UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, Uludağ'ın güney eteklerinde kurulu 700 yılık Osmanlı köyü Cumalıkızık, dar sokakları, çınar ağaçları, içinden geçen suyun şırıltısı, yıllara meydan okuyan evleri ve kahvehanesiyle ziyaretçilerini adeta 700 yıl öncesine götürüyor.

Cumalıkızık köyünün muhtarı Ahmet Kuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı'nın kurulduğu yıllarda Oğuz boyundan Kızıkların, Uludağ eteklerinde 7 bölgeye yerleştirildiğini söyledi.

Bu yerleşim yerlerinin, daha sonra sahip oldukları özellikleriyle isimler aldığının anlatıldığını dile getiren Kuş, ''Değirmenlikızık, değirmen bulunduğu için bu ismi alıyor. Devlete ilk vergisini veren köye 'Fidyekızık', hamamın bulunduğu köye 'Hamamlıkızık', iki dere arasına kurulana da 'Derekızık' adı veriliyor. Bizim köyümüzün ilk adı 'Camilikızık' olmuş. Daha sonra, diğer Kızık köylerinde yaşayanların cuma namazı için toplandığı yer olduğundan bu köyün 'Cumalıkızık' adıyla anıldığı söylenir'' dedi.

Bunların dışında Ballıkızık ve Bayındırkızık köylerinin de bulunduğunu dile getiren Kuş, şöyle devam etti:

''Bu köylerin adı nereden gelmiş, nerede kurulmuş bilen yok. Geriye kalan 5 köy bugünlere ulaşıyor ancak sadece Cumalıkızık özelliklerini, tarihini, kültürünü koruyabiliyor. Diğer 4 köyün sadece adı var. Sadece Türkiye değil, Avrupa'ya, dünyaya adını duyurmuş bir köyüz. 700 yıl boyunca ayakta kalan köy olarak tanınıyoruz. Normalde köyümüzde 307 hane var. 185 hanede oturuluyor. Yaklaşık 4 yıl önce köyde kapsamlı bir restorasyon çalışması başlatıldı. 3-5 yıl içinde Cumalıkızık'ın tamamı restore edilecek.''

Kuş, her yıl yüz binlerce ziyaretçi ağırladıklarını belirterek, 2023'e yönelik Bursa geneliyle aynı hedefi paylaştıklarını, yılda 5 milyon turist hedeflediklerini söyledi.

-DAR SOKAKLARDA 700 YILLIK TARİHİ YOLCULUK-
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan varlıklarından, ''Bursa ve Cumalıkızık Erken Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri'' içinde bulunan Cumalıkızık, Uludağ'ın güney eteklerinde kurulu bir vakıf köyü olarak biliniyor.

Geleneksel Osmanlı mimarisine göre şekillenmiş, özgün sivil mimarlık örnekleri olan evlerin organik sokak dokusu ve anıtsal yapılarla bütünleştiği önemli bir kültür mirası olan Cumalıkızık, içlerinde yaşamların sürdüğü evleriyle adeta bir açık hava müzesi özelliğini taşıyor.

Yaklaşık 10 hektarlık bir alanda kurulu olan Cumalıkızık köyünde önemli bölümü ev olmak üzere 133 adet tescilli yapı bulunuyor.

Köye gelen ziyaretçiler, araçlarından inerek yoluna yürüyerek devam ediyor. Arnavut kaldırımlı yollarda yürüyen ziyaretçiler, çınar ağaçları, içinden geçen suyun şırıltısı, yıllara meydan okuyan evleri, camisi, kahvehanesi, doğal ürünlerin satışa sunulduğu tezgahlarıyla adeta 700 yıl öncesine gidiyor.

Saçaklardan akan suyun uzaklaştırılması ve köyün en üst noktasında yer alan kaynaktan gelen suyun bahçe sulamasında kullanılması için yapılan yoldaki eğim birçok kişinin dikkati çekse de insan psikolojisi üzerinde rahatlama yaratan su ziyaretçileri gezerken dinlendiriyor.

Taş, ahşap ve kerpiçten üç katlı yapılan Cumalıkızık evleri, gerek içinde oturanların özverisi gerekse devletin desteğiyle halen özelliklerini koruyor. Her evin önündeki avlular, tarımsal ürünlerin depolanmasından ayrılması ve bakımına, yakacak malzemenin istiflenmesinden, düğün yapılmasına kadar pek çok işte kullanılıyor.

Köyün özellikle son yıllarda büyük ilgi görmesi ve fazla sayıda turist ağırlaması, restore edilen birçok evin, lokanta, çay bahçesi ve butik otele dönüştürülmesine yol açtı.

Bu mekanlar sayesinde önemli gelirin sağlandığı köyde kadınlar da farklı bir ekonomi oluşturuyor. Tarihi evlerinin önü ve avlusunda kurdukları tezgahlarda köy kahvaltısı, gözleme, ahududu, böğürtlen, erişte, ekmek ile birçok çeşitte reçel ve turşu satan kadınlar, aile bütçelerine katkı sağlıyor.

AA

  • Cumalıkızık
  • Uludağ
  • unesco

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Kredi hesaplama, kur çevirici, "bir depo kaça dolar?" ve fazlası için tıklayın.
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme