Geride bıraktığımız hafta gerek küresel siyaset ve gerekse ticaret bakımından oldukça hareketliydi. Gazete Habertürk'ten Mahmut Sancak'ın haberine göre ABD’de yaşanan siyasi gerginlik piyasaları olumsuz etkilerken Çin’in yeniden hayata geçirmeyi planladığı İpek Yolu Projesi dünya piyasalarında tartışmalara neden oldu. Türkiye bakımından da büyük ekonomik potansiyel taşıyan proje Ankara ve Brüksel arasında yeni polemikleri de beraberinde getirdi. Özellikle AB’li yetkililer yeni İpek Yolu’na şans tanımazken Asya’da oluşacak böyle bir oluşumun doğrudan Çin’in güdümünde olacağını ileri sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise önceki gün TÜSİAD toplantısında yaptığı konuşmada AB’nin Türkiye’ye üyelik sürecinde takındığı tavrı eleştirerek, “54 yıldır süründürüyorlar. Kapıkulu değiliz. Avrupa pazarı bizim için ne kadar önemliyse biz de Avrupa için çok daha fazla önemliyiz” dedi.

145 MİLYAR DOLARLIK HACİM

AB ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilere bakıldığında siyasilerin açıklamaları bir yana ne AB’nin Türkiye’den ne de Türkiye’nin AB’den vazgeçemeyeceği görülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) rakamlarına göre 2016 yılında Türkiye ve AB arasındaki ticaret hacmi 145 milyar doları aştı.

Burada AB’nin Türkiye’ye ihracatı 77 milyar dolara ulaşırken Türkiye’nin de AB’ye yönelik satışları 68 milyar doları geride bıraktı. Karşılıklı ticaret hacminin 2017’de de gelişmesi bekleniyor. Avrupa Birliği’nin (AB-28) ihracattaki payı Mart 2016’da yüzde 49.1 iken, bu oran Mart 2017’de yüzde 46.7 olarak gerçekleşti. Almanya ile yapılan ihracat mart ayında 1 milyar 321 milyon dolar olurken, bu ülkeden yapılan ithalat 1 milyar 783 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ancak karşılıklı tüm atışmalara rağmen başta Almanya olmak üzere AB’nin yakın coğrafyada Türkiye gibi hem nüfus hem de tüketim bakımından eşdeğer bir pazar bulma ihtimali yok.

Aynı şekilde Türkiye’nin de kaliteli mal ve hizmet ihracatı konusunda tüketime hazır 500 milyon nüfuslu AB gibi bir topluluğun yakınında olması da büyük bir şans. Diğer bir ifadeyle geçmişte Hollanda ve halen Almanya örneğinde olduğu gibi taraflar seçim dönemlerinde birbirleriyle diplomatik saygı sınırlarını aşan bir tavırla iletişim kursa da oluşan gerginliğin ekonomik ilişkileri kalıcı olarak etkileme ihtimalinin olmadığı görülüyor. 

ÇEKİŞMELER İHRACATI KALICI OLARAK KÖTÜ ETKİLEMİYOR (AB 28 İHRACATI 2016 - DOLAR)

AB KAYNAKLI ÜRÜN VE HİZMETLERE TALEP YOĞUN (AB 28 İTHALATI 2016 - DOLAR)

İHRACATTA KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ HâLâ İSTENEN SEVİYEDE DEĞİL

KATMA DEĞERLİ ÜRÜN İTHALATI AB İLE 10 MİLYAR $’LIK TİCARET AÇIĞI OLUŞTURUYOR

 

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 20 Mayıs 2017 Cumartesi 13:23
    Köhne avrupa nın hak ve hukuk düzeni bizi 4e katlar. Yoksa kimse çok meraklı değil ama denize düşen yılana sarılır
  • Misafir 20 Mayıs 2017 Cumartesi 12:24
    Tabiki ab türkiye den vazgeçemez bu mümkün değil.. Tüm kaynakları tükenmiş ab den british bile bu yüzden koptu... Bırakın vazgeçmeyi... Onlar bize muhtaç sadece kendini ağırdan satmaya çalışıyor lar...
  • Misafir 20 Mayıs 2017 Cumartesi 12:21
    alamanyadan daha fazla mal alinmis ama mal satis degerimiz daha az .yani ticaret almanlarin isine gelmis. Bizim acimizdan kucuk ulkelerle ticaret daha avantajli
Tüm yorumları göster(7)
Kalan karakter : 2000
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme