15 Temmuz 2016 Destanı: Unutmayacağız

15.07.2017 - 11:37 | Güncelleme: HABERTURK.COM

Hain darbe girişimini bozguna uğratan aziz milletimizin kahraman evlatlarını ve 249 şehidimizi unutmayacağız

Sayılarla FETÖ ile mücadele

6500 Darbe girişimi sonrası 6.500 kişinin Türk Silahlı  Kuvvetleri ile ilişiği kesildi. İhraçlar sonrası TSK'daki general, amiral sayısı 325'ten 203'e indi.


25 15 Temmuz sonrası OHAL kapsamında 25 KHK çıkarıldı.


98500 KHK'larla 4 binden fazla yargı mensubu ve 98.500 kamu görevlisi ihraç edildi.


1229 15 vakıf üniversitesi, 19 sendika, 35 sağlık kuruluşu, 1043 eğitim kurumu ile 1229 dernek ve vakıf kapatıldı.


16 FETÖ ile iltisakı tespit edilen 3 haber ajansı, 16  televizyon, 23 radyo, 53 ulusal ve yerel gazete kapatıldı.

169 BİN Şüpheliler için 10.821 soruşturma dosyası açıldı. Toplam şüpheli sayısı 169.013'e ulaştı.


43404 Şüphelilerden 48.439'u adli kontrol şartıyla serbest  kaldı. Ayrıca 10.033 kişi savcılıktan, 33.371 kişi de  kolluk kuvvetlerinden olmak üzere 43.404 kişi serbest  bırakıldı.


30 OHAL ile birlikte terör ve örgütlü suçlara ilişkin  soruşturmalarda gözaltı süresi 4 günden 30 güne  çıkarıldı.


50 BİN FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında 50.510 kişi tutuklandı.

Tutuklananların dağılımı şu şekilde; AYM üyesi: 2, Yargıtay üyesi: 104, Danıştay üyesi: 4, HSYK üyesi: 3, Hakim ve savcı: 2492, Asker: 7098, Polis: 8815 Vali: 24, Vali yardımcısı: 73, Kaymakam: 116


8849 Tutuklananlardan 8.849'u bir süre sonra tahliye edildi.  Bunların 7969'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulanıyor.


164 Dışişleri Bakanlığı, 508 kişinin ilişiğini kesti. 70  ülkede görevli 264 asker, deniz, hava ve idari ateşeleri ile yardımcıları mercek altına alındı. Hakkında adli ve idari işlem başlatılan 164 ateşeye "Türkiye'ye dönün" çağrısında bulunuldu. 21'i
tutuklandı.


965 TMSF, 8 ay içinde 40.3 milyar değerinde 879 şirkete el  konulduğunu ya da kayyum atandığını açıkladı. FETÖ bağlantılı 965 şirketin yönetimi devlete geçti.


9 MİLYAR DOLAR Vatandaş darbeden sonraki hafta 9 milyar dolarlık  dövizini TL'ye çevirerek bankalara yatırmak suretiyle
darbecilere tokat gibi cevap verdi.

15 TEMMUZ DESTANI, BAŞKENT ANKARA VE İSTANBUL’DA


GECE GÜNDÜZ SELA OKUNACAK

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Anadolu Yakası çıkışında yapılan 15 Temmuz Şehitler Abidesi, kümbet-türbe  anlayışıyla bir şehitlik makamı olarak inşa edildi.  Abidenin etrafındaki 11 dönümlük arazi, Şehitlik Parkı olarak düzenlendi.

Parkın, Boğaziçi’ne mahsus ağaçlarla ağaçlandırılmış peyzajında şehitleri temsilen servi ve güller dikildi. 15 Temmuz Şehitler Abidesi’nde kubbe, bütünlüğüyle  kâinatı ve sonsuzluğu sembolize ediyor. Şeffaf geodezik  kubbeyi teşkil eden kollar, milletin böylesine bir teşebbüs karşısında ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve kenetlenmeyi betimliyor.

3 KEMERE ŞEHİTLERİN İSMİ YAZILDI

Abide beş kollu yıldıza atıfla tasarlandı. Kubbeye  çelik konstrüksiyon üzerine, 5 santim kalınlığında küfeki taşı kaplama yapıldı. Kubbenin kapladığı alan yaklaşık 130 metrekare. 5 kemerden üçünün içine şehitlerin isimleri yazıldı. Ziyaretçiler bu merkezin etrafındaki kademelerde oturup gece-gündüz her an hafif bir sesle okunacak, büyük bestekâr Itrî veya Hatip Zakiri Hasan Efendi’ye ait selâyı dinleyebilecek. Servilerin önüne konulan, şehit isimlerininyazıldığı künyelerin üzerindeki barkodlardan, şehitlerle ilgili detaylı bilgilere ulaşılabilecek.

YAPILAN İKİ MUHTEŞEM ANITLA ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLDİ

DİRENİŞİ ANLATIYOR

Bir 15 Temmuz Şehitler Abidesi de Gölbaşı Belediyesi  tarafından yaptırıldı. Şelale Parkı’nda bugün açılacak olan anıtta tek vatan, tek bayrak, tek millet ve tek devlet ülküsü ile barış, özgürlük, demokrasi gibi evrensel değerlerin vurgusu öne çıkarıldı. İki çelik ayaktan oluşan ve 20.70 metre yüksekliğindeki heykel, milletin direniş hareketini betimliyor. Ayrıca anıta, 8.10 metre çapında 4 adet rölyef ve 12 adet plaket yerleştirildi.

