Uludere'ye ilk tepkiler

35 köylünün F-16'ların bombalaması sonucunda ölmesine siyasi partilerden ilk tepkiler sert oldu. BDP ve CHP iktidarı sert bir dille eleştirirken, bölgedeki şehirlerde gerginlik yaşanıyor

29 Aralık 2011 Perşembe, 16:16:03Güncelleme: 30 Aralık 2011 Cuma, 00:35:50
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Uludere'ye ilk tepkiler - CHP, BDP, kaçakçılık, sezgin tanrıkulu, şırnak, Gültan Kışanak, Uludere, f16, bombalama, kemal kılıçdaroğlu Sonra Oku

Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünden 35 köylünün F-16 bombalaması sonucunda öldürülmesinin ardından tepkiler de gelmeye başladı. CHP'li Sezgin Tanrıkulu bu olayı, "Türkiye'nin sivillere karşı almış olduğu ilk savaş kararı" olarak yorumlarken, CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün de "Bu istihbaratın sorgulanması gerek" dedi.

BDP'nin eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak imzasıyla yayınlanan yazılı açıklamada ise "Bunun adı katliamdır" dedi.


"TÜRKİYE'NİN SİVİLLERE KARŞI ALMIŞ OLDUĞU İLK SAVAŞ KARARI"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Kuzey Irak'ta düzenlenen hava harekatında ölen ve köylü oldukları öne sürülen kişilerle ilgili hükümeti suçladı. Tanrıkulu, "Türkiye'nin sivillere karşı almış olduğu ilk savaş kararıdır. 1990'lı yıllarda da benzer olaylar oldu, üstü kapatıldı. Ancak bu olayda sorumlular tespit edilip cezalandırılmalıdır" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır'da Ziraat Odası Başkanı Bahri Erdim'i ziyareti sırasında gazetecilerin dün gece Kuzey Irak'taki Sinat bölgesinde düzenlenen sınır ötesi hava harekatında ölen ve köylü olduğu öne sürülen kişilerle ilgili sorularını yanıtladı. Hava saldırısında 38 kişinin öldüğünü söyleyen Tanrıkulu, son derece üzücü ve vahim bir olay olduğunu ifade ederek, "Görüntü alan araçlar insansız, ama ölenler insan, bu hükümetin görmediği budur. Jetler oraya barış çiçekleri atmıyor. Eğer Türkiye 2011 yılında gelişmiş uçaklarıyla bu soruna çözüm arıyorsa iktidarın ayıbıdır. Türkiye'nin sivillere karşı aldığı ilk savaş kararıdır. Kürt sorununa halen demokrasi dışı araçlar ile çözüm aranıyorsa bu bir çıkmazdır. Bizim arzumuz bu sorunu bir insanımızın burnu kanamadan çözülmesidir" dedi.

CHP'li Tanrıkulu, "Türkiye'nin kara sınırında 1990'da insanlar bombalanıp öldürüldü. Ancak üstü kapatıldığı için birçok dosya AİHM'ye gitti. 2011 yılının son gününde yaşanan vahim olayın üstü kapatılmamalıdır. Hata ve yanlışlık kimden kaynaklanmışsa Parlamento'da bunu takipçisi olacağız. Sorumlular kimse bunları ortaya çıkartıp cezalandırılması için bu olayın takipçisi olacağız. Bu olayda siyasi sorumluluk AKP hükümeti, başta Başbakan, İçişleri Bakanı ve Milli Savunma Bakanı bu olayın siyasi sorumluları içerisindedir. Sorumluluğu üzerlerinden atamazlar. 10 yıllık iktidarları döneminde Kürt sorunu halen çözülmemiş ise hükümetin ayıbıdır" diye konuştu.

