27 ŞUBAT 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü DEAŞ'a yönelik soruşturma kapsamında, 28'i tutuklu 35 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, şüphelilerin, Sultanbeyli'de kullandığı belirlenen illegal mescitte, militanlara örgüt hakkında bilgiler verilen toplantılar yapıldığı kaydedildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından, terör örgütü DEAŞ mensuplarına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, 28'i tutuklu 35 şüpheli yer aldı.

İddianamede, İstanbul Sultanbeyli'deki "sübyan okulu" ve "Ribat Eğitim Kurumu" adı altındaki mekanlarda, çatışma bölgesinde bulunan ya da ölen DEAŞ mensuplarının çocuklarına özel dersler verildiği belirtildi. Derslerde, Atatürk ilke ve inkılaplarını, devleti, okulları ve askerliği reddetmelerine yönelik konuların işlendiği anlatılan iddianamede, eğitim mekanları ve çocukların fotoğraflarına da yer verildi.

Söz konusu eğitim kurumunun müdiresinin de dosya kapsamında firari şüpheli Fatma Küçük olduğu ve eğitimde başarı gösteren çocuklara takdirname belgesi hazırlayıp verdiği belirtilen iddianamede, yine ele geçen dokümanlarda, çatışmada ölen ya da cezaevinde olan örgüt mensuplarının çocuklarından ücret alınmadığının anlaşıldığı kaydedildi.

Dokümanlarda "Bahse konu yerin DEAŞ terör örgütü ideolojisi yönünde eğitim verdiği, DEAŞ terör örgütünün meşrulaştırılarak küçük yaştaki çocuklara benimsetilmeye çalışıldığı, eğitim alan çocukların da radikalleşmeye başladığı" ifadelerinin yer aldığı aktarılan iddianamede, tutuklu şüphelilerin bir kısmının Sultanbeyli'de kullandığı belirlenen illegal bir mescidin de ortaya çıkarıldığı bildirildi.

İddianamede, illegal mescidin dışarıdan iş yeri gibi göründüğü ancak iç kısmının mescit şeklinde dekore edildiği, burada da DEAŞ militanlarına örgüt hakkında bilgilerin verildiği toplantıların gerçekleştirildiği, örgüt adına broşür dağıtacak, başka kişilerle muhatap olacak kişilerin tespit edildiği organizasyonların yapıldığı vurgulanarak, illegal mescitteki aramalarda da çok sayıda DEAŞ terör örgütünün propagandasını içeren dergi ve kitapların ele geçirildiği belirtildi.

Tutuklu şüpheli Vatansever İ'nin telefonundan elde edilen ve eşine ait olduğu düşünülen WhatsApp yazışmalarına da yer verilen iddianamede, iki kişi arasında geçen yazışmalar şu şekilde yer buldu:

"'Bugün bir sürü T.C. uşağı gebertmişler', 'Ohh iyi yapmışlar ölsün kafirler', 'Şimdi hemen şehit derler', 'Sınıra gelirlerse geçişimiz kolay olur', 'İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri yarın Ankara'ya geliyor', 'Tüm Ankara halkına duyurulur...', 'Ümmet uyuma', 'Muta çocuğu p. evladına bir hoş geldin demek boynumuzun', 'Kalk ve kardeşine sahip çık?', 'Plan bizden icraat onlardan', 'Çıksınlar tabi, silahını kapan çıksın', 'Bu Müslüman erkekler spor bile yapmıyor be', 'Cihada hazırlık için ille de cephede olmaya gerek yok ki', 'Silah eğitimi için kondisyon için ille kital burada mı olacak', 'Aynen işte atış derslerine başlayacağız inşallah ormanda', 'Ben de evli olsam ben de başlarım.'''

İddianamede, DEAŞ'lı şüphelilerden "Ahdimiz" yazılı bir metnin de ele geçirildiği belirtilerek, metinde, "Müslümanım, doğruyum, çalışkanım. Gayem Allah C.C, önderim Resulullah'tır. Yolum cihattır. Allah yolunda ölmek en büyük dileğimdir. Şiarım büyüklerime hürmet, küçüklerime şefkattir. Ey yoktan var edip, yaşatan Rabbim. Senden başkasına boyun eğmeyeceğime, emrettiğin gibi kul olacağıma ahdederim. Ne mutlu Müslümanım diyene..." ifadelerin yer aldığı aktarıldı.

Tutuklu 6 şüpheli hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen iddianamede, diğer şüphelilerin de "silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

Başsavcılığın onayladığı iddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme heyetinin, 15 gün içerisinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde karar vermesi bekleniyor. İddianamenin kabulü halinde şüpheliler, ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300