ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
Yaklaşan tehlikelere karşı vatandaşlarımı uyarıyorum. Huzursuzluk yapmak isteyenleri ise tahrikleri bırakarak girdikleri yolculuk konusunda vazgeçmeleri için uyarıyorum.

15 Kasım 2008’de KKTC’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlanmıştır. Kıbrıs süreci AB’nin arkasında kalan Kıbrıs Rum’larının hedefleri doğrultusunda gerçekleşmektedir. Böyle bir temelde sürdürülen müzakere sonucunun Kıbrıs Türkleri için bir çıkmaz sokak olacağı görülmektedir. AB parametreleri esas alınarak bulunacak çözümün Kıbrıs Türklerinin azınlık olarak Rumlara yamanacağı açıktır. Sanal AB sürecinin görünürde sürmesini temin etmek için Kıbrıs Türklerini gözden çıkarmaya hazır olan AKP sayesinde milli davamız olan Kıbrıs’ın Rumlara teslimi kaçınılmaz olacaktır. AB zemininde bulunacak çözüm Türklerin tasfiyesi olur.

Başbakan her konuya laf yetiştirme, kusurlarını çok konuşarak kapatma telaşı bütün yönleriyle ortaya çıkmaktadır. Polis kontrolü altında gittiği Hakkari'de Erdoğan bir söz daha kullanıştır. Başbakan'ın cehaleti ortadadır. Geçtiğimiz günlerde polis kordonu altında gittiği Hakkari’de kullandığı sözlerden birini daha sarf etmiş ve kamuoyunda 'ya sev ya terk et' olarak yorumlanan açıklamalar yapmıştır. Onun ne söylediği bizim konumuz değildir.
Bizi ilgilendiren bu açıklamanın ardından çark etmesi ve bu sözün patentinin MHP’de olduğu iddiasıdır. Bu konuda gerekli açıklamayı yapmıştık.
Ancak bu tartışmanın devam etmesi konunun üzerinde daha geniş durmamızı gerektiren bir mecburiyeti ortaya çıkarmıştır.
MHP parti programında da yer aldığı gibi yeni bir dünya düzeninin şekillendiği 21. yy’da önce Türk milletinin sonra bütün insanlığın barış içinde yaşacağı bir dünyayı arzulamaktadır.

Erdoğan'a sesleniyorum. Türkiye'nim geleceği al bayrağın altındadır. Kardeşlik ruhumuz sarsılırsa geriye dönüşü mümkün değil. Gün hesaplarımızı sıklaştırma günü, kucaklaşma günüdür. Kucaklaşmanın adresi Türk milletidir. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz sorunlardan biri de milli değerlerimizin toplumsal çatışmalara dönüşmesidir. Toplumsal huzur ve refahı bozacak girişimler gözlerden kaçmamaktadır. Bu tehlikeli süreci durdurup, Türkiye'nin huzurlu bir gelkeceğe taşımak siyaset kurumunun en önemli görevşidir. Toplumu kucaklayacak bir sağduyu ortamı oluşturulmalıdır. Çözüm için tek adres TBMM'dir. Partilerde asgari müştereklerde buluşmalı.

Alevi halkının bazı sorunları olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Sorunun çözümü en karmaşık konulardan biri.. Önyargılar, korkular aşılamadığı için çözüme ulaşılamadı. Devlete, topluma ve üniversitelere görev düşüyor. Korku ve önyargılar aşılmalı. Alevilik tıpki diğer inanç değerlerinde olduğu gibi istismar ve rant alanı olmaktan çıkarılmalıdır. MHP sorunun çözümü için yardım etmeye hazırdır.

Ayrıntılar geliyor

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(31)
Kalan karakter : 2000