ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

KÜBRA PAR / HT GAZETE

Fotoğraflar: Ece OĞULTÜRK

NEDEN KONUŞTUK?

7 Haziran’daki genel seçimin üzerinden 1.5 ay geçti ama AK Parti’nin oylarındaki 9 puanlık düşüşün nedenleriyle ilgili partiden yüksek sesli bir değerlendirme gelmedi. Oysa bu konu parti içinde uzun boylu masaya yatırıldı, kamuoyu araştırmaları ve istişareler yapıldı. Şimdi de çıkan sonuçlara göre bir rapor yazılıyor. AK Parti’nin iç hesaplaşması olarak nitelendirebileceğimiz o raporla ilgili bilgi almak üzere Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay’ın kapısını çaldım. Beşir Bey, raporun içeriğini açıklamak istemedi ama ısrarlı sorularım üzerine ilginç bazı ipuçları verdi.

-7 Haziran seçiminde sandıktan çıkan sonucu nasıl okuyorsunuz?

Parti olarak hep milli iradeyi korumak için çalıştık, bugünlere vesayet mekanizmalarıyla mücadele ederek geldik. Şu anda ortaya çıkan tablo bizim açımızdan olumsuz olsa da milletimizin tercihi bizim için değerli. Bu seçimdeki mesajı çok önemli görüyoruz. Ben de bir sosyolog olarak milletimizin basiretini, önsezisini çok yüksek görüyorum. 13 yıl sonra tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde edemedik ama yüzde 41 oyumuzu şöyle de değerlendirmek lazım: Sadece 5 ilde milletvekili çıkaramadık. CHP ile aramızda 16 puanlık fark var. AK Parti hâlâ Türkiye’nin omurgasıdır. Her kesimden oy alıyoruz.

-AK Parti’nin kurucularından biri olarak, oylarınızdaki 9 puanlık düşüşü nasıl açıklıyorsunuz?

Bu sorunun cevabını hâlâ arıyoruz. Genel merkezde şu an kafa yorduğumuz, üzerine çalıştığımız konu bu.

-Oyların düşüş nedenini anlamak için iki kamuoyu araştırması yaptırdığınız doğru mu?

Evet, araştırmalar yaptık. Ayrıca genel başkanımız gruplar halinde milletvekilleriyle ve il teşkilatlarıyla buluşarak değerlendirmelerini aldı. Şimdi bütün bunları iyi bir rapora çevirmeye çalışıyoruz. Şu an yazım aşamasında. Bayramdan hemen sonra, 2. tur görüşmelerden önce bitirmiş oluruz.

-Nasıl bir rapor olacak?

Bu analiz çalışmasında hiçbir sınır koymayız. Her şey söylenir. Kişiselleştirmeden, oy kaybına neden olan bütün faktörleri sıralayacağız. Seçim ortamının şartları, kampanyamız, verdiğimiz mesajlar, geçmişteki tasarruflarımız, yerel yönetimdeki sorunlar gibi tüm etkenleri gözden geçireceğiz. Oy kaybının fazla yaşandığı illere sosyal bilimcilerden oluşan özel heyetler gönderdik. Onların il bazında getirdiği veriler var. Kendi iç bünyemizdeki sorunları da tespit edeceğiz.

-Peki o raporun ön sonuçlarına göre AK Parti’nin oy kaybetmesinin nedenleri neler?

Raporun içeriğini kamuoyuyla paylaşmamız söz konusu değil. Dar kapsamda kalır. Daha önce 29 Mart yerel seçimlerinde oy düşmesi meydana gelmişti. O zaman da benzer bir rapor yazmıştık. Sadece genel başkana sunarız. O nasıl değerlendirir, kurullara sunar mı sunmaz mı, kendi kararıdır.

-O zaman şahsi fikrinizi sorayım. Temel eksikler neydi ki bu sonuçlar geldi?

Benim bir huyum vardır, partimizle ilgili eleştirel hususları basında söylemem. Değerlendirmeleri kendi içimizde yaparız.

‘KOALİSYONDA KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ YOK’

-Koalisyon görüşmelerinin ilk turundan sonra nasıl bir manzara çıktı ortaya?

İlk tur bir durum tespiti, genel manada bir görüş alışverişiydi. Çok verimli geçti. Bu görüşmelere kendi başına bile değer vermek lazım. Türkiye’de siyasetin doğasında atışmalar var. Genel başkan düzeyinde bu tip görüşmeler pek mümkün olmuyor. Hele de sert polemiklerin yaşandığı seçim atmosferinden sonra bir araya gelip böyle uzunca ve samimi bir şekilde görüşmeleri çok kıymetli.

