09 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Türkiye'yi bu hale kim getirdi ? İktidardakiler. Nasıl getirdiler? 3 terör örgütüne destek vererek getirdiler. Çok net söylüyorum 3 terör örgütüne yardım ve yataklık yaparak getirdiler. Tek tek sayacağım. Seçimle gelen seçimle gider diye bir cümle kullandım, bu havuz medyası ve onların ekibi, blok halde vay efendim sen bunu nasıl söylersin, Şunu mu söyleme mi bekliyordunuz, seçimle gelen darbeyle gider bunu mu söyleme mi istiyordunuz. Onların kafası ters çalışıyor " ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Başbakan Yıldırım'ın 'Başkanlık gelmezse Türkiye bölünür' cümlesini hatırlatarak şunları söyledi: "Başbakan çıkmış bölünme tehdidinden söz ediyor. Başkanlık gelmezse Türkiye bölünür diyor. Seni oraya Türkiye'yi böl diye mi oturttuk biz. Sen nasıl bu lafı edersin. Söyledim cevap veremiyor. Bu lafı eden bir kişi başbakanlık koltuğunda oturamaz. Çünkü kimse bölücülerin taşeronluğuna soyunamaz. Bu lafı eden bölücülerin taşeronluğuna soyunmuş kişidir. Bu kadar açık bu kadar net söylüyorum. Başbakansan oturursun Türkiye'nin dünya kadar sorunu var. Kendi sorununu çözeceksin önce. Koıltuğuna sahip çıkacaksın, yetkilerine sahip çıkacaksın. Yetkilerini başkasına kullandırmayacaksın. Ben başbakanım son söz bana aittir diyeceksin. Yoksa olmaz, sen başbakanlık yapamazsın."

"GİTTİKÇE KUZEY KORE'YE BENZİYORUZ, ORADA DA BİR DİKTATÖR VAR"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye'nin dünyadan izole olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu,"Türkiye dünyadan izole oluyor. Yani soyutlanıyor. Biz cumhuriyeti niye kurduk? gittikçe Kuzey Kore'ye benziyoruz. Orada da bir diktatör var. Bütün dünyadan soyutlanmış vaziyette kendi dünyalarını yaşıyorlar. Bu çok tehlikeli bir gelişmedir. Diyorlar ki, herkes bize düşman. Almanya, Fransa, Amerika, Avrupa Birliği, Rusya, Japonya düşman , herkes düşman. Ben merak ediyorum Birleşmiş Milletler de mi bize düşman, bizim de temsil ettiğimiz, dünyanın bütün devletlerinin olduğu Birleşmiş Milletler, BM açıklama yapıyor, onlar da aynı kaygıyı taşıyorlar. Türkiye' de hükümetin, bir yandan OHAL ilan edip, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslar arası Sözleşmesi'nin, bazı maddelerinin askıya alındığını açıklamasından, ve yetkililerin attıkları adımların kabul edilebilirin ötesine geçmiş olabileceğinden endişe duyuyoruz diyor. Türkiye'de ki gelişmelerden endişe duyuyorum diyor. Bunlar televizyonlarda söyleniyor mu, gazetelerde yazıyor mu hayır. Çünkü sansür var. Kendilerini Birleşmiş Milletler'e ihbar ettiler, ihbar eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti"diye konuştu.

"DEMOKRASİLERDE ANA KURAL , SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİDER"

