03 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Küba’da üretilen "Kanser Aşısı" olarak tanımlanan bir kimyasal, son günlerde kamuoyunun gündeminde. Aşıyı yeniden gündeme getiren süreç ise, sosyal medyadaki paylaşımlarla başladı. O paylaşımlardaki iddialara göre ilaç firmalarının peşinden koştuğu Kübalı doktorlar aşıyı 1 dolara satacaktı.

O haberlerin ardından gazetecilerin yakından tanıdığı Türkiye'de yaşayan Guantanamera International Tour Operator Kurucusu ve Küba Kültür Derneği Başkanı Blanca Nieves Garcia Cruz'u aradı. Sosyal medyada çıkan bu ifadeler ve aşıyla ilgili son süreçle ilgili bilgi almak istedi.

İddiasına göre Cruz, ‘bilgi kirliliği’ oluşmaması için aşıyla ilgili sorulara yanıt verdi. Ancak bir gazete ve TV'ye yaptığı açıklamalarının ardından onun için adeta fırtına koptu. 26 senelik meslek hayatının en büyük kırılmasını yaşayacaktı.

Yaptığı röportajların ardından Küba Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzalez'den sert bir açıklama geldi.

O açıklamada yer alan iddialara göre, Cruz için "Bu kişinin yaptığı açıklamaları şaşkınlıkla izliyorum. Bu kişi kendisini Küba devletinin Sağlık Bakanlığı görevlisi olarak tanıtarak kamuoyunu yanıltmıştır. Aşıyla ilgili tek yetkili Büyükelçiliktir." denildi.

Cruz'u tanıyan gazeteciler için bu açıklama şaşırtıcıydı. Çünkü, işkadını Cruz'un yıllardır kanser hastalarını Küba'ya gönderdiklerine ilişkin yapılmış sayısız haberler mevcut.

Dolayısıyla bu açıklamaya karşılık neden hiç açıklama yapmamış ve konuşmamıştı. Merak ettik, Blanca Nieves Garcia Cruz’a sorduk. Benzer soruları Küba Büyükelçisi Alberto Gonzalez Casal’a da yazılı olarak sorduk. Röportaj talebinde bulunduk. Ancak bir yanıt gelmedi.

Sorularımız arasında şunlar var; ‘kendisini daha önce tanıyor musunuz?', 'aranızda daha önce başlayan bir kişisel anlaşmazlık var mı?' 'Anlaşmazlığın özel bir nedeni var mı?' 'Küba yetkili kurum SMC ile anlaşması olduğunu söylüyor. Bundan haberiniz olmaması mümkün mü?', 'Cruz, hiçbir yerde kendisini Küba sağlık kurumu yetkilisi olarak tanıtmadığını söylüyor, sizde aksini iddia edecek bir bilgi ve belge var mı? “

Ancak bu ve bir kısmını burada açıklamadığımız hakkındaki farklı iddialara ilişkin soruların hiçbirine aşağıdaki kısa açıklama hariç yanıt gelmedi :

“Kanser aşısıyla ilgili yetkili ve muhatap tek kurum Küba Hükümeti’dir. Dolayısıyla kanser aşısıyla ilgili yayınlarda hassasiyetimiz vardır. Bana ilettiğiniz diğer sorular ise gördüğüm kadarıyla önyargılıdır...”

Büyükelçi Alberto Gonzalez Casals böyle diyordu.

Mesele Cruz'un yapmadığını söylediği açıklamaların ve kanser aşısının etrafından dönse de, asıl meselenin iki taraf arasında yaşanan ki bu kısmı çok soru işaretleriyle dolu. Aralarında yaşanan kişisel gerilimin, aylar önce başlayıp, son olayla su yüzüne çıkması mıydı...

Benzer soruları Blanca Nieves Garcia Cruz'a da sorduk. Yanıtları çok çarpıcıydı. Yorumsuz iletiyoruz, olduğu gibi aktarıyoruz, karar okuyuculara ait...

-Siz yıllardır Küba Sağlık Turu başlığı altında Türkiye'den çeşitli hasta ve son yıllarda kanser hastalarını Küba’ya yolluyorsunuz. Bu konuda tanınmış bir işkadınısınız. Peki, sonra ne oldu da, Büyükelçilik tarafından yapılan açıklamalarda neden sizin kamuouyunu yanılttığınız söylendi...

Size çok teşekkür ederim. Merak etmişssiniz. Eşzamanlı bana ve sayın Küba Büyükelçiği'ne sormuşssunuz. Tarafımdan bir suskunluk var tabii. Ancak röp. yaptığımı medyada bu açıklama sonrası tüm çabalarıma cevap hakkımı kullanamadım. Bunu kendi adıma çok manidar buluyorum.

