BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

MS 200’lerden itibaren Orta Amerika’da, medeniyetiyle göz kamaştıran, gelişmiş bir yazı, takvim ve astronomi bilgisine ulaşan, müreffeh şehirler kuran Mayalar, aslında kendi başarılarının kurbanı da oldu. Olaylar şöyle gelişti:

Sürekli artan nüfus ve şehirlere göç, çiftçileri baskı altına alıyor, sürekli daha fazla ürün elde etmek zorunda bırakıyordu. Düşünün, 2 bin yıl önce Türkiye’nin üçte biri gibi bir alanda 10 milyon kişi yaşıyordu. Nüfusun beslenme sorununu çözmek için tarım alanı ihtiyacı, ağaç kesmek demekti. Balta girmemiş ormanlar yok edilince, toprak güneş ışığını daha fazla yansıtmaya başladı, sıcaklığı düştü. Sular daha az buharlaştı, verimli yağış miktarı azaldı. Uzmanlara göre bu, 10. yüzyılda Orta Amerika’da yaşanan dev bölgesel iklim değişikliğinde önemli bir etkiye sahipti. Rahiplerin yağmur duası yetmedi. Kuraklık ve kıtlık toplumdaki kavgayı tetikledi, kitlesel ölümler ve göçle Mayalar bitti. Bu dönem, ABD’li bilim insanlarına göre 8 bin yılın en kurak 200 yılıydı.

GRÖNLAND’DA YÜZÜLÜYORDU 
Bugüne gelelim. Altın, petrol ne aransa çıktı. Dünya film endüstrisinin merkezi, dijitalin, internetin, dâhilerin anayurdu. Yetmiyor, zengin tarımıyla çevresinin de besin ihtiyacını karşılıyor. Ta ki suyu bitene kadar... ABD’de, California’dayız. Suyunu Sierra Nevada’daki dağ göllerinden, buzullardan karşılayan eyalet bugün kuraklığın pençesinde. 2015 kışında dağlardaki kar miktarı normalin yüzde 6’sıydı. Bunda küresel ısınmanın payı var ancak insanı unutmamalı. Bölgeye yığılan 40 milyon nüfus, bunların havuzlu evleri, ortalamanın üç katı su kullanımı ve bugünkü son... Yangınlar, heyelanlar da cabası.

2 bin yıl önce, 2 bin yıl sonra, bir şey fark etmiyor. Evet, dünyamız bugüne kadar farklı iklim dönemleri, aşırı soğuk, aşırı sıcak rejimler yaşadı, yaşayacak. Mesela biliyor musunuz bundan 1000 yıl önce bugün buzullarla kaplı Grönland’ın 10 derecelik suyunda yüzülebiliyor, tarım yapılıyor, ölüler toprağa gömülebiliyordu. Bu Ortaçağ sıcak dönemi 300- 400 yıl sürdü, bitti. Yine olabilir, olacaktır. Dikkat edilmesi gereken, iklim değişikliklerindeki insan payını aza indirgemek; insanın insanlığın sonunu hazırlamasına engel olmak.

AKIŞI DEĞİŞTİREN İKLİM 
Tıp ve tarih eğitimli, iklimbilim çalışan, biyografilere imza atan Ronald D. Gerste “Hava Nasıl Tarih Yazar” kitabında iklimin toplumların gelişimi ya da gerilemesi üzerindeki etkisini inceliyor. Daha da ilginci, antik çağdan bugüne iklim değişikliklerini ve felaketleri tarihin kırılma anlarına oturtarak anlatıyor. Mesela diyor ki:

1280’lerde Moğol donanmasının Japonya’yı işgalini, iki gün süren tayfun engelledi, Moğol askerlerinin yüzde 80’i boğuldu.

Fransız Devrimi’nin, devrimin evlatlarını giyotine gönderen Jakoben lideri Robespierre, silahlı sadık destekçilerine dolu ve fırtına nedeniyle hitap edemeyince, öldürülmeden önceki son şansını da kaybetti.

1944 yılında yaz fırtınaları sadece 24 saatliğine kesilerek müttefiklerin Normandiya Çıkarması’nda başarılı olmasını sağladı.

1941 yılında Hitler’in ordusunun ilerlemesine mani olan kış mevsimi, Rus tarihindeki en soğuk kışlardan biriydi. 

1939 Kasım’ında marangoz Georg Elser’in Hitler’i öldürmesini, Hitler’in sis yüzünden değişen seyahat planı engelledi.

Din savaşları döneminde Kuzey Denizi sadece birkaç hafta durgun kalabilseydi, Protestanlığın en önemli kalesi askeri açıdan en güçlü Katolik kuvvetlerine kolaylıkla yenilebilirdi.

Şubat 1962’de Hamburg’u basan sel 340 kişinin ölümüne yol açtı ama 43 yaşındaki Helmut Schmidt’in başarılı kriz yönetimi 1974’te şansölye olmasını da sağladı.

YOKSA SİTEM YERSİZ Mİ?

