BEYAZ EŞYAMIZ LAİKTİR

10 Mayıs 2011 Salı, 21:50:00

Anneler günü vesilesiyle iki markanın 'anneler/annelerimiz' temalı reklamı öne çıktı. Bunlardan biri, bir zamanlar mütedeyyin insanların okuduğu gazetelere ilan bile vermeyen o ‘beyaz eşya’ markasına aitti.

İki beyaz eşya markası, reklamlarının temasını 'yüce annelerimiz' olarak seçip, omurgasını da 'anne çeşitlemesi' üzerine kurmuştu. Çeşit çeşit anne akıyordu klip boyunca, biri ‘çok yaşşşa sen anne, çok yaşşaaa sen anne’ marşı eşliğinde ilerlerken, diğeri annelerin dayanıklılılığı ile sattıkları beyaz eşyaların dayanıklılığı arasında paralellik kurmayı seçmişti. Renk renk anne vardı yani. Her yaştan her sınıftan, her kilodan her boydan. Yorgun görüneni vardı. Oğlan saçlısı vardı. Topuzlusu vardı. Asya tipi üretim tarzı olanı, Avrupai olanı. Bir tek o anne yoktu: 'başörtülü anne' .

 

Zannedersin ki, memlekettte, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, meyve sıkacağı, rondo, mikrodalga fırın, blender, elektirikli çay makinesi, elektirikli cezve, su ısıtıcısı, plazma/ LCD TV, DVD player kullanan kadınlar arasında hiç bir başörtüsü kullanan anne yok!

 

MUTFAK DA MI KAMUSAL ALAN?

 

Oysa Tarhan Erdem'in yıllar önce Milliyet için yaptığı, daha sonra başka anketlerle de tekrarlanan bir istatistik var: Türkiye'nin kadınlarının %60'ı başörtüsü kullanıyor.

 

O zaman bu reklam hangi ülkeye, hangi anneye sesleniyor, seslendiğini sanıyor?

 

Güya, bu başörtülü kadınlar kocaları Ak Parti iktidarında zengin olmuşlardı da, jeep'lerden inmiyordu. Demek ki işin aslı öyle değilmiş. Eğer sözü edildiği kadar 'jeep'li başörtülü olsaydı, sözü edildiği gibi bir islami burjuvazi olsaydı ve dile dolandığı kadar villalar, yalılar, tripleksler biriktirilmiş olsaydı, emin olun bu 'klasik burjuvazi' o triplekslerin her katı için ayrı beyaz eşya türleri satmak isterdi ve canları çekse bile ıskalayamazdı bu 'yeni burjuvazi'nin satın alma gücünü!

 

Demek ki, ortada ya bir yalan var, ya israrlı bir yoksayma. İsrarlı, bilinçli, ihtiraslı bir dışlama dürtüsü. Bu reklamcılar ya inançlı bir nefretin neferleri ya da anneleri onlara hiç balıkyağı içirmemiş, omega artı B vitamini eksikliği sözkonusu. Bu kadar seçici, ayrıştırıcı, eleyici algı ancak özel kürle mümkün.

 

Düşünün ki, kadını sırf başörtüsü takıyor diye, annelik gibi olağan bir kıymetle dahi yanyana getirmeye yüksünüyorlar. Ona 'annelik hasleti' üzerinden mecbur kalacakları bir saygıyı duymak bile zor geliyor benliklerine. Bilinçaltlarının altı da üstü de eşit pişmiş.

 

EY TÜRK ESNAFI!

 

Bir Behzat Ç, repliğine gönderme yaparak karşılık verelim bu firmalara. Ey esnaf arkadaş, dünyanın ekseni bile 12 cm, yer değiştirdi, sen hala değişmedin. Başörtülüler değişti, artık homojen bir 'kitle' bile değiller ve tek bir 'kimlik' altında özetlenemeyecek kadar çeşitliler, hepsinin ayrı bir gündemi var; değiştiler, sen değişmedin. Bir cm. bile gelmemişsin bu ülkenin hafızasına, kadınına, annesine doğru. Annelik üzerinden bile kendi ölçünü dayatıyorsun.

 

Sizi bilmem ama benim içim sıvı nitrojen doldu. Bir kaç poşet bezelyeyi on dakikada taşlaştırabilirim, o derece. .

 

Gelecek anneler gününe kadar bu markalardan herhangi birine çay kaşığı tutarında bir para kaptırırsam, cenazemi belediye kaldırsın diyorum, başka bir şey demiyorum.