Kemal Kılıçdaroğlu, "Kendileri yönetiyorlar, kendileri çalıyorlar, bir şey aksaklık olunca CHP niye itiraz ediyor, niye itiraz etmeyim? Türkiye'yi bu hale kim getirdi ? İktidardakiler. Nasıl getirdiler? 3 terör örgütüne destek vererek getirdiler. Çok net söylüyorum 3 terör örgütüne yardım ve yataklık yaparak getirdiler. Tek tek sayacağım. Eğer zulümden yana değilseniz, mazlumlardan, dürüst insanlardan yanaysanız, Cumhuriyetten, demokrasiden, özgürlüklerden yanaysanız, bunları anlatmak hepimizin ortak görevi. Seçimle gelen seçimle gider diye bir cümle kullandım, bu havuz medyası ve onların ekibi, blok halde vay efendim sen bunu nasıl söylersin, Şunu mu söyleme mi bekliyordunuz, seçimle gelen darbeyle gider bunu mu söyleme mi istiyordunuz. Onların kafası ters çalışıyor. Neden ? Saraya bağımlı beyinleri. Yine söylüyorum, demokrasilerde ana kural , seçimle gelen seçimle gider. Ama seçimle gelen ben hukukun üstündeyim diyemez. Ben her istediğimi yaparım diyemez. Ben savcıya, hakime gitmem ben ifade vermem ben herşeyin üstündeyim diyemez. Gidecektir ifadesini verecektir. Ben şahsen pek çok davada yargılanıyorum. Avukatım var, gerektiğinde giderim, hakkımı savunuyorum. yargıdan kaçmak değil, eğer yargı taraflı davranırsa hep beraber oturur eleştiririz" dedi.

"SİZDEN İCAZET ALIP KANDİL'E GİTMEDİLER Mİ BUNLAR? İMRALI'YA KİM İZİN VERDİ?"

AK Parti'nin içindeki Bylock'cularında ortaya çıkması gerektiğini vurgulan Kılıçdaroğlu "Bizim parti programımızda kurultayın aldığı bir karar vardır. Kürsü dokunulmazlığı hariç, bütün dokunulmazlıkların kalkması lazım.Böylece AKP'nin içindeki Bylock'cularında ortaya çıkması lazım. Biz bunu söyleyince efendim diyor bu tutuklanan millet vekilleri Kandil uzantısı diyorlar. Allah aşkına bunları Kandil'e gönderen kim? TBMM tutanaklarını açıp baksınlar. Sizden icazet alıp Kandil'e gitmediler mi bunlar? İmralı'ya kim izin verdi? Bunlar hükümetin gözetimi ve koruması altında İmralı'ya gitmediler mi? Masaları kurmadılar mı? Başkanlık sistemini konuşmadılar mı ? Bu kadar yüzsüzlüğü hayatımda ilk defa görüyorum. Hüküm kesinleşmeden bir milletvekilinin tutuklanmasını doğru bulmuyoruz. Anayasa mahkemesi söylüyor. 2010'da çıktı dönemim başbakanı dedi ki, biz siz PKK ile görüşüyorsunuz dediğimiz zaman, şu cümleyi kurdu; Biz PKK ile görüşmedik, görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdir. 2012 aynı kişi, PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim sıkıntısı olan bana söylesin. İmralı ve Kandil arasında da mekik dokudular bu arkadaşlar. Hükümetin tekliflerini götürdüler"diye konuştu.

"2 KANATTAN SALDIRI ALIYORUZ, 1 PKK 2 AKP ÇÜNKÜ İKİSİDE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR"

Toplantı sırasında fotoğraf gösterek katılımcılara seslenen Kılıçdaroğlu,"PKK ile görüştüler bunlar. 2 kanattan saldırı alıyoruz bir PKK iki AKP çünkü ikiside işbirliği yapıyor. açık ve net söylüyorum. Bakın şu fotografa Dolmabahçe Mutabakatı, 3 kişi serbest diğerleri tutuklu veya hapiste, nerde bunlar? Bunlar CHP milletvekili mi arkadaşlar? Kim bunları buraya Dolmabahçe'ye gönderdi. Önce bunun hesabını verecekdsiniz siz. Bunun hesabını sormazsam namerdim. PKK vergi mahkemeleri kurdu, vergi topladı. Askerlik için askere alma daireleri kurdu. Şehrin göbeğinde trafik kontrolü yaptı. Kim vardı iktidarda CHP mi vardı, bizi şuçluyorlar şimdi, PKK'ya destek veriyorsunuz diye. Benim söylediklerim yanlışsa destek veriyorum. Benim söylediklerimin her keslimesi doğruysa bunun hesabını siz vereceksiniz. Habur'da bu ülkenin hakimlerini savcılarını terör örgütünün ayagına kim gönderdi? Çadır mahkemelerini kim kurdu? Bunların hesabını soracağız" ifadelerini kullandı.