249 ŞEHİDİN ANISINA

Ankara’daki 15 Temmuz Şehitler Abidesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne yapıldı. 31.4 metre yüksekliğindeki anıtın ana temasını tek devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak olarak bilinen Rabia oluşturdu. Konstrüksiyonunda 125 ton çelik kullanıldı. Anıtın ana konstrüksiyonu ve çevresi 3 bin 400 metrekare Safranbolu Eflani fosilli rustik yeşil mermeri kullanılarak kaplandı. Külliye’nin ana girişi karşısında mevcut asfalt yol ile ilişkilendirilmiş 2 bin metrekare tören alanı yapıldı. Anıt çevresinde ziyaretçilerin dinlenebileceği oturma alanları ve 4 basamaklı amfi düzeni inşa edildi.

TARİHE YAZILACAK MÜCADELE

Tasarımıyla tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet duygusunu gelecek nesillere aktaran anıtta 15 Temmuz’da meydanlara çıkarak hain girişimi engelleyen vatandaşlar, ay yıldızı taşıyan 7 insan figürüyle vatanın 7 bölgesini anlatıyor. 15 Temmuz’dan itibaren 2 ay boyunca sokakları, meydanları, kışlaları ve özellikle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni terk etmeyen yüz binlerce vatandaş, tarihe yazılacak bir milli mücadeleyi temsilen 81 adet insan siluetiyle temsil edildi. Anıtın iç tarafında 249 şehidin isimleri ve taş baskıları yer aldı.

TÜRKİYE SİYASETİNDE DÖNÜŞÜM

Dünya tarihinde ender görülen bir halk direnişiyle karşılaşan hain darbe girişimi, Türk siyasi hayatında taşları yerinden oynattı. 15 Temmuz’un ardından hükümet sisteminden iktidar-muhalefet dengesine, temel hak ve özgürlüklerden asker-sivil ilişkisine kadar birçok alan yeni baştan düzenlendi.

15 Temmuz 2016’da güneş battığında her şey normal görünüyordu. Askerlerin Boğaziçi Köprüsü’nü kapattıkları sosyal medyada dolaşmaya, Genelkurmay Başkanlığı’ndan silah sesleri gelmeye, jetler göğü yararcasına Ankara semalarında uçmaya başladığında 15 Temmuz 2016’nın Türk siyasi yaşamında bir dönüm noktası olacağı ortaya çıktı.

Genelkurmay Karargâhı’nda TSK içerisinde FETÖ’cü subaylar tarafından başlatılan darbe girişimi, yaklaşık 22 saatte bastırıldı. Geride 249 şehit, 2 bin 193 gazi bırakarak... O karanlık gecenin, Türk siyasi yaşamına etkileri kısa sürede kendisini gösterdi. 20 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce Milli Güvenlik Kurulu’nu (MGK), ardından da Bakanlar Kurulu’nu toplandı; olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. 21 Temmuz’da başlayan 3 aylık OHAL, bir yıldır devam ediyor. 15 Temmuz’un yıldönümüne de Türkiye OHAL’le girdi. Hükümet, OHAL’in “Vatandaşlara değil devlete yönelik” olduğunu her fırsatta dile getirdi. MHP, OHAL’e koşulsuz destek verirken, CHP gerekli önlemlerin alınmasının ardından OHAL’in kaldırılmasını istedi.

YENİKAPI BULUŞMASI

Hükümetin OHAL ilanının ardından siyasette köklü değişiklikler oldu. 25 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım’ın yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırladı. O tarihe kadar Külliye’ye tepki gösteren Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ilk kez Beştepe’ye gitti. HDP’nin Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş toplantıya davet edilmedi.

Bu dört isim, 7 Ağustos 2016’da İstanbul Yenikapı’da düzenlenen ve darbe girişimine karşı konuşmaların yapıldığı mitingde aynı sahneyi paylaştı. Bu miting Türk siyasi tarihine “Yenikapı Ruhu” olarak geçti. Siyasi çekişmelerin bir kenara bırakılarak, zor günlerde verilen birlik mesajları, toplumun tüm kesimlerinden geçer not aldı. Ancak sonraki süreçte bu birliktelik korunamadı. Ardından AK Parti, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’nin uzlaşması sonucunda Anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş sağlandı. Kılıçdaroğlu OHAL ve hükümet uygulamaları üzerinden iktidarı dozu giderek artan bir üslupla eleştirdi. 15 Temmuz’u, bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı gerekçesiyle “kontrollü darbe” olarak niteledi.

OHAL VE KHK'LAR

OHAL’in ilk sonucu, ilanından 2 gün sonra ortaya çıktı. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bugüne kadar 25 KHK çıkarıldı. Bu KHK’lar ile ağırlıklı olarak milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen 100 binin üzerinde kamu görevlisi ihraç edildi. Hükümet, yine bir KHK ile OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu kurdu. Komisyon ile KHK kararlarına yargı yolunun açılması amaçlandı.

