10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Milletvekilleri hiç şüphesiz yargılanmalılar ama hüküm kesinleşinceye, yargı süreci tamamlanıncaya kadar milletvekillerinin tutuklanması da kabul edilemez" dedi.

Altay, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplumun derin bir huzursuzluk içinde olduğunu ifade eden Altay, bunun ana sebebinin Türkiye'nin tek adamın hırsı ve ihtirasına teslim edilmesi olduğunu söyledi.

İktidarın ülkedeki her kesime karşı dört koldan saldırı içinde olduğunu savunan Altay, "Sayın Başbakan, teröre sahip çıkan arıyorsa Oslo'ya baksın. 'Hakan Fidan'ı oraya ben gönderdim, meselesi olan bana gelsin' diyen dönemin başbakanına baksın. İmralı muhabbetlerine, Habur'daki çadır mahkemesine baksın." değerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın her yerinde diktatöre diktatör denildiğini ifade eden Altay, şöyle devam etti:

"Bugün Sayın Cumhurbaşkanı 'Bana diktatör diyorlar. Umurumda değil' benzeri bir ifade kullanmış. Eğer kendisi uygulamaları, eylem ve söylemleri ile toplumun hemen hemen bütün kesimlerinde diktatör olarak algılanacak bir hal içine girmişse dönüp kendine baksın. Milletvekillerinin tutuklanması konusunda mesele ifadeye gitme noktası ise hukuk neyi emrediyorsa o yapılmalıdır. Ancak 'ifade vermedi' diyerek Türkiye'nin farklı noktalarındaki savcıların eş zamanlı operasyon için düğmeye basması da tutuklu milletvekilleri meselesinin hukuki değil, siyasi olduğunun bir göstergesidir. Hatta iktidarca diğer muhalefet odaklarına da gözdağı ifadesidir. Eğer bu kişiler suç işlemişse buna karar verecek olan bağımsız yargıçlardır. Dolmabahçe fotoğrafındakiler de Oslo'da masanın etrafında oturanlar da aynı suçu işlemişlerdir. Savcıları bu konuda da görev yapmaya davet ediyoruz."

"UTANACAĞINIZ KARARLARA GÖZ YUMMAYIN"

Gazetecilerin düşüncelerinden, yazdıklarından ya da haberlerinden dolayı tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu da söyleyen Altay, kimsenin utanacağı kararlara göz yummamasını istedi. Altay, Cumhuriyet gazetesinin bazı yazar ve yöneticilerine yönelik kararların da hukuki değil, siyasi kararlar olduğunu, iktidarın gazete nezdinde Cumhuriyet ile didiştiğini iddia etti.

Aydınları, gazetecileri, akademisyenleri sudan sebeplerle hukuk dışı yollarla hapsedilen bir ülkede demokrasiden söz edilemeyeceğini belirten Altay, "Faşizm törenle gelmez. Böyle gelir. Yavaş, yavaş sindire, sindire." ifadesini kullandı.

"FETÖ'nün siyasi ayağı daha ne kadar gizlenecek?" diye soran Altay, "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin kim olduğunun, kaç bakan ya da milletvekilinin "ByLock" kullandığının ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti. Altay, bunların açıklanmamasının, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili "Bu bir tiyatrodur" şeklindeki şüpheleri artıracağını da dile getirdi.

"TUTUKLAYACAKSANIZ, BYLOCK KULLANAN BAKANLARI TUTUKLAYIN"

İfade vermeye gitmeyen HDP milletvekillerine yönelik operasyona da değinen Altay, şunları söyledi:

"Biz milletvekilleri yargılanmasın demiyoruz ama hüküm kesinleşmeden TBMM'nin üyelerinin talimatla tutuklanmasını, yasama görevlerinin engellenmesini TBMM'ye yapılmış bir darbe olarak görüyoruz. Darbe sadece bomba ile yapılmaz. Suçu kesinleşmeden bir siyasi partinin genel başkanlarını, grup başkanvekilini, milletvekillerini derdest etmek, gecenin bir yarısı kapıları kırarak gözaltına almak, sonra tutuklamak demokrasilerde kabul edilebilir bir durum değildir. Milletvekilleri hiç şüphesiz yargılanmalılar ama hüküm kesinleşinceye, yargı süreci tamamlanıncaya kadar milletvekillerinin tutuklanması da kabul edilemez. Tutuklayacaksanız, 'ByLock' kullanan bakanları, milletvekillerini tutuklayın."

Türkiye'de bundan sonra kardeş kanı akmayacağını, kardeşlerin birleşerek faşizme karşı mücadele edeceğini, bunun bir hak olduğunu öne süren Altay, AK Parti'ye oy veren seçmenlere seslenerek, oyları istismar edilerek, ülkenin karanlığa sürüklenmesine izin vermemelerini istedi.

Engin Altay, "Bir kişinin ihtirası, hırsı, kaprisi, kompleksi yüzünden 80 milyon vatandaş bugün PKK'nın, DAEŞ'in, FETÖ'nün tehdidi ile karşı karşıyadır. 80 milyon yurttaşımız terör örgütünün açık hedefi haline gelmiştir. Bunun sorumlusu ülkeyi 14 yıldır idare edenlerdir." diye konuştu.

"DİRENME HAKKI, MEŞRUDUR"

CHP'nin faşizme karşı direnişin karargahı olacağını söyleyen Altay, milletin birlik ve beraberlik içinde direneceğini vurguladı. Altay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'nin şu an bir tek sorunu var; faşizm tehdidi. Bu bakımdan parti, inanç, ırk ayrımı yapmaksızın, kuzeyli, güneyli, doğulu, batılı ayrımı yapmaksızın Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlarımızı AKP faşizmine karşı direnişe davet ediyoruz. 15 Temmuz şehitleri 'Türkiye'ye sivil diktatörlük gelsin' diye şehit olmamıştır. Parlamenter sistem, demokrasi, tam bağımsızlık, özgürlükler için şehit olmuşlardır. 15 Temmuz ruhunu doğru okumak lazım. Toplum 15 Temmuz'da nasıl demokrasiye sahip çıktıysa, saray darbesine karşı da demokrasiye sahip çıkmasını bilecektir. Direnme hakkı meşrudur. Kimi ülkelerin anayasasında da vardı. Benim direnme hakkından anladığım şudur; anayasadan kaynaklı temel hak ve özgürlüklerimize yönelik her türlü müdahaleye karşı koymak direnme hakkıdır, meşru bir haktır. Tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi. 15 Temmuz'da milleti sokaklara çağıran Tayyip Erdoğan'ın şimdi, sokağa çıkan insanları terörist gibi algılaması, itham etmesi işgüzarlıktır, samimiyetsizliktir, demokrasiyi benimseyememesidir. "

"PES ARTIK BU KADAR DA OLMAZ DEDİĞİM PEK ÇOK ŞEY OLDU"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Altay, Genel Kurul çalışmalarına katılmayacak olan HDP'lilerin milletvekilliklerinin düşürülüp düşürülmeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlarken, Mecliste daha önce Genel Kurula gelmediği için milletvekilliği düşürülen bir kişiye rastlamadığını söyledi. Altay, "Ama şunu itiraf ediyorum; pes artık bu kadar da olmaz dediğim pek çok şey oldu. Ne diyeyim; AKP'nin zulmü artsın da sonu çabuklaşsın diyorum. Ama yine de bunun olacağına da ihtimal vermiyorum." dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un, CHP Parti Meclisi bildirgesine yönelik "yok hükmünde" anlamına gelen değerlendirmelerde bulunduğunun ifade edilmesi üzerine de Altay, "Numan Kurtulmuş'un bir salona gelip, karşısına kameraları alıp söyledikleri ne hükmündedir? Yok hükmünde olan Sayın Kurtulmuş'tur. Çünkü ülkeyi getirdikleri hal ortada. Akan her damla kandan AKP sorumludur. Ben sorumlu değilim. Biz hükümet olmadık." ifadelerini kullandı.

Altay, ifade vermeye gitmeyen HDP'li milletvekillerine yönelik operasyonla ilgili soruyu da yanıtladı. Milletvekili olmanın yargılanmaya engel bir durum olmadığını, ancak yargı süreci bitene kadar masumiyet karinesinin gözardı edilemeyeceğini vurgulayan Altay, "Siz, 6 milyon insandan oy almış bir siyasi partinin genel başkanının özgürlüğünü, daha suçu sabitlenmeden, karara bağlanmadan, kesinleşmeden, elinden alırsanız sadece ve sadece PKK'nın değirmenine su taşımış olursunuz." dedi.

AA


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300