-Üç partiyle yaptığınız görüşmelerden sonra AK Parti-CHP koalisyon ihtimalinin güçlendiğini söyleyebilir miyiz?

Bunu söylemek için biraz erken. Partilerin hiçbiriyle görüşme sayfası kapatılmış değil. Bir hükümet kurulana kadar tüm partilerle görüşmeye devam edeceğiz. Ama sonuçta, heyetler arası görüşmeler şimdilik sadece CHP ile yürütülecek.

-CHP 14 maddelik ilkelerini açıkladı. MHP de 4 maddelik kırmızı çizgilerini vurguluyor. AK Parti’nin önşartları var mı?

Partimizin ilkeleri var ama diğer partiler gibi şartlar koymak bizim için uygun değil. Sadece bazı şeyler var ki, bu tür koalisyon görüşmelerinde dile getirilemez. Cumhurbaşkanı’mızın konumu bu görüşmelerin gündemi ve konusu olmaz. Onun dışında her şey konuşulabilir. Kırmızı çizgilerimiz yok. Geçmişi bir kenara bırakarak beyaz bir sayfa açmak, geleceğe bakmak istiyoruz. Bu ilkesizlik demek değil. Partilerin hak ve hukukunun iyi korunduğu onurlu bir hükümet kurmak istiyoruz.

-Diplomasi trafiğinin nasıl yürütüleceğine dair yol haritası belli mi?

Başbakan’ımız bütün partilerin pozisyonunu açıkladı. Bayramdan hemen sonra MYK’yı toplayarak bu görüşmeleri masaya yatırıp hangi yönde hareket edeceğimize, diplomasi trafiğinin nasıl yürütüleceğine karar vereceğiz. Gelecek haftayı beklemek lazım.

-Koalisyon için tabanın MHP’yi, parti yönetiminin CHP’yi istediği iddiaları doğru mu?

Gazetelerde yayımlanan bazı seçim sonrası araştırmalarda, tabanın MHP ile koalisyona daha yakın durduğu çıktı. Kişilerin bireysel düşünceleri olabilir ama kurum kararı olarak ortaya çıkmış bir yaklaşımımız yok. Bu yüzden ilk tur görüşmeleri çok önemli gördük.

‘OYLARIN DÜŞMESİNDE BAŞKANLIK TARTIŞMALARININ FAZLA ETKİSİ OLMADI’

-Cumhurbaşkanı’nın seçim kampanyası dönemindeki tutumunun, oylara nasıl bir etkisi oldu?

Bu konuda kişisel bir yorum yapma durumunda değilim. Bu tür çalışmalarda Cumhurbaşkanı’mızı dahil etmeyiz, uygun olmaz.

-Başkanlık tartışması oy kaybında etkili olmuş mudur?

Araştırmada açık sorular sorduk. İnsanlardan, oy vermeme gerekçelerini direkt yazmalarını istedik. O cevaplardan tam ne çıktı şu an bilemiyorum ama başkanlık sistemi tartışmalarının oylara etkisi fazla olmadı gibi geliyor bana. Çünkü başkanlık sistemine destek vermeyen bir kesim olduğu gibi, destek veren bir kesim de vardı. Birbirini nötrledi.

-Piyasalardaki dalgalanma, doların yükselişi, Merkez Bankası Başkanı’yla tartışmalar gibi ekonomik etkenler oy kaybettirdi mi?

Ekonomi seçimlerde daima önemli faktörlerden biridir ama bize gelen geri dönüşlerde ekonomi öne çıkan bir şikâyet konusu değildi. Merkez Bankası tartışması geride kalmıştı. Seçim öncesinde de sonrasında da ekonomide büyük bir sarsılma yaşanmadı. Şu anda da hükümet kurulmadı ama piyasalar rahat. Demek ki zemin sağlam.

-Ya dış politika?

Oylarımızın düşme nedenini bana tek tek sıralatmaya çalışıyorsunuz! (Gülüyor) Dediğim gibi, bunu kendi içimizde değerlendiririz. Sonuçta 13 yıllık iktidarız, bazı konularda memnuniyetsizlikler doğmuş olabilir. Bunların arasında ekonomi ve dış politika da yer almış olabilir. Hiçbir şeyi görmezden gelmeden her ihtimali değerlendiriyoruz. Seçim sonucunu iyi okumaya çalışıyoruz. Alacağımız dersi alırız. Kişiselleştirmek, birilerini suçlamak için değil; olumsuzlukları gidermek, kendimize çekidüzen vermek ve daha güçlü yürümek için bunu yapıyoruz.