15 Temmuz darbe girişimi, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da yeni bir sürece geçilmesine neden oldu. Darbe girişiminin ardından terör örgütü PKK’ya yardım ettiği gerekçesiyle KHK’lardan alınan yetki ile çok sayıda belediyeye kayyum atandı. Eylül ayında başlayan süreç, hemen hemen bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu kapsadı. 2016’nın mayıs ayında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını sınırlandırmıştı.

Bu kapsamda HDP’nin eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ile çok sayıda HDP’li vekil, “Terör örgütü üyesi olmak”, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “Örgüt adına suç işlemek” iddialarıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Siyasi alanda bu gelişmeler yaşanırken Doğu ve Güneydoğu’daki yerel hizmetlerde yeni bir döneme girildi.

57 YIL SONRA PARTİLİ CUMHURBAŞKANI

OHAL ilanının ardından,Türk siyasetinin son döneminde kritik hamlelerde bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli bir kez daha öne çıktı. 57. Hükümet döneminde 2002’de Bülent Ecevit başkanlığındaki DSP, MHP, ANAP koalisyonunu bitiren açıklamayı yapan, 2007’de “Meclis’te olacağız” diyerek cumhurbaşkanlığı seçimindeki 367 krizini sonlandıran Bahçeli, 11 Ekim 2016 tarihindeki grup toplantısında yine bir sürpriz yaptı. MHP Lideri, “Bizim açımızdan da en doğru, en sağlıklı olanı, Cumhurbaşkanı’nın fiili başkanlık zorlamasından vazgeçmesi, yasa ve anayasal sınırlarına çekilmesidir. Şayet bu olmayacaksa, ikinci olarak, fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yol ve yöntemlerinin aranmasıdır” diyerek, başkanlık sistemi tartışmasına yeni boyut getirdi. Bu açıklamanın ardından Bahçeli, Erdoğan ve Yıldırım ile bir seri görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin ardından cumhurbaşkanlığı sistemini öngören Anayasa değişikliği teklifi TBMM’ye geldi.

REFERANDUMDA YÜZDE 51.41 ‘EVET’

10 Aralık’ta Anayasa değişikliği teklifi, AK Parti grubunun imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunuldu. 21 madde olarak sunulan teklif, 18 maddeye düşürülerek yasalaştı. Anayasa değişikliği 42 günlük TBMM sürecinin ardından, 21 Ocak 2017’de Meclis’ten geçti. TBMM’de 339 oyla kabul edilen Anayasa değişikliği, referanduma sunuldu.

Yüksek Seçim Kurulu, 16 Nisan’da Türkiye’nin halk oylamasına gideceğini açıkladı. 1961 Anayasası’nın ardından siyasal yaşamımızda yer bulan referandum, 7. kez uygulandı. Referandumda TBMM’de grubu bulunan AK Parti ve MHP “Evet”’, CHP ve HDP “Hayır” cephesinde yer aldı. Referandum sonucunda “Evet” oyu verenlerin oranı yüzde 51.41, “Hayır” oyu verenlerin oranı yüzde 48.59 olarak belirlendi. Türkiye’nin en büyük iki şehri olan Ankara ve İstanbul’dan “Hayır” çıkması referandumun sürprizi oldu. AK Parti’nin geçmiş seçimleri önde göğüslediği birçok büyükşehirde “Hayır” oyları önde çıkarken, büyükşehir statüsünde olmayan illerin önemli bir bölümünden “Evet” çıktı.

16 Nisan referandumu ile cumhurbaşkanlığı sisteminin 2019’da yapılması planlanan ilk genel seçimde uygulanması karara bağlandı. Referandum sonrasında ilk iş olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisiyle bağı kuruldu. Erdoğan, önce AK Parti’ye üye oldu. Ardından 21 Mayıs’ta düzenlenen olağanüstü büyük kongre ile AK Parti’nin yeniden genel başkanı oldu. Erdoğan partili olmasıyla birlikte, Atatürk ve İsmet İnönü’den sonra partili olan 3. cumhurbaşkanı unvanını kazandı. Böylece iktidar gücü, yıllar sonra başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına kaymış oldu. Bahçeli’nin sürecin başında ifade ettiği gibi fiili durum, hukuki hale geldi.

TSK’DA BÜYÜK DEĞİŞİM

FETÖ’nün alçak darbe girişimi sonrasında en köklü dönüşüm Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaşandı. 6 bin 500 kişinin TSK ile ilişiği kesildi. Bunlar arasında çok sayıda general ve amiralin de bulunması nedeniyle, Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) geçen yıl atamaları yapmakta zorlandı. Darbe girişimi öncesinde Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nde 325 general ve amiral görev yaparken, bu sayı ihraçlar sonrasında 203’e düştü. TSK’nın faaliyetlerini düzenleyen yasal mevzuatın ve ordunun idari yapısının darbe girişimlerine yol açtığını değerlendiren hükümet, yayımladığı kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) köklü değişikliklere imza attı.

