KATEGORİLER

"cem karaca" ile ilgili 329 adet sonuç bulundu: haber (317), video (12),

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Cem Karaca

Tam adı Muhtar Cem Karaca olan usta müzisyen 5 Nisan 1945 yılında İstanbul'da doğup 8 Şubat 2004 yılında'da hayatını kaybetmiştir.

Cem Karaca,  Anadolu rock türünün kurucularındandır. Birçok grupla (Apaşlar, Kardaşlar, Moğollar ve Dervişan) çalışmış, kurucu ve yöneticisi olmuş, güçlü bir rock kültürünün yaratılmasında öncülerden olmuştur.

Babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca ve annesi Ermeni asıllı Toto Karaca (İrma Felegyan) olan Cem Karaca, sanatla iç içe büyüdü. Orta öğrenimini Robert Lisesi'nde tamamlayan Cem Karaca sanatçı bir çiftin çocuğu olduğundan müziğe doğuştan yetenekliydi. Müzik ile ilk tanışması, annesinin teyzesi Rosa Felegyan'ın Cem Karaca'ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesi ile olmuştur.

Okul yıllarında, moda olan rock müziğine merak salan Karaca, dünya starlarının şarkılarını söyleyerek başladı, müzik serüvenine. Karaca, askerlik yıllarında tanıştığı Anadolu gerçeği ve ezgilerini rock müziğiyle harmanlaya karar verdi. 1967’de Mehmet Soyarslan, Tümay Yalçınkaya, Timur Fildişi ve Ahmet Tuzcuoğlu ile birlikte kurdukları Apaşlar grubu, Altın Mikrofon Yarışması’nda, sözlerin Erzurumlu Emrah'a ait, Cem Karaca’nın bestelediği "Emrah" adlı parçayla ikinciliği kazandı.

Apaşlar, “Emrah”la elde etiği başarıyı, Resimdeki Gözyaşları ve Bu Son Olsun gibi günümüzde de hit olan parçalarla pekiştirdi. Karaca, Apaşlar grubundan ayrıldıktan sonra sırasıyla Kardaşlar, Moğollar, Dervişan gibi gruplarla çalıştı. Bu sürede Türk halkını ve müziğini derinden etkileyen şarkılar üretti.

Kardaşlar grubu ile anlaşmazlık yaşayan Cem Karaca, Moğollar’a, Moğollar ile anlaşamayan Ersen Dileten de Kardaşlar’a dahil oldu. Moğollar ve Cem Karaca’nın iyi bir uyum yakaladı, birçok başarılı eser üretti, ama asıl çıkışı ‘Namus Belası’ parçası ile yakaladılar. Şarkı o kadar beğenilmişti ki Hey Dergisi’nde çizgi roman yayınlandı, ayrıca Namus Belası isimli filmler çekildi. Yakaladıkları başarıya rağmen Cahit Berkay müzik kariyerine Fransa’da devam etmeye karar verince Moğollar ve Cem Karaca ayrılmak zorunda kaldı.

Karaca, ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Semra Özgür ile 1965'te yaptı, ama bu evlilik uzun soluklu olamadı. Karaca, 1968'in sonunda yine bir tiyatro sanatçısı olan Meriç Başaran ile hayatını birleştirdi, bu evliliği ise iki yıl sürdü. Üçüncü evliliğini Ağustos 1973’te Feride Balkan ile yapan sanatçının, bu evlilikten Emrah adını verdiği bir oğlu oldu. Çift, Cem Karaca'nın Almanya'da zorunlu yaşama döneminde ayrıldı. 5 Temmuz 1993'te Cem Karaca, dördüncü evliliğini ilk eşi Semra Özgür ile yaptı. Cem Karaca'nın son evliliği ise İlkim Erkan ile oldu.

