'Uzun tutukluluk süreleri AİHM içtihatlarıyla çelişiyor'

17 bakanlık temsilcisinin yanı sıra Genelkurmay, Emniyet Genel Müdürlüğü, MASAK ve Jandarma temsilcilerine “AİHM standartları ve terörle mücadele” konusunda bilgi veren Yargıç Işıl Karakaş, “Türkiye’de tutukluluk sürelerinin uzunluğu AİHM’nin içtihatlarıyla çelişiyor” dedi

19 Şubat 2012 Pazar, 10:36:05Güncelleme: 10:37:44
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
'Uzun tutukluluk süreleri AİHM içtihatlarıyla çelişiyor' Sonra Oku

BÜLENT AYDEMİR / HAZETE HABERTÜRK

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türk Yargıcı Işıl Karakaş, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın davetlisi olarak bir günlüğüne Ankara’ya geldi. 17 bakanlık temsilcisinin yanı sıra Genelkurmay, Emniyet Genel Müdürlüğü, MASAK ve Jandarma temsilcilerine, “AİHM standartları karşısında terörle mücadele mevzuatı ve uygulaması” konusunu anlatan Karakaş, “Türkiye’nin terörlemücadelesi uluslararası hukuka uygun olarak ve ifade özgürlüğü dikkate alınarak sürdürülmelidir” dedi. 

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Murat Özçelik’in ev sahipliğinde önceki gün yapılan toplantıda Karakaş’ın tespit ve değerlendirmeleri özetle şöyle:

- Bir yandan ifade özgürlüğünün gerekleri yerine getirilirken, diğer yandan toplumu teröre karşı korumak hassas bir iş. Bu denge iyi gözetilmeli.
- Türkiye’de tutukluluk sürelerinin uzunluğu AİHM’nin içtihadlarıyla büyük ölçüde çelişiyor.
- TerörleMücadele Kanunu’nun bazı maddeleri ifade özgürlüğü konusunda büyük sakıncalar içeriyor.
- Türkiye’de basın özgürlüğü ihlallerine ilişkin AİHM’ye çok sayıda dosya geliyor. Bu konuda Avrupa’da olumsuz bir algı hâkim.
- İnsan hakları ihlalleri iddiaları geçen yıl büyük artış gösterdi, 1 yılda 9 bin dolayında dosya Mahkeme’ye ulaştı. 
- Vicdani ret meselesi AİHM standartlarına göre bir temel hak ve özgürlük meselesidir. Avrupa Konseyi üyesi tüm devletler de bu konuda AİHM içtihadına uymakla yükümlüler. 
- Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinin varlığı bile ifade özgürlüğü açısından bir tehdit olarak algılanıyor. İyileştirmeler yerine bumaddenin tümden kaldırılması daha sağlıklı olur.