Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem "Tutukluluk hallerinin devamına..."

        ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalara ilişkin açılan davada mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmetti.

        İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki davada görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Ufuk Ermertcan, bilirkişi incelemesinin sonucunun beklenmesini, Emniyet Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun'un tanık olarak dinlenmesini istedi.

        Savcı Ermertcan, mevcut delil durumu, atılı suçun vasfı ve dosya içeriğinin göz önüne alınarak sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

        Bunun üzerine duruşmaya iki saat ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından sanık ve avukatların taleplerine ilişkin ara kararını açıkladı.

        Buna göre mahkeme heyeti, TÜBİTAK'a müzekkere yazılarak, dosyanın dijital ortamdaki bir suretinin bilirkişi raporu düzenlenmek üzere gönderilmesine, iddia olunan ''Ergenekon terör örgütü'' ile ilgili İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bilgi notu istenilmesine yönelik yazılan yazının yeniden akıbetinin sorulmasına karar verdi.

        Mahkeme heyeti, sanıklar Nedim Şener'in ismini belirtiği tanıkların ve Cumhuriyet Savcısının Sabri Uzun isimli kişinin tanık olarak dinlenmesini, sanıkların çapraz sorgusunun yapılmasından sonra değerlendirilmesine hükmetti.

        Mahkeme heyeti, tüm tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, sanıklardan elde edilen dokümanlar, iletişim tespit tutanakları, dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde, kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunması, henüz delilerin toplanmamış olması, sanık müdafilerinin dosya sundukları belgelerin hukuk tekniği açısında bilirkişi raporu olarak kabul edilemeyeceği, mahkeme tarafından bilirkişi raporu aldırılmamış olmasından dolayı tutukluluk hallerinin devamına oy birliğiyle karar verdi.

        Sanık Doğan Yurdakul'un Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda tedavisinin yapılması amacıyla en kısa sürede Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastalıkları Hastanesine sevk edilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Mart 2012 tarihine ertelendi.

        Dünkü duruşmada tutuksuz sanık İklim Bayraktar'ın savunması alındı. Davada daha önce tutuklu sanıkların savunmaları alınmıştı.

        YALÇIN KÜÇÜK: "BEN KİMSEYE EMİR VERMEDİM"

        Duruşma Yalçın Küçük'ün söz alıp, Hanefi Avcı ve Nedim Şener'i kast ederek, "Diğer tanıkların ifadeleri yüzünden bana söz hakkı doğdu. Bizle ilgili çok ağır suçlamalar yaptılar. 15 dakika konuşmak istiyorum" dedi. Sinirlenen Küçük, "Ben arkadaşlara sormak istiyorum, onlara emir verdim mi, vermedim mi?" şeklindeki sorusuyla başladı.

        Hakim, Küçük'e, "Size konuşmanız için yeterince zaman vereceğiz" dedi. İklim Bayraktar'ın sorgusunun ardından avukatların taleplerine geçileceğinin açıklanması üzerine Küçük'ün avukatları çapraz sorgu yapılmasını istedi.

        İKLİM BAYRAKTAR SAVUNMA YAPTI

        Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, sanık İklim Ayfer Kaleli'nin sağlık sorunları nedeniyle bir ara karar aldıklarını belirterek, ''Sanık Kaleli savunma yaparken CMK'nın 200. maddesi gereği diğer sanıklar salondan dışarı çıkarılacak'' dedi. Bu karara itiraz eden sanık avukatları, söz konusu kararın geri alınmasını talep etti. İtirazları reddeden Ekinci, ''Biraz düşünürseniz bu kararın lehinize olduğunu anlarsınız'' dedi. Kaleli'nin savunmasına başlamadan önce diğer sanıklar salondan çıkartıldı.

        Duruşmada savunmasını yapan sanık İklim Ayfer Kaleli, Odatv'ye başlamadan önce Ankara'da birkaç basın kuruluşuna iş başvurusunda bulunduğunu, sadece odatv'den olumlu dönüş olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Çok sevdiğim gazeteciliği yapabileceğim bir yer olarak gördüm. Mesleğe dört elle sarılmama vesile oldu. Yalçın Küçük ile bir yemekte tanıştım. Kısa bir tanışmaydı. Başka bir görüşmem olmadı. Soner Yalçın ile de işe başladıktan 5 ay sonra telefonla görüşerek tanıştım. 2 telefon görüşmem ve 1 saatlik buluşmam dışında Soner Yalçın ile herhangi bir irtibatım olmadı. Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Ahmet Mümtaz İdil ile işimin gereği görüştüm.''

        Serbest bırakıldıktan sonra hakkında asılsız haberler çıktığını belirten Kaleli, ''Şu anda gerçekten yapılan suçlamalarla mı bu savunmayı yapma aşamasındayım, yoksa bireysel olarak yaşadığım bir konuyu Soner Yalçın ile konuşmam mı beni bu salona getirdi?'' dedi.

        "SANIK DEĞİL MAĞDURUM"

        İklim Ayfer Kaleli, hakkında iftiralar atıldığını belirterek, savunmasını şöyle sürdürdü: ''Ben güçsüzüm. Arkamda eşim ve ailemden başka kimse yok. Bu yüzden mi herkesin gücü bana yetiyor? Bunun için bu davanın sanığı değil, mağduru olurum. Nazlı Ilıcak, mağdur olduğunu iddia ederek, onurunun zedelendiğini söylüyor. Peki benim onurumu kim ayaklar altına alıyor? Onur sadece güçlü insanlarda mı var? Gazeteci, savcı, avukat olabilirsiniz. Her şeyden üstün mertebe insan olmaktır. Soner Yalçın ifadesinde benimle ilgili iddia kelimesini kullandı. Ben başıma gelen olayları ona anlattığımda iddia demeden inanarak, hemen kabul ederek, detaylarını öğrenmek istedi. Ben hiçbir şey iddia etmedim. Birileri birilerini yermek için beni figür ettiler. Filler tepişirken çimler ezildi. Bu talihsiz olay telefonda konuşulmasaydı, ben bu davaya konu edilecek miydim bilmiyorum.''

        HAKİMDEN KRİTİK SORU

        Kaleli'nin, ''Dava başladığından beri hiçbir sanık bana 'Merhaba' demedi, selam bile vermediler. Salonda soğuk bir hava oluyor. Ağlamaklı hallerim işte bu yüzdendir'' demesi üzerine Başkan Ekinci, ''İşte biz de bunu gördüğümüz için böyle bir karar aldık'' dedi.

        Siyasi parti liderleriyle görüşmesinin sadece haber amaçlı olduğunu aktaran Kaleli, ''Deniz Baykal'a komplo söz konusu olamaz, düşünülmemiştir bile. Odatv'den biri bana asla talimat vermemiştir. Deniz Baykal ile ilgili bir yönlendirme olmamıştır. Buna kanıt bir şey de ek klasörlerde yok. Komplo olması için maddi delil olması gerekiyor'' diye konuştu.

        Kaleli'nin savunması sırasında Başkan Mehmet Ekinci, "Madem taciz edildiniz, neden Deniz Baykal'ı daha sonra yeniden aradınız?" diye sordu. Kaleli, bu olaylar yaşandıktan sonra Gürsel Tekin ile daha sonra ise Soner Yalçın ile konuştuğunu ve bir şey olmadığını anlattı.

        HABERTURK.COM VE AJANSLAR

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