"IŞİD'E DE YARDIM VE YATAKLIK YAPTILAR"

Kemal Kılıçdaroğlu Ak Parti'nin PKK, IŞİD'e yardım ve yataklık yaptığını öne sürdü. Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sadece PKK'ya mı yardım ve yataklık yaptılar. IŞİD'e de yardım ve yataklık yaptılar. IŞİD terör örgütüyle ilgili araştırma önergesi verdik. Araştıralım bunu dedik. Türkiye'de bunun kolu kanadı nerededir diye? Kimin oylarıyla reddedildi. Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili oylarıyla reddedildi. Gazeteciler bana sordular AKP niye reddetti bu önergeyi, dedim ki IŞİD'le ideolojik akarabalıkları var, o nedenle reddettiler. Binali beye sordum, dedim ki, Musul konsolosluğu basılıp 49 vatandaşımız rehin alındığında siz neden IŞİD'e terör örgütüdür diyemediniz. Hala sorunun cevabını almış değiliz. Hangi millevekiliniz, AKP milletvekili, PKK ve IŞİD terör örgütü değildir dedi ? Bunlar rahatlıkla söylüyorlar. IŞİD iyi ki varsın, allah kurşununu azaltmasın, buda bir AKP'liye ait bir sözdür. Sayın Erdoğan diyor ki, 'IŞİD denilen örgüt, hiç bir sebep olmadığı halde sürekli ülkemizde eylem arayışı içinde.' Yani şunu demek istiyor, ey IŞİD ne istediysen verdik kardeşim, niye gelip burada teör eylemi yapıyorsun. Bu onun itirafıdır.Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin parsel parsel cemaate verdiği arsalar nerede? Onun hesabının sorulması lazım. Biz onun hesabını soracağız. İlker Başbuğ komisyonda şu açıklamayı yapıyor. 2008'de MİT'ten cemaatle ilgili rapor istedim diyor. Ben diyor bunu dönemin başbakanına verdim dedim ki bu çok önemlidir. Erdoğan'ın söylediği, komutanım bunları çok büyütüyorsunuz. FETÖ ile ilişkilerini kestiler mi hayır. Nasıl devam ediyor, Cumhuriyet'e yapılan operasyonda bizi bunu öğreniyoruz. Raporu düzenleyen, iddianameyi düzenleyen kim? FETÖ davasından yargılanan bir savcı." (DHA)

"MÜTHİŞ RAHATSIZLIK DUYUYORLAR"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Belçika'daki bir mahkemenin PKK ile ilgili kararına ilişkin, "Belçika hükümetine, bu kararı veren mahkemeye seslenmek istiyorum; 30 bin kişinin hayatına mal oldu bu terör. Belçika'da bırakın 30 bin kişiyi 10 kişi ölseydi, siz nasıl bir karar verirdiniz? Sizde vicdan, siz de adalet yok mu? Siz nasıl bir terör örgütüne, 'terör örgütü değil de silahlı bir örgüttür' dersiniz" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, yolsuzluk yapanlarında yargılanması gerektiğini söyleyerek, "Bunlar hükümetin gözetimi altında İmralı'ya gitmediler mi? Masa kurmadılar mı? Başkanlığı konuşmadılar mı? Bu kadar yüzsüzlüğü ben hayatımda ilk kez görüyorum. Biz hukukun üstünlüğünü savunuruz. Hüküm kesinleşmeden bir milletvekilinin tutuklanmasını doğru bulmuyoruz. Niçin ben söylemiyorum Anayasa Mahkemesi söylüyor. AYM'nin kararı var. 19. ve 67.madde var. Bir milletvekili görev yaparken tutuklanırsa ihlal edilir diyor. Temsil yeteneği elinden alınır diyor Anayasa Mahkemesi diyor. Devleti yöneten insanların duygularına hakim olması lazım. Devlet adaletle yönetilir, devlet kinle yönetilmez. Biz adaleti savunuyoruz. Yeri geldiği zaman en sert eleştirileri biz yapıyoruz. İmralı'ya siz gönderdiniz. 2010' da PKK'yla görüşüyorsunuz dediğimiz zaman çıktı dönemin Başbakan'ı dedi ki, "Biz PKK'yla görüşmedik. Görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdir." 2012 aynı kişi, "PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim, sıkıntısı olan bana gelsin." Bunu kazayla CHP milletvekili söyleseydi ne olurdu. İmralı ve Kandil arasında da mekik dokudular. Kimin tekliflerini götürdüler. Onlara meşruiyet kazandıran bunlar değil mi? Bizi suçluyorlar" şeklinde konuştu.

