"Zana ile daha önce görüşmüştüm o yüzden şaşırmadım"

HABERTÜRK'e konuşan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Doğru Açı'da Belkıs Kılıçkaya'nın sorularını yanıtladı...

  • Önemli
  • Korkunç
  • Rezalet
  • İnanılmaz
  • İbretlik
  • Tuhaf
  • Düşündürücü
  • Üzücü
17 Temmuz 2012 Salı, 18:06:06Güncelleme: 18 Temmuz 2012 Çarşamba, 08:42:44
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Beşir Atalay, Belkıs Kılıçkaya Sonra Oku

Belkıs Kılıçkaya'nın sunduğu Doğru Açı programının konuğu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay oldu. Atalay Leyla Zana'nın çıkışını, yargıyı ve yeni nesil Ak Parti'yi değerlendirdi.

 Programı izlemek için tıklayınız...

Leyla Zana'nın Hürriyet Gazetesi'ndeki açıklamalarını gördüğünüzde şaşırdınız mı?

Çok şaşırmadım. Çünkü bir miktar bilgim vardı oradaki gelişmelerden. Bazı milletvekili arkadaşlarımızla Leyla Hanım'ın görüşmeleri oldu. Onlar da bana bazı şeyler anlattılar. Benim de Zana ile Van'da bir görüşmem olmuştu. Bazı gelişmeleri biliyordum. Yine de bu çerçevede açıklaması, daha sonraki ifadeleri bizi memnun etti.

90'lı yıllarda Meclis'ten yaka paça atılan bir kadın milletvekilinin Başbakanla görüşmesini nasıl görüyorsunuz?

Çok güzel. Türkiye'de çok büyük değişimler oldu. Her alanda. Bunu görmek istemeyenler oluyor. Aslında geniş bakılsa, demokratikleşme ve insan hakları anlamında, siyasetin sivilleşmesi anlamında çok büyük değişiklikler oldu.

Leyla Zana'nın Başbakan'la görüşmesinin ardından Hürriyet Gazetesi'ne nispetle daha net bir üslubu vardı sanki. Şu an geldiğimiz noktada Zana ismi ve kişiliği itibarıyla bir ilerleme kaydettik mi?

Bu konular ne kadar özgür konuşulursa o kadar iyi. Şimdi artık herşeyin konuşulduğu bir Türkiye'yi yaşıyoruz. Leyla Hanım'ın ifadeleri, peşinden diğerlerinin onun üzerine yazdıkları konular hepsi değerli. Bu konuların daha çok konuşulmasına vesile oldu. İşin siyaset ve sivil tarafını özgürce konuşması oldu. Leyla Hanım o rüzgarı estirdi. Çok rahatsız olanlar oldu. Partisi bundan çok mutlu olmadı. Terör kesimi iyice rahatsız oldu. Bizim amacımız terör bitsin, silahlar sussundu.

Türkiye'de bir değişim var ama bir yandan sokak da sertleşiyor. En son örneğini BDP mitinginde gördük. Bunun sebebi nedir sizce?

Yine dar bakış. Yanlış bir şey. Türkiye bir 14 Temmuz yaşadı. Daha 1 yıl oldu. O iyi giden atmosferin değiştiği bir 14 Temmuz. Silvan'da büyük bir terör olayı oldu. Ondan sonraki her politika değişti. Kendilerinden içini dolduramadıkları çok anlamsız bir özerklik tartışması oldu. Şimdi 14 Temmuz'da miting için izin istiyorlar. Bu makul bir yaklaşım değil. Bu mitingi başka bir gün talep edebilirlerdi. Şimdi bu günü simgeleştirerek miting yapmak isterseniz olmaz. Artık şiddet taşımayan düşüncenin en rahat şekilde ifadesini bulduğu bir ülke olsun istiyoruz. Başka bir talep edilseydi bunlar sağlanabilirdi. Ben valiye miting konusunda telkinde bulunmadım. İyi bir diyalogla bu duruma gelmeyebilirdi.

Kürt aydınların Leyla Zana'ya verdiği desteği Orhan Miroğlu da verdi. Bir yandan PKK şiddetini sert bir şekilde eleştirmek, dağdaki çocukların inmesini teşvik etmek. Bir yandan da şiddeti çok konuşamamak. Dağdan inişi teşvik ederken şiddeti teşvik edenlerin de kahraman gibi görünmesi. Sizce ne yapılması gerekiyor da yapılmıyor. Gerek karşı taraftan gerek hükümet tarafından...

Bu konu görüldüğünden ve sanıldığından daha karmaşık. Bu tür konularda mesafe almak zaman istiyor. Sadece devlet tarafına bakmamak gerekiyor. Karşı taraf çok karmaşık. Orada aydınlar var, siyasi parti var, terör kesimiyle irtibat içinde gibi görünüyor. Bir yandan Avrupa'dakiler var, bir yandan İmralı var bir yandan Kuzey Irak'taki terör kesimi var. İyi analiz etmeye çalıştık. Stratejinin temeli iyi anlamaktır. Anlamada ve analiz etmekte zorlandığımız olmuştur. Kendi içinde çelişen şeyler var. Bir yandan belki dış ülkelerin irtibatları olabilir. Olumlu bir şey oldu mu hemen şiddet ortaya çıkıyor ve herşeyi berhava ediyor. Şu anda Türkiye'de büyük bir değişim oldu. Halkla konuşuyoruz bunu. Biz vatandaşlarla daha rahat anlaşıyoruz. Bugün gelinen noktayı onlarla paylaşıyoruz. Bir yandan devlet yanlış politikalar izlemiş o vatandaşın güvenini kaybetmiş. Biz parti ve hükümet olarak samimi şekilde ırkçılığı reddeden bir bakış içerisindeyiz. Demokratikleşme adımlarımızda daima mağdur olanlar gözönüne alınmıştır. Terör olmasın, dursun herşey çok konuşulur ve yapılabilecekler daha iyi yapılır.

Size ne mani oldu daha süratli gitmek için?

Pek çok şey. Neticede bu konuda 30 yılın birikimi var. Statükodan faydalananlar var. Her türlü statükonun menfaatçileri var. Statükoun değişiminden rahatsız olanlar var. İçeride de dışarıda da zihniyet değişimi kolay değil. Bazen daha farklı bakanlar da oluyor. Özellikle terör tarafında bunu kınamayan bir siyaset var. Bunun ikisi o zaman birlikte oluyor. Ben kimseyi burada isim olarak anmak istemiyorum. Bu süreç içinde çok fazla görüşmeler, konuşmalar yaptık. Bölgede, siyasetin içinde, her kesimde. Orada büyük tutarsızlıklar gördük. Silah bırakılmadan sağlıklı konuşulamaz. Terör ve şiddet oldukça hiçbir konuyu sağlıklı olarak değerlendiremezsiniz. Hem bu işin o tarafındaki konuşanlar da siyaset kesimi daha rahatlık duyacaktır.

Dengir Mir Fırat 6 madde sıraladı. Anadilde eğitim, Anayasada Kürt etnisitesine daha fazla vurgu olması dedi. Ademi merkeziyetçilikten bahsetti. Katılır mısınız?

Vatandaşlarımızın gerçekten ihtiyacı olan hak ve hukuku çerçevesinde değerlendirerek pek çok adım attık.

En önemlileri nedir?

Mesela okullarda dilin öğrenilmesi. Bu dil konuşulamıyordu. Müzik kasetleri gizliydi. Önce kurslar denildi, ama fonksiyonel olmadı. Bu görüşmelerden makul, aklı başında insanlar şunu söylediler. İnsanlar ana dilini ya evde öğreniyor ya da özel bir şeyle o da yeterli olmuyor. Devlet bizzat anadilini öğretiyor şimdi. Bu çok ileri bir adım.

Size göre sıralamada mühim olanlar?

Vatandaşlarımızın mahrumiyet duyduğu her şey. O haklarının hukuklarının devlet tarafından garantiye alınması. Ben Yaşar Kemal'i ziyaret etmiştim. Bana 'Beşir Hoca, Kürt sorununun yüzde 90'ı dildir' demişti. Bu alanlarda hiçbir engel kalmadı. Bunun dışında kimlik olarak Türkiye zengin bir ülke olsun, çoğulcu bir yapı olsun diye pekçok adım atıldı. Daha atacağımız çok adım var. Yeni sivil anayasa inşallah gerçekleşir. Bu vesile ile son yasama yılının son ayında demokratikleşme adımları atıldı. Orada 4 tane önemli yasa çıkarıldı. İnsan hakları kurumu kuruldu. Şimdi bağımsız çalışacak insan hakları kurumu kurduk.

Başımıza ne gelirse oraya başvuracağız?

Buranın 11 tane kurul üyesi olacak. Türkiye'de insan haklarıyla ilgilenen kişilerden oluşacak. Sivil toplum kuruluşlarından, akademisyenlerden ve hukukçulardan olabilir. Başvuruları bekliyoruz. Her konuda başvurulabilecek. Yargıda sıkıntı, kamu konularında ilgili olabilir, özel şirketlerde olabilir. Hayatın her alanında olabilir. İnsanlar yargıya gidebilir bir de böyle yerlere başvurabilirler. Özellikle de uluslararası standartlarda çalışmalar yapılacak, teklifler geliştirilecek bir kurum olacak. Yargı bu kurumun görüşlerine çok itibar edecek. Meclis İnsan Hakları Kurumu'yla irtibatlı olacak. Ülkenin yıllak insan hakları raporunu hazırlayacak. İyi bir kurum olacak. Bu konuya kafa yoran insanların başvurmasını istiyoruz. Başkalarını da teklif edebilirler.

Cumhuriyet'in başında beri Türkiye'nin sıkıntı yaşadığı Kürt meselesi ve İslam-laiklik meselesi. Bu konuda herkes sıkıntı yaşadı. Yasalardan ziyade zihniyetle ilgili bir sorun yaşadık. Devir değişti, zihniyet değişti metodoloji aynı kalmış gibi. 3. Yargı Paketi'yle de teyid ediliyor gibi düşünüyorum. Katılır mısınız?

Herşeyin normalleşmesi en demokratik süreçtir. Yargıda da ayrıcalıkların olmaması, normal bildiğimiz yargının işlemesidir önemli olan. Bizde DGM olmuş, ondan önce İstiklal Mahkemeleri olmuş. Daha sonra özel yetkililer oldu. Şu süreçte orada da bir değişim oldu.

ÖYM'lerin uygulamadaki en önemli zaafı neydi?

Soruşturma kısmını daha normalleştirdik. Dava açılana olan kısmı şu anda normal mahkemelerde olduğu gibi. Gözaltı, tutuklama meselesi biraz daha zorlaştırıldı. Esas şikayetler de bu safhasıyla ilgiliydi. Dolayısıyla bu yeni yapılanmada özel yetkili mahkemeler ismi kalktı.

Paket özgürlüğe vurgu yapmış gözüküyor. Mesela ağır müebbet hapis cezasıyla yargılanan birisinin sarıverilmesi sözkonusu. Yasalar ne kadar değişirse değişsin zihniyet aynı kaldığında bunun cevabı çıkmıyor. Bu sorunu nasıl halletmek lazım?

Demokrasilerde üç erkten bahsedilir. Yasama, Yürütme ve yargı. Birbirinden bağımsız üç alan. Olması gereken üçünün de millete hesap vermesi lazım. Yargı erki Türkiye'de millete, vatandaşa hesap verir bir konumda değil. Bu tartışıldı. Türkiye eninde sonunda yargıyı da millete hesap verir hale getirmek durumda. Bu hükümet özel yetkili mahkemeleri kurdu. Sonra orada sakıncalar gördü. Türkiye'de yapılan güven araştırmalarında bir zamanlar siyasete güven yoktu, şu anda iyi durumda. Şimdi de yargıya güven düşük. Bu büyük bir sorundur. Herkesin sığınabileceği yer yargıdır. Yeni anayasada eminim bunlar değerlendirecektir.

Yeni nesil AK Parti nasıl olacak?

AK Parti'nin bu stratejiyi çalışması gerekiyor. Genç arkadaşlarımızın devrede daha fazla olacağı bir dönem başlayacak. Bizler o partiden ayrılacak değiliz. Kimi arkadaşlar parti yönetiminde görev alır, bir şekilde yerel yönetimlerde görev alabilirler. AK Parti'nin Türkiye'de daha aktif olarak 10 yılı olabilecek bir parti.  Belki bir dönem ara verme gündeme gelebilir. Bunlar kongrede alınacak kararlar.

HAS Parti'ye davet aynı paralelde mi?

Başbakanımız bir görüşme yaptı. Burada o tür partilerin, ekiplerin katılımı bizim partimizi güçlendirecektir. Olumlu bir durumdur.

CHP'nin bugün kurultayı vardı. Değişime vurgu yapıyorlar. Siz CHP'de değişim olduğuna katılıyor musunuz?

İnşallah iyi bir ana muhalefet partisi olur. Şu ana kadar iyi bir katkısını görmedik. Ben sayın Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı tamam da liderliğini göremiyorum. Ana muhalefet partisinin büyük bakması gerekiyor, iktidara yardımcı olması gerekiyor. Orada çok farklı şeyler var. Doğrusu demokratik ülkelerdeki iktidar, ana muhalefet partisi dayanışmasını göremiyoruz.  

  • Önemli
  • Korkunç
  • Rezalet
  • İnanılmaz
  • İbretlik
  • Tuhaf
  • Düşündürücü
  • Üzücü