30 MART 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Fiili durum, önce sahadan gelen haberlerle ortaya çıktı. Bab bölgesinde IŞİD’le (DEAŞ) mücadele eden Mehmetçikler havadan vuruldu. Gün içerisinde Genelkurmay’ın yaptığı açıklamayla, hava akınının Rusya tarafından gerçekleştirildiği, 3 şehit ve 11 yaralımızın olduğu belirtildi. Hemen ardından önce Erdoğan ile Putin, sonra da Akar ile Gerasimov görüştü.

Bu açıklamalarda, işbirliğinin ve güvenin devamlılığına dair “ortak bir irade beyanı” ortaya konuldu. Bununla birlikte, siyasi ve askeri erklerin bir numaralarının direkt iletişime geçmesi nasıl bir kriz yaşandığının da en önemli göstergesi oldu. İnsan; “İyi ki devreye girdiler” demeden edemiyor. İster kaza olsun, ister başka şey, bu hava saldırısına karşı meşru müdafaa hakkını kullanan Türkiye’nin üreteceği karşı etkiyle, Suriye savaşının en büyük krizi patlak verebilirdi.

SADECE DOST UNSURLAR

Bunların ardından Kremlin Sözcüsü Peskov’un yaptığı açıklama ise Türkiye’de bambaşka soruların sorulmasına yol açtı. Peskov, konuyu, yanlış verilen koordinatlara bağlıyor, Türk askerlerinin orada bulunmaması gerektiğini söylüyordu. Bunun üzerine Genelkurmay bir açıklama daha yaptı. 12 Ocak’ta Moskova’da imzalanan, harekât güvenliği ve işbirliğiyle ilgili mutabakat muhtırasına atıfta bulunularak; “Harekâta ilişkin bilgilerin TSK tarafından düzenli olarak Rus muhataplarla paylaşıldığı, askerlerimizin 10 gündür orada bulunduğu, ‘son olarak’ 8 Şubat tarihinde Rusya kontrolündeki bölgeden bir roket atılması üzerine Humeymim’deki Rus Harekat Merkezi’ne 23.11’de son koordinatların iletildiği...” bilgisi verildi. Ötesi şunu söylemek gerekiyor. TSK, Rusya’ya sadece dost unsurların koordinatlarını veriyor, teröristlerin değil. Teröristlerin koordinatlarını versek, “Karıştırmışlar” diyeceğim, ama öyle bir şey yok.

TEMAS HATTI

Burada sahaya bir bakmak gerekiyor.

12 Ocak’ta Moskova’da imzalanan mutabakat muhtırasına göre; Bab’ın hemen altındaki Tadif’in güneyinden geçen ve doğu-batı hattında yay şeklinde uzanan bir temas-koordinasyon hattı var. Türkiye Bab içine yapacağı meskun mahal operasyonunun güvenliğini sağlamak üzere şubat başında “bu temas hattını ihlal etmeyecek şekilde” Bzagah’ın hemen doğusundan ve Bab’ın batısından M4 Bab-Halep Yolu’nun güneyine geçti ve Bab kıskacını tamamladı. Ardından da Bab içine yöneldi. Yani temas hattını geçme yok.

MANİPÜLASYONLAR

Rus uçağının vurduğu unsurlarımız ise Akil Dağı’nın 1-1.5 km kadar güneybatısında.

Bununla birlikte rejim güçleri-Şii milisler ile TSK-ÖSO temas hattının neredeyse sıfıra yaklaştığını görmek ve sahada her an bir manipülasyonun olabileceğini öngörmek gerekiyor. Sahada Rusya ile Türkiye’yi, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek isteyecek bir sürü güç odağı dolaşıp duruyor.

Olaydan sonra yaşanan ÖSO-rejim çatışmasını, olaydan önce yaşanmış gibi ifade ederek ve ÖSO’yu “IŞİD sandık(!)” gerekçesi üretilerek, yardım isteyen rejim güçlerinin koordinatları Rusya’ya verdiği ve Rusya’nın Mehmetçik’i vurduğu bile söyleniyor.

12 Ocak’taki mutabakat muhtırasıyla kendini belli eden koordinasyon hattının aşılmaması büyük önem taşıyor. Türkiye bu hattı geçmeyecek, bununla birlikte bu hattın geçilmesini de istemeyecektir.

Bunun aynı zamanda güven ve stratejik işbirliğinin devamlılığına dair bir hat olduğunu da söylemekte fayda var. Burası artık sembol bir hatta dönüşmüş durumda. Paramiliterlerin bu hattı bozmaya yönelik “kendi içinde” doğal ve kötü niyetli davranışlarının ise mutlaka absorbe edilmesi gerekiyor.

SAHADAKİ İŞBİRLİĞİ

Yaşanan kriz çözülmüş gözükse bile, Türkiye olabilecek Rus rahatsızlıklarını iyi okumalı.

Uçak krizinin yaşandığı anlarda, benim şunlar aklıma geldi. Rusya Türkiye’ye doğrusal mesaj veriyor ise;

1- Türkiye’nin Bab’taki saha hareketlerinden hoşnut değil.

2- ABD ile yapılmakta olan görüşmelerden hoşnut değil.

3- İdlib bölgesindeki oluşumlarla bire bir ilgileniyor.

4- Hatay, özellikle Yayladağ bölgesinde halen devam ettiğini düşündüğü geçişlerden rahatsızlık duyuyor.

Türkiye ile Rusya’nın Suriye üzerinden başlayan, karşılıklı güvene dayalı sahadaki işbirliği, Irak ve Suriye krizinin çözümü, Rusya-Türkiye jeostratejik işbirliği-çıkarları ve Ortadoğu’nun geleceği ile dünyanın jeopolitiği açısından bulunmaz bir değer taşıyor.

FIRAT KALKANI EL BAB MERKEZİNDE

Fırat Kalkanı Harekâtı’nda, TSK destekli ÖSO birlikleri El Bab’ın güneyinde bulunan Zemzem yolundaki öğrenci yurtları, spor salonu ve Zehra Camii’ni DEAŞ’tan temizleyerek merkeze girdi. 179 DEAŞ hedefi vuruldu, 43 terörist öldürüldü.

 

Abdullah AĞAR


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300