-Önümüzdeki süreçte daha farklı bir AK Parti mi göreceğiz yani?

Ortak hükümet kuramazsak seçime gideceğiz. Seçime giderken, oy düşmesini etkileyen ne sorun varsa onları telafi etmeye çalışacağız.

‘ÇÖZÜM SÜRECİ YENİDEN HIZ KAZANACAK’

-AK Parti’nin kaybettiği oyların büyük bölümünün Kürt oyları olduğu tespiti doğru mu?

2011’de bize oy verdiği halde bu seçim başka partiye oy vermiş ya da sandığa gitmemiş bir kesim var. Seçim sonuçlarına dair hazırladığımız raporda bu kesimi çok özel olarak değerlendiriyoruz. Kürt vatandaşlarla ilgili durumda ise HDP’nin barajı aşma kaygısı etkili oldu. Değişik kesimlerden adaylar çıkararak oylarını artırdılar.

-Seçime doğru, çözüm sürecini askıya alan açıklamalarla Kürt oylar küstürülmüş olabilir mi?

Çözüm süreci belli bir çizgide devam ediyordu. Silahsızlanmaya doğru gidiyordu. Seçim ortamında bu konular ertelenmiş oldu. Hızlı gidişin yerini durgunluğa bırakması, Kürt vatandaşlarımız nezdinde olumsuz değerlendirilmiş olabilir. Ama yeni bir hükümet kurulacak ve bu çalışmalar yeniden hız kazanacak. Çözüm süreciyle ilgili partimizin kararlılığı sürüyor. Bölgede son günlerde şiddete, teröre dönük olumsuz gelişmeler olduğundan kamu güvenliğiyle ilgili çalışmalara da ağırlık verilecek. Hükümetin önceliği bu ikisini birlikte götürmek olacak.

-Zerdüştlük üzerinden yapılan eleştiriler, din temalı söylemler oy kaybına yol açmış mıdır?

Doğrusu, araştırmamızın içinde o manada bir şey görmedik. Tabii pek çok şey birikiyor ve sonunda bir karar oluşturuyor. Mutlaka bu tartışmanın da yeri olmuş olabilir.

‘TERCİHİMİZ ERKEN SEÇİM DEĞİL, ORTAK HÜKÜMET’

-Koalisyon ihtimali mi daha güçlü, yoksa erken seçim ihtimali mi?

Biz bütün samimiyetimizle enerjimizi ortak hükümet kurmak için harcıyoruz. Eğer bütün bunlar sonuç vermezse millete gideriz.

-Erken seçim olursa AK Parti’nin oyları daha da düşer mi, yükselir mi?

Düzenli olarak her ay gündem araştırması yaptırıp “Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?” diye soruyoruz. Seçim sonrasında yaptırdığımız araştırmalarda, 7 Haziran’dan daha yüksek oy alacağımız çıkıyor.

-O artış sizi yeniden tek başınıza iktidara taşıyacak oranda mı?

Veriler öyle görünüyor ama bu hemen seçime gitmeye gerekçe değil. Ortak bir hükümetin kurulması öncelikli tercihimiz. Tabii yüzde 41’in, Meclis’teki 258 milletvekilinin, büyük parti olmanın hakkını koruyarak, adaletli bir hükümet kurmak istiyoruz.

-Erken seçim olursa 3 dönem kuralı kalkar mı?

Bu hiç konuşulmadı. Parti içinde erken seçime dönük hiçbir görüşme yapılmadı. Kendi aramızda da konuşulmuyor.

-Ağustosta AK Parti Kongresi yapılacak mı?

Bu yıl kongre yılımız ama tarihi belirlenmedi. Genelde büyük kongrelerimizi sonbaharda yapıyoruz ama bu yılki henüz hiç konuşulmadı.

AK PARTİ’NİN HİKÂYESİNİ YAZACAK

Söyleşimiz sırasında Beşir Atalay’ın masasında Samet Ağaoğlu’nun kitapları vardı. “Babamın Arkadaşları” adlı kitabı özellikle önerdi. “Her siyasi hareketin arkasından böyle bir kitap yazılmalı. Ben de başından beri bu hareketin içinde biri olarak, AK Parti’nin başlangıç hikâyesi, iktidar olduğumuz ilk yıllar ve kırılma noktaları üzerine bir kitap yazmayı çok arzu ediyorum” dedi.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(9)
Kalan karakter : 2000