ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sınai Mülkiyet Kanunu'nu onayladı. Kanunla Türk Patent Enstitüsünün adı Türk Patent ve Marka Kurumu olarak değiştiriliyor.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre; Erdoğan, Sınai Mülkiyet Kanunu'nu yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.

Kanunla, marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Türk Patent Enstitüsünün adı Türk Patent ve Marka Kurumu olarak değiştiriliyor. Kurumun kısa adı da "Türk Patent" olarak düzenleniyor. Tescilli markaların piyasada daha etkin kullanımını sağlamak ve kullanılması düşünülmeyen mal ve hizmetler için marka tescil talebinde bulunulmasının önüne geçmek amacıyla yayıma itiraz eden taraftan kullanıma ilişkin bilgi ve belgeler sunulmasının talep edilmesini sağlayan düzenleme getirilmesiyle, markaların kullanımının özendirilmesi hedefleniyor. AB düzenlemesine paralel olarak, 7 yıl sonra yürürlüğe girmek üzere, markalara idari iptal getiriliyor, marka tescil süreçleri kısaltılıyor. Önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı muvafakatnamenin Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulması halinde, başvurunun reddedilemeyeceğine ilişkin düzenleme getiriliyor.

BAŞVURUNUN REDDEDİLMESİ 

Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dahil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilecek.

Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa, itiraz üzerine başvuru reddedilecek.

Kanunla sağlanan marka koruması, tescil yoluyla elde edilecek. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olacak ve marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde bazı fiillerin önlenmesini talep etme hakkı olacak.

Tescilli bir markanın, basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan sözlük, ansiklopedi ya da başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden jenerik ad izlenimi verecek şekilde yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebine bağlı olarak yayımcı, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhal, basılı eserlerde ise ilk baskısında markanın tescilli olduğunu belirtmek suretiyle yanlışlığı düzeltecek ya da markayı eserden kaldıracak.

MARKANIN İPTALİ 

Tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilecek.

Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi; mahkemeden, markasının kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep edebilecek. Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na taraf devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla beraber bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı aylık süre içinde, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için Türkiye'de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanacak.

Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile İlgili Protokol kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumuna doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı sonuçları doğuracak.

KORUMA SÜRESİ 10 YIL 

Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren 2 ay içinde yapılacak.

Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıl olacak. Bu süre, 10'ar yıllık dönemler halinde yenilenecek. Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilecek.

Mahkeme tarafından ilgili maddeler uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecek. Menfaati olanlar, cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilecek. Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, markaya kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacak.

Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi; marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi durumunda da marka hakkı sona erecek.

MARKA HAKKINA TECAVÜZ 

Marka sahibinin yetkisinde olan markayı kullanma hakkına, başkalarınca tecavüz edilmesini engellemek amacıyla, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sıralanıyor.

Marka sahibinin izni olmadığı sürece marka kullanımı, markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılacak.

Taklit markayı taşıyan ürünleri, bu durumu bildiği veya bilmesi gerektiği halde satan, dağıtan, bir başka şekilde ticaret alanına çıkaran, ithal ve ihraç eden, ticari amaçla elde bulunduran veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunan kişiler de marka hakkına tecavüz etmiş olacak. Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler de kanunda yer alıyor.

Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

Yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişiye, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişi hakkında bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması halinde cezaya hükmolunmayacak.

GARANTİ MARKASI 

Marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işaret, garanti markası olacak.

Garanti markası, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılamayacak.

Kanunda, "ortak marka", üretim veya ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işaret olarak adlandırılıyor. Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayacak.

KORUMA KAPSAMINDAKİ ÜRÜNLER 

Kanunda, coğrafi işaret hakkı, geleneksel ürün adı hakkı ile birlikte düzenleniyor. Bu kapsamda, geleneksel ürün adının tescil yoluyla korunmasına ilişkin düzenleme getiriliyor.

Tasarım başvurularının bültende yayımlanma süresini 6 aydan 3 aya düşürülecek. Türk Patent ve Marka Kurumu kararlarına itiraz edilebilecek. Coğrafi işaretli ürünlerin denetimine ilişkin rapor sunma 10 yıldan 1 yıla indirilecek.

Doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden kanundaki şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacak.

Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işaret, coğrafi işaret olarak adlandırılacak.

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşeri unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adı olacak.

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlar mahreç işareti sayılacak.

Coğrafi bir yer adı içermese dahi şartları taşıyan bir ürünü belirtmek için geleneksel olarak kullanılan, günlük dilde yerleşmiş ve coğrafi bir yer adı içermeyen adlar da menşe adı veya mahreç işareti olabilecek.

Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen, ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az 30 yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar, geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanması veya geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olması halinde, geleneksel ürün adı olarak tanımlanacak.

