29 MART 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de görüşülen anayasa değişiklik teklifine neden karşı olduklarını açıklarken, "Kim olursa olsun, Türkiye bir kişiye teslim edilebilir mi?" dedi. 

CHP liderinin partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın satırbaşları şöyle:

"Hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemem. Demokrasinin varlık nedeni medyanın özgürlüğünde yatmaktadır. Cezaevinde 150'ye yakında gazeteci arkadaşımız var. Bir kısmının iddianamesi dahi hazırlanmış değil. Bir baskı döneminden geçtiğimizi biliyorum. 20 Temmuz sivil darbesinin sonuçlarını hep birlikte görüyoruz. 147 gazetecimiz hapiste ama 9 bin işsiz gazeteci var. İşsizlik oranı yüzde 29. 17 bin çalışandan 3 bini sendikalı. Bunlara rağmen inatla, dirençle, kararlılıkla gazetecilik yapmaya çalışan arkadaşlarımız var, önlerinde saygıyla eğiliyoruz.

1. İnönü Savaşı kolay kazanılan bir savaş değildi. O insanlar büyük mücadelelerden sonra Türkiye'yi kurdular, adına Türkiye Cumhuriyeti dediler. Vatandaş padişahın kulu değildir artık. Herkes eşittir artık. Saraydan alıyorsun, millete veriyorsun. TBMM'ye 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diye yazıyorsun. 

Şimdi gündemimizde anayasa değişikliği var. Yaşadığı sıkıntıları bilmeyen, geçmişini bilmeyen geleceğini sağlıklı inşa edemez. Sayın Deniz Baykal, CHP'ye yakışan, tarihe geçen bir konuşma yapmıştır. Biz herkese saygı gösterirken temel felsefemizin demokrasi olduğunun unutulmamasını isteriz. Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değil. 

Anayasalar bir toplumun uzlaşma belgeleridir. Nerede yaşarsa yaşasın, cinsiyeti ne olursa, kimliği ne olursa olsunher vatandaş 'Bu benim anayasamdır' diyebilmelidir. Yargı bağımsız değilse, siyasi otoritenin emrindeyse haklar güvence altında değildir. Dünyada yetkilerin tek elde toplandığı, kavgasız dönüşsüz bir örnek yoktur. En son örneği Hitlerdir, Almanya'da. Seçimle gelmiştir, bütün yetkileri üstüne almıştır. Hitler sadece Almanya, Avrupa değil, bütün dünyayı kana bulamıştır. Bunun üzerine Almanlar yeni bir anayasa yazarken 'direnme hakkı'nı anayasaya koymuştur.

Anayasalar elbette değişir. Rahmetli Ecevit'in başbakanlığı döneminde anayasının 38 maddesi değişmiştir. Şimdi, anayasa değiştirecek bir ortam var mı, OHAL var. Kimse korkudan konuşamıyor. Her an herkes tutuklanabilir, herkesi malvarlığına el konulabilir. Anayasa değişikliği yapılacak TBMM etrafında TOMA'lar, arabalar, kamyonlar. Ne oluyor, savaş mı var, TBMM'ye saldırı mı var? Üniversiteler, rektörler, hukuk fakülteleri, barolar konuşamıyor. Bu ortamda 'Biz anayasayı değiştireceğiz' diyorlar. 'Televizyonlardan canlı verin' diyoruz, 'Vermeyiz' diyorlar. Böyle bir ortamda dayatma kültürüyle anayasayı değiştirmek istiyorlar.

15 Temmuz kontrollü darbe girişiminin ardından 20 Temmuz'da sivil darbe yapıldı. 20 Temmuz'dan sonra Türkiye'de bakın neler oldu. Onbinlerce kişi devlet memuriyetinden atıldı, binlerce kişi üniversitelerden atıldı, onlarca yayın organı kapatıldı, er ve erbaşlar hapse atıldı, askerler linç edildi, 147 gazeteci hapse atıldı, üniversiteler susturuldu, OHAL KHK'ları ile TBMM'nin vermediği yetkiler kullanıldı. 12 Eylül'de bile bunlar olmadı. Yargı tamamen siyasi iktidara teslim edildi, AYM bile iktidara teslim oldu. Toplum ayrıştırıldı. 1 milyondan fazla mağdur aile yaratıldı. İnsanlar açlığa mahkum edildi, 'Ağaç kökü yesinler' denildi. 

Her darbeci kendisini güvence altına almak için anayasayı değiştirmiştir. Şimdi de aynı süreci yaşıyoruz. Ne olduda demokratik sistemden vazgeçiyoruz. Neden bir anayasa değişikliği? Kendi geleceklerini güvence altına almak için bu anayasa değişikliğini yapıyorlar. Sanıyorlar ki yolsuzlukları, hukuksuzlukları, insan hakları ihlallerini unutacağız. 

