüyor." ifadesini kullanmıştı. Dolar, mülakatın yayınlanmasından sonra kayda değer seviyede düşerek Trump'ı hedefine ulaştırdı.

Daha önce de Çin'i yuanı ve Japonya'yı yeni devalüe etmekle suçlayan Trump, yönetiminin, döviz manipülasyonu yapan ülkeleri hedef alacağını söylemişti

Doların değerini düşürmeye yönelik bir diğer açıklama, Trump'ın Beyaz Saray Ulusal Ticaret Konseyi'nin başına getirdiği Peter Navarro'dan geldi.

Navarro, geçen hafta Financial Times'a verdiği mülakatta, düşük avronun, Almanya'yı diğer Avrupa ülkeleri ve ABD'ye karşı avantajlı konuma getirdiğini öne sürerek, "Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı'nı iki taraflı bir anlaşma olarak görmeye en büyük engel, AB'deki diğer ülkeleri ve ABD'yi ciddi derecede düşük değerli olan 'üstü kapalı Alman markını' kullanarak istismar eden Almanya'dır." ifadelerini kullanmıştı.

Navarro'nun yorumları, avroyu dolar karşısında 1,07'den 1,08'e kadar çıkardı.

TRUMP NEDEN GÜÇLÜ DOLAR İSTEMİYOR?

ABD Başkanı Trump'ın, doların güçlenmesini istememesinin kendi geleceği açısından "bazı mantıklı sebepleri" olduğu belirtiliyor.

Seçim kampanyası boyunca, ABD'nin yabancı ülkelere kayan sanayi istihdamını ülkeye geri getireceğini vadeden Trump, zaferini, Michigan, Wisconsin, Ohio ve Pennsilvanya gibi "salıncak" eyaletlerdeki fabrikalarda çalışan mavi yakalı seçmenlerin bu vaade inanmasına borçlu.

Trump yönetiminin sanayi üretiminin GSYH'deki payını yüzde 12'den yüzde 20'ye çıkarma ve sektörde milyonlarca istihdam yaratma hedefinin ancak Amerikalı sanayi şirketlerinin rekabet gücünü düşürmeyecek seviyedeki dolarla mümkün olabileceği ifade ediliyor. 

Birbiri ardına kapanan fabrikalar nedeniyle işlerini kaybeden Amerikalı seçmenlerin 2020'de yeniden oy vermesi için Trump'ın, bu vaadinin en azından bir bölümünü gerçekleştirmesi gerekiyor. Durumun farkında olan Trump, sanayi sektörü ve ihracatı yavaşlatan en önemli faktörlerden biri olan doların güçlenmesine izin vermeyeceğe benziyor.

Doların yönünü yukarı çevirmesi durumunda ise Trump ve yönetiminden bunu tersine çevirecek yorumlar duyma olasılığı yüksek...

TRUMP'IN TARIŞMALI POLİTİKALARI DOLARI DÜŞÜRÜYOR

Dolardaki düşüşü hızlandıran bir diğer etken ise Trump'ın işbaşı yapar yapmaz aldığı tartışmalı kararlar oldu. Önemli finans kuruluşları, dolar rezervlerini elinden çıkarmaya başladı.

JP Morgan Chase, bir süre önce müşterileriyle paylaştığı yatırım notunda, "Dolara yönelik güven ve pozisyon alımları, Beyaz Saray'ın dengesiz politikalarıyla erozyona uğratılıyor" ifadelerine yer vererek, dolar rezervlerinin bir kısmını Japon yeni ve İsviçre frankına çevirdiğini duyurdu.

Notta, ABD'ya karşı ticaret fazlası olan veya döviz kuru aşırı değersizleşen ülkelerin para birimlerine yatırım yapmanın mantıklı olduğu vurgulandı.

Pictet Asset Management'in Baş Stratejisti Luca Paolini de dolardaki rallinin bittiğini belirterek, "Trump ile ilgili tüm iyi haberleri fiyatlayan yatırımcılar, şimdilerde yeni başkanın politikalarının yetersiz kalması veya tamponlara çarpması halinde ne olacağını değerlendirmeye başladı." ifadesini kullandı.

Yatırımcıların Trump yönetiminden beklentilerini revize etmesine yol açan politikaların başında, Trump'ın çoğunluğu Müslüman olan 7 ülke vatandaşına yönelik vize yasağı geliyor.

Trump'ın Transpasifik Ortaklık Anlaşması'ndan çekilmesi, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nı yeniden müzakere etmek istemesi ve finansal kriz sonrasında getirilen regülasyonların iptaline yönelik adımları da piyasalarda hem belirsizlik hem tedirginlik yaratıyor.

Trump'ın doların güçlenmesine karşı duruşuna ilave olarak piyasalara hakim olan belirsizliğin de yakın vadede kaybolmayacak olması, dolardaki düşüşün gelecek günlerde devam edeceğine işaret ediyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Kredi hesaplama, kur çevirici, "bir depo kaça dolar?" ve fazlası için tıklayın.
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme