Enver Paşa hain miydi?

Enver Paşa'nın torunu Arzu Enver Sadıkoğlu'nun "Dedem hain değildi" sözlerine değişik yorumlar...

02 Ocak 2007 Salı, 09:51:00Güncelleme: 09:51:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Enver Paşa'nın torunu Arzu Enver Sadıkoğlu'nun "Dedem Enver Paşa bir hain değil. Sarıkamış'ta 80-90 bin değil, 18 bin askerimiz şehit oldu" sözleri tartışma yarattı. Osmanlı İmparatorluğu'nu Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na sokan İttihat Terakki'nin en önemli lideri Enver Paşa'yı değerlendiren tarihçiler ve uzmanlar, bir dönem 'hain' denmesini yanlış buldular.

'Hain' demek yakışmaz

Prof. İlber Ortaylı Topkapı Sarayı Müdürü: Bütün Avrupa harbe gidiyor. Böyle bir savaşta Trablusgarp Savaşı'ndaki askerlik bilgisi geçmez. Çok büyük hatalar yapılmıştır, Almanya'ya çok güvenilmiştir. Dolayısı ile bu hatalar konuşulur. Ama 'hain' denmez. Bu hem devlet geleneğimize hem de ananelerimize yakışmaz. G. Kurmay'a getirdiğin adama hain dersen o zaman 'kabahati kendinizde arayın' derler. İmparatorluğu kurtarmak için idealleri vardı ama iyi stratejist değildi.

Çöküş ona bağlanamaz

Gazeteci Murat Bardakçı: Savaş kaybeden her asker 'hain' olarak nitelenseydi, dünya askerlik tarihinde isimleri geçenlerin yarısının hain olması gerekirdi. Gerçi fazla heyecanlıydı ama tek çabası, yıkılmak üzere olan imparatorluğun çöküşünü geciktirmekten ibaretti. Bu çaba, ihanetin tam tersidir. Her imparatorluk gibi Osmanlı da çökmeye zaten mahkumdu. Dolayısıyla, Osmanlı'nın çöküşünü diğer sebepleri göz ardı ederek ona bağlamak, hatadır. O mecburdu.

Büyük zaafı maceracılık

 İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Enver Paşa'nın kişiliğindeki en büyük zaaf maceracılık ama kesinlikle hain denilemez. Hiç alakası yok. Atatürk de İttihatçıların her zaman büyük vatanseverlik örnekleri gösterdiklerini söyler. Enver Paşa'nın üç büyük hatası vardı. Birincisi savaşa girmenin zamanlaması konusunda hatası var. İkincisi Türkiye, Alman stratejisine çok fazla bağımlı hale getiriliyor. Üçüncüsü olarak da 1. Dünya Savaşı'ndan sonraki hatası var.

Yenilgiden o sorumludur

 Prof. Dr. Bingür Sönmez, Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı: '18 bin asker öldü' sözü şehitlerin ruhlarına yapılan bir saygısızlıktır, bu işi ciddiye almamaktır. Ayıplıyorum. Enver Paşa'ya 'hain' denemez ama bir yenilgi varsa bu yenilgiden sorumlu bir kişi vardır. O kişi de sorumlu komutandır. Sırf Enver Paşa'nın konuşulmaması için bu şehitler yok sayılmış. Biz Sarıkamış Dayanışma Grubu olarak Enver Paşa'yı ne övmekten ne de yermekten yanayız.

 Genç, atak ve ihtiraslı bir subaydı

Enver Paşa, 34 yaşında paşa, Harbiye Nazırı, Genelkurmay Başkanı ve Başkumandan Vekili oldu. Kurucusu olduğu İttihat ve Terakki'nin Babıali Baskını ile iktidara el koydu. Naciye Sultan'la evlenip "saraya" damat oldu. Genç, atak ve ihtiraslı bir subaydı. Rus limanlarını bombalayan iki Alman zırhlısına Osmanlı bayrağı çekilerek Almanya'nın yanında savaşa girmede bu ataklığının payı vardı. Organize ettiği ordu dört yıl boyunca 10 ayrı cephede mücadele etmiş, önemli başarılar da elde etmişti. Ancak ardı ardına gelen yenilgilerle istenmeyen adam ilan edildi. Rusya'ya karşı giriştiği Sarıkamış'ta komuta ettiği ordu neredeyse yok olarak hezimete uğradı. Turan idealinin peşinden gittiği Tacikistan'da 1922'de 42 yaşında öldürüldü ve Çeğen köyüne defnedildi. 1939 yılında çıkarılan özel bir yasa ile "itibarı iade edildi." Kemikleri de 1996 yılında Türkiye'ye getirildi ve Abide-i Hürriyet tepesinde toprağa verildi.

Sadık GÜLEÇ/SABAH