- Yüzde 51 ile seçilen cumhurbaşkanına, milletin yüzde 100'ünü temsil eden Meclis'i feshetme yetkisi veriyorlar. Bu milli iradeye ihanettir. Buna evet diyen, kendisine oy veren vatandaşa ihanettir. 

- Cumhurbaşkanı seçilecek partinin genel başkanı da olacak. Cumhurbaşkanı olarak vali, kaymakam atayacak il başkanı da atayacak. Cumhurbaşkanını vali mi, il başkanı mı temsil edecek? 

- Anayasaya göre cumhurbaşkanı hala tarafsız olacak. Parti genel başkanı diyecek ki, 'Tarafsız davranacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum' diyecek. Daha ne istiyorsun, otur yerinde arkadaş. Tarafsız davrandığı sürece hep saygı duyduk. Kendisinden istirham ettim, şu teklifi geri çek diye.

- Tarafsız olan bu cumhurbaşkanı, yani genel başkan, aynı zamanda kendi partisinin bütün milletvekillerini de belirleyecek. Bu TBMM üzerinde vesayet kuracağım demektir. Sorun kişi sorunu değil, yarın başkası çıkar.

- Hükümet güvenoyu almayacak, çünkü diyorlar ki, 'Bu Meclis ikinci sınıf'. 

- Bakanlar hakkında gensoru verilmeyecek. Bakanın denetlenmesi kaldırılıyor. Kul hakkına saygı duyuyorsan bu anayasaya karşı çıkacaksın. 

- Cumhurbaşkanına KHK yetkisi veriliyor. Eskiden bunları TBMM yapıyordu. 

Böyle bir Türkiye'yi hak ediyor muyuz? Türkiye sürekli olarak bir OHAL döneminin içine girmiş oluyor. Yarın sandığa gittiğimizde ne olacak? Meclis, milletvekilleri; herkes çocuklarının geleceği için, gazi Meclis için oy kullanmalıdır.

- Bütçe hakkını da devrediyorlar. Her kuruşun nereye harcandığına Meclis karar verir. Dünyanın bütün parlamentolarında bütçe hakkı başka bir organa devredilmemiştir. 

- Bir partinin genel başkanı, AYM'nin 15 üyesinin 12'sini atıyor. Hem Cumhurbaşkanı, hem genel başkan, AYM'ye 12 atama yapıyor. Bir partinin genel başkanı AYM'ye 12 hakim atarsa, o AYM tarafsız olabilir mi? O mahkeme güven verir mi? HSYK'ya da atama yapacak. Yargı bağımsızlığı olmayacak.

- Kim olursa olsun, Türkiye bir kişiye teslim edilebilir mi? 

15 yıldır tek başına iktidarda. Çıkarmak isteyip de çıkaramadığınız karar, kanun var mı? Hepsini yaptınız bunu niye getiriyorsunuz? Bu anayasa değişikliği Türkiye'nin hangi sorununu çözecek? 2 yıldır fiili başkanlık sistemi var. 2 yıl önceki Türkiye mi iyiydi, şimdiki mi? 

Dolar almış başını gidiyor, sesleri çıkıyor mu? Sanki vatandaşın cebi dolarla dolu da bozduracak. Vatandaşın cebinde Türk Lirası bile yok. Bunlar Türkiye'yi yönetemiyorlar. Tek dertleri başkanlık, kimsenin derdiyle de ilgilenmiyorlar. Sen Türkiye'yi düzlüğe çıkarmak istiyorsan, gel oturalım konuşalım her türlü desteği verelim. 

Şu an hiç kimsenin can ve mal güvenliği de yok. Biz ülkemizde yaşarken görüş ayrılıklarımız, fikir ayrılıklarımız olabilir. Demokraside buluşmamız lazım. Oturalım tartışabilelim. Bu memleketin huzura ihtiyacı var. Gideceğimiz başka bir yer yok. Tarihe bakın, tarihten örnek alın. Demokrasi kadar güzel bir şey yoktur. 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:28
    haklisin
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:25
    ataturk kac kisiydi ?
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:23
    abd-çin ve rusya ediliyorsa türkiye de edilir.
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:20
    İnadına AKP
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:20
    yıllarca tek başına idare etti chp bu ülkeyi
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:14
    başkanlık gelecek
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 15:08
    Vatandaşdan niye korkuyorsunuz
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 14:50
    Bu siyasiler hem vatandaşa sorun der hemde vatandaşa kullağını kapatır.Bırak vatandaş karar versin.
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 14:46
    bağımsız hukuk bu ülkeyi böler...milleti rezil eder..
  • Misafir 10 Ocak 2017 Salı 14:46
    İngiltere abd Belçika bunlarda hukuk bağımlıdır..bizde bağımlı hukuk istiyoruz.
Kalan karakter : 300