SEÇİM YÖNTEMİ DEĞİŞTİ

TSK Personel Kanunu’nda, genelkurmay başkanının kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlığı yapmış orgeneral ve oramiraller arasından seçilmesi öngörülüyordu. Bu madde değiştirildi. Yeni düzenlemeye göre, kuvvet komutanlığı yapmadan da genelkurmay başkanlığına yükselebilmek mümkün hale getirildi. Genelkurmay başkanı artık orgeneral ve oramiraller arasından hükümetin teklifi ile cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Daha önce Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı olan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığı’na (MSB), Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı ise İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Cumhurbaşkanı ve başbakan, gerekli gördüğünde kuvvet komutanları ile bunların emrindeki kişilerden doğrudan bilgi alabilecek ve emir verebilecek.

YAŞ’A SİVİL HAKİMİYETİ

Yeni düzenlemeyle, başbakan yardımcıları ile adalet ve içişleri bakanları da YAŞ üyesi oldu. YAŞ’ın asker üyeleri ise genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları ile sınırlandırıldı. Böylece sivil üyelerin sayısı 9’a çıkarken, asker üyelerin sayısı 4’e düştü. Askeri hastanelerde terör örgütü FETÖ’ye mensup doktorların verdiği raporlarla başta pilotlar olmak yüzlerce askerin mağdur edildiği ortaya çıkmıştı. Askeri hekimlerin öğrenim gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ile askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na devredildi.

Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı. MSB bünyesinde, “Milli Savunma Üniversitesi-MSÜ” kuruldu. İlk rektör, Prof. Dr. Erhan Afyoncu oldu. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademileri kuruldu. Askeri öğrenciler TSK Personel Kanunu’na tabi olmaktan çıkarıldı. 2016-2017 öğretim döneminde mezun olan harp okulu öğrencileri rütbe takamadı ve subaylık hakkını kaybetti.

PİLOTLAR GERİ DÖNDÜ

Hava Kuvvetleri’nden çok sayıda pilotun ihraç edilmesiyle TSK’da pilot açığı yaşandı. Bunun üzerine, FETÖ’nün olumsuz sağlık raporları tanzim ederek TSK’dan uzaklaştırdığı pilotlara hizmete dönmeleri çağrısı yapıldı. Bine yakın pilottan başvuru geldi. Gerekli koşulları sağlayan ve testleri geçen pilotların hizmete dönüşü başladı. Anayasa’da yapılan değişiklikle, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) ve askeri mahkemeler kaldırıldı. Milli Savunma Bakanlığı kadrolarının sivilleştirilmesi yönünde adımlar atıldı. Eski Düzce Valisi Ali Fidan ilk sivil MSB Müsteşarı oldu. Sivil personelin askeri rütbe karşılıkları da belirlendi. Sivil müsteşara ‘Orgeneral’ rütbe karşılığı verildi.

KAPSAMLI FETÖ TEMİZLİĞİ

OHAL kapsamında çıkartılan 25 KHK ile 4 binin üzerinde yargı mensubu ve 98 bin 500’ü kamu görevlisi olmak üzere 102 bin 500 kişi ihraç edildi. İlk sırayı 33 bin kişiyle öğretmenler aldı. OHAL kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) ile aralarında yüksek mahkeme üyelerinin de bulunduğu 4 binin üzerinde yargı mensubu ve 98 bin 500 kamu görevlisi ihraç edildi.

TSK’nın general/amiral kadrosunun yarıya yakını kamu görevinden çıkarıldı. İhraçlarda ilk sırayı öğretmenler aldı. Kamu görevinden çıkarma tedbiri genel olarak FETÖ kapsamındaki kişiler hakkında uygulanırken, 2 binden fazla kişi ise diğer terör örgütleri ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle ihraç edildi. FETÖ’nün yanı sıra diğer terör örgütleriyle bağlantıları gerekçe gösterilerek çok sayıda dernek, vakıf, basın kuruluşu ve eğitim kurumu kapatıldı.

İlk KHK ile bin 684 memur ihraç edilirken, 15 vakıf üniversitesi, 19 sendika, 35 sağlık kuruluşu, bin 43 özel eğitim kurumu kapatıldı. Bin 229 dernek ve vakfın kapısına kilit vuruldu. Terör ve örgütlü suçlara ilişkin soruşturmalarda gözaltı süresi 4 günden 30 güne çıkarıldı.

‘VATANDAŞLIK’ ÖNLEMİ

27 Temmuz 2016’da ikinci KHK yayınlandı. Daha önce Genelkurmay Başkanlığı’nda yapılan Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısı, bir gün sonra ilk kez Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirildi. YAŞ ile birlikte TSK’dan kapsamlı ihraçlar başladı. İlk etapta 149’u general ve amiral olmak üzere bin 99’u subay, toplam bin 684 asker TSK’dan ihraç edildi. FETÖ ile iltisakı tespit edilen 3 haber ajansı, 16 televizyon, 23 radyo, 54 ulusal ve yerel gazete ile 15 dernek kapatıldı. 17 Ağustos’ta 2., 1 Eylül’de 3. KHK yayınlandı. FETÖ ile bağlantısı tespit edilen, aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu 40 binden fazla personel meslekten ihraç edildi. Daha önce kendi isteğiyle emekli olan hâkim ve savcılara mesleğe dönüş yolu açıldı. FETÖ bağlantılı yurtdışındaki okulların diploma denklikleri kaldırıldı. FETÖ bağlantısı nedeniyle kayyum atanan çok sayıda şirket Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. 29 Ekim’de yayınlanan 2 yeni KHK ile bin 82 emniyet mensubunun rütbesi söküldü, bin 229 vakıf, 989 öğrenim kurumu kapatıldı. 

Rektör seçimleri kaldırılırken, rektör adaylarının tamamen YÖK tarafından belirlenmesi, belirlenen adaylardan birini cumhurbaşkanının ataması kararlaştırıldı. 2016 yılının son KHK’ları 22 Kasım’da yayınlandı. Çeşitli kamu kurumlarından ihraçlar devam ederken, göreve iadeler de yapıldı. 15 bini aşkın personel ihraç edildi. Bu tarihteki KHK ile en çok ihraç bin 586 personelle Emniyet’te oldu. 375 dernek ve 9 yayın organı kapatıldı. 15 Temmuz şehitlerinin yakınları askerlikten muaf tutuldu. Yeni yılın ilk KHK’ları 6 Ocak’ta yayınlandı. FETÖ mensuplarının vatandaşlıktan çıkarılması için adım atıldı. Yurtdışında olup da yurda dönmesi için çağrı yapılan ve 3 ay içinde dönmeyen kişilerin vatandaşlıktan çıkarılması kararı alındı. Terörle mücadele kapsamında polise sanal âlemde araştırma yetkisi verildi.

650 dava açıldı 50 bin kişi tutuklandı FETÖ/PDY soruşturmalarında örgütün gizli haberleşme ağı 'Bylock'un deşifre edilmesi sonrasında yeni şüpheliler listesi ortaya çıktı. 139 ilçede oluşturulan ağır ceza merkezlerinde 10 bin 821 soruşturma dosyası açıldı. Bu soruşturmalarda toplam şüpheli sayısı 169 bin 13'e ulaştı. Bu şüphelilerden 48 bin 439'u adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Ayrıca 10 bin 33 kişi savcılıktan, 33 bin 371 kişi de kolluk kuvvetlerinden olmak üzere 43 bin 404 kişi serbest bırakıldı. Soruşturmalar kapsamında 50 bin 510 kişi tutuklandı. Tutukluların 2’si Anayasa Mahkemesi, 104’ü Yargıtay, 4’ü Danıştay, 3’ü Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinden, 2 bin 492’si hâkim ve savcı, 7 bin 98’i asker (169’u general/amiral), 8 bin 815’i polis, 24’ü vali, 73’ü vali yardımcısı ve 116’sı kaymakamlardan oluştu.

8 BİN 87 FİRARİ

Tutuklananlardan 8 bin 849’u bir süre sonra tahliye edildi. Bunların 7 bin 969’u hakkında adli kontrol hükümleri uygulanıyor. Tahliye edilenlerin 8’i Yargıtay, 8’i Danıştay, 2’si HSYK üyesi; 208’i hâkim ve savcı, bin 332’si asker, bin 336’sı polis, 3’ü vali, 9’u vali yardımcısı, 4’ü kaymakam. Soruşturmalar kapsamında halen 8 bin 87 kişi hakkında yakalama kararı bulunuyor. Bunlar arasında 26 Yargıtay üyesi, 6 Danıştay üyesi, 218 hâkim ve savcı, 147 asker, 386 polis, 3 vali yardımcısı ve 9 kaymakam da bulunuyor.

ÖNEMLİ DAVALAR

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan davaların sayısı ise 650’ye ulaştı. Bunlar arasında FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in ve 38 kişilik ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyelerinin de bulunduğu 221 kişinin yargılandığı Genelkurmay Çatı Davası; 481 sanıklı Akııncı Üssü Davası; cuntacı Semih Terzi’yi vurarak darbenin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edilmesiyle ilgili 18 sanıklı dava; 15 Temmuz’un kilit ismi Adil Öksüz’ün serbest bırakılmasıyla ilgili 13’ü asker, 14’ü Emniyet Genel Müdürlüğü personeli ve biri Başbakanlık müşaviri olmak üzere 28 şüpheli hakkında açılan dava dikkat çekiyor.

HALKTAN EKONOMİYE 9 MİLYAR DOLARLIK DESTEK

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türk ekonomisi, önemli bir stres testini başarıyla geçti. Ekonomi yönetimi, darbe girişiminin ertesi günü hızla harekete geçti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, cuma gecesi yaşanan darbe girişimi üzerine cumartesi öğleden sonra ve pazar günü hemen yabancı yatırımcılarla telekonferans sistemi ile görüştü.

Türkiye’de yatırım yapan binlerce uluslararası yatırımcıya Türkiye’de neler yaşandığını ve darbe girişiminin püskürtüldüğünü anlattı. Merkez Bankası ve Bankalar Birliği yönetimi ile toplantılar yapılarak, pazartesi günü piyasaların sert tepki vermesinin önüne geçildi. Yatırımcı ve piyasalara “Sakin olun, olay kontrol altında” mesajı verildi. Merkez Bankası, hafta sonu olmasına rağmen bankalara likidite sağlayacağını açıkladı. 17 Temmuz sabahı Borsa İstanbul, bankalar, finans kurumları ve tüm işletmeler açılarak faaliyetlerine kesintisiz devam etti.

EKONOMİ TOPARLANDI

Darbe girişimi öncesinde 2.88 TL olan dolar kuru, kalkışmanın ardından 3.05’e fırladı. Dolar, alınan önlemlerle daha sonra 2.94’ün altına kadar geriledi. Borsa endeksi 82.825 seviyesinden 71.000 seviyesinin altına indi. Buna bağlı olarak Borsa İstanbul’un piyasa değeri bir hafta içerisinde 80 milyar TL azaldı. Gösterge faiz, yüzde 8.6’dan yüzde 9.6 seviyesine çıktı. Gram altın 123.5 TL’den 130 TL’ye yükseldi. Darbe girişiminden sonraki hafta vatandaş 9 milyar dolarını bozdurarak bankalara yatırdı. 15 Temmuz’dan sonraki bir haftada yabancıların dövizden çıkışları sadece 460 milyon dolar oldu. Darbe girişimi dolayısıyla 2016 yılında büyüme ve işsizlikte yaşanan olumsuz tablo bu yılın ilk yarısında düzelmeye başladı. Borsa İstanbul tarihinde ilk kez 100 bin puanı geçti.

41 MİLYAR LİRALIK TMSF HOLDİNG

Darbe girişimi sonrası alınan tedbirlerle, FETÖ bağlantılı şirketlere yönelik önemli adımlar atıldı. TMSF, 43 ilde toplam 965 şirkete kayyum atadı. Ayrıca 107 gerçek kişinin mal varlıklarının yönetimi fona geçti.Bu kapsamda, 496 anonim şirket, 354 limited şirket, 22 şirket şubesi, 67 ticari işletme, 5 yurtdışında kurulu şirket, 9 işletme, 3 kolektif şirket, 3 ortaklık, 2 adi komandit şirket ve birer adi ortaklık, kooperatif ve avukatlık ortaklığı halen TMSF tarafından yönetiliyor. TMSF, bu şirketlerin yönetimi amacıyla toplam 312 kişi atadı. Bu şirketlerin toplam aktif büyüklüğü yaklaşık 41 milyar TL, özkaynak toplamı 18.2 milyar TL, yıllık ciro toplamı 21.9 milyar TL oldu. Şirketlerde 46 bin 357 kişi istihdam ediliyor.

1 YIL SONRA SİMGE NOKTALAR

Türkiye, 15 Temmuz’un açtığı yaraları hızla sildi. Hayat normale döndü. Ancak o gece direnişin simgesi haline geldiği için bombalanarak yıkılan binalardan geriye kalan ‘boşluklar’, 1 yıl önceki o ihanetin asla unutulmaması gerektiğini hatırlatıyor.

HAİN DARBE GİRİŞİMİNİN MERKEZLERİ

AKINCI 4. ANA JET ÜS KOMUTANLIĞI

Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, darbe girişiminin komuta merkezi durumundaydı. Akıncı’daki üs, komutanların tutulduğu ve Başkent’i vuran uçaklara emir verilen yer olarak dikkat çekti.

GÖLBAŞI ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI FETÖ’cü askerler Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın kontrolünü ele geçirerek özel kuvvet timlerini kritik yerlere ve kişilere yönelik nokta operasyonlar yapmak için kullanmayı planlıyordu.

ÇİĞLİ 2. ANA JET ÜS KOMUTANLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğu otele baskın yapmayı planlayan SAT ve Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli İzmir Çiğli’deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan harekete geçti.

İNCİRLİK

İncirlik’teki 10. Tanker Üs Komutanlığı’ndan tanker uçak havalandı. Darbe girişimine katılan uçaklara Ankara semalarında yakıt ikmali yapıldı.

164 ATEŞEYE "GERİ DÖN" ÇAĞRISI

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yurtiçinde ve dışında görev yapan çok sayıda diplomat FETÖ bağlantısı nedeniyle görevden alındı. Dışişleri Bakanlığı, 428’i kariyer memuru, 508 kişinin ilişiğini kesti. İlişiği kesilen ve gözaltına alınan kariyer memurları arasında dikkat çeken isim, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde özel kalem müdürü olan, 2010-2012 yılları arasında da özel müşavirliğini yapan Büyükelçi Gürcan Balık oldu. Balık, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e de danışmanlık yapmıştı. Eski Kanada Büyükelçisi Tuncay Babalı ve eski Kosta Rika Büyükelçisi Ali Fındık da gözaltına alındı.

FETÖ’nün yurtdışı yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ABD, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Yunanistan, Rusya ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu 70 ülkede görevli 264 askeri, deniz, hava ve idari ataşeleri ile yardımcıları mercek altına alındı. FETÖ bağlantısı tespit edilen ve hakkında adli ve idari işlem başlatılan 164 ataşeye “Türkiye’ye dönün” çağrısında bulunuldu. Söz konusu ataşelerin önemli bir kısmı firari durumda bulunurken, 21’i tutuklandı. Tutuklulardan da şu ana kadar 15’i hakkında dava açıldı. Ataşelerin, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından 1 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıla kadar hapsi istendi.

