06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "Bugün itibariyle imam hatip okullarında 1 milyon 150 bin öğrencinin okumaktadır. Bazı kişiler böyle bir sayıya ulaşılmasını eleştiriyor. Benzer bir yaklaşım işte 28 Şubat sürecinde ortaya konuldu, imam hatipler kapatıldı. O zaman biz bunun sadece salt bir ideolojik yaklaşımla ortaya konulmuş bir politika ve adım olduğunu düşünmüştük ama bugün çok daha farklı projelerin önemli başlangıç noktası olduğunu anlıyoruz." dedi.

Canikli, Giresun Nurettin Canikli İmam Hatip Lisesi Öğrenci Yurdunun açılışında yaptığı konuşmada, açılacak tesisin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Eskiye gidildiğinde işin içinden çıkılamayacağını dile getiren Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Eskiden bizim dönemdeki imkanlarla bu dönemi kıyaslamaya gerek yok. İşin içinden çıkamayız gerçekten. Biz o kadar kişi ile kalıyorduk, o da normaldi. Toplumun imkanları o zaman öyleydi. Esasında yakın zamana kadar öyleydi. Bu 15 yıl öncesine kadar, her alanda bu örneklerden bir tanesi. Toplum şimdi bütün haklarıyla bu millet bütün boyutlarıyla yükselmeye başladı, atağa geçti ve bu akışı da yürüyüşü de Allah'ın izniyle hiç kimse durduramaz.''

Canikli, 28 Şubat sürecini anımsatarak, ''28 Şubat sürecinde başka birçok tahribatla birlikte imam hatip okulları da kapatılmıştı. O zaman tabii biz onu özellikle sadece salt ideolojik yaklaşımlarla böyle bir kararın alındığını, adımın atıldığını o zaman bu çerçevede değerlendirmiş, yorumlamıştık.'' ifadesini kullandı.

''Üniversiteye girişte dezavantajlı şekilde eğer bir tablo ortaya koyarsanız tabii kimse tercih etmez.'' diyen Canikli, ''Şimdi toplumumuzda her veli, her birey çocuğunun nasıl bir eğitim alması gerektiği konusunda bir kanaati vardır. Herkes de ona saygı duyar, saygı duyması da gerekir. Yani hangi okul türüne babalar, anneler evlatlarını göndermek isterse göndermesi gerekir. Hiç kimsenin ona müdahale etme hakkı yoktur, doğru da değildir. Demokratik bir yaklaşım böyle bir anlayışın saygı ile karşılanmasını gerektirir.'' değerlendirmesinde bulundu.

Canikli, bunun bütün okullar için gerekli olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:''Eğer bir veli çocuğunu herhangi bir meslek lisesi eğitiminden geçirmek istiyorsa onu sağlayabilmeli. Devlet ona o imkanı sunabilmeli. Aynı şekilde bir veli, çocuğunu biraz daha dini hassasiyetle imam hatip müfredatına uygun bir programda eğitim görmesini arzu ediyorsa diğerlerine yaklaşıldığı gibi aynı şekilde eşit, nötr ve tarafsız şekilde yaklaşılmalı ve aynı imkan ona da sunulmalı. Müdahale edilmemeli, yönlendirilmemeli kesinlikle ya da bu noktada baskı altına alınmamalı. Kim nereye çocuğunu göndermek istiyorsa göndersin. Devlet olarak da hükümet olarak da bizim vazifemiz, bu vatandaşımızın talebinin yerine gelmesi ve en iyi şekilde tahakkuk etmesi için gerekli altyapıyı sunmak ve hazırlamak.''