"3 KİŞİ SERBEST DİĞERLERİ TUTUKLU VEYA HAPİSTE"

"İki kanattan eleştiri, saldırı alıyoruz bir taraftan PKK bir taraftan AKP. Çünkü ikisi de işbirliği yapıyor açık net söylüyorum" diyen Kılıçdaroğlu, Dolmabahçe Mütabakatı'nın fotoğrafını göstererek, "3 kişi serbest diğerleri tutuklu veya hapiste. Bunlar CHP milletvekili mi? Kim bunlar? Önce bunun hesabını vereceksiniz bunun hesabını sormazsam namerdim" ifadelerini kullandı.

"SİZDE VİCDAN, ADALET YOK MU?"

Belçika'da bir mahkemenin kararına değinen Kılıçdaroğlu, "Diyor ki 2010 yılında açılan dava sonuçlandı. ' PKK bir terör örgütü değildir, silahlı bir örgüttür' diyor. Buradan Belçika hükümetine, bu kararı veren mahkemeye seslenmek istiyorum; 30 bin kişinin hayatına mal oldu bu terör. Küçük çocuklar, bebekler, günahsız kadınlar, siviller 30 bin kişi hayatını kaybetti. Belçika'da bırakın 30 bin kişiyi 10 kişi ölseydi, siz nasıl bir karar verirdiniz? Sizde vicdan, siz de adalet yok mu? Siz nasıl bir terör örgütüne, 'terör örgütü değil de silahlı bir örgüttür' dersiniz. Avrupa Birliği'ne aykırı. Birlik PKK'yı terör örgütü olarak görüyor. Ses çıkaramıyorlar korkulardan. Yürekli bir şekilde ses çıkaran yine CHP" değerlendirmesinde bulundu.

"SİZİN HANGİ EVLADINIZ DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DA ASKERLİK YAPIYOR"

Bir şehit annesinden söz edeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Jandarma Er Erkan Özdemir'in annesi Havva Gül Özdemir. Hiçbir yorum yapmadan Havva Gül kardeşimizin oğluyla ilgili yorumunu anlatacağım, 'Çok minyondu benim oğlum. Gören bundan asker mi olur' diyor. Şehit olduğunu günü anlatıyor, 'sabah bir uyandım saat 10.30. telefonumda Erkan'ın cevapsız çağrısı yok. Onlarca kez aradım. O korkuyla pencereden bakıyordum. Bir ambulans ile polis aracının evin önüne yaklaştığını gördüm. Bize gelmesinler diye evin anahtarını kaptığım gibi üst komşuya çıktım. Kimse yoktu mecburen aşağı indim. İnmez olaydım. Hiç yaşayamadan, tek bir hayalini gerçekleştiremeden gitti çocuğum. Perşembe günü Hakkari'den adadılar. Erkanımın eşyalarını kargoya vereceklermiş. Sanki Erkanım gelecekmiş gibi heyecanla bekliyordum. Benim çocuğum makarnayı çok severdi o gidince bende ağzıma makarna sürmez oldum.' Bu annenin derdini kim bilecek arkadaşlar. Ateş düştüğü yeri yakar. Bu siyasilere, Ankara'da oturan beylere soruyorum. Sizin hangi evladınız Doğu ve Güneydoğu'da askerlik yapıyor. Bu annenin dramını kim anlayabilir. Ben anlarım, biz anlarız. Onlar bizi PKK'lı olarak suçluyorlar. Biz ülkemizi seven insanlarız, hiç kimsenin burnu kanamasın isteriz görüşü, inancı ne olursa olsun. Bu memlekette herkes huzur içinde yaşasın isterim. Arzumuz budur."