FİRARİ FETÖ'CÜLER

15 Temmuz’un ardından Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Türkiye, FETÖ elebaşı Gülen’in ABD’den iadesini isterken başka ülkeye kaçmaması için geçici tutuklama ve idari sürecin hızlandırılmasını talep etti. FETÖ’ye ilişkin 48 koli belge gönderildi. Türkiye’nin bu talebini ne eski ABD Başkanı Barack Obama ne de yeni ABD Başkanı Donald Trump karşıladı. Darbe girişiminden sonra FETÖ’cüler daha çok ABD, Kanada, Almanya, Belçika, Avustralya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Papua Yeni Gine’ye kaçtı. Bu alanda en büyük kriz Almanya ile yaşandı. Alman kaynaklar, ülkelerine iltica başvurusunda bulunan diplomat ve askeri personel sayısını 262 olarak açıklarken, bu sayının 4 binlere kadar çıktığı da iddia edildi.

DÜNYADAN NEFRET YAĞDI

FETÖ darbe girişimine dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin vatandaşları da sessiz kalmadı. Fas’taki Türkiye’ye destek yürüyüşüne yüzlerce Faslı katıldı. Türk bayrağı taşıyan Lübnanlılar Tarik Cedid Mahallesi’nde bir araya gelerek Türkiye’deki hain darbe girişimini protesto etti. İsviçre’de Türkiye, Somali, Arnavutluk ve Bosna Hersek vatandaşı yaklaşık 500 kişi darbe girişimini lanetleyerek kınadı. Suriye’nin İdlib kentinde yüzlerce kişi, FETÖ’nün darbe girişimini protesto ederek Türk halkına destek verdi. Paris’te Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen gösteride Türkler, Türk bayrağı açarak İstiklal Marşı okudu. Tarihi Köln Katedrali önünde toplanan Türkler darbeyi, Suriyeli ve diğer Müslümanlarla birlikte protesto etti. Londra’daki gösteriye başta Suriye, Mısır, Bangladeş ve Pakistan olmak üzere İslam dünyasından sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Washington’da Beyaz Saray önünde, Türkler ve Amerikalı Müslümanların da katıldığı protestoya diğer ülke vatandaşlarından da destek geldi. İsveç’teki FETÖ’yü protesto gösterilerine Türklerin yanı sıra Somali ve Özbekistan vatandaşları katıldı.

İSTANBUL'UN YENİ VİTRİNİ

İGA Havalimanları İnşaatı Adi. Ort. Tic. İşletmesi, hain darbe girişiminin bile İstanbul Yeni Havalimanı’nın inşaat çalışmalarını aksatamadığını belirtip, Temmuz 2017 itibarıyla inşaatın yüzde 55’inin tamamlandığını açıkladı. İGA, 2018’in son çeyreğinde açılacak havalimanının, İstanbul’un darbelerle değil, kültürel zenginlikleri ve ticari potansiyeli ile anılmasını sağlayan bir vitrin olmasının hedeflendiğini bildirdi.

‘Kenetlenip daha güçlenerek çıktık’

Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu, “15 Temmuz 2016’da, tarihin gördüğü en büyük ihanetlerden birine tanıklık ettik” dedi. Hain darbe girişimi karşısında demokrasinin yanında yer alarak tavır koyduklarını söyleyen Terzioğlu şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, hain girişimin ilk saatlerinde Dalaman Havalimanı’nda yaptığı ancak ulusal basına yansımayan açıklamasından hareketle bir SMS metni oluşturduk. Konuşmanın bitiminden 20 dakika sonra 32 milyon müşterimize geçtik. Darbecilerden tarafımıza ulaşan tüm yasadışı taleplerini reddederek, devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu açıkça beyan ettik.” Telekom sektörü olarak vazifelerini yaptıkları için mutlu olduklarını belirten Terzioğlu, “Bu olaylardan hem Türkiye hem de sektör olarak kenetlenerek daha da güçlenerek çıktık. Türkiye’nin geleceğine inanarak yatırımlarımızla birlikte hizmetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz” diye konuştu.

‘Ülkemize güvenimiz tam’

Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Özen Kuzu, Türkiye’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminde dik duruşuyla dünyaya meydan okuduğunu söyledi. 15 Temmuz’un düpedüz vatana ihanet olduğunu belirten Kuzu, “Böylesi hain bir kalkışma karşısında vatansever yurttaşlarımızla birlikte liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Sokağa çıkın’ çağrısına kulak verdik ve birlik olduğumuzu tüm dünyaya gösterdik. Son 1 yılda ülke ekonomimiz büyümeye, gelişmeye devam etti” diye konuştu. Kuzu şöyle devam etti: “Ülkemizin geleceğine güvenimiz tam. Yatırımlarımız ve projelerimiz hız kesmeden devam ediyor.”

