ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

Move’un 10'uncu yıl kutlaması

Fransız mücevher markası Messika’nın imza koleksiyonlarından, aşkın dününü, bugününü ve yarınını temsil eden ‘Move’un, 10’uncu yıl kutlaması için Paris’teydik. Markanın yaratıcısı Valerie Messika ile hikâyesini ve çağdaş mücevherleri konuştuk

Onun mücevherleri alışık olduğumuz; hani kasada saklayıp sadece özel günlerde taktığımız mücevherlere benzemiyor. Tasarladığı bilezik, kolye, küpe ya da yüzükler kendi deyimiyle ‘tıpkı bir dövme’ gibi vücudunuzun bir parçası oluyor. İster jean ile günlük, ister gece kıyafetiyle özel bir günde kullanabildiğiniz tarzda... HT Cumartesi'nden Esra Çoruh'un haberi...

Valerie Messika, babasının pırlanta işinden öğrendiği altyapı ile 12 yıl önce kendi markasını yaratmış. Markanın aşkın dününü, bugününü ve yarınını temsil eden ‘Move’ koleksiyonu büyük bir başarı yakaladı. Bu özel ikonikleşmiş koleksiyonun 10’uncu yılını kutlamak için Paris’te buluştuğumuz Valerie Messika markasını ve heyecanını paylaştı.

Pırlantayla aşkınızın nasıl başladığını merak ediyorum. Bu kadar başarılı olduğunuza göre ilk görüşte aşk olmalı...

Çok haklısınız. Babamın işi dolayısıyla pırlantalarla, elmaslarla iç içe büyüdüm desem yeridir. İnanın bana babam eve taşlarla gelirdi ve birlikte o pırlantaların kesimlerine bakar, hangisi daha iyi parlıyor diye anlamaya çalışır, o parıl parıl taşlarla oynardım. Babamla iletişim kaynağımız olmuştu o değerli taşlar.

Şaka yapıyorsunuz... Peki o pırlantaların değerinin farkında mıydınız?

Kesinlikle değildim. Ama şimdi düşündüğümde taşlarla küçük yaşlarda bu kadar iç içe olmam benim de tasarımlarımda özgür olmamı sağladı. Pırlantanın da büyüsüne çocukken kapıldım sanırım.

Markanızın hikâyesini dinleyelim.

Babam pırlanta taş işini kuran ilk jenerasyon. Hatta dünyanın en iyilerinden biri. Hayali, onunla çalışacak, daha sonra işi devredeceği aileden birinin olmasıydı. Ağabeyim çalışacak durumda olmadığından ister istemez bu işi devralacak kişi ben oldum. Düşünsenize okulu daha yeni bitirmişsiniz, 23 yaşındasınız ve dünyanın en iyilerinden birisinin yerine geçmeniz hayal ediliyor. Şu an size anlatırken bile omuzlarımda o yükü hissedip strese giriyorum. (Gülüyor.) Ne kadar emin olmasam da bir sene deneyeceğimi söyleyip onunla çalışmaya başladım. Onunla birlikte dünyanın dört bir yanındaki elmas üreticilerini gezdik. Afrika’ya, Hindistan’a, İsrail’e gidip hem elmasları gösterip hem de bana işi anlattı. Elmaslarla iç içe olmak heyecan verse de bir şeyler eksik gibi geliyordu.

Neydi o?

Babam işinin en iyilerindendi ve benim onun kadar iyi olabilmemin imkânsız olduğunun farkındaydım. O yüzden de benim farklı bir şey yapmam gerektiğini düşünüyordum. Babama elmas satışının bana göre olmadığını söyleyip kendi markamı yaratmak istediğimi, en azından denemek istediğimi yoksa başka bir mücevher firmasında çalışmaya başlayacağımı söyledim. (Gülüyor.) O zamanlar ağır mücevher markaları dışında günlük modern tasarımlar yapan markalar yoktu ve ben de bu açığı gördüğümü düşünüyorum. Hem taş işinde eksper olup en iyi taşları kullanıp hem de modern tasarımlar yapmak... Aslında ‘dövme gibi mücevher’ yapmak istedim. O yıllarda dövmeler çok popüler olmaya başlamıştı ve pırlanta mücevherlerin gelişen teknolojiyle daha rahat kullanılabileceğini düşünüyordum. Vücudu adeta sarıp sarmalayan koleksiyonlar yaratmak istedim. Pırlantanın sanki vücudunuza konmuş gibi görünmesini istedim.

Başarılı da oldunuz... Başladığınızda bugünü hayal ediyor muydunuz?

İnanın şu an rüyamı yaşıyorum. 12 yıl önce yarattığım markam, bugün bile yok satan ‘Move’ koleksiyonun onuncu yılını kutlamamız günlük mücevherlerin de mümkün olduğunu kanıtlıyor. Ünlü insanların benim mücevherlerimi kırmızı halıda takmalarını hayal bile edemezdim. Resmin sonunu göremesek de rüyamı yaşıyorum.

‘MÜCEVHER KASADA SAKLANMAMALI’

Yani artık mücevherler kasada sakladığımız parçalar değil mi?