"BAZI KİŞİLER BÖYLE BİR SAYIYA ULAŞILMASINI ELEŞTİRİYOR"

Bugün itibariyle imam hatip okullarında 1 milyon 150 bin öğrencinin okuduğuna işaret eden Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bazı kişiler böyle bir sayıya ulaşılmasını eleştiriyor. Benzer bir yaklaşım işte 28 Şubat sürecinde ortaya konuldu, imam hatipler kapatıldı. O zaman biz bunun sadece salt bir ideolojik yaklaşımla ortaya konulmuş bir politika ve adım olduğunu düşünmüştük ama bugün çok daha farklı projelerin önemli başlangıç noktası olduğunu anlıyoruz. Çocuklarının dini hassasiyet içerisinde bir okuldan mezun olmasını isteyen velilerin tercih ettiği bu okullar kapatılınca bu şekilde talebi olan öğrencilerin hemen hemen büyük bölümü, tamamına yakını, Fetullahçı Terör Örgütü'nün okullarına otomatik olarak yönlendirilmiş oldu. Çünkü o alanda, ona yakın bir eğitim hizmeti verebileceği ile yola çıkan Fetullahçı Terör Örgütü'nün okullarına bu kaynak, bugün 1 milyon 150 bin olan o tarihlerde yanlış hatırlamıyorsam 650-700 bin öğrenci imam hatip okullarında okuyordu, olduğu gibi bu okullara yönlendirildi.''

Canikli, şöyle devam etti:

''FETÖ'nün okullarına yönlendirildi. Yani 28 Şubat'ı, 28 Şubat sürecini dizayn eden, gerçekleştiren kadro ekibin önemli amaçlarından bir tanesi de buydu. Bilerek yapıldı, bir projeydi. Gerçekten imam hatipler kapatıldıktan sonra yüz binlerce evladımız hem insan kaynağı olarak hem de parasal kaynak olarak Fetullahçı Terör Örgütü tarafından maalesef sömürüldü, kullanıldı ve bu terör örgütünün güçlenmesi, gelişmesi için inanılmaz bir şekilde onlara bu kaynak sağlandı. Olaya bir de bu açıdan bakmak gerekiyor, değerlendirmek gerekiyor.''

Bugün imam hatipteki öğrenci sayısının bu kadar yüksek olmasına itiraz eden, rahatsız olanlara bu tarihi gerçeği bir kez daha hatırlatmakta fayda olduğunu belirten Canikli, ''Bir aile çocuklarının İslami bir eğitimden geçirilmesini istiyorsa bu son derece masumane bir taleptir ve özellikle bu talebi, devletin gözetiminde İslami orijinal kaynaklarından öğrenecek şekilde yürütmek gerekir. Onun dışında hangi yapı, organizasyon olursa olsun, ismi ne olursa olsun orijinal kaynaklar dışında İslam'ı farklı şekilde süzgeçten geçirerek, o gençlere vermeye çalışan yapıların ne kadar tehlikeli olabildiğini, bu millet çok açık bir şekilde ve bedeller ödeyerek öğrendi." diye konuştu.

"İMAM HATİPLER ÖZGÜR MÜSLÜMAN YETİŞTİRİR"

Canikli, imam hatip okullarından rahatsız olanlara bu hususun bir kez daha hatırlatılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Bu çocuklar, bu gençler, inançlarını orijinal kaynaklardan bağımsız olarak, özgür olarak hiç kimsenin yönlendirmesine imkan bırakmayacak şekilde öğreniyorlar. Bu çocuklardan kesinlikle korkmamak gerekir. Tam tersine, çünkü Fetullahçı Terör Örgütü'nde olduğu gibi ya da benzerinde olduğu gibi hiç kimse onların beyinlerini özellikle inancımız üzerinden yıkama imkanına sahip olamaz. Çünkü imam hatipler, özgür Müslüman yetiştirir. Bu çok önemli bir kavramdır. Yaşadığımız o acı tecrübeden sonra bunun herkes tarafından korunması, muhafaza edilmesi ve teşvik edilmesi gereken önemli bir kavram olduğunu bugün bir kez daha anlıyoruz. O yüzden imam hatip okullarında eğitim gören gençlerden hiç kimsenin en ufak bir rahatsızlığı olmasın. Onlardan bu ülkeye fayda gelir, hizmet gelir, başka bir şey gelmez.''

Aynı yaklaşımın bütün okullardaki öğrenciler için geçerli olduğunu da dile getiren Canikli, gençlere, kendilerinden başarı beklentilerinin yüksek olduğunu söyledi.Konuşmaların ardından katılımcılar tarafından yurdun açılışı gerçekleştirildi.

Törene, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Giresun Valisi Hasan Karahan, İl Milli Eğitim Müdürü Necati Akkurt, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

AA


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300