HAYVAN IRKLARI, BİTKİ TÜR VE ÇEŞİTLERİ COĞRAFİ İŞARET OLAMAYACAK

Meşe adı, mahreç işareti ve geleneksek ürün kapsamına girmeyen adlar, ürünlerin öz adı olmuş adlar, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar, şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu yapılmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan adlar, tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar coğrafi işaret olarak tescil edilemeyecek.

Üretici grupları, ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler, ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili üretici, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil başvurusunda bulunabilecek.

Yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu Türkiye'de korunan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı ile aynı ise inceleme, bölgesel ve geleneksel kullanım ile benzer adların tüketici tarafından birbiriyle karıştırılması riski göz önüne alınarak yapılacak.

Kanunla, bültende yayımlandığı tarihten itibaren 3 ay içinde itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya itirazların değerlendirilmesi sonucunda değişikliğe uğramış başvuru, bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde tescil edilecek.

Tescil edilen coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının, tescile konu özelliklerinde değişiklik olması halinde değişiklik talebi, ücretinin ödenmesi şartıyla menfaati bulunanlar tarafından yapılabilecek. Tescilli coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları, sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılacak. Bu kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunacak. Tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkına sahip olan kişiler, bunları, amblem ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanacak. Coğrafi işaretler bakımından amblemin kullanılması zorunlu olacak. Tescilli bir markanın sahip olduğu itibar, ün ve kullanım süresi de göz önünde bulundurularak bu marka ile aynı veya benzer olması sebebiyle markanın varlığına zarar verici veya gerçek kaynağı konusunda yanıltıcı olacak nitelikteki adların coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı olarak tesciline, önceki tarihli hak sahibinin itirazı üzerine izin verilmeyecek.

Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü, menfaati olanlarca mahkemeden istenebilecek. Düzenlemede öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk ve ceza mahkemeleri olacak. Türk Patent ve Marka Kurumunun aldığı kararlara karşı açılacak davalarda ve kurum kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olacak. Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, Borçlar Kanunu'nun zaman aşımına ilişkin hükümleri uygulanacak.

LİSANS ALANIN DAVA AÇMASI 

Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak kişilerin açtığı tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecek.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilecek. İnhisari olmayan lisans alan, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak sahibinden isteyecek. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren 3 ay içinde talep edilen davayı açmaması halinde, lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilecek. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı halinde ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilecek.

Mahkemenin tedbir kararı verdiği hallerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya da yetkili olacak. Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden isteyebilecek. Gerçek veya tüzel kişiler ile bu kişiler tarafından yetkilendirilmiş sicile kayıtlı marka veya patent vekilleri Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde işlem yapabilecek. Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen gerçek kişi veya kişilerce temsil edilecek. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler ancak marka veya patent vekilleri tarafından temsil edilecek.

HIZLI İMHA PROSEDÜRÜ

Sınai mülkiyet hakkının verilmesi veya tescili ile ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilgi, süresi içinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na sunulmazsa sınai mülkiyet hakkı başvurusu geri çekilecek. Kurul kararlarının iptali veya hükümsüzlük istemli davalarda verilen kararlar kesinleşmedikçe icra edilemeyecek. Kanunda yer alan suçlar sebebiyle el konulan veya muhafaza altına alınan suça konu eşya, zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı ya da muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hakim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından imhasına karar verilecek.

YENİ KADRO İHDASI 

Türk Patent ve Marka Kurumunun merkez teşkilatı için toplam 278 kadro ihdas edilecek. Kanunun yayım tarihinden önce enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacak. Kanunun yayım tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacak.

ZORUNLU LİSANSIN DEVRİ

Kanuna göre, zorunlu lisansın devri, işletme ile veya işletmenin lisansın değerlendirildiği kısmı ile devredilmesiyle geçerli olabilecek. Zorunlu lisansın, patent konularının bağımlılığı gerekçesiyle verilmesi halinde ise lisans, bağımlı patentle beraber devredilecek. Lisans alan veya patent sahibi, zorunlu lisans verilmesinden sonra ortaya çıkan ve değişikliği haklı kılan olaylara dayanarak, mahkemeden, zorunlu lisans bedelinde veya şartlarında değişiklik yapılmasını talep edebilecek.

Lisans alan, zorunlu lisanstan doğan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal ettiği veya sürekli olarak yerine getirmediği takdirde mahkeme, patent sahibinin talebi üzerine, tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla lisansı iptal edebilecek. Zorunlu lisansın verilmesine neden olan şartların sona ermesi ve tekrarlanma ihtimalinin ortadan kalkması halinde, talep üzerine mahkeme zorunlu lisansı iptal kararı verebilecek. Mahkeme, Türk Patent ve Marka Kurumunun nihai kararından sonra, patent konusu, patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa, başvurunun ilk halinin kapsamını aşıyorsa, buluş yeteri kadar açıklanmamışsa, patent sahibinin patent isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa, patentin hükümsüz kılınmasına karar verebilecek.