'İnşaatlar durmadı, yatırım devam etti'

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye ekonomisinin hain darbe girişimini çok hızlı reaksiyon göstererek hafif atlattığını söyledi: “Dünyanın başka bir ülkesinde böyle bir girişim olsa bunun ekonomi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçları olurdu. Türkiye’de bu olayı takip eden pazartesi günü borsalar açıldı. Fabrikalar üretime devam etti. Bankalar çalışmayı sürdürdü. Türkiye ekonomik açıdan hain darbe girişimi ile birlikte önemli bir stres testini aştı. İnşaat sektörü de gerek kampanyalarla, gerek hükümetimizin aldığı tedbirlerle bu süreci yara almadan hatta öncesine göre daha hızlı büyüme göstererek atlattı.” İstanbul Yeni Havalimanı, TANAP, Kuzey Marmara Otoyolu ve Yusufeli Barajı gibi önemli şantiyelerinde inşaatları bir gün durdurmadıklarını belirten Özdemir, “Yeni yatırım kararları aldık. İstihdam seferberliğine katıldık” dedi.

‘Tek vücut olduk’

Şeker bank Genel Müdürü Servet Taze, “5 Temmuz’daki hain girişim iktisadi hayatı derinden etkilemiş, ancak milletçe kenetlenmemize ve ortak değerlerde buluşmamıza vesile olmuştur” dedi. Taze, ekonomiyi yöneten otoritelerin zamanında aldığı tedbirler ve iş dünyasının milletle tek vücut olmasıyla Türkiye’de kısa sürede her şeyin normale dönmesinin sağlandığını söyledi.

‘Refahta ve meşakkatte birlikteyiz’

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’nin bankası olarak faiz indirimleri ve kredi yapılandırmaları gibi inisiyatiflerle muhataplarını rahatlatacak imkânlar sağladıklarını söyleyip ekledi: “Bu ülkenin refahını paylaştığımız gibi zorluğunu da meşakkatini de paylaşıyoruz. Zor koşullarda, gerek kamunun gerekse bizlerin almış olduğu tedbirler ve inisiyatiflerle Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5’lik bir büyüme yakaladı.”

İş Bankası gibi ölçeği itibarıyla ekonomiler üzerinde etkili olan kuruluşlara özel sorumluluklar, özel görevler düştüğünü belirten Bali, “Darbe girişimine karşı çok sağlam bir duruş sergileyen finans sektörünün bir temsilcisi olarak, mali bünyelerimizin güçlülüğü, yönetme kalitemiz ve kriz yönetme tecrübemizle bundan sonra da ülkemizin hem iktisadi kalkınmasına hem de toplumsal gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

‘Kriz dönemini başarıyla atlattık’

Manisa OSB Başkanı Sait Türek; 15 Temmuz hain kalkışması msonrası sanayicilerin yatırımlarını ve üretimlerini devam ettirerek üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini söyledi. Türek, “Kaos ve kriz dönemini başarıyla atlattık. Kapanan tek firmamız olmadı” dedi. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin, ülkenin yapı taşlarından biri olarak 50 yıldır faaliyetini sürdürdüğünü belirten Türek “Sanayicilerimize uygun yatırım ve üretim ortamını sunmaya devam ediyoruz. 2017’de gerçekleşmesini beklediğimiz yatırım bütçesi 60 milyon TL” diye konuştu.

‘Bu millet bir ve beraberdir’

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Tarih bu ihanet şebekelerini değil, büyük Türk Milleti’nin kahramanlıklarını, Fatih’leri, Yavuz’ları, Kanuni’leri, Mustafa Kemal’leri yazmıştır” dedi. Milletin 15 Temmuz akşamı egemenliğini korumak için kahramanca bir direniş gösterdiğini belirten Ergün, “O kara günde canları pahasına sokaklara dökülen her vatandaşımıza teşekkür ediyorum. O kara gecede dost da, düşman da bu vatanın bir ve bütün olduğunu bir kez daha görmüş oldu. Allah milletimize bir daha böyle acı ve kara günler yaşatmasın” diye konuştu.

‘15 Temmuz milletin ittifakı’

İttifak Holding,hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz’un yıldönümde anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Ressam-çizer Şafak Tavkul’un 15 Temmuz’u bir destan olarak aktardığı çizimlerin yer aldığı ‘15 Temmuz Milletin İttifakı’ sergisi 12 Temmuz’da Kulesite’de açıldı. Açılışta konuşan İttifak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ünsal Sözbir; “15 Temmuz’u bu ülkeye yaşatanları hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

DEMOKRASİ NÖBETİ TUTULDU

FETÖ’nün hain darbe girişimini vücudunu siper ederek durduran Türk halkı, 15 Temmuz sonrası Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda ‘Demokrasi Nöbeti’ tuttu. 81 ilde milyonlarca vatandaş tüm dünyaya milli irade ve demokrasiyi savunmak için nasıl tek yürek olduğunu gösterdi.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
Misafir - 10 ay önce - Cevapla
1 1 0
olursa ekime kadar arkadasim ama olacak gibide gorunmuyor:))))) . kemalist olacagima ortadoks olurum .
Misafir - 10 ay önce - Cevapla
1 1 0
ben de 29 ekimi unutmuyorum
Misafir - 10 ay önce - Cevapla
1 1 0
Ne Mutlu Türk'üm Diyene. Ne mi düşünüyorum Türk olduğum için, Türk yaratıldığım için kendimle ne kadar iftihar etsem az onu düşünüyorum..