Dün Türkiye’nin çok rahat bir otomobil markası yaratıp üretebileceğini, tartışılması gerekenin buna gerek olup olmadığı ya da buna değip değmeyeceği olduğunu yazdım. Yazıya gelen yorumlardan anlıyorum ki, pek çok kişi benim “Türkiye, Türk malı bir otomobil üretmemeli” dediğimi düşünmüş. Hayır, tam aksine, ben “Türkiye her alanda marka yaratmalı” diye düşünenlerdenim. Otomobil de bunlardan biri. Bana göre birincisi. Otomobillere olan sevgimi, daha doğru bir sözcükle aşkımı bilmeyen yoktur. Ailem dışında iki düşkünlüğüm vardır. Bir otomobiller, diğeri Galatasaray. Galatasaray’a eskisi kadar düşkün değilim nedense ama otomobil aşkım aynen devam ediyor.

“Türkiye otomobil üretmesin” nasıl derim. Ben ki, Hasan Yurdakul’un yaptığı Morgan replikası Maral’dan büyük haz almış, Hasan Bey’in 1930’ların Maserati’sinden esinlenip ürettiği otomobili günlerce yazmış çizmiş, Ekber Onuk’un yollara çıktığı gün süper spor otomobiller literatürüne gireceği kuşkusuz Sazan’ına hayran kalmış biri olarak “Türkiye otomobil üretmesin, marka yaratmasın” diyebilir miyim! Sadece bunun maliyetini ve nasıl olması gerektiğini hatırlatmak için yazdım dün. Türkiye’nin bir otomobil markası vardı aslında:
 “ANADOL.” 1960’larda yollara çıktığı zaman hiç de zamanın gerisinde bir otomobil değildi. Fiberglas kaportasıyla belki de bir öncüydü. Motoru ve altyapısı Ford’du belki ama “yerli” markaydı. Spor modeli STC 16 ilk piyasaya çıktığında dünyanın belli başlı otomobil dergilerine kapak olmuş, konu edilmişti. Keza bir tür “Buggy” sayılabilecek Böcek de zamanının önünde, devrimci bir otomobildi. Keşke biraz daha yatırım yapılsa, keşke teknolojiyi takip edebilse, keşke Koç Grubu arkasında dursaydı da bugün hâlâ yollarda olsaydı. 50 yıl önce Anadol’u yaratabilen Türkiye, bugün var olan otomotiv endüstrisiyle çok çok daha iyisini yapabilir. Yeter ki kararlılık olsun.

Gazetelerde okuyoruz, TÜMOSAN yerli tanka motor üretecekmiş. İTÜ’de yapılanları gözlerimle gördüm. Hibrit otomobiller, sürücüsüz araçlar yapıyorlar. Ama bu iş arkasında devlet desteği, devlet kararlılığı istiyor. Yapacak insanlar yok mu? Var elbette. Başbakan Erdoğan bu konuyu ciddi ciddi düşünüyorsa çağırsın Jan Nahum’u, çağırsın ilk Anadol STC’yi yapan ekipten, şimdinin dünyanın en iyi hücumbotlarını yapan ve bir yandan zevk için müthiş otomobiller üreten Ekber Onuk’u. “Yapın” desin. Yaparlar. Hem de herkesten iyi.
Not: Ben de Türk malı ve markası otomobilin test sürüşünü yaparım.

  • anadol
  • Fatih Altaylı
  • yerli otomobil markası

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(45)
Kalan karakter : 2000
Kredi hesaplama, kur çevirici, "bir depo kaça dolar?" ve fazlası için tıklayın.
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme