04 OCAK 2017
İnternet Explorer tarayıcısının 8.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz.
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

15 Temmuz darbe girişimini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Komisyonu, Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar'a yazılı olarak 10 soru gönderdi. Org. Akar'a 15 Temmuz günü MİT'ten gelen istihbaratın ardından alınan tedbirler ile birlikte Akıncı Üssü'nde yaşadıkları, Akıncı Üssü'nden Çankaya Köşkü'ne getirilişi ve Mehmet Dişli ile ilgili sorular soruldu. Görev süresince FETÖ'ye karşı faaliyetleri Akar'a sorulan sorular arasında yer aldı. 

Akar'a yönlendirilen sorular şöyle:

1) 15 Temmuz 2016 günü Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan gelen istihbaratta MİT’e yönelik bir operasyondan söz edildiği, bunun mahiyeti üzerine MİT Müsteşarı ile görüşme yaptığınız ifade edilmektedir. Kamuoyuna intikal eden bu bilgilerden hareketle nasıl bir kanaate ulaştınız ve hangi önlemleri aldınız?

2) MİT’ten size ulaşan istihbarat bir darbe girişimi kuşkusu yönünde mi yoksa MİT’e yapılacak bir operasyon muydu?

3) Baştaki sorularla bağlantılı olarak istihbaratı bir darbe girişimi/kalkışma olarak değerlendirdiniz mi? Bu değerlendirmeyi yaptıysanız gerekli önlemlerin alınması için Kuvvet Komutanlarına bildirdiniz mi? Bu istihbarat ile ilgili Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı ile ya da özel kalemleri ile bir görüşmeniz oldu mu? Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için bu konuda size ulaşan bilgiler ve aldığınız tedbirlerle ilgili bilgi verebilir misiniz?

4) Genelkurmay Başkanlığı’nın MİT’ten gelen istihbarat üzerine alınan tedbirler kapsamında yaptığı “Türk hava sahasını askerî uçak ve helikopterlere kapatmayı ve havadakileri indirme emrinin Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezi Amiri vasıtasıyla verildiği” şeklindeki açıklaması çerçevesinde, Türk hava sahasının kapatılması emrini doğrudan Hava Kuvvetleri Komutanı’na ve Muharip Hava Kuvvetleri Komutanı olan Korgeneral Mehmet Şanver’e doğrudan ilettiniz mi? İletmedinizse niçin? Emrin, doğrudan Mehmet Şanver’e iletilmesinin önemli bir zaman kazancı olacağı ifade edilmektedir. Bu denli önemli bir olayda doğrudan sorumlu komutanların aranmaması TSK’nın hiyerarşik yapısı ve emir komuta sistemi açısından mümkün müdür?

5) Görev süreniz içerisinde, FETÖ/PDY örgütünü güvenlik açısından tehdit olarak gören herhangi bir rapor ya da bilgi size sunuldu mu? TSK içinde FETÖ/PDY örgüt mensupları olduğunu tespit ettiniz mi? Bu konuda istihbari çalışma için MİT’ten talepte bulundunuz mu? Bunların dışında nasıl bir girişiminiz oldu? Bu örgütle mücadele kapsamında herhangi bir girişiminiz oldu mu?

6) MİT Müsteşarı tarafından olağanüstü bir ihbar iletilmesi sonucu bazı tedbirler aldığınız değerlendirilmektedir. Bu konuya açıklık getirir misiniz? Gelen ihbar neydi? Hangi tedbirleri aldınız?

7) FETÖ’nün en önemli hedeflerinden birisinin TSK olduğu kamuoyunda sürekli gündemdeydi. FETÖ’nün TSK’ya sızmasının fark edilemeyişinin sebebi kanaatinizce nedir?

8) Darbe girişiminde sizin etkisiz hale getirilişiniz, Akıncı Üssü’ne götürülmeniz ve Çankaya Köşkü’ne getirilişinizi anlatır mısınız? Zorla götürülme sırasında boğazınızın kemerle sıkılması ve görüntülere yansıyan yaralanma iddialarına ne dersiniz? Bir kurtarma operasyonuyla mı kurtarıldınız, darbecilerin başarılı olamayacaklarını anladıktan sonra sizi serbest bırakmalarıyla mı serbest kaldınız? Akıncı Üssü’nden nasıl çıktığınızı anlatır mısınız?

9) Akıncı Üssü’nden Çankaya Köşkü’ne geldiğinizde yanınızda darbeci general Mehmet Dişli’nin de bulunduğu görülmektedir. Mehmet Dişli, ifadesinde “Ben başından itibaren Sayın Genelkurmay Başkanı’nın yanındaydım. Bu işin tarafı değil mağduruyum. Beraber başından sonuna kadar krizi yönettik. En son, kendisiyle Çankaya’ya Sayın Başbakan’ımızın talimatıyla gittik. Oradan da krizin kapanmasını birlikte yönettik.” şeklindeki sözleriyle Sayın Başbakan tarafından çağrıldığını iddia etmektedir. Sizi taşıyan helikopter pilotu da darbecilikten tutuklandı. Bu hususlara açıklık getirir misiniz?

10) Komisyonumuzun çalışma alanıyla ilgili başkaca tespit ve önerileriniz var mıdır?

NECDET ÖZEL'E SORULAR
Komisyon ayrıca eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e de şu soruları gönderdi:

1) Görev süreniz içerisinde, FETÖ/PDY örgütünü güvenlik açısından tehdit olarak gören herhangi bir rapor ya da bilgi size sunuldu mu? Sunulduysa, bu örgütle mücadele kapsamında herhangi bir girişiminiz oldu mu?

2) FETÖ’nün en önemli hedeflerinden birisinin TSK olduğu kamuoyunda sürekli gündemdeydi. FETÖ’nün TSK’ya sızmasının fark edilemeyişinin sebebi kanaatinizce nedir?

3) Size FETÖ/PDY mensuplarıyla ilgili herhangi bir işlem yapılması için yetkili makamlardan bir liste verildi mi? Verildiyse nasıl bir işlem yapıldı?

4) Hüseyin Kıvrıkoğlu 28 Şubat davasında ifade verirken YAŞ kararıyla TSK’dan personel atılmadan önce “ince elenip sık dokunduğunu”, dosyalar YAŞ’a gelmeden önce 21 imzadan geçtiğini ifade etmişti. Yine İlker Başbuğ da MİT raporu olmadan kimseyi atmadıklarını ifade etti. Ancak 28 Şubat Darbesi döneminde pek çok subay ve astsubayın YAŞ kararlarıyla ihraç edildikleri tespit edilerek bu konuda yasal düzenleme ile haklarının kısmen iadesi yoluna gidildi. Bu bilgiler dikkate alınarak FETÖ/PDY iltisaklı askeri personelin aynı yöntemlerle TSK’dan ihraç edilmeyişlerini nasıl izah edersiniz? Bu duruma İnsan Kaynakları/Personel Dairesi ve istihbarat birimlerinde etkili olmaları gerekçe gösterilebilir mi?

5) Türkiye’deki güvenlik ve istihbarat hizmetlerinin MİT, Genelkurmay Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında bölüşülmüş olması ve dağınık bir görünüm arz etmesinin muhtelif hizmet aksaklıklarına sebep olduğu iddia edilmektedir.
Genelkurmay Başkanlığı, MİT’ten istihbarat alamadığını,
MİT’in, asker kişiler hakkında istihbarat toplanmasının mevzuat açısından mümkün olmadığını,
Genelkurmay Başkanlığı ise Emniyet ve Jandarma’dan istihbarat alınmasının güçlüklerini gündeme getirmektedir.
Ayrıca Komisyonumuza yapılan bazı sunumlarda kurumsal taassup ya da yetersiz eşgüdüm ve işbirliği sebebiyle kurumların ellerindeki istihbarî bilgileri zaman zaman başka kurumlarla paylaşmaktan imtina ettiği ifade edilmiştir.

Tecrübeleriniz ışığında güvenlik ve istihbarat alanındaki cari kurumsal düzenin eksiklik ve zafiyetleri nelerdir? Bu zafiyetler nasıl giderilebilir? Kurumsal yeniden yapılanma kapsamında, güvenlik ve istihbarat kurum ve kuruluşlarının görev ve teşkilatları ile bu kurumlar arasındaki ilişkiler hakkındaki tavsiyeleriniz nelerdir?

6) MİT’in 1990’lı yılların başından itibaren sivilleştirilmesinin özellikle askerî istihbaratın toplanmasında zafiyete sebep olduğu yönünde iddialar ileri sürülmektedir. Komisyonumuza beyanda bulunan bazı eski genelkurmay başkanları MİT’in askerî yönetici ve personelden tamamen arındırılmasının sakıncalarından söz etmiştir. Oysa MİT’in askeri personelden oluştuğu dönemlerde de askeri darbe ve darbe girişimleri olmuştu. Bu tespitler de göz önünde bulundurularak MİT’te tekrar askerî yönetici istihdam edilmesi, örneğin MİT Müsteşar Yardımcısının bir asker olması önerisi hakkındaki kanaatiniz nedir?

7) FETÖ’nün elebaşı Fetullah GÜLEN’in, 1970’li yılların başından itibaren örgütlenmeye başladığı değerlendirilmektedir. Örgütün ortaya çıkışı ve özellikle 1970’li yılardaki niyeti ve kuruluş maksadı sizce farklı mıydı? Kanaatinize göre örgüt, devleti ele geçirme hedefini ve darbeci kimliğini sonradan mı edinmiştir?

8) 15 Temmuz FETÖ darbe ve işgal girişiminin sizce en önemli hedefi neydi?

9) Komisyonumuzun çalışma alanıyla ilgili başkaca tespit ve önerileriniz var mıdır?

HABERTÜRK TV - ANKARA

 

 

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 28 Aralık 2016 Çarşamba 13:20
    darbe girişimin en önemli hedefi erdoğandı ama allahın büyük olduğunu unuttular rabbim onlara fırsat vermedi
  • Misafir 28 Aralık 2016 Çarşamba 13:17
    bu darbe girişimi bize kurumların ne kadar sıkı ve koordineli ve işbirliği içinde çalışmaları gerektiğini birkez daha hatırlatmış oldu, inşallah ona göre düzenlemeler yapılır
  • Misafir 28 Aralık 2016 Çarşamba 13:09
    böylesine planlı ve organize bir darbe girişimini önceden istihbarat sezmeli ve ona göre harekete geçilmeliydi
Kalan karakter : 300