BDP AÇIKLAMA YAPTI: "BUNUN ADI KATLİAM"
BDP'den Eş Başkanlar Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak imzasıyla yapılan açıklamada, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyü yakınlarında dün gece meydana gelen olayla ilgili Genelkurmay'ın yaptığı açıklamanın katliamın üstünü örtmeye yönelik olduğu iddia edildi.

BDP'den yapılan yazılı açıklamada, bombardımanda öldüğü öne sürülen kişilerin büyük çoğunluğunun 15-20 yaşlarında olduğu belirtilerek, "Bu çok açık bir sivil katliamıdır. Uludere katliamı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın 1943'te Van'ın Özalp ilçesinde 33 köylüyü kurşuna dizdirdiği katliamın bir benzeridir. Ne yazık ki tarih, o katliamcı zihniyet 68 yıl aradan sonra bir kez daha tekerrür etmiş ve bu kez Şırnak Uludere'de yaşanmıştır. En yaşlısı 20 yaşında olan 35 çocuk ve genç hunharca katledilmiştir. Şimdi bu katliama bir kılıf uydurulmaya çalışılmaktadır. Genelkurmay'ın resmi açıklaması tümüyle bu katliamın üstünü örtmeye yöneliktir." denildi.

Açıklamada, "Yaşanan bu katliamı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Halkımızla birlikte meydanlarda demokratik tepkilerimizi daha da yükselteceğiz ve bu katliamın, bu katliamı gerçekleştirenlerin, bu katliamın sorumlularının peşini asla bırakmayacağız." denildi.

"YÜREĞİMİZ YANDI"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik de konuyla ilgili Twitter'da yazdı:

Şırnak'ta kaybettiğimiz canlar yüreğimizi yaktı. Allah rahmet eylesin. Olayın tüm yönleriyle aydınlatilmasi için elimizden geleni yapacağız.

Ne "istismar siyaseti"ne, ne de "örtbas siyaseti"ne izin vermeyiz. İstismar ve örtbas birbirinin ikizidir.

Biz "canlar"dan ve canları için yanan "analar"dan yanayız her şeyden önce. Gerçeği ortaya çıkarmayı Allah katında onlara borcumuz biliriz.

Ne devlet ne başka bir kurum, "canlar"dan ve "analar"dan daha aziz değildir. Bizim siyasetimiz milletimize hakikat borcuna dayanır.

BÖLGE KARIŞTI
BDP'nin çağrısı üzerine Şırnak başta olmak üzere bölgenin birçok ilinde bazı esnaf kepenkleri kapatırken, sokaklarda protesto gösterileri yapıldı. Diyarbakır'da basın açıklaması yapan BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, "Bir katliam yaşanmıştır. Bu ülkenin savaş uçakları, bu ülkenin 50 kişilik vatandaşlarını imha etmek için bombalamıştır. Bu insanlık ve savaş suçudur. Arkadaşlarımız dün geceden beri ceset topluyorlar" diye konuştu.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde BDP tarafından Şırnak'taki operasyona tepki amacıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamanın ardından çıkan olaylara polis müdahale etti. BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan, BDP İlçe Başkanı Rustem Demir ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu kalabalık grup, BDP ilçe binasından Eski Cezaevi Kavşağı'na doğru yürüyüşe geçti. Oturma eyleminden sonra polisin geri çekilmesi üzerine, kitle yürüyüşe devam ederek açıklamanın yapılacağı kavşağa kadar geldi. Yürüyüş sonrası, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyüne düzenlenen hava operasyonunda hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından bir açıklama yapan BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan, medyanın olaylara karşı sessiz kaldığını belirterek, "Kürt halkı bu olayın üstünün kapanmasına asla izin vermeyecektir. Bu halk ne olursa olsun direnecektir" dedi.

Basın açıklamasının ardından çıkan olaylara polis gaz bombası ve tazyikli suyla müdahale etti. Milletvekili Canan da tazyikli sudan etkilenirken, ilçede çıkan olaylar sürüyor.

