ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, özel bir televizyonunda katıldığı programda gündeme dair açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı.


Akdoğan, "Çözüm Süreci bitti mi?" sorusuna "Çözüm Süreci'nin bittiği falan yok" diye cevap verdi.Sürecin, daha önce "Demokratik Açılım", "Milli Birlik ve Kardeşlik" başlıkları altında yürütüldüğünü anımsatan Akdoğan, şöyle devam etti:

"Nedir burada yapılan? Bir kere bunun toplumsal tarafı var. Nedir? Türkiye'de demokratikleşme, reformlar, hak ve özgürlüklerin gelişmesi, başından beri bunlar yapılıyor. Başka neler var? Hizmet ve yatırımlar var, milleti kucaklamak var, paradigma var. Bunlardan vazgeçebilir miyiz? Bunlardan vazgeçemeyiz. Onun ötesinde silah bırakma maksatlı bir takım temaslar var. Burada, tabii şu anda tek başına AK Parti iktidar olamıyor. Koalisyon görüşmeleri başarıya ulaşırsa, koalisyon kurulursa o zaman partilerin tek tek ne dediğinden ziyade hükümet protokolü, koalisyon protokolü belirleyici olacak. Burada Çözüm Süreci ile ilgili, onun için oluşacak siyasi iradenin teşekkül etmesini ve hükümet protokolünü görmek gerekir. Tek başımıza bizim ne dediğimizden, nerede durduğumuzdan ziyade bir siyasi irade şekillenecek ve bir protokol oluşacak. Ona göre bir şey söylenebilir. Artık biz şunu yapacağız, bunu yapacağız dersek bu şık olmaz. Neticede biz tek başımıza iktidar değiliz, bundan dolayı ileri sözler de söylemememiz lazım. Koalisyon olacaktır ve o parti ile mutabakata varılan çerçevede süreç işleyecektir. Bunun ismi başka bir şey olabilir ama biz sürecin muhtevasına, ruhuna sadığız. AK Parti'nin 13 yıllık bütün geçmişi, performansı, yapıp ettikleri de bunu ortaya koyuyor. Ama bundan sonraki süreç nasıl bir yöntemle, nasıl bir şekilde yürüyecek, olursa koalisyon onun protokolüyle şekillenecek bir durumdur."

DEMOKRASİ YÜKSELECEK Kİ SİLAHLAR AŞAĞI İNSİN

HDP ile yapılan görüşmeye devlet ve hükümet heyeti olarak değil, AK Parti heyeti olarak gidildiğine vurgu yapan Akdoğan, şu ifadelere yer verdi:

"Görüşme, Çözüm Süreci değerlendirme toplantısı değildi. Hükümet kurmaya dönük, sürecin bir parçası olarak bu yapılmış oldu ama tabii burada birçok mesele de konuşuldu. Biz hiçbir zaman, hiçbir partiye 'vebalı' muamelesi yapılmasını doğru bulmadık ve bulmayız. Bu ister MHP olsun, ister HDP olsun. Milletin iradesine mazhar olan her parti muteberdir, siyasi meşruiyete sahiptir. Partiler kendi takındıkları tavırlarla, söylemlerle, eylemlerle bu meşruiyeti güçlendirebilirler, zayıflatabilirler. Süreç içerisinde onlar bunu belirler ama biz başta milletin iradesine, neticesine saygı duymak durumundayız.

Birçok mesele değerlendirildi. Selahattin Demirtaş'ın önceki gece yaptığı açıklamada yani, "PKK silah bırakmalıdır" benzeri şeyleri, görüşmede de konuşuldu. "Demokrasi ve silah aynı anda olmaz" diye, ben seçimden önce sürekli söylüyordum. Benzer şekilde Selahattin Bey de bir yaklaşım içinde oldu. Demokrasi yükselecek ki silah aşağı gitsin."

Siyaset güç kazanıyorsa, önü açılıyorsa, silahın geriye gitmesi gerektiğine işaret eden Akdoğan, "Şimdi HDP güç kazandı. Barajı geçti, yüzde 13'e çıktı ama silah geriye gitmiyor. Hatta tam tersi bir şey var. Örgütün bölgedeki birtakım çalışmaları, halkı silahlandırma... Bunlar son derece yanlış şeyler. Tenakuzu görmek lazım ama burada HDP'nin net bir tavır takınması, bu önemli bir şey olur. 'Silah ve siyaset bir arada olmaz. Örgüt silah bırakmalıdır. Devletin meşru gücünün dışında orada hiçbir silahlı güç kabul edilemez', bunlar bence önemli yaklaşımlardır" değerlendirmesinde bulundu.

