Menderes'e 'Gel Adnan' derdi

Yassıada'dan çarpıcı fotoğraflar

17 Eylül 2010 Cuma, 11:18:37Güncelleme: 11:18:37
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Menderes'e 'Gel Adnan' derdi Sonra Oku

ALPER URUŞ'UN YAZI DİZİSİ-2-

‘Yassıada’da yaşananlar’ deyince akla gelen isim ada komutanı olan Albay Tarık Güryay’dı. Yassıada’da yapılan duruşmaları mahkeme salonuna konulan özel bir masadan izleyen Güryay, adada elinde sopayla gezen bir asker olarak tarihe geçti.

 Çarpıcı fotoğraflar için tıklayınız...

27 Mayıs darbesinden sonra aralarında devrik Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’in de bulunduğu hükümet üyeleri ve DP’li vekiller Ankara’daki Harp Okulu’na götürüldü.

27 Mayıs günü, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel, Adnan Menderes’e yazdığı ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı eleştiren, Menderes’i ise öven mektubundan ötürü izinde bulunuyordu. Darbenin ardından Çubuk-62 uçağıyla Ankara’ya gelen Gürsel’in, emir subayı Binbaşı Avni Elevli’ye aldırdığı notlardan üçüncüsü, “Yassıada boşaltılacak ve bütün tutuklular Yassıada’ya gönderilecek”ti. Darbenin ardından Harp Okulu’na getirilen 400 siyasinin yargılanması için seçilen Yassıada’ya tutuklular gruplar halinde gönderildi.

DAYAĞA MARUZ KALDILAR
Ankara’da tutuklu bulunan siyasiler, askeri bir uçakla Etimesgut’taki askeri havalimanından İstanbul Yeşilyurt’taki askeri havalimanına nakledildi. 13 günü bulan nakiller, C-47 tipi askeri uçaklarla yapıldı. Bu süreçte DP’li tutuklular iki defa görünür biçimde kaba dayağa maruz kaldı. Bu dayaklardan ilkini DP’liler, Yeşilyurt havalimanından Yassıada’ya giderken, Fenerbahçe isimli vapura binmeden yaşadı.

İkinci kaba dayak ise çok daha onur kırıcıydı. Bu dayağın adresi Yassıada’ydı. Yassıada’ya getirilen devrik hükümetin üye ve vekillerinin önce isimleri okundu.

İsmi okunan vekilin cemseden indirilmesinin ardından yaşanan hırpalanmadan ise herkes nasibini aldı. Darbenin ardından İzmir valisi Kemal Hadımlı’yı darp etmek için İzmir’den subayların geldiği de yıllar sonra ortaya atılan iddialar arasındaydı.

‘KÜRT TARIK KIZ TARIK’
“Yassıada’da yaşananlar” deyince akla gelen isim ada komutanı olan Albay Tarık Güryay’dı. 27 Mayıs darbesi gerçekleştiğinde Polatlı’daki Topçu Alay Komutanlığı’nda yarbay rütbesinde olan Güryay, 30 Ağustos 1960’taki terfilerle albay rütbesini almıştı.

Yassıada’da yapılan duruşmaları mahkeme salonuna konulan özel bir masadan izleyen Güryay, adada elinde sopayla gezen bir asker olarak tarihe geçti. Yassıada duruşmaları için hazırlanan adanın tek hâkimiydi.

“Kürt Tarık” ve yüzünün güzelliği nedeniyle “Kız Tarık” lakaplarına maruz kalan Güryay’ın, 11 ay 1 gün süren 15 Eylül 1961’de son bulan yargılama sürecinde adı kötü muameleyle pek anılmasa da devrik Başbakan Menderes’e “Gel Adnan” söylemleri tarihe düşen başka bir anekdot oldu. Adadaki siyasilerin unutamadıkları ise bahriyeli üniforması taşıyan “Kara Sabih” ile “Benli Üsteğmen” olarak ifade edilen isimlerdi.

‘Son yolculuğa giderken yüzüme kuşkuyla baktı’
Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun idamlarından bir gün sonra Adnan Menderes’in İmralı Adası’nda idamı gerçekleşti. Tarih: 17 Eylül 1961’di. İdamından önce intihara kalkışan Menderes’in son yolculuğa çıkışı, idamdan 10 yıl sonra Yassıada Komutanı Albay Tarık Güryay tarafından kaleme alınan, “Bir İktidar Yargılanıyor” isimli kitapta şöyle yer buluyordu...

“Muayenesini yapan doktorlar her şeyin normale dönmüş bulunduğunu tespit ettiler. (...) Bu rapor üzerine doktorlar adadan ayrıldılar. Biraz sonra Egesel, (Yassıada Mahkemeleri Savcısı Ömer Altay Egesel) ‘Motor hazır, bekliyor. Menderes’i İmralı’ya götüreceğiz’ diyordu. Bu, Menderes’in ölüme gitmeden evvel bineceği son araçtı. (...) Dışarıda hafif yağmurlu ve kasvetli bir hava var. Menderes’e pardösüsünü giydirdim. Onu kapının önünde bekleyen cipe bindirdim, ben de yanına oturdum. Menderes, ‘Nereye gidiyoruz?’ diye sordu. ‘Hastaneye... Deniz Hastanesi’ne gideceksin, doktorlar öyle karar verdi’ dedim. Yüzüme çocuksu bir kuşkuyla baktı. ‘Doktorlar ‘Hiçbir şeyin yok’ demişlerdi’ dedi. ‘Evet, öyle rapor verdiler. Ama senin esaslı bir muayeneye tabi tutulmana lüzum görüyorlar’ dedim. Menderes hastaneye gönderildiğine inanmış, bana, ‘Ne olur Kumandan, Berin’den mektuplar geldikçe bana iletiverin!’ diyordu. ‘Öpeyim Kumandan’ diyerek başını yüzüme uzattı. Onunla ilk ve son defa öpüştük...”

Yassıada duruşmalarında 288 idam cezası istendi
Yassıada Spor Salonu’nda vatana ihanet suçlamasıyla yapılan yargılamalarda 592 sanığın 288’i için, ardından da 15 sanık için idam kararı çıktı. Bu 15 isimden Celal Bayar, Adnan Menderes, Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan için çıkan idam kararlarına “oybirliği”yle varıldı. İdam cezası verilen Cumhurbaşkanı Bayar’ın yaş nedeniyle idamı infaz edilmezken, TBMM Başkanı Refik Koraltan, eski Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun, Agah Erozan, İbrahim Kirazoğlu, Ahmet Hamdi Sancar, Nusret Kirişçioğlu, Bahadır Dülger, Emin Kalafat, Baha Akşit, Osman Kavrakoğlu ve Zeki Erataman için oy çokluğuyla alınan idam kararı müebbet hapse dönüştü.

YARIN: YASSIADA'DA KADINLAR DA ACI ÇEKTİ