DEMİRTAŞ OLAY BÖLGESİNDE
Şırnak Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybedenlerin aileleriyle görüştükten sonra açıklama yapan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasına tepki gösterdi. Demirtaş, "Kimse topu başkasına atmasın. Gece gündüz 'operasyonlar devam edecek, intikam alacağız' diyenler 40 köylünün, 40 insanın, 40 sivilin ölümünden sorumludur. Bu öyle geçiştirilecek bir olay değildir. Çok acı bir olaydır. Fakat bunun üstünü örtemeyecekler. Kürt halkı eski Kürt halkı da değil. Birbirine sahip çıkacaktır. Bu taziye hepimizin taziyesidir. Kendine insanım diyen herkesin taziyesidir" dedi.

"Resmi bir açıklama yapıp efendim 'orda terör örgütünün kamplarına yakındı, bombaladık öldüler' bu kadar değil" değil diyen Demirtaş, "Kürt'ün hayatının değeri bu kadar değil. Herkes bunu bilecek, herkes haddini bilecek. Bu ülkede Kürt olmak canının değersiz olduğu anlamına gelmez. Hükümet şu saatlerde bile partisinin MYK toplantısını iptal etme gereği duymamıştır. Biz yargıya falan da inanmıyoruz. Böyle bir yargı olamaz. Bağımsız bir mahkeme oluşturulabilir. Uluslararası kurumlar gelip inceleme
yapmalıdır. Şu saatlerde herkes bu suçu örtmeye çalışıyor başka bir şey yok. Dünyanın başka yerinde olsa Başbakan çıkmış ortalığı velveleye vermişti. Kıyameti koparmıştı. Esad'da nasıl parmak salıyordu Başbakan, çıksın şimdi bunun hesabını versin. Kimse öyle kaza, yanlışlık falan da demesin."

TAKSİM'DE ARBEDE
Taksim meydanında BDP milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder'in aralarında bulunduğu yaklaşık bin kişilik grup, hava harekatında 35 kişinin ölümünü protesto etti. Taksim'deki basın açıklamasından sonra Tarlabaşı'na yürümek isteyen göstericilere polis izin vermedi. Bunun üzerine eylemciler, polis araçlarını, durakları ve binalara taş atmaya başladı. Polisin gaz ve tazyikli suyla müdahale ettiği grup ara sokaklara dağıldı. Bazı göstericiler gözaltına alındı.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER: "KİMSE YANLIŞ İSTİHBARAT DİYE YALAN SÖYLEMESİN"
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Şırnak'ta yaşanan olaya tepki göstererek, "Bunun bir yol kazası, yanlış istihbarat, koordinatlar şaştı diye bu halka yalan söylemesin kimse" dedi.

"Altında ekonomik, sosyal, kültürel yüzlerce alt katmanı olan bir meseleyi sadece dost ve düşmen kuvvetler prensibine göre örgütlenmiş polis ve askere teslim ederseniz olacağı budur. Bunun bir yol kazası, yanlış istihbarat, koordinatlar şaştı diye bu halka yalan söylemesin kimse. Siz bu denli köklü bir meseleyi işi savaşmak olan örgütlere teslim ederseniz olacağı, yaşanacak şey budur, bundan da daha fazladır" diye konuştu.

Sarhoş Atlar Zamanı filmini anımsatan Önder, filmde anlatıldığı gibi o bölgenin geçim kaynağının kaçakçılık olduğunu söyleyerek, "Uluslararası prestijiniz nerelerde olursa olsun siz bunu nasıl vesvese ederseniz edin insanlık suçu gelir bir gün yakanıza yapışır. Hükümetin bir an önce bu politikalardan vazgeçip bir an önce barış, ortaklaşma, özgürlük temeli yaklaşımları geliştirmesi gerekir" diye konuştu.

HABERTURK.COM VE AJANSLAR 

Gündem Haberleri

Tüm Gündem Haberleri