BENİM SÖZÜM DİNLENMİYOR DERSEN, O ZAMAN SÜREÇTE ROL ALAMAZSIN 

HDP'nin bu noktada üstleneceği rollerin de anlam ifade edeceğini söyleyen Akdoğan, "Biz söylüyoruz ama bizim lafımızı dinlemiyorlar. Neticede sen siyasi partiysen ve bir şekilde dayandığın tabanla, o örgüt oradan adam devşiriyorsa, bir ilişki varsa, burada senin takınacağın tavır, rolünün anlam ve ehemmiyeti, bu küçümsenmemelidir. Kendileri de küçümsememelidir ve buradan bir neticeye varmak lazım. Öbür türlü süreçte rol oynama kabiliyetini kaybeder. Benim sözüm dinlenmiyor dersen, o zaman süreçte rol oynayamazsın" dedi.

Demirtaş'ın, "Demokrasi ve silah bir arada olmaz", "PKK silah bırakmalı", "Başka bir silahlı unsurun varlığı orada kabul edilemez" gibi yaklaşımlarını olumlu gördüğünü söyleyen Akdoğan, burada uygulamanın önemli olduğunu belirtti.

Siyaset kurumu olarak, tesir edebildiği oranda, HDP'nin de süreçte oynayacağı rolün anlam kazanacağına işaret eden Akdoğan, öbür türlü İmralı'ya gitme, gelme veya bütün bu süreç bağlamında HDP'ye yüklenen rollerin tartışma konusu olacağını belirtti.

AK PARTİ VARSA ÇÖZÜM SÜRECİ VAR

 HDP'nin, "Çözüm Süreci", "Bu sorunu çözeceğiz", "Çözüm Süreci başarıya ulaşmalı" diyerek oy aldığını söyleyen Akdoğan, şöyle devam etti:

"İyi ama seçimden sonra bir tablo var. AK Parti-MHP koalisyonu ya da başka birtakım koalisyon, kendi denklemin dışında süreç ne olacak. Böyle bir tartışma var. 'Biz oy aldık da bu süreci kim yapacak ve nasıl olacak? Eğer sürecin önü açılmazsa gidiş gelişler... Seçimden önce ne kadar ileri bir noktadaydık, şimdi hiçbiri piyasada görünmüyor. Ne oldu peki? Oy aldık da ne oldu?' Süreç bir yere varmayacaksa bunun getirdiği panik ya da içeride bir tartışma, eleştiri var. Bundan dolayı, 'Biz yeniden bir pozisyon belirlemeliyiz' yaklaşımı var. Ben bunu tabii seçimden önce çok söylüyordum, bu politik bir eleştiri olarak algılanıyordu. 'AK Parti varsa Çözüm Süreci var.' Siz kendinizi bir projede kullandırtıyorsunuz. Nedir o proje? AK Parti'yi devirme projesi. Birlikte hareket ettikleriniz kim? Çözüm Süreci'nin düşmanı olan paralel yapı, çözüm sürecinden hazzetmeyen ulusalcı, statükocu blok. Şimdi sen bu bloğa dedin ki, ilk günden çıktın, 'Tayyip Erdoğan'ı başkan seçtirmem, gelin beni kullanın.' Bütün o bloğu, statükocu, paralelci bloğu, Çözüm Süreci'nin düşmanı olan bloğa, kendi kullandırttın. O zaman dedi ki 'Benim eleştirilerim hükümet, siyaset için değildi, Çözüm Süreci içindi. Bu bloktan hayırlı bir şey gelir mi? Bunlar zaten sürece karşılar. Bunlar hükümeti devirerek Çözüm Süreci'ni bitirmeye çalışıyorlar. Bundan dolayı HDP, şu an yanlış bir eksen kayması yaşıyor. Yanlış bir yerde duruyor ve Çözüm Süreci'nin lehine değil. Benim eleştirilerim ondan dolayıydı."

SENİN TEK BAŞINA VARLIĞIN BUNA YETMİYOR

Gelinen noktada "AK Parti varsa Çözüm Süreci'nin olduğunun" anlaşıldığını dile getiren Akdoğan, şunları kaydetti:

"Bunu kim yapacak? AK Parti yapacak. O zaman senin tek başına varlığın buna yetmiyor. Şimdi birçok ilçede yüzde 80-90 oy almış, insanlar sana Çözüm Süreci'ni destekleyen insanlar sana oy vermiş ama sen hiçbir şey yapamıyorsun. Denklemin içinde değilsin. Süreci yürüten aktörleri de devirme operasyonunun parçası olmuşsun. Şimdi burada bir tuhaflık yok mu? Bizim eleştirilerimiz bunaydı. HDP'nin de bunu gördüğünü, Çözüm Süreci acaba nasıl devam edebilir? Biz nasıl denklemde pozisyon alabiliriz? Biz böyle bir arayış olduğunu görüyoruz."

AA

  • Başbakan Yardımcısı Akdoğan
  • çözüm süreci
  • kualisyon
  • hdp

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000