06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülenin de arasında bulunduğu 73 kişi hakkında "Anayasayı ihlale teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek" suçlarından açılan davanın tutuklu sanıklarından eski milletvekili İlhan İşbilen, Fetullah Gülenin terör örgütü yöneticisi olduğunu kabul etmedi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada dün savunmasını tamamlayan İşbilenin çapraz sorgusuna devam edildi.

İşbilen, müştekilerden Önder Gökçekayanın "Fetullah Gülenin terör örgütü yöneticisi olduğunu kabul ediyor musunuz?" sorusu üzerine, "Hayır efendim, böyle bir şeyi kabul etmiyorum." dedi.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, ABDde Güleni ziyaret etmesinin amacını sorması üzerine İşbilen, "Sanırım TBMMnin büyük ekseriyeti oradan geçti. Öyle bir amacımız yok." ifadelerini kullandı.

Giray, "İfadenizde Fetullah Gülenin devlet içerisinde alternatif devlet olmasına müsaade etmeyeceği yargısında bulunuyorsunuz." hatırlatması üzerine İşbilen, o günlerde edindiği intibanın bu şekilde olduğunu söyledi ve "Kasetleri ve vaazları, bunlar her yerde var, dinlediklerim içinde böyle bir şeyle karşılaşmadım." diye konuştu.

Girayın, "Fetullah Gülenin yurt içinde ve dışında sevenleri vardır. Cemaati sevenlerden oluşur. Ben de Güleni severim. Çünkü bana herhangi bir zararı olmamıştır" dediğini hatırlatması üzerine İşbilen, "Sohbetlerinden, vaazlarından, konferanslarından sonra kendisine büyük bir ilginin olduğunu zaman içinde gördüm" dedi.

Mahkeme Başkanı Giray, dünkü ifadesinde Yaşar Tunagürden bahsettiğini hatırlatarak İşbilene, "Tunagürün Güleni o dönemin (1960lar) MİT Müsteşarı ve iş adamlarıyla tanıştırdığı açıklamaları var. Tunagür ve Gülen ilişkisini biliyor musunuz?" sorusunu yöneltti.

İşbilen, "Bilmiyorum ama duydum. Edirnede beraber çalışmışlar. O ilişkilerinden kaynaklanan sebeple (Gülen) İzmire getirilmiş olabilir. Ama diğerlerini duymadım." dedi.

Yazar Nurettin Verenin, kendisinin Altunizadedeki FEM dershanesinde kaldığı odada böcek bulunduğu" yönündeki ifadesinin hatırlatılması üzerine İşbilen, "Sanırım Nurettin Bey yanlış anlamış. O yıllarda Moskovada kalıyordum. Güvenlik kameraları bugünkü gibi yaygın değildi. Misafirlerin kaldığı yerdeki güvenlik kameraları dikkatimi çekmiş. Yoksa böcek bulmadım." ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Savcısı İsmail Şafak da iddianamede "FETÖnün İstişare Heyeti Üyesi" olduğunun belirtildiğine dikkat çekerek İşbilene, "Kumpas davalarında görev alan emniyet görevlileri, hakim ve savcılar atanırken istişare heyetinde mi karar alınıyordu yoksa Fetullah Gülen tek başına mı karar veriyordu?" sorusunu yöneltti.

İşbilen, bu soruya, "Ben böyle bir istişare heyetinde yokum. Hiçbir yerde değilim. Dün savunmama başlarken de 15 Temmuz olayını hiç tasvip etmediğimi, edemeyeceğimi ifade eder cümle kurdum." yanıtını verdi.

Savcının, "15 Temmuzu kimler yaptı?" sorusu üzerine ise İşbilen, "Hiç böyle bir şeyden haberim yok. Ancak medyadan, Sayın Cumhurbaşkanımızdan, diğer şeylerden duyuyorum." dedi.

Müşteki avukatlarının sorusu üzerine İşbilen, Fetullah Gülenden emir ve talimat almadığını, TUSKON ile Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üyesi olmadığını ancak TUSKONun etkinlikleri ile Abant Toplantılarına katıldığını kaydetti.

AVUKATI KART, TAHLİYE TALEBİNDE BULUNDU

İşbilenin avukatı Atilla Kart da 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiyenin felaketin ve iç savaşın eşiğine geldiğini, girişimin yalnızca Türkiye Cumhuriyetinin parlamenter sistemini, Cumhurbaşkanını ve anayasal kurumlarını değil, milli kimliğini hedef aldığını ifade etti. Girişimin dış dinamikleri de olduğunu söyleyen Kart, "Buna karışanları ivedi olarak yargılayalım, ibretialem için en ağır cezayı verelim ama kapsamı belirsiz örgüt soruşturmalarıyla darbe girişiminde bulunanların yargılamalarının beraber yapılmak istenmesi doğru değil." dedi.

Müvekkilinin bütün faaliyetlerinin aleni, yasal ve meşru zeminlerde geçtiğini savunan Kart, "20 yıl önceki suç kastını, bugün üzerinden değerlendiremeyiz. Cemaate sempati duymak suç değildir. Hayır yapmak, faaliyet göstermek suç olamaz. O ilişkiler içinde paralel devlet yapılanmasıyla, ideolojiyle ayrım yapıyorsanız, görev ve yetkinizi ona göre kullanıyorsanız, o suçtur." diye konuştu.

Müvekkilinin silahlı terör örgünü yöneticiliğinin söz konusu olamayacağını öne süren Kart, "Müvekkilime 17 Aralık 2013ten öncesi için suç isnat edilemiyor. Sonrası için de suçlamalar gerçek dışı. Kaçma şüphesi dayanaksız. Deliller toplandı, tahliyesini istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Duruşmaya daha sonra öğle arası verildi.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300