ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Ahmet YUKUŞ / HABERTÜRK

Halkların Demokratik Partisi ( HDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD saldırılarına karşı Kürtlerin ortak ordu kurmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Demirtaş, "Ortak savunma gücüne ihtiyaç var. Bunun bileşenlerine katkı sunmak isteyen hangi örgüt olursa olsun, hatta bu oluşturulacak orduya hangi devlet silah yardımı yaparsa yapsın hiç fark etmez" dedi. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin Şengal'e özel statü verilmesini öneren Demirtaş, IŞİD vahşetini uluslararası alana taşımak için kuracakları heyet ile Avrupa ülkeleri, ABD, Erbil ve Kandil'e gideceklerini söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) yaptığı kanlı saldırıları değerlendirmek için Diyarbakır'da toplandı. Toplantının ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Eş Başkan Figen Yüksekdağ, HDP Milletvekili Selma Irmak, DTK Eş Başkanı ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ile DBP Eş Başkanı Kamuran Yüksel basın toplantısı düzenledi.

IŞİD saldırılarına karşı Kürtleri stratejik birlik olmaya çağıran Ahmet Türk, "Yapılan eylemler ve saldırılar Kürt halkının kazanımlarına dönüktür. Bu süreç Kürtler açısından çok önemlidir. 4 parçada yaşayan Kürtler şunu kavramalıdır. Bu gün var oluş ve diriliş günüdür" dedi.

"ORTAK ORDU KURULMALI"
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise Kürt halkının IŞİD barbarlığı karşısında tarihinin en sıkıntılı sınavı verdiğini ifade etti. IŞİD saldırılarının bölgedeki siyasi dengeler açısından yeni durum ortaya çıkardığının altını çizen Demirtaş, IŞİD örgütü ile mücadele için ortak ordu önerisinde bulunarak şunları söyledi:
"IŞİD'in Ortadoğu'da yarattığı tehlike çok daha iyi anlaşılıyor. Ortadoğu'daki toplumların kendi savunma güçlerini oluşturmaları tarihi bir zorunluluktur. Kürtler açısından da bu geçerlidir. IŞİD, Kürtlerin kentlerine saldırıp orada Kürtüyle, Türkmeniyle, Ezidisi ve Arapıyla insanları katlederken, herhalde ki oradaki insanlar kurbanlık koyun gibi ellerini kollarını bağlayıp oturmayacaklar. Bütün imkan ve güçlerini bir araya getirip gerekirse ortak ordu oluşturmalıdırlar. Çünkü böylesi vahşet ve sapkınlığı durdurabilmenin yolu uluslararası güçlerden medet ummak değil, kendi öz gücüne dayanak bulunduğu yerde kendi savunmasını geliştirmelidir. Bunun bileşenlerine katkı sunmak isteyen hangi örgüt olursa olsun, hatta bu oluşturulacak ortak orduya hangi devlet silah yardımı yaparsa yapsın hiç fark etmez. Böylesi bir orduya ortak savunma gücüne ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Oluşacak güç kimseye saldırmak için değil kendi toprağını, halkını korumak için olacaktır."

"HEYETLE AVRUPA, ABD, ERBİL VE KANDİL'E GİDECEĞİZ"
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin Şengal'e (Sincar) özerklik, eyalet gibi özel statü vermesini öneren Demirtaş, IŞİD vahşetini uluslararası alana taşımak için kuracakları heyet ile Avrupa ülkeleri, ABD, Erbil ve Kandil'e gideceklerini belirterek, "IŞİD barbarlığı karşısında insanlık kazanacaktır. Erbil, Şengal, Mahmur savunmasız, sahipsiz değildir. IŞİD'i tetikçi kullananlar bilmelidir ki, bu topraklarda kendi birliğimizi sağlayarak sizin kirli politikalarınızı yeneceğiz. Buradaki kardeşliği gerçek barışı ve adaleti hakim kılacağız" dedi.

"ÇAĞRIMIZ PETROLE TAPANLARA DEĞİL"
IŞİD'in Ortadoğu'yu kan gölüne çevirdiğini vurgulayan Demirtaş, olaylara sessiz kalan uluslararası güçlere tepki gösterdi. Demirtaş, "Şengal ve Mahmur'a yapılan vahşet karşısında uluslararası toplum ve kurumların sessizliği son derece çirkin ve çıkarcı bir yaklaşımdır. Şengal petrol kuyuları ile dolu bir bölge olsaydı bütün dünya kıyameti koparırdı. Ama Şengal Ezidilerin inanç merkezidir. Bu nedenle paraya ve petrole tapanlar için bir kıymeti yoktur. Çağrımız petrole tapanlara değil, çağrımız insanı kendi ahlaki değerleri merkezine koyanlaradır" dedi.

25 BİN EZİDİ TÜRKİYE'YE GELDİ
IŞİD zulmünden kaçan 25 bin Ezidi'nin Türkiye'ye göç ettiğini belirten Demirtaş, Diyarbakır, Mardin ve Batman'da belediyelerin kurduğu kamplara hükümetin destek vermediğini söyleyerek eleştirdi. Pasaportu olmayan insanların kaçak yollardan Uludere kırsalından geçmek zorunda kaldığını belirten Demirtaş, pasaportu olmayan Ezdilerin Habur Sınır Kapısı'ndan alınmasını istedi. Belediyelerin bölge halkı desteğiyle Ezidilere kucak açtığını ifade eden Demirtaş, "Halkımız ve belediyelerimiz elinden gelene bütün imkanları seferber etmiş durumda, ancak eksiklerin giderilmesi için devletin desteğine ihtiyaç vardır. Eğer bütün yerel vergiyi hükümet belediyelere bırakmış olsaydı bütün ihtiyaçları gidermeye rahatlıkla gücümüz olurdu. Ama verginin yüzde 99'unu merkezi hükümet alıyorsa bu tür durumda da merkezi hükümetin bütçe ayırması gerekiyor" şeklinde konuştu.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000