28 KASIM 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

“Kızım babasına mektuplar yazdırıyor... ‘Babalar erken ölür de anneler geç mi ölür’ diye soruyor.” Bu sözler, 11 yıldır çalıştığı otomobil fabrikasında ‘Sakalını kesmesi için’ uyardığı kaynak işçisinin saldırısıyla hayatını kaybeden 36 yaşındaki kaporta şefi Nihat Sevinç’in eşi Gülay Sevinç’e ait.

Müebbetle yargılanan sanık işçinin 5 ay yatıp tahliye olmasına isyan eden Sevinç, 4 yaşındaki kızıyla birlikte hayatını kâbusa çeviren olaydan sonra yaşadıklarını Habertürk’e anlattı.

Davanın 2 celsede sona erdiğini söyleyen genç kadın, sanığın eşini yumrukla değil kaynak işçilerinin iş güvenliği gereği giydiği demir ayakkabıyla öldürdüğünü öne sürdü. 4 yaşındaki kızının sorularına yanıt veremediğini söyleyen Gülay Sevinç, şöyle devam etti:

“Babasının çok uzaklara gittiğini, bir daha göremeyeceğimizi anlattım. ‘Keşke ben teyzemlerden gelene kadar ölmeseydi, bir daha görebilseydim onu’ dedi. Sonra ‘Babalar erken ölür de anneler geç mi ölür’ diye sordu. Dilek feneri çok uzaklara gittiği için babasını dilek feneriyle geri getirmeyi hayal ediyor. Benim aracılığımla babasına mektuplar yazıyor, o mektupları saklıyoruz...”

‘ADİL YARGILAMA OLMADI’

Haberi aldığımda eşimin iş kazası nedeniyle kolunu ya da bacağını makineye kaptırdığını düşündüm. Şahıs ifadelerinde, eşimin yüzüne vurduktan sonra yerde de vurmaya devam ettiğini, kendini kaybettiğini söylemiş. Davanın tanığı İnsan Kaynakları Müdürü, şahsın ‘Gene olsa yaparım’ dediğini ifade etti. Adil bir yargılama olmadı. Bize ikinci kez ölümü yaşattılar. Bu kararı beklemiyorduk, dava 2 duruşmada bitti. İddianame kasten adam öldürmeden açıldı, yaralamadan hüküm verildi. Yaralandıysa benim eşim nerede? Karara itiraz ettik, gerekçeli kararı bekliyoruz. Haksız tahrik iddiası karşısında delilleri topladık...”

ÖZNUR KARSLI/GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300