ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, makam odasında VATAN’ı ağırladı. Tepki çeken “Anadolu Aşiretleri” çalışmasını bilgisayarı başında örnekler sunarak anlatan Prof. Halaçoğlu, VATAN Gazetesi Ankara Bürosu’ndan bir arkadaşımızın aile lakabından yola çıkarak geçmişine de uzandı.

1 saniyede köklerini buldu

Basın toplantısında yalnızca izin aldığı ailelerin köklerini açıkladığına dikkat çeken Prof. Halaçoğlu, bilgi işlem sorumlumuz Fatih Çetin’in ailesinin köklerini buldu. Aile lakabının “Boynuinceler” olduğunu belirtmemiz üzerine Prof. Halacoğlu’nun Çetin ailesinin köklerini bulması yalnızca bir saniye sürdü. Halaçoğlu, “Arkadaşınız Danişmend boyuna mensup Türkmen. Dedeleri Kırşehir’de yaşıyorlarmış” dedi. Aydın nüfusuna kayıtlı Çetin, dedelerinin Nevşehir’de ikamet ettiğini duymuş, ancak 1500’lü yıllara kadar tabii ki uzanamamıştı.

Türkiye’yi bölmeye çalıştılar

Prof. Halaçoğlu daha sonra yıl sonunda 8 cilt halinde yayımlanması planlanan, Anadolu Aşiretleri çalışmasını anlattı: “Aşiretlerle ilgili çalışmamızın asıl nedeni, 1989’da çıkan Tübingen Atlas. Bir de Türkiye Cumhuriyeti’nde Etnik Gruplar adında Londra’da basılmak üzere bir eser çıktı. Türkiye’de yaşayan insanları öylesine bir ayrıma tabi tutmuşlardı ki, Türkler, Yörükler, Türkmenler, Karakopaklar, Uygurlar, Avşar adı altında değişik etnisitelere bölmüşlerdi. Bir de bunları ayrıca dini etnisitelere bölmüşlerdi. Yörük Sünni, Yörük Alevi, Yörük Şii gibi... Türkmen’i de aynı şekilde... Farklı milletten olmayan insanlar nasıl etnisitelere bölünebilir? Bu kasıtlıydı, Türkiye’yi bölmeye, karıştırmaya çalıştılar.

Avrupalı yapınca başka...


Maalesef Avrupa yaparsa, hep bilimsel çalışma yapılıyor zannediliyor. Ama olmadığını bu kitaplar gösteriyor. Biz de dedik ki, bu konuyu ciddi şekilde araştıralım. Bunu özellikle ben yürüttüm. Çünkü doktora tezim, Osmanlı İmparatorluğu’nun iskan siyaseti ve aşiretlerin yerleştirilmesiydi. 18. yüzyılda aşiretler yerleştirilmeye başlanıyor. ‘Yerleştirilmeye başlanmadan önce, göçebe haldeyken öncelikli olarak Anadolu’daki demografik yapıyı tespit edelim. Bunun için Türklerin Anadolu’ya girişinden önceki demografik yapıyı bilelim dedik. Bununla da ilgili ayrıca çalışma yapıldı, kitap çıktı.

İkinci olarak, ’yerleşik halktan önce göçebe halkın kimiğini ortaya çıkartalım’ dedik. Bununla ilgili yapacağımız çalışmada en temel kaynağımız Osmanlı Devleti’nin her fethettiği yerde yapmış olduğu ve sonra 5 yılda bir tekrarladığı tahrir defterlerindeki bilgiler... Bu defterlerde ne yazar? Yerleşik halk yazar, göçebe halk yazar. Mahalleler, şehirler, köyler, müslim, gayrimüslim yazar... Çok yaşlılar muaf tutulmak üzere, dul kadınlara varıncaya kadar, bekar, evli nüfus, sahip oldukları topraklar ve büyüklükleri, oradaki vakıf, medreseler, tımar varsa tımar gelirleri, sahip olunan tavuk veya ördekten tutun koyun ve büyükbaş hayvanlara kadar bilgiler, vergiden muaf tutulmak için kaydedilen özürlüler... Akıl almayacak kadar geniş bilgileri ihtiva eder ve vergi için hazırlanmıştır. Herhangi bir kimlik sebebiyle hazırlanmamıştır.”

HALAÇOĞLU KİM?

Tarihçi olmamın verdiği avantajla Halaçoğlu soyadını araştırdım. 1100 tane var Halaç. Bunlar hangi boydandır onları çıkardım. Hindistan’da Müslümanlığın yayılmasını sağlayan insan Alaattin Muhammed Halaci var. Gazneli devletinin kurucuları arasında benim ahfadım yer alıyor. İran’da Afşariler kuruldu, zaten onlar kurdular. İran’da hâlâ Halacistan var. Türkmenistan’da Halaç nahiyesi var. Türkiye’de 70 yerde Halaç aşireti var. Ben şimdi bunu biliyorum diye ayrıcalıklı mıyım? Bölücülük mü yapıyorum? Hepimiz bilsek farklı mı olacak zannediyorsunuz? İnanın ki maya gibi birbirini tutacak. Bilmek kadar güzel birşey var mıdır? İngilizler 7 göbek geriyi bilirler. Böyle bir araştırma insanların moralini yükseltir.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(11)
Kalan karakter : 2000