"ASIL BEN ŞAŞKINIM"

-Hayal kırıklı yaşadığınızı söylüyorsunuz, bu gerilim nasıl başladı...

“Hala inanamıyorum. Bir süre önce sosyal medyada çıkan bazı paylaşımlarda daha önce hiç duymadığım ‘1 dolara kanser aşısı’ ifadeleri yayınlandı. Bu bilgi nasıl ve kimler tarafından sosyal medyada yayınlandı ben de bilmiyorum. Talebim olmadan medyadan şirketime sorular gelmeye başladı. Beni tercih etmelerinin nedenin 7 yıldır Küba'ya sağlık turizm yapmamdır diye düşünüyorum. Ayrıca birçok gazeteci bu konu ile ilgili beni tanır. Çünkü daha önce farklı zamanlarda onlara yaptığım sağlık turizm ile ilgili bilgi verdim . Soruları ise, ülkemin devlet şirketi olan partnerim SMC’den aldığım bilgiler doğrultusunda ve Küba'daki sağlık merkezlerinden La Pradera dahil tercüme ederken edindiğim bilgileri göstererek yanıtladım. Bu niyetli 'aşı' ile yanlış algıyı düzeltmek için yaptığım son yayından sonra gelişen olumsuz sürece çok üzüldüm.

"SAYIN CASALS EN ÇOK DESTEK BEKLEDİĞİM KİŞİYDİ..."

Küçük düşürülmek istendim. Ben asla, kimseyi yanlış yönlendiren biri olmam. Türk halkını Küba halkı kadar çok seviyorum, bu yapılan açıklamalardan dolayı rencide edildim. Ve daha önemlisi insanlık onurumla oynandı. Aleyhimde maksatlı olarak yanlış bilgiler yayıldı. Çok şaşkınım. En çok destek beklediğim kişi ve makama, bu açıklamayı yapan Büyükelçi Casals'ın bizzat tanıdığım biri, hatta arkadaşımdır. Bu açıklamalar bu nedenle beni ayrıca üzdü.

"SAYIN BÜYÜKELÇİ CASALS OFİSİME DEFALARCA ZİYARETE GELMİŞTİR"

-Büyükelçi ile arkadaş olduğunuzu ifade ediyorsunuz....

Elbette bir çok fotoğraflarımız var. Birlikte düzenlediğimiz Küba tanıtım etkinliklerinde fotoğraflarımız var, İstanbul'daki ofisime defalarca gelmiştir. Bakın bir fotoğraf var, sosyal medyada da yayınlanmıştı. Ofisimde duran şu beyzbol sopasıyla çekilmiş fotoğraf. Bu resmi bir ziyaret sırasında çekilmiş bir fotoğrafa benziyor mu. Hayır, Ankara'dan ofisime özel olarak ziyaret için gelirdi, çünkü kendisi benim aynı zamanda arkadaşımdı. Kendisi Küba'ya kültür ve sağlık turizmi yaptığımı bilimemesi mümkün mü, yorumu size bırakıyorum.

-Küba yetkili kurumlar sizin faaliyetlerinizi bilmemesi mümkün mü?

Elbette biliyorlar, Küba ekonomisi destekleyen turizm sektöründe çalışıyorum. Sağlık Turizm zaten bir turizm dalıdır. Küba Turizm Bakanlığı da yaptığım işleri bilir. Ayrıca Küba Destinasyonu tanıtmak için her yıl düzenlenen uluslararası fuarlara katılıyorum. Üstelik sosyal medyadan kolaylıkla herkesin ulaşabileceği Küba tanıtım yaparken fotoğrafları vardır. Ayrıca Küba'nın devlet sağlık hizmetleri pazarlayan SMC tüm yetkilileri benim sağlık turizmi yaptığımı biliyor, çünkü iş birliği yaparak çalışıyoruz. Resmi devlet şirketi SMC ile zaten kontratım var. 

-Buraya kadar tamam, peki sonra neden hangi açıklamanız Büyükelçiyi rahatsız etti?

Biz mi rahatsız ettik. Yapmadığım bir açıklama nedeniyle haksızlığa uğruyorum, ben işimi doğru yapıyorum, belki ona yanlış tercüme edilmiş olabilir. İddia ettiklerinin aksine medyada kendimi asla ‘Küba Sağlık Bakanlığı görevlisi’ olarak tanıtmadım, söyleyemem de. Kullanmadığım kanıtlanmadığı halde, sayın Büyükelçi Casals tarafından yapılan açıklamada “bu kişi kendisini Küba Sağlık Bakanlığı görevlisi olarak tanıtmıştır, yetkilli değildir, yaptığı açıklamaları şaşkınla izledim” açıklaması geldi.