Patent sahibinin, patent isteme hakkına sahip olmadığı hakkındaki iddiayı ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilecek. Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen 5 yıl içinde, sicile patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilecek. Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilecek. Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olacak, patent veya patent başvurusuna sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacak. Kesinleşmiş kararla hükümsüz kılınan patent, Enstitü tarafından sicilden terkin edilecek.

PATENT HAKKININ SONA ERMESİ 

Patent hakkı, koruma süresinin dolması, patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi veya yılık ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi halinde sona erecek. Hakkı sona eren patentin konusu, kamuya ait olacak.

Patent sahibi, patentin tamamından veya bir ya da birden çok patent isteminden vazgeçebilecek. Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, patentten vazgeçilemeyecek. Patent üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça patentten vazgeçilmesi mümkün olmayacak.

PATENT HAKKINA TECAVÜZ 

Kanunda, patent veya faydalı model hakkına tecavüz fiilleri şöyle sıralandı:

"Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü, kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek. Kısmen veya tamamen taklitle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak, bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği halde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek."

DAVA AÇILABİLECEK

Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde edilmesine ilişkin bir usul olması halinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilecek.

Patent başvurusu veya faydalı model başvurusu sahibi, başvurunun yayımlandığı tarihten itibaren buluşa vaki tecavüzlerden dolayı dava açabilecek. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun yayınlanmış olmasına bakılmayacak. Mahkeme, tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna karar verirse, yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilecek.

FAYDALI MODEL 

Yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model verilerek korunacak. Faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde, buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmayacak.

Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilecek. Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler; zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler; bilgisayar programları; estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri; bilginin sunumu buluş niteliğinde sayılmayacak. Patent başvurusu veya patentin bu konu veya faaliyetlerle ilgili olması halinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalacak.

Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar; mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik biyolojik işlemler; insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dahil tüm tedavi yöntemleri; oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dahil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi; insan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar patent verilerek korunmayacak.

Patent veya faydalı model başvurusu, tek bir buluşu veya tek bir genel buluş fikrini oluşturacak şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içerecek. Buna uygun olmayan başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Türk Patent ve Marka Kurumunun bildirimi üzerine bölünmüş başvurulara ayrılacak. Başvurunun şekli şartlara uygunluk bakımından eksikliğinin olmadığı anlaşılır veya eksiklikler süresi içinde giderilirse araştırma raporu düzenlenecek. Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren 12 ay içinde ücretini ödemek kaydıyla araştırma talebinde bulunacak. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş sayılacak.

Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren 18 aylık sürenin dolması veya bu süre dolmadan başvuru sahibinin erken yayım talebi üzerine patent veya faydalı model başvurusu bültende yayımlanacak. 18 aylık süre dolmadan önce patent verilmesi kararlaştırılırsa patent başvurusu ve patent birlikte yayımlanacak. Buluşun ya da başvurunun düzenlemeye uygun olmadığının anlaşılması halinde görüş sunması veya değişiklik yapması için başvuru sahibine 3 ay süre verilecek. İnceleme raporunda başvuru ve buna ilişkin buluşun düzenlemeye uygun olduğunun belirtilmesi halinde patentin verilmesine karar verilecek. Üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde patente itiraz edebilecek.

Türk Patent ve Marka Kurumu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi bünyesinde bulunan kurul patentin veya değiştirilmiş halinin uygun olduğu görüşündeyse patentin ya da varsa değiştirilmiş halinin devamına, uygun olmadığı görüşündeyse patentin hükümsüzlüğüne karar verecek.

PATENTİN KORUMA SÜRESİ 

Başvuru tarihinden başlamak üzere patentin koruma süresi 20 yıl, faydalı modelin koruma süresi 10 yıl olacak. Bu süreler uzatılamayacak.

Yıllık ücretlerin ödenmemesi halinde, patent hakkı bu ücretin vade tarihi itibarıyla sona erecek. Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde telafi ücretinin ödenmesi halinde patent hakkı, ücretin ödendiği tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanacak. Faydalı modelin verilmesi, geçerliliği ve yararlılığı konusunda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamayacak, kurumun sorumluluğunu doğurmayacak. Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla, birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu belgelerin her ikisi verilmeyecek.

Patent başvurusu sahibi, işlemleri devam eden başvurusunun faydalı model başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilecek. Böyle bir talep yapılması halinde kurum, bildirim tarihinden itibaren 1 ay içinde gerekli belgeleri vermesi ve araştırma ücretini de ödeyerek araştırma talebinde bulunması gerektiğini başvuru sahibine bildirecek.

ÖNCE BAŞVURU YAPANA AİT OLACAK 

Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup, bu hakkın başkalarına devri mümkün olacak.

Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa bu kişilerin tamamına ait olacak. Aynı buluş, birbirinden bağımsız olarak birden çok kişi tarafından gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli başvurunun yayınlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana ait olacak.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000