ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski İstanbul Milletvekili Emin Şirin, geçtiğimiz günlerde Ümraniye soruşturmasında gözaltına alınmasına asılsız ihbar mektubunda yer alan fotoğrafların neden olduğunu, bu resimlerim profesyonel arşivlerden derlendiğini önesürürek, Başbakan Erdoğan’dan olayla ilgili faillerin ortaya çıkarılmasını talep etti.

Erdoğan’a yazdığı mektupta “Ben bu konuda ne zat-ı alinizin ne de Hükümetin bir dahli olmadığına eminim. Ama etrafınızda kraldan fazla kralcılar olabilir” diyen Şirin, olayın kendisine yönelik bir “gözdağı” olarak değerlendirildiğini belirterek Erdoğan’a hitaben "bu konuyu ortaya çıkarmayı bir şeref meselesi haline getirin" dedi.

FOTOĞRAFLI VE İMZASIZ İHBAR MEKTUBU

Şirin, gözaltına alınmasıyla ilgili gelişmeleri, Başbakan Erdoğan’a bir mektup yazarak bildirdi.
İfadesinin alınmasına imzasız bir ihbar mektubunun neden olduğunu, bu mektupta bazı fotoğrafların da bulunduğunu belirten Şirin, fotoğrafların iki buçuk yıl önce çekildiğini kaydetti. Fotoğraflarda Ümraniye soruşturması sanıklarıyla aynı karede göründüğünü ancak bunun Patrikhanede düzenlenen bir Noel kutlamasında çekildiğini belirten Şirin, davetli olarak orada bulunduğunu ve sanıklardan hiçbirin tanımadığını ifade etti.
Şirin, Başbakan Erdoğan’a “Birisi ya da birileri arşivli, profesyonel bir şekilde iftiralarla bana kastetti" dedi.

MEKTUP KASIMPAŞA’DAN YOLLANMIŞ

Şirin, Başbakan Erdoğan’a, gözaltına alınmasına neden olduğunu belirttiği mektubunun Kasımpaşa’dan yollandığını önesürdü.
Başbakan Erdoğan’ın Kasımpaşalı olması nedeniyle Şirin, “mektuba sanki sembolik bir mana atfedilmek isteniyormuş gibi” diyerek kendisine yönelik “gözdağı” olarak değerlendirdi.

Şirin, Erdoğan'a mektubunu şöyle sürdürdü:
“İmzasız ihbar mektubunda (şimdi sıkı durun) benim Danıştay saldırısını organize eden beyinlerden biri olduğum, Ergenekon ve Lobi isimli gizli örgütlerin elebaşlarından ve hatta beyni olduğum, evim de arandığı taktirde muhtemelen silah ve devletin gizli belgelerinin bulunduğu ve Ümraniye silahlarının da temininde rol aldığım iddiaları yer alıyor. Benim gözaltına alınmam gibi aşırı bir davranışta bulunan, ben ve avukatım yokken evimi arayan savcılık makam veya emniyet güçlerinden bir şikayetim yok” diyen Şirin, emniyetin ve savcılığın, ihbarların asılsızlığını tescil ettiğini kaydetti. Şirin, “Doğrusu beni temsilen kimsenin bulunmadığı bir ortamda ‘evinde silah bulundu’ deselerdi ne yapardım bilmiyorum. Dürüst davranıldı, bir manada ihbarın asılsızlığını tescil ettiler”.

Mektubunda, “Herkes ‘Hükümete muhaliftin, MİT’i tenkit ediyordun, yanlış partideydin, Fethullah Hocayla uğraştın, Adnan Hocayla uğraştın, sana göz dağı verdiler’ diyor. Ben bu konuda ne zat-ı alinizin ne de Hükümetin bir dahli olmadığına eminim. Ama etrafınızda kraldan fazla kralcılar olabilir, beni sevmeyenler de çoktur” diyen Şirin "mektubun Kasımpaşa'dan gönderilmesi, postanede güvenlik kameralarının bulunmuş olması gerekliliği, APS'nin üzerinde el yazısı gibi hususlar dikkate alındığında bana kastedenlerin ortaya çıkarılması devletin bir görevidir diye düşünüyorum. Her türlü gözdağı dedikodusunu da ortadan kaldırmak için, zat-ı alinizin konuya gerekli ehemmiyeti vermesini bekliyorum" dedi.

ANKA
 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(5)
Kalan karakter : 2000