Murat Tekin'in, linç edilerek öldürülen bir öğrenci olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Hiç kimse gitmemiş evine. Yoksul halk çocukları. Yalova'dan bindiriyorlar araçlara. Boğaz Köprüsünde iniyorlar. Üç kişi Boğaz Köprüsünde linç ediliyor. Baba her yere soruyor evladım nerde diye. Umutlarını kesiyorlar 10 gün sonra morga gidiyorlar. Bir babanın ağlayışına tanık oldum. Fotoğraftan tanıyamadım oğlumu. Açtılar çocuğuma baktım. Gencecik filiz gibi 2. sınıf Hava Kuvvetleri öğrencisi. Aldım diyor morgdan. Ambulans istedim vermediler diyor. Kendi imkanlarımla İzmir'e götürdüm. İzmir'de cenazesini kılmak istedik, cenazesini kılmadılar diyor. Aldım köye götürdüm cenazesini defnettik. Mezar taşına da bir şey yazamadım. Benim oğlum şehittir ve bu kabul edilene kadar oraya bir şey yazmayacağım diyor. Bunu Sayın Erdoğan ile yaptığımız ilk görüşmede Erdoğan'a söyledim. Ezilenlerin hakkının korunması ve onları yapanların tutuklanıp yargılanmasını istedim. Nasıl bir insanlıktır bu. Bu linç edilen çocuğumuzun hukuken haklarını savunacağız. Bir avukat tutacağız aileye biz bütün mazlumlara sahip çıkacağız. Adalet istiyorsak bunların hesabını sormak zorundayız" diye konuştu.

"IŞID TERÖR ÖRGÜTÜYLE İLGİLİ ARAŞTIRMA ÖNERGESİ AK PARTİ OYLARIYLA REDDEDİLDİ"

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sadece PKK'ya mı yardım yaptılar hayır IŞID'e de yardım yataklık yaptılar. IŞID terör örgütüyle ilgili araştırma önergesi verdik. AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Soru sordum Binali Beye dedim ki; Musul Konsolosluğu basılıp 49 vatandaşımız rehin alındığında siz neden IŞID'a terör örgütüdür diyemediniz. Hala sorumun cevabını almış değiliz. Dün Sayın Erdoğan diyor ki, 'IŞID denilen örgüt hiçbir sebep olmadığı halde sürekli ülkemizde eylem arayışı içerisinde.' Cümleye bakar mısınız. Yani şunu söylemek istiyor, ey IŞİD ne istediysen verdik niye eylem yapıyorsun. Silah dedin verdik. Adamın yaralandı Türkiye'de tedavi ettik. Ortada sebep yok niye Türkiye'de eylem yapıyorsun. Kim söylüyor bu ülkenin Cumhurbaşkanı söylüyor. Terör örgütünün eylemine sebep aranır mı? Adı zaten terör örgütü. Kendi elleriyle kendi kabahatlerini bize gösteriyorlar. Putin dedi ki 'El Nusra çekilsin' kimi arıyor Erdoğan'ı. Bunlar olduğu sürece insanca düzeni yakalayamıyoruz. Üçüncü terör örgütü Fethullah Gülen. Ne diyorlardı, yere göğe sığdıramıyorlardı. Merkez Bankasına para bile bastırdılar. FETÖ'ye dediler ne istedin de vermedik. Tıpkı IŞİD'e dediğin gibi. Düşünün taşeron işçisi kadro istedi kadro vermediler, onlara 17 üniversite verdiler. Ankara'yı parsel parsel tahsis ettiler bunlara. Ben namuslu yürekli bir savcı arıyorum Ankara'da. Bu Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin parsel parsel cemaate verdiği arsalar nerede. Niye sormuyorsunuz? Onun hesabının sorulması lazım."