Karaca’nın ölümünü ardından son eşi İlkim Erkan Karaca ile tek çocuğu Emrah’ın annesi Feride arasında tartışma çıktı. Çünkü İlkim Hanım, Karaca'nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır olduğunu, bu nedenle çocuğu olamayacağını iddia etti. Mahkeme kararı ile Cem Karaca'nın mezarı açıldı ve DNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah'ın Cem Karaca'nın oğlu olduğu tespit edildi.

Her fırsatta solcu olduğunu dile getiren Karaca’nın şarkıları, 12 Eylül’ün tohumlarının atılmaya başlandığı 1970’li yıllarda daha önemli bir rol oynamaya başladı. 1978’da son grubu Edirdahan’la Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi ve rock opera albümü ‘Safinaz’ı yayınladı. Grup ilk ve tek albümlerinin ardından dağıldı. Almanya’ya yerleşen Cem Karaca, uzun yıllardır süren müzik hayatının ilk solo albümü olan ‘Hasreti yayınladı. Albüm Nazım Hikmet şiirlerinden oluşuyordu.

Sanatçı, 1 Mayıs plağı, komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle hakkında dava açıldı ve gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. Bu dönemde Avrupa turnesinde olan Karaca, 1980 Darbesi’nin ardında yurtdışında yaşayan birçok sanatçı gibi Türkiye’ye çağrıldı, ama sanatçı dönmeyeceğini bildirdi. Çirkin Kral lakaplı usta oyuncu Yılmaz Güney ile aynı günde, 6 Ocak 1983’te, Türk vatandaşlığından çıkarılan Karaca, bu dönemde Almanya’dan gelen vatandaşlık teklifini reddetti.

Nazım Hikmet Ran’ın gibi vatan hasreti çeken Karaca, şairin Mavi Liman şiirini besteledi. Türkiye’ye olan özlemini ''Beni bekleme kaptan, Beni o limana çıkaramazsın'' ve ''Bana İstanbul'u anlat nasıldı'' şarkısının finalinde, ''Hep kahır hep kahır bıktım be'' dizeleriyle anlattı.

Dönemin Başbakanı Turgut Özal’la iletişime geçen ve Türkiye’ye dönmek istediğini belirten sanatçı, hakkında açılan davadan beraat etti. Tutuklama kararının kaldırılmasının ardından 1987’de Türk pasaportu ile vatana giriş yaptı. Yurda girişinde hayranları ve en önemlisi küçük bir çocukken ayrıldığı oğlu Emrah büyük bir coşkuyla karşıladı, Cem Karaca’yı havalimanında. Tek oğlunun büyüdüğünü göremeyen Karaca, Almanya’da yaşadığı dönem de babasını kaybetti, onun cenazesine dahi katılamadı.

Yurda döndükten sonra televizyon programları yapmaya başladı. Müziğe tekrar dönmesini sağlayan ise 1997’de vizyona giren Ağır Roman filmi oldu, ‘Resimdeki Gözyaşları’nı tekrar kaydetti. Barış Manço’nun ölümünün ardından oldukça üzülen Cem Karaca, vokalistsiz kalan Kurtalan Ekspres’e katıldı. Karaca’nın son albümü ise 1999’da yaptığı ‘Bindik Bir Alamete Gedeyoz Kıyamete’ oldu.

Türk Rock'ının isyankar adamı Cem Karaca, İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu, 8 Şubat 2004’te hayatını kaybetti. 59 yaşında hayata veda eden sanatçı, vasiyeti üzerine alkışlarla değil tekbirlerle uğurlandı. Cem Karaca, sanat ve siyaset dünyasından yüzlerce kişinin hazır bulunduğu cenaze törenin ardından, Karacaahmet İranlılar Mezarlığı’nda, babasının yanında toprağa verildi. 59 yaşında hayata veda eden efsane sanatçı; ardında bir oğul ve toplumsal sorunlara dikkat çektiği birçok şarkılarını bıraktı…

"cem karaca" için hızlı filtreleme yap!