MEHMET ALİ BİRAND’A TAVSİYE
Büyük kanalların akşam ana haberleri günün en önemli olaylarının tarihin kaydına geçirildiği bir anlamda hayatın resminin çekildi yerlerdir. Bu bütün dünyada böyle kabul edilir, bu yüzden akşam ana haber sunucuları dünyanın her tarafında saygı görürler günün haberlerinin ustası olarak konumlandırılırlar.
Türkiye’de de durumun böyle olması gerekir ama olmuyor. çünkü akşam haberlerini sunanlar her zaman o konumun gerektirdiği ağırlıkta davranmıyorlar.
Örneğin alın Mehmet Ali Birand’ı. Ekranda espriler yapıyor, hatalı okuyabiliyor, ancak benim ağırlıklı davranmamaktan kastım bu değil. O olanlar Birand’ın sunduğu ana haber programına belirgin bir sıcaklık katıyor, haberlerin o şekilde şahsileştirilerek sunulması geleneksel olarak hayli soğuk algılanan ana haberlere yönelik belirgin bir sıcaklık oluşmasına da yol açıyor.
Bunları eleştirmiyorum aksine bütün onlar Birand’ın sunduğu ana haberi sevmem için bir nedeni oluşturuyor.
Benim eleştirdiğim gelişme 20 şubat pazartesi ana haber bülteninde yaşandı.
O haber bülteninin sonuna doğru Gümüşhaneliler derneğinin düzenlediği bir geceye ilişkin bir haber vardı.
Ben tam ana hedefi günün ülke ve dünya gündeminde yaşanan en önemli olayların dökümünü vermek olması gereken bir ana haber bülteninde bu detaylarda kalması gereken önemsiz olayın ne işi olabilir diye düşünürken kanalın patronunun Gümüşhaneli olduğu aklıma geldi.
Patron Gümüşhaneli olmasaydı o gece ile ilgili haber Birand’ın önüne gelseydi, tanıdığım bildiğim kadarıyla Mehmet Ali Birand’ bu kadar detayda kalması gereken lokal bir haberin, bu denli taşraya ait görüntülerle verilmesine kesinlikle karşı çıkardı ve ana habere katiyen de koydurmazdı.
Hem şu da var, ana haberleri bilirim hem kendileri için hem de gecenin geri kalan programlarını da etkileyeceği için programlarına hem A ve B grup seyirci çekmek isterler hatta A plus olursa seyirci kategorisi herkes için en iyi olur her şey.
Gümüşhaneliler gecesi haberinin ve görüntülerinin A veya B grubu seyirci arayışında olduğu bir televizyon kanalında pek yeri olamayacağı neredeyse kesindir.
Ancak patron Gümüşhaneli diye o haberi koymayı da ben gerçekçi olduğum için anlayabilirim. İdeal koşullarda bunun da olmaması gerekir ama dünyanın hiçbir yerinde bu ideal koşullar yok ve gazeteciler kendi patronları için bu tür şeyler yapabiliyorlar.
Ama olayın bir de ANCAK denilen bir bölümü var…
Ancak bu haberden sonra yine aynı patronun içinde bolca görüldüğü başka bir haber daha vardı. Gerçi o ikinci haberin gerçekten de haber değeri olduğunu Birand söyleyecektir muhakkak, haklı da olabilir, ancak Gümüşhaneliler gecesinin veriliş nedenini çözmüş insanlara patronun bolca görüldüğü o ikinci haber biraz fazla geliyor. İnsan ‘e yeter ama artık’ diyebiliyor…
İnsanda “Bu haber bülteni tamamen patrona endekslenmiş galiba” algısı oluşabiliyor.
Bu tür algılar haklı da olsa haksız da, bazı durumlarda algı her şey olabilir. O algı olduğu takdirde binbir emek verilerek hazırlanan ana haber bülteninin bütün saygınlığı elden gidiverir.
Birand gibi usta bir gazetecinin çok iyi bildiğini bildiğim detaylar bunlar, herhalde o gece gözünden kaçmış olmalıydı. Bence o gece Gümüşhaneliler gecesi detayına ana haberde hiç gerek yoktu, onun hiçbir haber değeri yoktu, patronu mutlu etmek için konulduğu barizdi. O konulmasaydı ikini haber değeri olan haberde patronun görülmesi de göze batmayacaktı.
Ben marka değerlerine çok önem veririm, çünkü markaların kolay oluşmadığını bilirim, kanal D’de o gece yapılan hataların marka değerine zarar vereceğini düşünüyorum. Yani patron sadece tek bir gece mutlu olacak diye marka değeri düşerse uzun dönemde çok daha mutsuz edilebilir.
EVET MUTLAKA ÇOK ÇOCUK YAPIN
- Yayın Tarihi: 23/05/12 18:46
- [javascript protected email address]
Fatih Projesi'nde eksen kaymasın
- Yayın Tarihi: 21/05/12 14:13
- [javascript protected email address]
SURİYE KONUSUNDA MEDYA İYİ SINAV VERİYOR
- Yayın Tarihi: 19/05/12 17:52
- [javascript protected email address]