Yazarımız, iklim tarihi verilerini kullanarak bir iklim felaketine sürüklendiğimizi ve bunun ne sadece insan yüzünden ne de insandan bağımsız olduğunu anlatıyor. Haklı. Ancak burada, sözkonusu bir felakette sıcağın mı, soğuğun mu baskın çıkacağı önemli. Zira 12 bin yılın iklim tarihi incelendiğinde şöyle bir ayrıntı göze çarpıyor: “Sıcak dönemler daha ziyade kültürel ve toplumsal hareketliliklerin, gelişmenin ve ilerlemenin göstergesi olmuş; soğuk dönemlerdeyse istikrarsızlıklar ve krizler ortaya çıkmış.” Kış böyle ılık ılık giderken, hiç sitem etmesek mi yoksa...

SICAK-SOĞUK RAKAMLAR

Ortaçağ sıcak döneminde, ılıman iklim ve iyi hasat sayesinde 1000 yılı dolaylarında 36 milyon olan Avrupa nüfusu 1300 yılında 79 milyona yükseldi.

Sonra yağmur başladı... 1315’te Almanya ve Fransa’da yılda ortalama 50-60 cm olan yağış miktarı 200 cm’ye çıktı. Buğday fiyatı yüzde 340 arttı.

Avrupa’da 20. yüzyılın en soğuk kışı 1979 Şubat’ındaydı.

Hatırlanan en soğuk kış 1709’a tarihleniyor.

Tarihte vebadan en çok ölüm yaşanan kentlerden biri Konstantinopolis oldu. 540-541’deki veba salgınında 500 bin civarındaki nüfusun yarısı hayatını kaybetti.

Kayıtlara geçen en sıcak 15 yaz mevsiminin 14’ü, 21. yüzyılın başlarında yaşandı.

29 Ağustos 2005’te ABD-New Orleans’ı vuran Katrina Kasırgası, 1800’den fazla kişinin ölümüne, 100 milyar dolardan fazla zarara neden oldu.

YANARDAĞDAN BİSİKLETE
Tarihte sonuçları bilinen en büyük yanardağ patlaması 1815’te Sumbawa’da (Endonezya) yaşandı. Tambora patladığında gaz ve küller 43 km yüksekliğe savruldu. Patlama, bulunduğu coğrafyada ciddi hasar ve günlerce karanlıkta kalan bir dünya bıraktı. 100 bin kişi öldü; takip eden aylarda kıtlık ve salgın nedeniyle kurban sayısı arttı. Avrupa ve Kuzey Amerika bile doğrudan etkilere maruz kaldı: Daha önce görülmemiş bir iklim değişikliği oldu. Yaz mevsiminin olmadığı o yıl, savaşlarla boğuşan Avrupa’yı daha da sarstı. 1816-17’de Avrupa’daki en uzun süreli kıtlık yaşandı. Belki tek olumlu gelişme, Karl F. Ludwig F. Drais’in fazlasıyla soğuk yaz yüzünden Karlsruhe’de yeteri kadar hayvan yemi olmadığı için atlar beslenemeyip ölünce ulaşım için icat ettiği araç oldu. Modern bisiklete uzanan yolun ilk adımı da böylece atıldı.

KADINLAR İÇİN

Cinsiyette roller değişince 
Bir gün erkek ve kadın arasındaki roller değişir ve tüm dünyadaki kadınlar olağanüstü bir güce sahip olduklarını keşfederse... Mesela araba kullanmalarına izin verilmeyen kadınlar arabalarını patlatmaya başlar, seks ticareti kurbanı kadınlar özgürlüklerine kavuşursa... Naomi Alderman’ın gerilimle bilimkurguyu harmanladığı romanı, erkeklerin gücü kaybettiği bir dünyada hem güç hem de cinsiyet eşitliği üzerine düşünmeniz için... Güç, Naomi Alderman, Misis Kitap

Proje 15 ile kadına destek
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, kuruluşunun 15. yılı için kitap hazırladı. Geliri kadın girişimcilere kullanılacak kitapta, kadın hareketinin gelişimi kapsamında KAGİDER’in öyküsü aktarılıyor. Ayrıca ‘Proje 15’ kapsamında 15 bin kadına uzaktan erişim hedeflenirken, 1.500 kadına eğitim sunulacak. Dikkat çeken 150 kadın girişimci için kamp düzenlenecek; 15 kadın girişimcinin fikirleri start-up iş projeleri olarak desteklenecek. İlham Veren Kadınlar, Elif Ergu, Hürriyet Kitap

BU HAFTA NE OKUSAK

Önce biraz “şiir-hikâye”... 
“Boynumuzda başka hayatların ölü fotoğrafları/ Eşiklerimizde sevgisiz şarkılar/ Dönüyoruz dünya diye kendi gövdemizi” diyen Şükrü Erbaş’tan. Sonra ilk kez yayınlanan harita ve krokilerle Çanakkale Zaferi yolunda yaşananlar...

 
Kuş Uçar Kanat Ağlar Şükrü Erbaş Kırmızı Kedi

 
Arıburnu Anafartalar Muharebeleri Mehmet Kıbıl İş Kültür

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000