Asıl ben çok şaşırdım, çünkü röportajımda böyle bir ifadem yoktu. Yayını yaptığımı gazeteciler de ‘haklısınız’ dedikleri halde. Dolayısıyla ortada olmayan bir açıklamam nedeniyle Büyükelçi tarafından haksızlığa uğruyorum.

-Bir sözleşmeden bahsediyorsunuz. Anladığım kadarıyla herşey bir sözleşmenin etrafından dolanıyor. SMC ile sözleşmeniz var mıydı?

“Evet yazılı bir sözleşmem var. O sözleşmeye göre Türkiye'den Küba'ya hasta gönderiyorum. Bunların arasında da akciğer, beyin tümorleri ve diğer kanser hastalarını resmi kurum SMC üzerinden ve Küba'da bulunan İnmünokloji Heyetimiz uygun bulması ile Küba’ya yolluyorum."

“BENDEN HABERDAR OLMADIĞINI AÇIKLAYANLAR SÖZLEŞMEMİ VE BU FOTOĞRAFLARI NASIL AÇIKLAYACAKLAR..."

Ancak sizden haberdar değillermiş” gibi bir algı var...

Bunu size göstereceğim fotoğraflarla kanıtlayabilirim. Bugüne kadar Guantanamera International Tour Operator olarak Küba Sağlık Turizmi kapsamında bir çok Türk vatandaşı ülkem Küba’ya gönderdim. Hepsini saygın Küba Devletinin resmi şirketi SMC ile yaptığım sözleşme ve gerekli onayları alarak yaptım. Ortada iddia edildiği gibi "yetkisiz bir şirket" değiliz. Kamuoyuna yapılan açıklamada sanki beni ilk defa duymuş gibi bir algı oluştuldu. Oysa ki biz yıllardır SMC ile yaptığım anlaşma gereği resmi olarak Türkiye’deki kanser hastalarını Küba’ya gönderdik. Hatta ilk Türk hastası Haziran 2012 yılında biz yollamış olduk ve resmi kontratımız aktif olarak olduğu sürece bu işi titizlikle yapmaya devam edeceğiz.

“BEN BİR KÜBALI VE DOĞDUĞUM ÜLKEMİ SEVİYORUM, KÜBA'YA YILLARDIR HİZMET ETTİM VE DEVAM EDECEĞİM"

Hastalar da bugüne kadar bana aldıkları hizmetten dolayı teşekkür etmiştir. Hakkımda yapılan ithamların bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünerek düzeltilmesini bekliyorum. Ben bir Kübalı ve doğduğum ülkemi seviyorum, Küba’ya yıllardır hizmet ettim ve devam edeceğim. Türkiye'ye geldiğimde Kübalıları biraraya toplayarak bir dernek haline getirim. Küba Kültür Derneği’ni kurdum. Hatta 2002 yılında Jose Marti Küba Dostluk Derneği’nin de kurucuları arasındayım. Ayrıca 2007 yılından beri aynı adreste faaliyet gösteren 10 yıllık bir turizm ve seyahat acentasıyım. 1997 yılından beri Türkiye’de yasyıyorum. Yaklaşık 26 senedir turizmciyim. 10 yıl boyunca binlerce Türk vatandaşının Kültürel ve tarihi geziler için Küba’ya gitmesine aracılık ettim. Hepsini yasal, kontratlı olarak yaptım. Herşeyi Küba için yaptım.

"KÜBA'NIN İMAJINI KORUYARAK EKONOMİSİNİ KATKIDA BULUNMAK İSTEDİM"

Peki, biraz da bize yaptığınız işi anlatır mısınız, kanser hastası birine nasıl yardım ediyorsunuz?

Benim çalışma şeklim Küba Devlet şirketi SMC ile yaptığım sözleşmeye göre işliyor. Sağlık hizmeti alacaklara Küba’daki seçtiğimiz sağlık merkezine yapacakları sağlık turu organizasyonu hakkında bilgilendirme yapıyorum. Hastanın patoloji-epikriz raporlarını İngilizce olarak SMC'ye gönderiyorum. Değerlendirmeler doktorlar tarafından yapılıyor. Hizmet almak isteyen hastalara 'bu aşı sizi tedavi eder, tamamen iyileştirir v.s demeyiz' Yetkili kurum SMC’den gelecek yanıtlara göre kendilerine yardımcı olacağımı söylerim. Oradan da cevaplar geldiğinde hastalara Küba’ya sağlık nedeni ile seyahatini düzenleyerek yolladık veya aşılarımıza uygun olup olmadığını bilgilendiriyoruz.