Kasada saklanan mücevherlerden hiç hoşlanmıyorum. Mücevherleriniz ile ilk görüşte aşk gibi bir bağ kurup onu her gün takmanız lazım. Hatta kocanızın ya da babanızın size alması gerekmiyor, tıpkı bir ayakkabı ya da çanta gibi kendinize almalısınız. Messika da mücevher dünyasındaki bu açığı kapattı diye düşünüyorum.

Beyoncé, Selena Gomez, Charlize Theron, Kate Moss vb. birçok ünlü kırmızı halıda sizin tasarımlarınızı tercih ediyor. Eski ve köklü mücevher markalarıyla boy ölçüşüyorsunuz adeta... Sizce neden sizi tercih ediyorlar?

Tasarımların ‘cool’ oluşu. O eski ve köklü mücevher markalarının birkaç yıl öncesine kadar yaptıkları tasarımlar genellikle yaşlı gösteren tasarımlardı. Kimse taktığı mücevher yüzünden yaşlı görünmek istemez. Messika ile ünlüler de rahatlığı keşfetti. Rahat, doğal ve cool görünebiliyorsunuz. Bir milyon Euro’luk bir gerdanlık takıp onun ağırlığını hissetmiyorsunuz. Mücevheriniz, tıpkı deriniz gibi parçanız oluyor. 

Bir milyon Euro’luk gerdanlık dediniz... En pahalı parçanız o mu?

Şu an fiyatını tam hatırlamıyorum ama iki milyonun üzerinde; yine çok özel taşlardan pembe ve sarı pırlantalı bir gerdanlık setimiz daha vardı ama babam eşine hediye aldı. Yani aile içinde... Bu arada bunların özel parçalar olduğunu söylemek istiyorum. Çünkü genel koleksiyonumuzdaki parçalar ayakkabı, çanta fiyatına.

Sizin favori parçanız hangisi?

‘Move’ ve ‘Skinny’ koleksiyonlarından pırlanta bileklikleri bir arada takmayı çok seviyorum. Özellikle yokmuş gibi hafif olan skinny bilekliğimi hiç çıkarmıyorum. Tabii ki kıyafetime göre farklı altın renklerinde karıştırmayı seviyorum.

‘TRENDY, GENÇ, SICAK...’

Sizce pırlanta bir mücevhere yatırım yapmak isteyen bir kadın ne almalı; küpe, bilezik, yüzük, kolye?

Kesinlikle alacağı şeyin kasada bekleyecek bir parça olmaması lazım. Aldığı parçayı sürekli takmalı. Takmaktan korkacağı bir şey olmamalı. İşe giderken de vücudunda olmalı, markette alışveriş yaparken de plajda da... İşte Skinny ve Move koleksiyonlarındaki tasarımlar da bunlar düşünülerek tasarlandı. Ama benim için pırlanta bileklik güzel bir yatırım. 

(Marka 10. yılında Gigi Hadid ile bir araya geldi. Hadid, partiye de katıldı.)

10. yılını kutlarken Gigi Hadid ile işbirliği yaptınız...

Başladığım ilk yıldan beri sürekli bana bir ünlü ile işbirliği yapıp yapmayacağım soruluyordu ve şimdi Gigi Hadid ile bir araya geldik. Gigi tam bir Messika kadını. Güçlü, modanın içinde, trendy, genç, sıcak... Kimse gibi olmaya çalışmayan çok samimi birisi. Modanın içinde olması da benim için önemli çünkü mücevherlerimde ilhamım moda oluyor. Yani Messika ile çok ortak yanı var Gigi’nin. O kadar güzel bir birliktelik oldu ki yine bir rüyamı yaşıyorum.

‘Babamdan öğrendiklerimle her gün işime mutlu gidiyorum’

Günümüz mücevher trendleri için sizden ipucu da alalım...

Earcuff’lar birkaç yıldır çok popüler. Dikkat çekici olduğu için tek parçayla mükemmel bir etki sağlayabilirsiniz. Ayrıca farklı bileklikleri bir arada takmak da çok moda. Modunuza göre bileklikleri fazlalaştırabilir, renkleriyle oynayabilir eğlence katabilirsiniz.

50 ülkede, 250 satış noktasına ulaştınız. Peki en kuvvetli olduğunuz pazar neresi?

Tabii ki evimiz olduğu için en kuvvetli olduğumuz yer Paris ama Suudi Arabistan’da da bizi çok seviyorlar.

Eminim babanızdan aldığınız önemli hayat dersleri de vardır.

Ne yaparsan yap tutkulu ol. Rüyalarına inan. Şu an babamdan öğrendiklerimle de her gün işime mutlu gidiyorum ve rüyamı gerçekleştiriyorum. Sanırım hepsi onun sayesinde.

Serenay’ın tercihi ‘earcuff’ Messika’nın 10. yıl kutlamasına ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya da vardı. Kerem Bursin ile katılan Sarıkaya, 7.4 karatlık Mono Boucle Madeleine ‘earcuff’ıyla büyüledi. Kırmızı-pembe Merarica payetli mini elbisesiyle tüm davetlilerin arasında parıldayan Serenay Sarıkaya’nın Gigi Hadid’i gölgede bıraktığını da söyleyelim.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