"OPERASYON YAPACAKSANIZ BAKIN İSTANBUL ORADA, ANKARA ORADA"

Dün gazetelerde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde FETÖ operasyonu diye haberlerin yer aldığına değinen Kılıçdaroğlu, "Olay şu, bütün belediyelere giden yazı İzmir Büyükşehir'e de gelmiş. Bylock kullanan 24 kişi var bunlarla ilgili soruşturma yapılıyor. 26 bin kişi çalışıyor İzmir Büyükşehir'de. Yahu kardeşim operasyon yapacaksanız bakın İstanbul orada duruyor, Ankara orada duruyor. Yerini arsasını söyleyelim. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni hazmedemiyorlar. Neden? Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kredi notu uluslar arası kredi notu Türkiye Cumhuriyeti'nin kredi notundan daha yüksek. Her kuruşun hesabını halka hesap veren bir anlayış var. Peki bunlar FETÖ'yü bilmiyorlar mıydı? En baştan beri biliyorlardı. MGK'da bir rapor görüşülüyor cemaatin himmet paraları aldığını söylüyor orada. Hepsinden haberleri var. Ne zaman uyandılar, ayakkabı kutularından paralar çıkınca. Ondan sonra bu terör örgütü dediler. Yoksa içtikleri su ayrı gitmiyordu. Komisyon kuruldu İlker Başbuğ geldi şu açıklamayı yaptı, '2008'de cemaatle ilgili MİT'ten rapor istedim. Rapora gayri resmi dediler. Sadece 8-9 polisin ismi vardı. Ben bunu dönemin Başbakanına verdim. Erdoğan'ın söylediği, 'Komutanım bunları çok büyütüyorsunuz. FETÖ ilişkilerini kestiler mi hayır. Önde bir kavga varmış gibi, nasıl devam ediyor. Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan operasyonla biz bunu öğreniyoruz. Cumhuriyet Gazetesinde iddianameyi düzenleyen kim? FETÖ davasından yargılanan savcı. Ahmet İnsel'in gönderdiği 250 liralık dekontu, 250 bin lira diye düzmece belge diye koyuyorlar. Suçlamak için. Bunu dile getiren televizyon kanalına Cumhuriyetin avukatı bağlanmak istiyor, bağlamıyorlar" açıklamasında bulundu.

"BUGÜN YAPILAN KONUŞMADAN ANLIYORUM Kİ BİLDİRİDEN MÜTHİŞ RAHATSIZLIK DUYUYORLAR"

Parti Meclisinin toplandığını ve güzel bir bildiri yayınladıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bugün yapılan konuşmadan anlıyorum ki bildiriden müthiş rahatsızlık duyuyorlar. Vatandaşlarıma sorayım bizim bildiride neler var ifade edeyim; Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırıları doğru bulmuyoruz. Askeri, siyasi bürokrat varsa siyasi FETÖ soruşturmasında açığa çıksın diyoruz. İnsan hakkı ihlalleri olmasın diyoruz. Hüküm kesinleşmeden milletvekilleri Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak tutuklanmasın diyoruz. Bütün bunları söylüyoruz ve şöyle bağlıyoruz; ne darbe, ne dikta yaşasın tam demokrasi. Bundan üzülüyorlar. Başka ne diyoruz; Türkiye'yi böldürmeyeceğiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşatacağız. Bundan da rahatsızlık duyuyorlar. Doğruları söylemeye her zaman devam edeceğiz. Her zaman mazlumların yanında, halkımızın yanında olacağız. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti diyoruz ve gurur duyuyoruz."

İHA


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 14:49
    Mükemmel özet geçmişsiniz.
Kalan karakter : 300