-Bize ulaşan birçok iddia var. Bunlardan biri çarpıcı.Anlaşmazlığın kaynağı bu aşıyla ilgili kimin yetkili olup olmadığı, sizin medyaya yaptığınız açıklamalar v.s değil. Bu görünen kısmı. Asıl iddianın ,' Büyükelçi sayın Casals ile sizin aranızda daha önce başlayan bir anlaşmazlık'. Bu iddialar doğru mu?

"Bu soruya kendisi yanıt vermemişse ben de o zaman vermeyeceğim. Daha önce de ilettim size, eet, kendisiyle tanışıyoruz. Kendisi arkadaşımdır. Ayrıca şu anki Büyükelçimiz sayın Casals Türkiye’ye atandığında da gerek Küba Kültür Merkezi’mizi gerekse turizm şirketimizi defalarca ziyaret etmiştir. Birlikte çok sayıda kurumlarla görüşme yapmıştık. Fotoğraflarımızdan anlayabilirsiniz. Bizim sağlık turizmi yaptığımızı çok iyi biliyor, ki bildiğini de kanıtlayabilirim.

Dolayısıyla basında çıkan benim yapmadığım bir ifadeyi gerekçe göstererek benim 'kendimi kamuoyuna yanlış' tanıttığım algısı oluşturularak rencide edilmek istendim.

"SAYIN BÜYÜKELÇİ CASALS BENİ YAPTIĞIM İŞLERİMDEN TANIR"

Kendisi çalışmalarımı da hep takdir ediyordu, ancak bu konu ile ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum. Açıklamalardan dolayı yeterince rencide oldum, elbette benim de çok anlatacaklarım olabilir, ama bugüne kadar Kübam için asaletimi koruyup sessiz kalmayı tercih ettim. Şunu soruyorsanız eğer, ben kendisinin yetkisini kullanarak benim canımı yakmak istediğini düşünüyorum. Ayrıca Küba Hükümeti’nin muhtemelen bilgisi yoktur.

Konuşmak istemiyorum, kendisi konuşursa yanıt veririm.

“KÜBALI BİR KADIN OLARAK BAŞIM DİK OLACAKTIR"

Şimdi ne yapacaksınız?

“Önce bu olan biten bu korkunç sürecin bir yanlışıklık olduğuna inanmak istiyorum. Sayın Büyükelçi’nin bunu fark edip düzeltme yapmasını bekliyorum. Yanlış bir tercüme mi var ya da yanlış bir bilgilendirme mi var. Gerçekten böyle bir durum varsa benden özür dilenirse, önceden alınan haklarım iade edilirse benim için sorun kalmaz. Ancak olmaması durumunda elbette yasal haklarımı kullanacağım.

İki halkıma ve iki vatanıma da emek vermiş biriyim. Üstelik sayın Büyükelçi’nin de çok kez ziyarette bulunduğu ve çeşitli kurum ve kişilerle birlikte yaptığımı ziyaretlere de tanık olduğu gibi bilir. Kültür merkezimde ve şirketimizde asla ve asla Küba halkıma ve devletine leke düşürecek bir davranışımız olmamıştır, olamaz da. Aynı şekilde Türk halkına da söz konusu olamaz.

“BENİM SEVDALISI OLDUĞUM KÜBAM'IN BANA SAHİP ÇIKACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM"

Küba adil bir hükümete sahiptir. Vatandaşlarının hak ve özgürlüklerine önem verir. Ne vatandaşaları ne Küba için hizmet edenleri asla gözardı etmez. Küba mevki makamı ne olursa olsun, herkes yasalar karşısında eşittir. Küba Hükümeti’nin bana sahip çıkacağına yürekten inanıyorum. Umudum bu yersiz açıklamaların düzeltilmesidir. ”

TÜLAY ACAR/ÖZEL HABER

José Martí Küba Dostluk Derneği'nden açıklama:

"İlgili röportaja verdiği demeçte kendini José Martí Küba Dostluk Derneği kurucu üyesi olarak tanıtan Blanca Nieves Garcia Cruz’un derneğimizin kurucu üyesi olmadığını ve kuruluşundan bugüne derneğimizin hiçbir organında resmi görevde bulunmadığını saygılarımızla duyururuz."


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300